sureti kayboldu ağaçların beslediğimiz kedilerin hatırını sormayalı çok uzun zaman oldu değil mi
velhasıl ara verdim şiir yazmaya ben de eski şiirlerin yazıldığı defterleri kurcalamaya artık son verdim
özlemek fiilindeki çekim ekini yazamıyorum artık
ben ki o ağaçlara bir kere bile ihanet etmemiştim sahilde taşlara benzeyen kuşları birer birer saymıştım sen yokken
yine de hataların en büyüğü bana yazılsın en yakışıklı şiiri yazamadım devrik cümlelerim biçare kalsın satır aralarında
duyduğum şarkılardaki gam hicaza döndü ve asılı kaldı re sesinde hatıran şimdi üç komadan olma yarım bir şarkı kaldı geriye vesselam çaldıkça burnumun direğini sızlatan
solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar
Dur akıtma gönlüm yaşını gözünden öpecek bir yer bırak oy bana en yakın bana en uzak sevgili yar Hasretine vur beni
Giyecek çamaşır getirdim sana adettir diye değil, sevdim diyedir bağışla, eski biraz bedenim uygundur diye bedenine elimle yıkadım, ütüledim elma ağacında kuruttum
Günler sarmal bir yay gibi bunu unutma Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir bunu unutma Seni ben her yerinden öperim bunu unutma
kadere inansaydım sana inanırdım Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana Caddeler nasıl da genişliyor sana bunu söyleyecektim Bileyli bir makas vardı yanımda sana bunu söyleyecektim Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri sana bunu... Oyy nasıl söyleyebilirim deliren sevdamızın kısrak huyunu
Elimi tut tuttururlar, o kadarına izin verirler kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
Şakam yok
Fena üflerim muhderemler
Nefesim kuvvetlidir:))))
Ben geldim muhderemler
sureti kayboldu ağaçların
beslediğimiz kedilerin hatırını sormayalı
çok uzun zaman oldu değil mi
velhasıl
ara verdim şiir yazmaya ben de
eski şiirlerin yazıldığı
defterleri kurcalamaya
artık son verdim
özlemek fiilindeki çekim ekini
yazamıyorum artık
ben ki
o ağaçlara
bir kere bile ihanet etmemiştim
sahilde taşlara benzeyen kuşları birer birer saymıştım sen yokken
yine de
hataların en büyüğü bana yazılsın
en yakışıklı şiiri yazamadım
devrik cümlelerim
biçare kalsın satır aralarında
duyduğum şarkılardaki gam hicaza döndü
ve asılı kaldı re sesinde hatıran
şimdi
üç komadan olma
yarım bir şarkı kaldı geriye vesselam
çaldıkça
burnumun direğini sızlatan
eywallah artaç
nihat muhderem teşekkür ederim
çarşambayı sel mi almış:::))))
muhderemler
artık burası sadece kenanın tebliğ yeri olarak kullanılıyor
bilginize
eski çay ocakları başganı
muhderem bana şarkı gönder
HOŞBULDUK MUHDEREMLER
çay işini bıraktım
parmak arası terlik aldım kendime
bir ege kasabasına yerleştim
ülkücü kayınçomdan haber alamıyorum sadece
canımı o sıkıyor bu günlerde
ben geldim MUHDEREMLER
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
Dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
Hasretine vur beni
Giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
Günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
Seni ben her yerinden öperim
bunu unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
Caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
Bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu...
Oyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
Elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
_______
günaydın muhderemler