Kimi yalnızlar öfkeli Kimi yalnızlar ağlamaklı Kimileri gerçekten yalnız Ben çok yeniyim daha Hala umudun var ondandır diyorlar Ben onsuz kalamam diyorum Alışırsın diyorlar Sakin ve sessiz seni bekliyorum...
Demek ki en güzeli buymuş Kendimizi bulmuşuz kaybettiklerimizde Çok aramış çok yorulmuşuz Demek ki en doğrusu buymuş Aşkı anladığımızda aşksız kalmışız..
Heryerde bir telaşe bir koşuşturmaca İşinde gücünde herkes Kimi arabasını çok seviyor kimi evini Hiç sevdiğiniz biri olmadı mı Hiç vakit ayırmıyormusunuz aşka Hiç oturup düşünmüyormusunuz birini Hep yaşayıp hem sevemezmisiniz
Birbirine çılgınlar gibi aşık, yoksul ama mutlu bir çift hikayenin kahramanı.
Della ile Jim, Genç bir karı koca.
Alımlı bir kadın Della, gür saçları beline kadar iniyor. Kocası Jim’in eşinden sonra En kıymetli varlığı altın bir saat. Noel yaklaşıyor. Zenginlerin yanı sıra dar gelirlilerin de yakınlarıyla hediye teatisinde bulunduğu gün Noel. Oysa bu çiftin hediye alacak parası yok. Erkek, akşam eve geldiğinde eşine parlak ambalajlı bir kutu getiriyor. İçinde pahalı bir mağazadan alınmış irili ufaklı taraklar var. Kadının çehresindeki mutlu ifade donuklaşıyor. Göz pınarlarında yaşlar birikiyor.
Jim şaşkın, bakışları eşinin saçlarını kucaklayan eşarbına takılıyor. Della eşarbını çıkarıyor, beline uzanmış saçları kulak hizasında kesilmiş. Erkek donup kalıyor. Karısının masa üstüne koyduğu küçük kutuda altın bir zincir var. Çocukluğundan beri makas görmemiş saçlarını kestirerek berbere satan Della, karşılığında Noel hediyesi olarak kocasının saati için zincir satın almış. Jim ise tarak setini almak uğruna altın saatini satmış.
Kimi yalnızlar öfkeli
Kimi yalnızlar ağlamaklı
Kimileri gerçekten yalnız
Ben çok yeniyim daha
Hala umudun var ondandır diyorlar
Ben onsuz kalamam diyorum
Alışırsın diyorlar
Sakin ve sessiz seni bekliyorum...
Bak bunu sakın unutma
Hiç bir zaman unutulmayacaksın...
Bir serçenin ekmek tanesine kanat çırpışıyım
Bir söz olsa herşeyi anlatabilen
Bir kelime sadece beni anlayabilen
Uzatmasam hiç lafı sözü
Bir hece olsa sadece
İçime sığmayanları taşıyabilen
Demek ki en güzeli buymuş
Kendimizi bulmuşuz kaybettiklerimizde
Çok aramış çok yorulmuşuz
Demek ki en doğrusu buymuş
Aşkı anladığımızda aşksız kalmışız..
Hangi yaşta aşık olurdan ol
Artık bir çocuksun
Gözlerindi...
Tüm şehir yıkıldı birden
Döküldü yollar ayak uçlarımdan
Böyle acı dolu sesi hiç duymadım
Gök yere küsmüştü
Sabah akşama
Heryerde bir telaşe bir koşuşturmaca
İşinde gücünde herkes
Kimi arabasını çok seviyor kimi evini
Hiç sevdiğiniz biri olmadı mı
Hiç vakit ayırmıyormusunuz aşka
Hiç oturup düşünmüyormusunuz birini
Hep yaşayıp hem sevemezmisiniz
Birbirine çılgınlar gibi aşık,
yoksul ama mutlu bir çift
hikayenin kahramanı.
Della ile Jim,
Genç bir karı koca.
Alımlı bir kadın Della,
gür saçları beline kadar iniyor.
Kocası Jim’in eşinden sonra
En kıymetli varlığı altın bir saat.
Noel yaklaşıyor.
Zenginlerin yanı sıra
dar gelirlilerin de
yakınlarıyla hediye teatisinde bulunduğu gün Noel. Oysa bu çiftin hediye alacak parası yok.
Erkek, akşam eve geldiğinde
eşine parlak ambalajlı bir kutu getiriyor.
İçinde pahalı bir mağazadan alınmış
irili ufaklı taraklar var.
Kadının çehresindeki mutlu ifade donuklaşıyor. Göz pınarlarında yaşlar birikiyor.
Jim şaşkın,
bakışları eşinin saçlarını kucaklayan eşarbına takılıyor.
Della eşarbını çıkarıyor,
beline uzanmış saçları kulak hizasında kesilmiş. Erkek donup kalıyor.
Karısının masa üstüne koyduğu
küçük kutuda altın bir zincir var.
Çocukluğundan beri makas görmemiş saçlarını kestirerek berbere satan Della, karşılığında Noel hediyesi olarak
kocasının saati için zincir satın almış.
Jim ise tarak setini almak uğruna altın saatini satmış.
(Alıntı)