Ve bir gün, Başarının, herkesin sindirebileceği bir şey olmadığını ne yazık ki en yakın dostlarımda gördüm. O gün çürük ne kadar meyve varsa hepsi de bir bir hem yüreğinden gem gözümden akıp gittiler.
Kati ve hilafsız gönül ise Allahın mabedi, öyleyse o olsa gerek dinin temeli, sonra gelir bence direği. Önce yürek! Önce yürek! Her ibadetten alâ her ibadetten daha ileri…
Aslı Birer
Bu gününün anlam ve önemine vurgu yapmak için yazdığım ve şu anda hissettiğimi ifade ettiğim bir dörtlüktür. Okuyan kişiler. Ve sayfaya yazan saygıdeğer arkadaşlar Hepimize gönüller aldığımız güzel ve hayırlı kandil akşamı olsun diliyorum.
Yeni anne baba olanların araştırıp öğrenmesi gereken bir bilgi.
İnsana dair her şeyin temelinin bebeklikte atıldığı ve kendiliğin sağlıklı oluşması, sağlıklı ebeveynlerden geçiyor haliyle. Çünkü kendilik iki uçlu biri anne diğeri babadır. Çocukta zedelenen her kendilik duygusu bugünün fanatik ve bağımlı toplumları oluşturan sebeplerden biridir. Aslı Birer
Ve bunlar gibi bir dolu objektif tarih notlarıyla birleştirdiğim yorumlar var bu da onlardan biri. Tabi tamamı değil!
Sessizce usul usul girin sayfama, beynimin içine dalın, kendi hesabınıza bir de çalın. Sanki sizin aklınızmış gibi . Ya sonrası? Su kuyuda, hadi aldın bir kova ya sonra?
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Çünkü eşi ona o gün denize gittiklerini söylemiştir. Ve “yapraklarım suya dökülür size yine dokunurum üzülme” mendil olduğunu düşlüyor “gözyaşlarını sil” diyerek nasıl bir akıl muhteşem metaforlarla resmetmiş adeta fiziksel boyuttan soyutlanmış ruhuyla yanlarında olduğunu.
Kim bilir belki de güllerin konuştuğunu duyabilmekte saklıdır insanlık?
Aslı Birer
“Her insanın içinde bir Artemis ve Meryem vardır.”
Ve bir gün, Başarının, herkesin sindirebileceği bir şey olmadığını ne yazık ki en yakın dostlarımda gördüm. O gün çürük ne kadar meyve varsa hepsi de bir bir hem yüreğinden gem gözümden akıp gittiler.
“Oysa zirveye varanların adımları seninkinden daha büyük değildi. Ama onlar, o küçük adımları birbiri ardınca atmayı sürdürmüş kimselerdi.
İmkansızı gerçekleştiren mucizeler değil, sürekliliktir. Suya sarp kayaları deldiren de budur.
Kayıp gül
:)
Kati ve hilafsız gönül ise Allahın mabedi, öyleyse o olsa gerek dinin temeli, sonra gelir bence direği. Önce yürek! Önce yürek! Her ibadetten alâ her ibadetten daha ileri…
Aslı Birer
Bu gününün anlam ve önemine vurgu yapmak için yazdığım ve şu anda hissettiğimi ifade ettiğim bir dörtlüktür. Okuyan kişiler. Ve sayfaya yazan saygıdeğer arkadaşlar Hepimize gönüller aldığımız güzel ve hayırlı kandil akşamı olsun diliyorum.
Çok güzel bir söz çekmiştim kayıp gül kitabından.
“ Ruh eşim tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.”
Hatta dahası, bana göremediğim kum tepelerini, fark edemediğim koyları gösterendir.”
Aslında tüm dünya sana karşı olsa, doğru bildiğin işi sonuna kadar götürüp doğru olduğunu herkese göstermek ve kendine inanmak.
Osmanlı'yı çökerten Atatürk değil ki, onlardan kalanları kurtarıp yurt yapan Atatürk. Bunu da aklı başında herkes biliyor zaten.
Yeni anne baba olanların araştırıp öğrenmesi gereken bir bilgi.
İnsana dair her şeyin temelinin bebeklikte atıldığı ve kendiliğin sağlıklı oluşması, sağlıklı ebeveynlerden geçiyor haliyle. Çünkü kendilik iki uçlu biri anne diğeri babadır. Çocukta zedelenen her kendilik duygusu bugünün fanatik ve bağımlı toplumları oluşturan sebeplerden biridir.
Aslı Birer
İnsan olabilmek, kendilikten geçer…
Aslı Birer
Ve bunlar gibi bir dolu objektif tarih notlarıyla birleştirdiğim yorumlar var bu da onlardan biri. Tabi tamamı değil!
Sessizce usul usul girin sayfama, beynimin içine dalın, kendi hesabınıza bir de çalın. Sanki sizin aklınızmış gibi . Ya sonrası? Su kuyuda, hadi aldın bir kova ya sonra?
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Çünkü eşi ona o gün denize gittiklerini söylemiştir.
Ve “yapraklarım suya dökülür size yine dokunurum üzülme” mendil olduğunu düşlüyor “gözyaşlarını sil” diyerek nasıl bir akıl muhteşem metaforlarla resmetmiş adeta fiziksel boyuttan soyutlanmış ruhuyla yanlarında olduğunu.
Diyor usta ne kadar net.