--Kin-kibir-ego bireylerde nefret duygularını pekiştirir. İnsanlar da nefret ve öfkenin kaynağı kin-kibir ve egodur. Bu olumsuz duygu ve düşünceler kişilerde kızgınlık, üzüntü, isyan ve hoşgörüsüzlük ile doğru karakterizedir. Bunların kaynağı Aile ve çevrede ötekileştirilmiş kişilerde vuku bulur. --Terbiye edilmemiş nefis, insana kötülüğü emreder, her zaman fitne-fesat ve melanet öğütler. Kin-kibir ve nefret duyguları, zaman-zaman bireyi ruhsal çöküntü ve hatta intihar edebilecek eylemsel davranışa sevk eder. Bazı kişilerde toplumu rahatsız etmek, hatta derin bir ruh haliyle intikam alma duyguları engellenemez ve tedavisi dahi olamaz boyuta varır. --Kin-kibir ve nefret ortamında yetişen bireyler bir çürümüş sarımsak gibidir. Her zaman ve her yerde etrafına pis kokular saçarlar...VESSELAM OZAN ÇAKIROĞLU.
***DİNLE FESAT DİNLE SÖZÜMÜ*** . Batıldan yağan rengi bozuk bir yağmursun Ne çakılsın ne humus, Kirli-pis çamursun Mayası tutmaz, şekil almaz lığ hamursun Haktan uzak, şer yolunda koşar gidersin, Kör Hindi gibi kabarıp şişer gidersin... -----OZAN ÇAKIROĞLU------
**DİNLE BEŞER DİNLE SÖZÜMÜ** . Hürriyet Çeşmesi, berrak akandır Ruh özgür değilse, yaşam zindandır Sevgisiz vuslatlar, tutsak mekândır Özgürlük bendini, yıkar da gider. . Mülkün temelidir, gerçek Adalet Hak-hakikat varsa, olmaz melanet Vakıfta-dergâhta, bunca rezalet Topluma kin-kibir, eker de gider. . Kâmil Meclisinde, lafa karışma Kavim-kardaşınla, asla yarışma Hain-nursuzla sulh olup barışma Sürüyü Kurtlara, katar da gider. . De Vezir, zülm etme Hakkın kuluna Girme Siyasetin, sağı-soluna Her kim giderse, tarikat yoluna Hakikat yolundan çıkar da gider... ----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Din ile Mezhebin yolu ayrıldı Tehvid'le Bilimin, kolu ayrıldı Lehçeler bozuldu, Dili ayrıldı Aymazı-yobazı, dört nal gidiyor... ----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Memleket sathını, sardı bir duman Siyasal akvama, kalmadı güman Hürriyet felç oldu, bozuldu dümen Cehalet çağladı, dört nal gidiyor... ----OZAN ÇAKIROĞLU----
***** KÜRESEL ISINMA ***** --Küresel ısınmanın, Dünya genelinde yarattığı hasar giderek artmaktadır. İklimsel felaketlerin bilançosu, şimdiden Milyarlarca Dolara mal oldu. Ayrıca bu felaketler Su-gıda ve enerji krizinide beraberinde getirmektedir... --İlk önce Bilim adamları ve Siyasi akvam bu olumsuz gelişen iklimsel olayların, bir kıyamet ala- meti değil, Tabiatın evrimleşme sürecinin hızlandığını, bütün Dünya alemine tafsilatlı bir şekilde anlatılmalıdır. Dünya'da hızla gelişen teknolojinin yanlış-zamansız ve amansız kullanılmasının sakıncalarını ve kaçınılmaz sonuçlarını Bütün okullarda ders olarak anlatılması, nakış-nakış işlenmesi zorunlu kılınmalıdır. --Bundan tam 30 yıl önce yabancı bilim adamları, bu günkü gelinen noktayı, nara atarak sölemiş- lerdi. Bizim Siyasi aktörlerimiz, hala bu gün, her türlü Doğa olaylarına Fıtrat-ı kader demektedirler. Afata-tufana, Deprem ve zelzeleye hatim indirmektedirler. Her fırsatta elin gavuru dedikleri insanlar Marsa gidiyor, bizler daha İsmail'e inen koçu keşfetmekle meşgulüz... VESSELAM. ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** EVRİMSEL POPÜLASYON ***** Tüm madde ve enerji, kendisinden önce gelen madde ve enerjiden geliyorsa, ilk madde ve enerji nereden geldi? Tabiatta yaşayan tüm canlılar, kendisinden önce ki canlılardan geliyorsa, ilk canlı nereden geldi? Evrende ki, yaratılmış her şey, canlı ve cansız madde Evren içerisindeyse, peki Evren nereden geldi??? ---Devran-i Alemin Tarihsel devinimine bir göz atarsanız, bilinmeyen, meçhul denklemler İnsanın aklı-zekâsı-fikri ve basireti hülasasında saklıdır. (Örneğin düşler alem-i) Bu görün- meyen gizemli vicdan-i duyguların dışa vurması, ancak ve ancak müspet bilimsel eğitimle mümkündür. (Örneğin, Tıp Dünyasında ki, yeni-yeni keşifler gibi) ---Eğer ki, Metafizik Filozofların batıl ve hurafi fikir ve tavsiyelerini dinler ve uygularsanız O meçhul basiret-i hülasadan asla kurtulamazsınız. Asırlardır mütemadiyen tekerrür eden Tarihsel devinim dışına çıkamazsınız? Yeni-yeni medeniyetler keşfedemezsiniz??? ---Ulusal birliği-eğitimi-(Özellikle bilim özgürlüğü) Siyasal ve sosyal bağımsızlığı ve ahla ki değerleri olmayan bir Milletin, Muasır ve hür medeniyeti asla olmaz-olamaz. Medeniyetin temeli Siyasal-sosyal ve kültürel değerlerle esas ve sabittir. Ulusal bir Devletin uygarlık sevi- yesi Toplumun Anayasal haklarının eşit ve adil dağıtılmasıyla mümkündür.. VESSELAM. ---------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
***** RUBAİYAT ***** Gidiyoruz bir meçhule doğru son sürat Rantiye Beylerine, iltimas ve berat Medeniyet felç oldu, kalmadı hürriyet Hak-hakikata doğru, dönmez mi bu sırat... -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*** DEMOKRATİK LAİK ve SOSYAL VATANDAŞ *** --Yüce Yaradan, insana aklı-fikri-mantığı-vicdan-i duyguları harekete geçirsin diye iradeyi basiret vermiştir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, Salimi zalimden, Hayrı şerden, ve Hakkı batıldan ayırıp, yaşamsal devinimde, kendine, Ailesine, çevresine, toplum ve Devletine faydalı işler yapsın diye... --Yukarıda beyan etmiş olduğum olguları taşıyan kişi ve kişiler, herkese karşı saygılı, hoş görülü, dürüst, açık görüşlü, ufku geniş adil ve yasalara karşı sorumlu tavır ve davranışlar içerisinde yaşamsal faaliyetlerde bulunur. --Demokratik Laik ve Sosyal Vatandaş, Demokrasiyi özümsemiş, hür ve muasır medeniyeti benimsemiş, Atatürk ilke ve inkılaplarını kanıksamış, Ana yasal hak ve sorumluluklarını bilen Başkalarının haklarına saygı duyan, Vatanını seven, Bayrağına saygılı, Cumhuriyeti koruyup kollayan ve Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan her bir birey seçkin ve saygın Vatandaştır... --Bunun aksi cehalettir, garabettir, hilafettir, dalalettir hata ihanettir... VESSELAM. -------YORGUN BİR DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-------
*****KİN-KİBİR-EGO = NEFRET*****
--Kin-kibir-ego bireylerde nefret duygularını pekiştirir. İnsanlar da nefret ve öfkenin kaynağı
kin-kibir ve egodur. Bu olumsuz duygu ve düşünceler kişilerde kızgınlık, üzüntü, isyan ve
hoşgörüsüzlük ile doğru karakterizedir. Bunların kaynağı Aile ve çevrede ötekileştirilmiş
kişilerde vuku bulur.
--Terbiye edilmemiş nefis, insana kötülüğü emreder, her zaman fitne-fesat ve melanet öğütler.
Kin-kibir ve nefret duyguları, zaman-zaman bireyi ruhsal çöküntü ve hatta intihar edebilecek
eylemsel davranışa sevk eder. Bazı kişilerde toplumu rahatsız etmek, hatta derin bir ruh haliyle
intikam alma duyguları engellenemez ve tedavisi dahi olamaz boyuta varır.
--Kin-kibir ve nefret ortamında yetişen bireyler bir çürümüş sarımsak gibidir. Her zaman ve her
yerde etrafına pis kokular saçarlar...VESSELAM OZAN ÇAKIROĞLU.
***DİNLE FESAT DİNLE SÖZÜMÜ***
.
Batıldan yağan rengi bozuk bir yağmursun
Ne çakılsın ne humus, Kirli-pis çamursun
Mayası tutmaz, şekil almaz lığ hamursun
Haktan uzak, şer yolunda koşar gidersin,
Kör Hindi gibi kabarıp şişer gidersin...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
**DİNLE BEŞER DİNLE SÖZÜMÜ**
.
Hürriyet Çeşmesi, berrak akandır
Ruh özgür değilse, yaşam zindandır
Sevgisiz vuslatlar, tutsak mekândır
Özgürlük bendini, yıkar da gider.
.
Mülkün temelidir, gerçek Adalet
Hak-hakikat varsa, olmaz melanet
Vakıfta-dergâhta, bunca rezalet
Topluma kin-kibir, eker de gider.
.
Kâmil Meclisinde, lafa karışma
Kavim-kardaşınla, asla yarışma
Hain-nursuzla sulh olup barışma
Sürüyü Kurtlara, katar da gider.
.
De Vezir, zülm etme Hakkın kuluna
Girme Siyasetin, sağı-soluna
Her kim giderse, tarikat yoluna
Hakikat yolundan çıkar da gider...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Avrupa peşinde, boşa gezildi
Demokrasi çöktü, ferman yazıldı
Cami'ler çoğaldı, takva azaldı
Rantiye sultası, dört nal gidiyor...
----OZAN ÇAKIROĞLU----
Din ile Mezhebin yolu ayrıldı
Tehvid'le Bilimin, kolu ayrıldı
Lehçeler bozuldu, Dili ayrıldı
Aymazı-yobazı, dört nal gidiyor...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Memleket sathını, sardı bir duman
Siyasal akvama, kalmadı güman
Hürriyet felç oldu, bozuldu dümen
Cehalet çağladı, dört nal gidiyor...
----OZAN ÇAKIROĞLU----
***** KÜRESEL ISINMA *****
--Küresel ısınmanın, Dünya genelinde yarattığı hasar giderek artmaktadır. İklimsel felaketlerin
bilançosu, şimdiden Milyarlarca Dolara mal oldu. Ayrıca bu felaketler Su-gıda ve enerji krizinide
beraberinde getirmektedir...
--İlk önce Bilim adamları ve Siyasi akvam bu olumsuz gelişen iklimsel olayların, bir kıyamet ala-
meti değil, Tabiatın evrimleşme sürecinin hızlandığını, bütün Dünya alemine tafsilatlı bir şekilde
anlatılmalıdır. Dünya'da hızla gelişen teknolojinin yanlış-zamansız ve amansız kullanılmasının
sakıncalarını ve kaçınılmaz sonuçlarını Bütün okullarda ders olarak anlatılması, nakış-nakış
işlenmesi zorunlu kılınmalıdır.
--Bundan tam 30 yıl önce yabancı bilim adamları, bu günkü gelinen noktayı, nara atarak sölemiş-
lerdi. Bizim Siyasi aktörlerimiz, hala bu gün, her türlü Doğa olaylarına Fıtrat-ı kader demektedirler.
Afata-tufana, Deprem ve zelzeleye hatim indirmektedirler. Her fırsatta elin gavuru dedikleri insanlar
Marsa gidiyor, bizler daha İsmail'e inen koçu keşfetmekle meşgulüz... VESSELAM.
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** EVRİMSEL POPÜLASYON *****
Tüm madde ve enerji, kendisinden önce gelen madde ve enerjiden geliyorsa, ilk madde
ve enerji nereden geldi? Tabiatta yaşayan tüm canlılar, kendisinden önce ki canlılardan
geliyorsa, ilk canlı nereden geldi? Evrende ki, yaratılmış her şey, canlı ve cansız madde
Evren içerisindeyse, peki Evren nereden geldi???
---Devran-i Alemin Tarihsel devinimine bir göz atarsanız, bilinmeyen, meçhul denklemler
İnsanın aklı-zekâsı-fikri ve basireti hülasasında saklıdır. (Örneğin düşler alem-i) Bu görün-
meyen gizemli vicdan-i duyguların dışa vurması, ancak ve ancak müspet bilimsel eğitimle
mümkündür. (Örneğin, Tıp Dünyasında ki, yeni-yeni keşifler gibi)
---Eğer ki, Metafizik Filozofların batıl ve hurafi fikir ve tavsiyelerini dinler ve uygularsanız
O meçhul basiret-i hülasadan asla kurtulamazsınız. Asırlardır mütemadiyen tekerrür eden
Tarihsel devinim dışına çıkamazsınız? Yeni-yeni medeniyetler keşfedemezsiniz???
---Ulusal birliği-eğitimi-(Özellikle bilim özgürlüğü) Siyasal ve sosyal bağımsızlığı ve ahla ki
değerleri olmayan bir Milletin, Muasır ve hür medeniyeti asla olmaz-olamaz. Medeniyetin
temeli Siyasal-sosyal ve kültürel değerlerle esas ve sabittir. Ulusal bir Devletin uygarlık sevi-
yesi Toplumun Anayasal haklarının eşit ve adil dağıtılmasıyla mümkündür.. VESSELAM.
---------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
***** RUBAİYAT *****
Gidiyoruz bir meçhule doğru son sürat
Rantiye Beylerine, iltimas ve berat
Medeniyet felç oldu, kalmadı hürriyet
Hak-hakikata doğru, dönmez mi bu sırat...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*** DEMOKRATİK LAİK ve SOSYAL VATANDAŞ ***
--Yüce Yaradan, insana aklı-fikri-mantığı-vicdan-i duyguları harekete geçirsin diye iradeyi
basiret vermiştir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, Salimi zalimden, Hayrı
şerden, ve Hakkı batıldan ayırıp, yaşamsal devinimde, kendine, Ailesine, çevresine, toplum
ve Devletine faydalı işler yapsın diye...
--Yukarıda beyan etmiş olduğum olguları taşıyan kişi ve kişiler, herkese karşı saygılı, hoş
görülü, dürüst, açık görüşlü, ufku geniş adil ve yasalara karşı sorumlu tavır ve davranışlar
içerisinde yaşamsal faaliyetlerde bulunur.
--Demokratik Laik ve Sosyal Vatandaş, Demokrasiyi özümsemiş, hür ve muasır medeniyeti
benimsemiş, Atatürk ilke ve inkılaplarını kanıksamış, Ana yasal hak ve sorumluluklarını bilen
Başkalarının haklarına saygı duyan, Vatanını seven, Bayrağına saygılı, Cumhuriyeti koruyup
kollayan ve Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan her bir birey seçkin ve saygın Vatandaştır...
--Bunun aksi cehalettir, garabettir, hilafettir, dalalettir hata ihanettir... VESSELAM.
-------YORGUN BİR DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-------