Farkındaysan yaşıyorsun demektir, yoksa akıl ne işe yarardı ki “Eşeklerin bile davranış ve bilişleri üzerine yapılan ciddi çalışmalar sonucunda, bu hayvanların oldukça zeki, dikkatli, arkadaş canlısı, oyuncu ve öğrenmeye meraklı oldukları görülmektedir.”
Kentin ışıkları söndü, Herkes derin uykuda, Ay, güneşe göz kırpıyor, Kör kuyularda sanki, insanlık... Ay da! Bak hele pencerenden! Kavanozun dibinde kirpik kıpırdamıyor... Birkaç mahşer Midilli’si kopukla! Narkoz kafalı dünya dönüyor şuursuzca, Dört başı mamur üstelik(!) Silkeler birazdan ilkeleri bir güzel ekseninde kör cellat!.. kesilen cüretkar kargalar. Ey benim lumbago olmuş yarım yamalak entelektüelim! “Yalanmış” şu yeknesak beynini Sarsak da mı; sarmasak da mı saklasak? Sen, Ye, en iyisi!.. B..kunda boğulurken Burnu kaf-dağında, kıçından bi haber. Peynirci fareler gemiyi sarmış. Laf lafı açarken, Adaamm sen de!!
Güneş ışır şimdi, Hadi, uyandıralım cüceleri, Şarkılar söylesinler
“Bir dünya bırakın biz çocuklara Islanmış olmasın gözyaşlarıyla”
Bırakın hayal kursun çocuklar, hayalleri uçsun mavi ufuklara güneşi selamlasın o, engin Deniz...
Öldürmeyin hayallerini, Yeşersin toprağın bağrında çoraklaşmış sıradağlar, Eteklerinde karanfiller işlenen körpe daneler yağmur yağmur karışsınlar denizlere.
Haydi! Uyandıralım cüceleri,
Sessizce vedalaşıyor sarı kız, geceden ayrıldıkça taştan suretine dönmekte Ay!..
Kımıl kımıl toprak cilveleşirken güneşle Herbir zerreyi işlemeye hazır Kalifiye ve emektar işçi, Kaldır o küskün başını topraktan kaldır güneşe bak ilhamla!! Buğday başağı saçlım, Gök gözlüm!.. Ağla! Düşsün toprağa yeniden, yağmur yağmur bereket Ağla ki; Eğilsin önünde; köhneleşmiş akılların nobran başları Yeniden bayramlar hediye etsin güneşin Topraktan fışkırsın ölmeyen çocuk ruhun Gök kubbeyi sarsın nidaların. Hadi uyandıralım cüceleri Şarkılar söylesinler. Aslı Birer
Turhan bey, O heder olan acınası topluluk, sömürücü sistem içinde kendilerine sahte bir hedef belirlemişler ve şuursuzca ilerlemek istiyor ama önlerine çıkan dost, arkadaş, akraba, herkesi kırıp döküyorlar. Sonuçta ne mi olacak? Aynen dediğiniz gibi; sömürüldükten sonra çok büyük kayıplar verdiklerini anlayacaklar. Şimdi bize düşen görev sakin kalabilmek ve elimizden geldiğince ülke çıkarları doğrultusunda hareket etmek. Sizin paylaşımlarınız da realist ve şu ana kadar düşüncelerimle aynı doğrultuda. Sayfaya katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim. Tuba hanım, sizin de paylaşımınız çok anlamlıydı çok teşekkürler.
Mustafa Kemal Atatürk” bütünüyle Türkiye’nin fizibilitesini çıkaran ve kalkınma planı hazırlayıp, tümüyle; “coğrafi, tarihi, ekonomi” alanlarında eldeki imkanlar ile uygulamaya koyan, bir milletin olumlu yönde kaderini değiştiren tek admadır. Deha olduğu tüm uluslar tarafından kabul edilmiş bir insandır. Ne mutlu ki Türkiye topraklarında doğmuş ve Türkiyede yaşamış ülkesi için çalışmıştır. Ne Mutlu Türk’üm Diyene
Merhabalar Turhan bey, Kapitalist devletlerin çıkarları İçin ulaştıkları son nokta olan, emperyalizm maalesef ki Türkiye’nin konumu ve doğal zenginlikleri itibariyle de ülkeyi çekici kılıyor. Yıllardır çeşitli oyunlar ile bulunduğumuz noktaya kadar geldik. Benim şahsi görüşüm şudur ki; islam üzerinden, gösterişte dindar olup, milletin dini duygularını kullanarak önce ikiye bölmekti. Çünkü; Türkiye kozmopolit bir yapıya sahip olduğu için bunu kolayca yapacaktılar. Aynı yöntemle; Yıllarca Atatürk üzerinden dinsizlikle suçlayarak yine din üzerinden milliyetçi duygularımızla oynadılar. Başarılı da oldular. Bugün geldiğimiz noktada kutuplaştırılmış aynı ülkenin aynı topraklar üzerinde yaşayan insanların birbirine düşmanca tavırlatına tanıklık ediyoruz. Oysaki sorun, bizim ne din ne de farklı ırklardan olmamızdı. Sorun, yazının başında belirttiğim sömürü düzeninden başka bir şey değildi. Kimilerimiz oynanan oyunun farkındayken ne yazık ki ülkenin %50 sine ulaşan rakamlara varan bir kesim hala farkında değiller. İşte bu durumdan dolayı gelinen noktada içim hiç rahat değil. Diliyorum ki sonumuz sizin dediğiniz gibi olsun. Ortalıkta menfaatleri uğruna sahte Atatürkçüden geçilmiyor o denli karışık durumdayız.
Onurunla yaşamak İçin evvela özgürlüğünü koruyacaksın. Özgürlüğünü kaybeden milletler; kişiliksiz, itibarsız, köle olarak yaşamaya mahkum olurlar. Türkiye cumhuriyeti bölünmeye çalışılıyor. Halk kutuplaştırılıyor, “Türk milleti ferasetlidir” diyor Atatürk. Şimdi o feraseti kullanma vaktidir. Meydanlarda boy gösteren değil ülkeyi ilk evvela bütünlüğünü bozmayacak, halkı din ile sömürmeyecek, yasa dışı işleri meşrulaştırmayacak, dürüst bir lidere ihtiyaç var. Herkes aklını kullanabilir ve halk tek vücut olabilir. Biz ülke bütünlüğünü koruyacak güce sahip bir milletiz. Ne Mutlu Türküm Diyene... Umuyorum ki bu sözün değerini, değerlerimizi yitirmeden anlarız.
“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hakim olabilir.
* Onlar mukaddes vatan toprakları için canlarını seve seve vermişler, Çanakkale Savaşları'nın kaderini değiştirmişlerdir. Burada geçen her saniye, kullanılan her an, ölen her nefer, Türk vatan ve milletinin mukadderatını çizmiştir. Kara savaşlarına katılan ilk birlik olan 57. Alay, vatan sevgisinin ne olduğunu insanlığa göstermiştir. Bu kahraman Alayı hayranlık, minnet ve rahmetle anıyorum. Mustafa Kemal Atatürk
Farkındaysan yaşıyorsun demektir, yoksa akıl ne işe yarardı ki “Eşeklerin bile davranış ve bilişleri üzerine yapılan ciddi çalışmalar sonucunda, bu hayvanların oldukça zeki, dikkatli, arkadaş canlısı, oyuncu ve öğrenmeye meraklı oldukları görülmektedir.”
Kentin ışıkları söndü,
Herkes derin uykuda,
Ay, güneşe göz kırpıyor,
Kör kuyularda sanki, insanlık...
Ay da!
Bak hele pencerenden!
Kavanozun dibinde kirpik kıpırdamıyor...
Birkaç mahşer Midilli’si kopukla!
Narkoz kafalı dünya dönüyor şuursuzca,
Dört başı mamur üstelik(!)
Silkeler birazdan ilkeleri bir güzel ekseninde kör cellat!.. kesilen cüretkar kargalar.
Ey benim lumbago olmuş yarım yamalak entelektüelim!
“Yalanmış” şu yeknesak beynini
Sarsak da mı;
sarmasak da mı saklasak?
Sen, Ye, en iyisi!..
B..kunda boğulurken
Burnu kaf-dağında, kıçından bi haber.
Peynirci fareler gemiyi sarmış.
Laf lafı açarken,
Adaamm sen de!!
Güneş ışır şimdi,
Hadi, uyandıralım cüceleri,
Şarkılar söylesinler
“Bir dünya bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın gözyaşlarıyla”
Bırakın hayal kursun çocuklar, hayalleri uçsun mavi ufuklara güneşi selamlasın o, engin
Deniz...
Öldürmeyin hayallerini,
Yeşersin toprağın bağrında çoraklaşmış sıradağlar,
Eteklerinde karanfiller işlenen körpe daneler yağmur yağmur karışsınlar denizlere.
Haydi!
Uyandıralım cüceleri,
Sessizce vedalaşıyor sarı kız, geceden ayrıldıkça taştan suretine dönmekte Ay!..
Kımıl kımıl toprak cilveleşirken güneşle
Herbir zerreyi işlemeye hazır
Kalifiye ve emektar işçi,
Kaldır o küskün başını topraktan kaldır güneşe bak ilhamla!!
Buğday başağı saçlım,
Gök gözlüm!..
Ağla!
Düşsün toprağa yeniden,
yağmur yağmur bereket
Ağla ki;
Eğilsin önünde; köhneleşmiş akılların nobran başları
Yeniden bayramlar hediye etsin güneşin
Topraktan fışkırsın ölmeyen çocuk ruhun
Gök kubbeyi sarsın nidaların.
Hadi uyandıralım cüceleri
Şarkılar söylesinler.
Aslı Birer
Turhan bey, O heder olan acınası topluluk, sömürücü sistem içinde kendilerine sahte bir hedef belirlemişler ve şuursuzca ilerlemek istiyor ama önlerine çıkan dost, arkadaş, akraba, herkesi kırıp döküyorlar. Sonuçta ne mi olacak? Aynen dediğiniz gibi; sömürüldükten sonra çok büyük kayıplar verdiklerini anlayacaklar. Şimdi bize düşen görev sakin kalabilmek ve elimizden geldiğince ülke çıkarları doğrultusunda hareket etmek.
Sizin paylaşımlarınız da realist ve şu ana kadar düşüncelerimle aynı doğrultuda.
Sayfaya katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim.
Tuba hanım, sizin de paylaşımınız çok anlamlıydı çok teşekkürler.
O yırtık çarıkları unutmayacağız ( bayrak)
Mustafa Kemal Atatürk” bütünüyle Türkiye’nin fizibilitesini çıkaran ve kalkınma planı hazırlayıp, tümüyle; “coğrafi, tarihi, ekonomi” alanlarında eldeki imkanlar ile uygulamaya koyan, bir milletin olumlu yönde kaderini değiştiren tek admadır. Deha olduğu tüm uluslar tarafından kabul edilmiş bir insandır. Ne mutlu ki Türkiye topraklarında doğmuş ve Türkiyede yaşamış ülkesi için çalışmıştır.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene
Merhabalar Turhan bey,
Kapitalist devletlerin çıkarları İçin ulaştıkları son nokta olan, emperyalizm maalesef ki Türkiye’nin konumu ve doğal zenginlikleri itibariyle de ülkeyi çekici kılıyor. Yıllardır çeşitli oyunlar ile bulunduğumuz noktaya kadar geldik. Benim şahsi görüşüm şudur ki; islam üzerinden, gösterişte dindar olup, milletin dini duygularını kullanarak önce ikiye bölmekti. Çünkü; Türkiye kozmopolit bir yapıya sahip olduğu için bunu kolayca yapacaktılar. Aynı yöntemle; Yıllarca Atatürk üzerinden dinsizlikle suçlayarak yine din üzerinden milliyetçi duygularımızla oynadılar. Başarılı da oldular. Bugün geldiğimiz noktada kutuplaştırılmış aynı ülkenin aynı topraklar üzerinde yaşayan insanların birbirine düşmanca tavırlatına tanıklık ediyoruz. Oysaki sorun, bizim ne din ne de farklı ırklardan olmamızdı. Sorun, yazının başında belirttiğim sömürü düzeninden başka bir şey değildi. Kimilerimiz oynanan oyunun farkındayken ne yazık ki ülkenin %50 sine ulaşan rakamlara varan bir kesim hala farkında değiller. İşte bu durumdan dolayı gelinen noktada içim hiç rahat değil. Diliyorum ki sonumuz sizin dediğiniz gibi olsun.
Ortalıkta menfaatleri uğruna sahte Atatürkçüden geçilmiyor o denli karışık durumdayız.
Onurunla yaşamak İçin evvela özgürlüğünü koruyacaksın. Özgürlüğünü kaybeden milletler; kişiliksiz, itibarsız, köle olarak yaşamaya mahkum olurlar. Türkiye cumhuriyeti bölünmeye çalışılıyor. Halk kutuplaştırılıyor, “Türk milleti ferasetlidir” diyor Atatürk. Şimdi o feraseti kullanma vaktidir. Meydanlarda boy gösteren değil ülkeyi ilk evvela bütünlüğünü bozmayacak, halkı din ile sömürmeyecek, yasa dışı işleri meşrulaştırmayacak, dürüst bir lidere ihtiyaç var. Herkes aklını kullanabilir ve halk tek vücut olabilir. Biz ülke bütünlüğünü koruyacak güce sahip bir milletiz.
Ne Mutlu Türküm Diyene...
Umuyorum ki bu sözün değerini, değerlerimizi yitirmeden anlarız.
“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hakim olabilir.
* Onlar mukaddes vatan toprakları için canlarını seve seve vermişler, Çanakkale Savaşları'nın kaderini değiştirmişlerdir. Burada geçen her saniye, kullanılan her an, ölen her nefer, Türk vatan ve milletinin mukadderatını çizmiştir. Kara savaşlarına katılan ilk birlik olan 57. Alay, vatan sevgisinin ne olduğunu insanlığa göstermiştir. Bu kahraman Alayı hayranlık, minnet ve rahmetle anıyorum.
Mustafa Kemal Atatürk
O zaman Bu güzel güne Ata kızından “İzmir marşı,” sayfaya armağan olsun. Gün, güzel aysın herkes için.