Bir kıvılcım gerekti yıllar boyu aradım Yolları gözetledim ufukları taradım Aşk denilen iksiri senin için sakladım Benim tek umudumsun sen portakal çiçeğim
Hep yanıldım aldandım yalan sözlere kandım Gördüğüm serapları senin hayalin sandım Yalancı baharlara aldanıp çiçek açtım Bana tek güvenensin sen portakal çiçeğim
Şimdi ömür sonbahar saçlarımda karlar var Yalçın kayalık gibi yollarım geçitsiz dar Sar beni , sar sinene şefkainle sıkı sar Benim nihayetimsin sen portakal çiçeğim
Canlı cenazeler kaldırdım yüreğimden. Kürek kürek toprak atiim Yalanlarının üzerine Hiçbirine Fatiha okumadım Hakedeni hakettiği yere koydum Yüreğimdeki cehennem har. Hepsine yetecek ateş var.....
Aklıma düştü mazi vurup durdu dün gece, Doldum da sitemlerle ama çağlayamadım, Gözümden iki damla yaş süzüldü sadece, Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Karanlığının zulmü dört yanıma toplandı, Bütün gece yokluğun yüreğime saplandı, Boğazım düğüm düğüm hıçkırıkla kaplandı, Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Yağmurun sesi ile irkildim zaman zaman, Bir kez daha anladım hasretin ömre aman, Dalıp giden gözümü kapladı pus ve duman, Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Aynalardan yüzümü bile saklar haldeydim, Sanki kendimi benden sakınır misaldeydim, Dilimde biraz kahır dertlerle visaldeydim, Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Alışmışlıktan öte canmışsın meğer bende, Hasretinin ateşi yanıp durdu hep tende, Bunca yaşanmışlıklar kayboldu diye sende, Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Son deme kadar sürer ayrılığının koru, Bir şey yokken gidişin cevapsız kalan soru, İçimden gelse bile sanırım bu en zoru, Yutkundum içerledim ama ağlayamadım
-Şu merdiven başında pazarlık yapan kadın bir fahişe mi? - Hayır. -Peki ya o? Sokağın başında bacaklarını gösteren. - Hayır. -Peki ya şu kadın? Baksana nasıl da şehvetle bakıyor. - Hayır o da değil. -Burada hiç fahişe yok mu baksana şu kadınlara nasıl da giyinmişler. - Fahişe nedir? bay Burton. -Tenini parayla satan aşşağılıklardır bay Vencanze. - Hayır bay Burton. Fahişelik bu değildir. -Hah ! Neymiş peki fahişelik. - Fahişelik insanların hayatını bilmeden onları aşağılamak ve yargılamaktır. Sokağın sonunda bir berber var bay Burton. Lütfen aynaya bakınız. Orada var olan en büyük fahişeyi göreceksiniz...
Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim. Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim. Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim ama senden başka kimse duymayacak. Kimse anlamayacak.
Bir kıvılcım gerekti yıllar boyu aradım
Yolları gözetledim ufukları taradım
Aşk denilen iksiri senin için sakladım
Benim tek umudumsun sen portakal çiçeğim
Hep yanıldım aldandım yalan sözlere kandım
Gördüğüm serapları senin hayalin sandım
Yalancı baharlara aldanıp çiçek açtım
Bana tek güvenensin sen portakal çiçeğim
Şimdi ömür sonbahar saçlarımda karlar var
Yalçın kayalık gibi yollarım geçitsiz dar
Sar beni , sar sinene şefkainle sıkı sar
Benim nihayetimsin sen portakal çiçeğim
Wolfson
Canlı cenazeler kaldırdım yüreğimden.
Kürek kürek toprak atiim
Yalanlarının üzerine
Hiçbirine Fatiha okumadım
Hakedeni hakettiği yere koydum
Yüreğimdeki cehennem har.
Hepsine yetecek ateş var.....
Wolfson
" Yüreğinde yara açana,
yüreğini kapatmadan iyileşemezsin..."
". Utanmaya yüzü olmayan
Kendini açık sözlü dürüst sanıyor.."*
Aklıma düştü mazi vurup durdu dün gece,
Doldum da sitemlerle ama çağlayamadım,
Gözümden iki damla yaş süzüldü sadece,
Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Karanlığının zulmü dört yanıma toplandı,
Bütün gece yokluğun yüreğime saplandı,
Boğazım düğüm düğüm hıçkırıkla kaplandı,
Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Yağmurun sesi ile irkildim zaman zaman,
Bir kez daha anladım hasretin ömre aman,
Dalıp giden gözümü kapladı pus ve duman,
Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Aynalardan yüzümü bile saklar haldeydim,
Sanki kendimi benden sakınır misaldeydim,
Dilimde biraz kahır dertlerle visaldeydim,
Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Alışmışlıktan öte canmışsın meğer bende,
Hasretinin ateşi yanıp durdu hep tende,
Bunca yaşanmışlıklar kayboldu diye sende,
Yutkundum içerledim ama ağlayamadım...
Son deme kadar sürer ayrılığının koru,
Bir şey yokken gidişin cevapsız kalan soru,
İçimden gelse bile sanırım bu en zoru,
Yutkundum içerledim ama ağlayamadım
Ersin Kayışlı
Goebbels'e sormuşlar:
“İktidar nedir?”
“Düşman yaratmaktır!” demiş.
II. Ramses'e gitmişler:
“En büyük piramit hangisi?” demişler.
“Kibrimizdir!” demiş.
Bilge Platon'a sormuşlar:
“Devlet nasıl yönetilir?” diye…
“Ya ilimle ya zulümle” demiş.
Orhan Gazi'ye sormuşlar:
- "En büyük zulüm nedir?"
- "Geciken adalettir.." demiş.
Çiçero'ya sormuşlar;
- “Roma İmparatorluğu nasıl yıkıldı?”
- “İşi ehline vermedik.."diye yanıt vermiş.
Kârun'un yanına varıp:
- "Zenginliğin sırrı nedir?" demişler.
- "Halka avuç açmamaktır" demiş..
IV. Murat'a sormuşlar:
-Yardıma alışana ne olur?"
-"Emir almaya da alışır..."diye cevap vermiş.
Gorbaçov'a:
"En büyük hatan neydi?" diye sormuşlar.
-"Hatayı hep karşımızda aradık" diye cevap vermiş.
Stalin'e sormuşlar:
- "En büyük korkunuz?"
- "Sokakta yalnız başıma yürümek..." diye cevaplamış.
-Şu merdiven başında pazarlık yapan kadın bir
fahişe mi?
- Hayır.
-Peki ya o? Sokağın başında bacaklarını gösteren.
- Hayır.
-Peki ya şu kadın? Baksana nasıl da şehvetle
bakıyor.
- Hayır o da değil.
-Burada hiç fahişe yok mu baksana şu kadınlara
nasıl da giyinmişler.
- Fahişe nedir? bay Burton.
-Tenini parayla satan aşşağılıklardır bay Vencanze.
- Hayır bay Burton. Fahişelik bu değildir.
-Hah ! Neymiş peki fahişelik.
- Fahişelik insanların hayatını bilmeden onları aşağılamak ve yargılamaktır. Sokağın sonunda bir berber var bay Burton. Lütfen aynaya bakınız. Orada var olan en büyük fahişeyi göreceksiniz...
İmtihan bu ya,
balığın gönlü, çöle vurulur.
Şems
Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim.
Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim. Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim ama senden başka kimse duymayacak.
Kimse anlamayacak.
Şems
Öyle şaşkın şaşkın bakma yüzüme,
Ben o eski ben değilim artık,
Gönlümü bir daha vermem eline,
Senin oyuncağın değilim artık…
Yazık ki kanmışım yalanlarına,
Boş yere bakmışım o yollarına,
Nasıl inanmışım sahte aşkına,
Senin oyuncağın değilim artık…
Bir daha adımı diline alma,
Elimi rüyanda olsa da tutma,
Sakın, sakın, sakın beni kandırma,
Senin oyuncağın değilim artık…
Düşlerimi çalamazsın, hayatımı yıkamazsın,
Ne yaparsan yap boşuna, beni artık yakamazsın…
Ersin Kayışlı