Bir kahve falında çıkmıştı gözlerin, Ben fala değil gözlerine inandım. Falsız kalınırdı belki ama, Yazık gözlerinsiz kaldım. Saçlarını başının arkasında, ...toplamak için kullandığın; Kalemle yazılırdı en güzel aşk şiirleri. Savruldu saçların... Şiirsiz kaldım...Takabilirsin artık, Saçlarının prangasıdır dediğim tokaları, Ki; haylaz güz rüzgarları, Uçurmasın başka bir yüze saçlarını. Seni düşünmeye dalıp, Çoğu zaman ilk yudumunu, Şekersiz içtim çaylarımın. Tuhaf; unutkanlığım oluyordun, Ama unutulmuyordun. Su değince acıyor, Giderken yüreğimde bıraktığın yara. Ne vakit bir yağmura yakalansam kaçıyorum. Her yağmurda üzerim değil, Yüreğim ıslanır diye korkuyorum .Yan yana tutuşturulan ...iki kibrit çöpüydük. Ayrı yönlere eğilirken başımız. Söndük... Şimdi birbirini hiç göremeyecek, İki ayrı yüzü gibi ...bir madeni paranın, Aşk kadar uzağız, acılarımız kadar yakın.
Yağmur bekliyorum; yağmıyor, Seni bekliyorum; gelmiyorsun. Ya yağmur da seni bekliyor, Ya sensizlik bir yağmur, Islatıyor bilmiyorsun .Ölçüsüz şiirler yazıyorum, Ki; seni sevmek gibi bir şey bu. Almıyor kalıplar. ‘’Sen'’ fazla geliyor şiirlere, Sensizliğe yüreğim dar. Sensiz harflerle söylenince, Sessizleşiyor kelimeler. Dört yanı hasretinle çevrili bir adada, Konuşsam duymuyor kimse, Sustukça daralıyor çember. Yine de öğreniyorum görmeyi; Bardağın dolu tarafını. Yoksa bir bardak çaya, Kaç hatıra karıştırır insan. Başka hiçbir hüzne dudak payı bırakmadan .Hem çok şeyde istemiyorum artık hayattan; Gülüşün kadar sade bir yaşam. İlk sana açsam gözlerimi sabah olunca, Ne var sana yumsam her akşam.
"Yalnız kaldığınızda,
canınız yandığında,
ağladığınızda
Ve
uyandığınızda sağ elinizi kalbinizin üstüne koyun,
çünkü
Sevdikleriniz hep ordadır”...
" Zorluklar seni üzmek için değil,
Allâh'a yakınlaşman için gönderilir... "
Elhamdülillâh Âlâ Küllî Hâl.
" Affettiğimden değil,
boşverdiğimden üzerinde durmuyorum
çoğu şeyin.
Ve mutlu olduğum için değil,
güçlü olduğum için gülüyorum...."
". Tahta diye küçümsenen pinokyo'nun bile
Yalan söyleyince burnu uzuyordu.
Ya şimdiki insanlar...
Yüzü bile kızarmıyor..."
Coelho
" Denize zaafım,
gökyüzüne vurgunluğum,
insanlara kırgınlığım var.."
Bir kahve falında çıkmıştı gözlerin,
Ben fala değil gözlerine inandım.
Falsız kalınırdı belki ama,
Yazık gözlerinsiz kaldım.
Saçlarını başının arkasında,
...toplamak için kullandığın;
Kalemle yazılırdı en güzel aşk şiirleri.
Savruldu saçların...
Şiirsiz kaldım...Takabilirsin artık,
Saçlarının prangasıdır dediğim tokaları,
Ki; haylaz güz rüzgarları,
Uçurmasın başka bir yüze saçlarını.
Seni düşünmeye dalıp,
Çoğu zaman ilk yudumunu,
Şekersiz içtim çaylarımın.
Tuhaf; unutkanlığım oluyordun,
Ama unutulmuyordun.
Su değince acıyor,
Giderken yüreğimde bıraktığın yara.
Ne vakit bir yağmura yakalansam kaçıyorum.
Her yağmurda üzerim değil,
Yüreğim ıslanır diye korkuyorum
.Yan yana tutuşturulan
...iki kibrit çöpüydük.
Ayrı yönlere eğilirken başımız.
Söndük...
Şimdi birbirini hiç göremeyecek,
İki ayrı yüzü gibi
...bir madeni paranın,
Aşk kadar uzağız, acılarımız kadar yakın.
Y. Sarıahmet
". Duygularım anestezi altında
Herşeyi görüyorum
Herşeyi işitiyorum
Ama artık hicbirsey hissetmiyorum..."
Yapay zeka kenani taklit ederse
İste o zaman yandınız....
“ Sevgi, yorgun olduğunda bile, seni gülümsetebilen şeydir....”
Coelho
Yağmur bekliyorum; yağmıyor,
Seni bekliyorum; gelmiyorsun.
Ya yağmur da seni bekliyor,
Ya sensizlik bir yağmur,
Islatıyor bilmiyorsun
.Ölçüsüz şiirler yazıyorum,
Ki; seni sevmek gibi bir şey bu.
Almıyor kalıplar.
‘’Sen'’ fazla geliyor şiirlere,
Sensizliğe yüreğim dar.
Sensiz harflerle söylenince,
Sessizleşiyor kelimeler.
Dört yanı hasretinle çevrili bir adada,
Konuşsam duymuyor kimse,
Sustukça daralıyor çember.
Yine de öğreniyorum görmeyi;
Bardağın dolu tarafını.
Yoksa bir bardak çaya,
Kaç hatıra karıştırır insan.
Başka hiçbir hüzne dudak payı bırakmadan
.Hem çok şeyde istemiyorum artık hayattan;
Gülüşün kadar sade bir yaşam.
İlk sana açsam gözlerimi sabah olunca,
Ne var sana yumsam her akşam.
Y . Sarıahmet