Uyuduk da rüyamı görüyoruz Nasıl bir kıyım bu? Ruhlar kıyımı, insan kıyımı! Lanet bir dengesizlik sarmış her yanı Afrikalı çocuk açlıktan kemikleri sayılırken Avrupalı çocuk, “ obezite” den muzdarip Günü, ayı, yılı, yılları vurdum harmana Bir arpa boyu yol alamamışız. Ah, Mandela; “ ben özgürlük İçin çok yol yürüdüm, yüksek bir tepeye tırmandıktan sonra, fark ettim ki; daha tırmanacak çok tepe var”
Neyi ıslatacak bilmem bir masumun göz yaşı, kurumuş kalpleri mi? Ayıpsız Aşikare Yağmur misali Mesele ağlayabilmek mi korkmadan Yoksa tutabilmek mi sıcacık bir eli Gözü kapalı. Kuruyan topraklara; Ağlamalı o vakit hep birlikte avaz avaz ağlamalı, Ayıpsız Aşikare Yağmur misali
Bir yığın enkaz sanki yürekler Feryat figan bülbül! Çiğnenen bahçede gül Derbeder! Anne; yavrum, diye afet ile cenk eder Yavrusu ana diye ah, eder! Aslı Birer
İflah olmaz insan yanlarım ağrıyor, ağrıyor baktıkça. Baktıkça altı balçıktan döşeli gösterişli asfalt yollara. Etrafında, şuursuzca her yanı sarmış makicikler, “yangın yerinde” Aslı Birer
Sahte bakışlardan taşan karanlığı çok iyi bilirim ben. Bilirim saçlarından ördükleri demir parmaklıkları, sahte bakışlarını bilirim, dinlerim, duyarım ya sen, duyabilir misin sustuklarımdan? Gördüğüm melun yüzlerin karanlık tomurcuklarının gözümden nasıl düştüğünü? Aslı Birer
Olabilir siyasette böyle işler beyinli ya da beyinsiz faaliyetler ileriki zamanlarda göreceğiz hep birlikte salatayı kim karıştıracak. Masadan salatayı yemeden kalkıp sonra bir köşesinden dişlemek için oturmakta beynin işlevselliğini gösteriyordu sanırım(!) Beynin işlevselliğini göreceğiz MR çekildi sonuçları beklemek daha akıllıca afaki konuşmanın tedaviye faydası yok. İyimser düşünüyorum sadece. Zamanı gelince kendilerine sorarız nedenleri niçinleri.
Uyuduk da rüyamı görüyoruz
Nasıl bir kıyım bu?
Ruhlar kıyımı, insan kıyımı!
Lanet bir dengesizlik sarmış her yanı
Afrikalı çocuk açlıktan kemikleri sayılırken
Avrupalı çocuk, “ obezite” den muzdarip
Günü, ayı, yılı, yılları vurdum harmana
Bir arpa boyu yol alamamışız.
Ah, Mandela;
“ ben özgürlük İçin çok yol yürüdüm, yüksek bir tepeye tırmandıktan sonra, fark ettim ki; daha tırmanacak çok tepe var”
Neyi ıslatacak bilmem bir masumun göz yaşı, kurumuş kalpleri mi?
Ayıpsız
Aşikare
Yağmur misali
Mesele ağlayabilmek mi korkmadan
Yoksa tutabilmek mi sıcacık bir eli
Gözü kapalı.
Kuruyan topraklara;
Ağlamalı o vakit hep birlikte avaz avaz ağlamalı,
Ayıpsız
Aşikare
Yağmur misali
( insan topraksa hani)
“Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali?”
Nazım Hikmet Ran
Bir yığın enkaz sanki yürekler
Feryat figan bülbül!
Çiğnenen bahçede gül
Derbeder!
Anne; yavrum, diye afet ile cenk eder
Yavrusu ana diye ah, eder!
Aslı Birer
İflah olmaz insan yanlarım ağrıyor, ağrıyor baktıkça.
Baktıkça altı balçıktan döşeli gösterişli asfalt yollara.
Etrafında, şuursuzca her yanı sarmış makicikler, “yangın yerinde”
Aslı Birer
Sahte bakışlardan taşan karanlığı çok iyi bilirim ben. Bilirim saçlarından ördükleri demir parmaklıkları, sahte bakışlarını bilirim, dinlerim, duyarım ya sen, duyabilir misin sustuklarımdan? Gördüğüm melun yüzlerin karanlık tomurcuklarının gözümden nasıl düştüğünü?
Aslı Birer
Olabilir siyasette böyle işler beyinli ya da beyinsiz faaliyetler ileriki zamanlarda göreceğiz hep birlikte salatayı kim karıştıracak. Masadan salatayı yemeden kalkıp sonra bir köşesinden dişlemek için oturmakta beynin işlevselliğini gösteriyordu sanırım(!)
Beynin işlevselliğini göreceğiz MR çekildi sonuçları beklemek daha akıllıca afaki konuşmanın tedaviye faydası yok.
İyimser düşünüyorum sadece. Zamanı gelince kendilerine sorarız nedenleri niçinleri.