Oksipital lob. Parietal ve temporal lobların posterio" sınırları içinde görsel duyuları yorumlar analiz eder.
Eğer kant' ın ileri sürdüğü gibi herkes farklı algılasa bir arada yaşamak mümkün olmazdı. her şey birbirine girer kimse kimseyi anlayamazdı. elmanın rengi, kokusu, şekli kişiden kişiye değişmez. ancak haz alma duygusu değişir. Ben elmayı sevmem diğeri sever. Ben Amasya elması severim diğeri farklı bir cinsini sever. ama nesnelerin görüntüsü herkeste aynı algılanır. sadece anormal sınırlar içinde olan kişiler farklı olur ( renk körlüğü) bu da tıbben kanıtlanmış bilgidir.
ve beynimiz mi o elmayı öyle gösteriyor. beyin denen organ bize gerçekleri değil, muhtemelen gerçeğin bir kısmını filtre ettikten sonra kalanı gösteriyor.
Farklı bir konu önce buna cevap vermek istiyorum. eğer öyle olsaydı herkes elmaları aynı görmezdi. renk olarak koku olarak, şekil olarak,
hangi tür beraberlik olursa olsun kadınlar meta değildir her şey çift taraflıdır bu durumda erkeklerde meta olarak görülmesinde sakınca olmaz herhalde. çünkü insan olrak duyguları değerlendiriyorsak önce bu çürük zihniyetten kurtulmalı.
Sevgi içerisinde; alışkanlık, şehvet, aidiyet duygusu, barındırır zaten bunlar insana dair olan duygular. kişinin varlığından zevk almak onunla konuşabilmek bunlar değil mi birlikte yaşamamızı sağlayan unsurlar? bir yandan da biten beraberlikler var sadece alışkanlık, çocuklar, ya da merhamet duygusu. Bana göre böyle bir beraberliği devam ettirmek karşımızdaki insana da hakarettir ve kendimize de ona da haksızlıktır. Beraberlik kafada bitmişse orada aldatmalar da başlar ve bunu kadın da yapar. nasıl yapar illaki fiziksel olarak birlikteliğe gerek yok ki, aklında başka biriyle eşinin yanında olsan bu da bir aldatma değil mi. Üstelik buna kimse engel olamaz. Evlilikler kafada sonlanmışsa fiziki anlamda da hukuksal olarak da bitirilmeli. Evlenmek hak olduğu kadar ayrılmakta haktır. Bunun için kimse kimseyi yıpratmasın bence.
henüz sekiz yaşındayım Karaköy'e teyzeme gitmiştik iki hafta boyunca Hristiyanların ayinlerini izledim ve sonunda evden kimseye söylemeden gidip bir sırada oturup törene katıldım. Müslümanlığımdan hiçbir şey eksilmedi hala.
ilk tanıdığınız birini sevemezsiniz huyunu suyunu bilmeden sadece diş görünüşünden hoşlanırsanız ve onu tanıdıkça sever ya da sevmezsiniz bu noktada evrilir. ve ikisi zincirleme gelişirler.
İnsan o kadar da nankör değil aslında ruh ikizini bulduğunda aşık olmakla kalmazsınız vazgeçilmez de olur o kişi. Mesele niyetler aslında yani niyeti sahtekarlık olan insana ne yaparsanız yapın dürüstlüğü öğretemezsiniz. çünkü o zaten ne istediğine çoktan karar vermiştir.
insanın yaratılışında vardır gizemli olana ilgi" kaçan kovalanır" misali. ve gizem çözüldüğünde ise aşk biter. sanırım anlatmak istediğiniz de bu. Ben de diyorum ki; bu durum hastalıklıdır. aşk sevgiye evrilebilir işte o zaman uzun soluklu ilişkiler( sağlıklı) doğar. gizem çözüldüğünde insan aradığını bulduğunu düşündüğünde sevgiye evrilir aslında aşklar. işin doğrusu, yani bana göre her insanın hayallerinde yarattığı karakter vardır ve hep onu arar. bulduğunda ise sahiplenme başlar. iki tarafta karşılıklı bu hislere sahipse bir ömür dediğimiz mutlu huzurlu bir beraberliğe dönüşür.
Ancak duygular zordur şu hayatta bir tek ona katılırım ki: insanı bir muammadır.
Ata kızı
Oksipital lob. Parietal ve temporal lobların posterio" sınırları içinde görsel duyuları yorumlar analiz eder.
Eğer kant' ın ileri sürdüğü gibi herkes farklı algılasa bir arada yaşamak mümkün olmazdı. her şey birbirine girer kimse kimseyi anlayamazdı. elmanın rengi, kokusu, şekli kişiden kişiye değişmez. ancak haz alma duygusu değişir. Ben elmayı sevmem diğeri sever. Ben Amasya elması severim diğeri farklı bir cinsini sever. ama nesnelerin görüntüsü herkeste aynı algılanır. sadece anormal sınırlar içinde olan kişiler farklı olur ( renk körlüğü) bu da tıbben kanıtlanmış bilgidir.
Günaydın Elif ne güzel bu sabah mutlu gördüm seni:)
ve beynimiz mi o elmayı öyle gösteriyor. beyin denen organ bize gerçekleri değil, muhtemelen gerçeğin bir kısmını filtre ettikten sonra kalanı gösteriyor.
Farklı bir konu önce buna cevap vermek istiyorum. eğer öyle olsaydı herkes elmaları aynı görmezdi. renk olarak koku olarak, şekil olarak,
hangi tür beraberlik olursa olsun kadınlar meta değildir her şey çift taraflıdır bu durumda erkeklerde meta olarak görülmesinde sakınca olmaz herhalde. çünkü insan olrak duyguları değerlendiriyorsak önce bu çürük zihniyetten kurtulmalı.
Sevgi içerisinde; alışkanlık, şehvet, aidiyet duygusu, barındırır zaten bunlar insana dair olan duygular. kişinin varlığından zevk almak onunla konuşabilmek bunlar değil mi birlikte yaşamamızı sağlayan unsurlar? bir yandan da biten beraberlikler var sadece alışkanlık, çocuklar, ya da merhamet duygusu. Bana göre böyle bir beraberliği devam ettirmek karşımızdaki insana da hakarettir ve kendimize de ona da haksızlıktır. Beraberlik kafada bitmişse orada aldatmalar da başlar ve bunu kadın da yapar. nasıl yapar illaki fiziksel olarak birlikteliğe gerek yok ki, aklında başka biriyle eşinin yanında olsan bu da bir aldatma değil mi. Üstelik buna kimse engel olamaz. Evlilikler kafada sonlanmışsa fiziki anlamda da hukuksal olarak da bitirilmeli. Evlenmek hak olduğu kadar ayrılmakta haktır. Bunun için kimse kimseyi yıpratmasın bence.
bu hikaye bana bir anımı hatırlattı.
henüz sekiz yaşındayım Karaköy'e teyzeme gitmiştik iki hafta boyunca Hristiyanların ayinlerini izledim ve sonunda evden kimseye söylemeden gidip bir sırada oturup törene katıldım. Müslümanlığımdan hiçbir şey eksilmedi hala.
ilk tanıdığınız birini sevemezsiniz huyunu suyunu bilmeden sadece diş görünüşünden hoşlanırsanız ve onu tanıdıkça sever ya da sevmezsiniz bu noktada evrilir. ve ikisi zincirleme gelişirler.
İnsan o kadar da nankör değil aslında ruh ikizini bulduğunda aşık olmakla kalmazsınız vazgeçilmez de olur o kişi. Mesele niyetler aslında yani niyeti sahtekarlık olan insana ne yaparsanız yapın dürüstlüğü öğretemezsiniz. çünkü o zaten ne istediğine çoktan karar vermiştir.
insanın yaratılışında vardır gizemli olana ilgi" kaçan kovalanır" misali. ve gizem çözüldüğünde ise aşk biter. sanırım anlatmak istediğiniz de bu. Ben de diyorum ki; bu durum hastalıklıdır. aşk sevgiye evrilebilir işte o zaman uzun soluklu ilişkiler( sağlıklı) doğar. gizem çözüldüğünde insan aradığını bulduğunu düşündüğünde sevgiye evrilir aslında aşklar. işin doğrusu, yani bana göre her insanın hayallerinde yarattığı karakter vardır ve hep onu arar. bulduğunda ise sahiplenme başlar. iki tarafta karşılıklı bu hislere sahipse bir ömür dediğimiz mutlu huzurlu bir beraberliğe dönüşür.