Elbette ki her fikre saygımız var. Her insan faklı düşüncelere sahip olduğu ve onları savunacağını düşünürsek yanlış olduğunu bildiğimiz fikirlerde de ikna yoluna gideriz olmuyorsa ısrarcı olmayız. Saygı duyarız. Ama tartışmayı bilmeyen insanlara bir şeyleri anlatmaya çalışmak zarar görmekten öte gitmez hep birlikte yaşadık gördük bunları. Bazen susup sadece seyirci kalmak seviyesiz tartışmaları ve kişileri görmemek çok daha iyi. Belden aşağı konuşmalar, hakaretler senin de bildiğin gibi tartışma değildir. kimseye de kin tutmuyorum ama unutma kabiliyetim de yok maalesef. Gitme konusuna gelince, belli olmaz :))
Çok teşekkür ederim Nurgülcüm seni sayfada görmek ne güzel. yazdıklarını okuyorum ama pek orada konuşmak istemiyorum. bakış açısını değerli bulduğum sayılı insanlardan birisin.
tüm geceyi kaldırıp altına bakıyorum oralarda yoksun karakızım neredesin bulamıyorum geceyi fırlatmaya çalışıyorum olmuyor kötü bulaşmış şehre gece camlar simsiyah
"Öğretmen öğrencilerine bir kompozisyon ödevi verir ve ileride gerçekleştirecekleri hayallerini yazmalarını ister. öğrencilerden biri kapsamlı olarak büyük bir çiftlik kurmuş ve bütün ayrıntılarıyla adeta resim çizmiştir. Öğretmen çocuğa 0 verip bu gerçekleşmesi imkansız bir hayaldir düşün ve daha gerçekçi bir şeyler yaz der. Çocuk evine döner ve uzun uzun düşünür. Babasına sorar? Babası: Bu konuda kararını kendin vermelisin. bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim! der. Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevinde hiçbir değişiklik yapmadan öğretmene geri verir.
"Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin ben de hayallerimi." der. O öğrenci bugün 200 dönümlük arazi üzerinde !000 metrekarelik evde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev de şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı duruyor.
"Alıntı"
şimdi ben de diyorum ki; hayallerimiz kadar yaşarız.
Hayallerimizi hedeflerimizle somutlaştırırız. Böylece hayal edilen "şeyler" ilerleyeceğimiz yol için hedefler belirlediğimizde somut gerçekliğe dönüşecek, kader diye adlandırılan şey ise bana göre seçtiğimiz hedefe ilerlerken yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her şeydir. Yolda elbette ki inişler ve çıkışlar olacak, engebeli ve aşılması zor tepeler de çıkacak. burada devreye giren şeyin adı da süper ego dediğimiz ve insanda olması gereken güçtür.
İnsan bana göre duyguları olan bir makinedir. Bu mekanizmayı çalıştıran yaşamsal güçlerden biri de iD ego ve süper egodur. Ve bu üçlünün sayesinde kararlılıkla aşılmayacak engel de neredeyse yok gibi bir şey.
hevesler geçicidir ama hedefler bizi gerçek mutluluklara ulaştırır.
Günler ilerledikçe Ayşe tek başına zorlansa da zamanın nedensellik döngüsünü bir yerinden delmeliydi her şey herkes aynı döngüde savrulup gitmemeliydi. O da bütün gayretiyle bu döngüde değişimi gösterecekti. Öyleyse bıkmadan istikrarlı çalışmalarla hayallerini gerçekleştirebilirdi. Aklına Köylerinde oturan henüz yirmili yaşlarında genç bir kız olan Dilan geldi ve içini öyle bir hüzün kapladı ki tıpkı gökyüzünün şimşekleri gibi kalbine çakılıyordu kızın dramı.
Tıpkı kendisi gibi zorla evlendirilmeye kalkılan kızcağız evden kaçmıştı ne yazık ki hiçbir tedbir almadan can havliyle kendini attığı sokaklar onun mezarı olmuştu. Evden kaçtıktan aylar sonra köye Dilan'ın cansız bedeni gelmişti. Sokak aralarında kaybolmuş, uyuşturucunun pençesine ve fuhuş belasına bulaştırılmış, aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybetmişti.
hayaller kurmalıyız çünkü gerçeğe dönüşen eylemler hayaller ile başlar. Ama bunun yanında hedeflerimizi belirlemeli hedefe giden yollardaki zorlukları aşmak için neler gerekli? onları belirlemeli, öncelikle hayatımızı idame ettirecek koşulları belirleyerek sağlam adımlarla hedefimize ilerlemeliyiz. Yani şuursuzca yapılan bir eylem de pozitif sonuca ulaşmayacaktır. Dilan örneğinde olduğu gibi.
-"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez" Montaigne
Elbette ki her fikre saygımız var. Her insan faklı düşüncelere sahip olduğu ve onları savunacağını düşünürsek yanlış olduğunu bildiğimiz fikirlerde de ikna yoluna gideriz olmuyorsa ısrarcı olmayız. Saygı duyarız. Ama tartışmayı bilmeyen insanlara bir şeyleri anlatmaya çalışmak zarar görmekten öte gitmez hep birlikte yaşadık gördük bunları. Bazen susup sadece seyirci kalmak seviyesiz tartışmaları ve kişileri görmemek çok daha iyi. Belden aşağı konuşmalar, hakaretler senin de bildiğin gibi tartışma değildir. kimseye de kin tutmuyorum ama unutma kabiliyetim de yok maalesef. Gitme konusuna gelince, belli olmaz :))
Çok teşekkür ederim Nurgülcüm seni sayfada görmek ne güzel. yazdıklarını okuyorum ama pek orada konuşmak istemiyorum. bakış açısını değerli bulduğum sayılı insanlardan birisin.
tüm geceyi kaldırıp altına bakıyorum
oralarda yoksun karakızım
neredesin bulamıyorum
geceyi fırlatmaya çalışıyorum olmuyor
kötü bulaşmış şehre gece camlar simsiyah
Adonis
Geçmişimiz bugünümüzü ele geçirmesin. Hayaller daima ileriyi hedefler.
Ata kızı
"Öğretmen öğrencilerine bir kompozisyon ödevi verir ve ileride gerçekleştirecekleri hayallerini yazmalarını ister.
öğrencilerden biri kapsamlı olarak büyük bir çiftlik kurmuş ve bütün ayrıntılarıyla adeta resim çizmiştir. Öğretmen çocuğa 0 verip bu gerçekleşmesi imkansız bir hayaldir düşün ve daha gerçekçi bir şeyler yaz der. Çocuk evine döner ve uzun uzun düşünür. Babasına sorar?
Babası: Bu konuda kararını kendin vermelisin. bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim! der.
Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevinde hiçbir değişiklik yapmadan öğretmene geri verir.
"Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin ben de hayallerimi." der. O öğrenci bugün 200 dönümlük arazi üzerinde !000 metrekarelik evde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev de şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı duruyor.
"Alıntı"
şimdi ben de diyorum ki; hayallerimiz kadar yaşarız.
Ata kızı
"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez"
Montaigne
Hayallerimizi hedeflerimizle somutlaştırırız. Böylece hayal edilen "şeyler" ilerleyeceğimiz yol için hedefler belirlediğimizde somut gerçekliğe dönüşecek, kader diye adlandırılan şey ise bana göre seçtiğimiz hedefe ilerlerken yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her şeydir. Yolda elbette ki inişler ve çıkışlar olacak, engebeli ve aşılması zor tepeler de çıkacak. burada devreye giren şeyin adı da süper ego dediğimiz ve insanda olması gereken güçtür.
İnsan bana göre duyguları olan bir makinedir. Bu mekanizmayı çalıştıran yaşamsal güçlerden biri de iD ego ve süper egodur. Ve bu üçlünün sayesinde kararlılıkla aşılmayacak engel de neredeyse yok gibi bir şey.
hevesler geçicidir ama hedefler bizi gerçek mutluluklara ulaştırır.
Ata kızı
KARDELEN
Günler ilerledikçe Ayşe tek başına zorlansa da zamanın nedensellik döngüsünü bir yerinden delmeliydi her şey herkes aynı döngüde savrulup gitmemeliydi. O da bütün gayretiyle bu döngüde değişimi gösterecekti. Öyleyse bıkmadan istikrarlı çalışmalarla hayallerini gerçekleştirebilirdi. Aklına Köylerinde oturan henüz yirmili yaşlarında genç bir kız olan Dilan geldi ve içini öyle bir hüzün kapladı ki tıpkı gökyüzünün şimşekleri gibi kalbine çakılıyordu kızın dramı.
Tıpkı kendisi gibi zorla evlendirilmeye kalkılan kızcağız evden kaçmıştı ne yazık ki hiçbir tedbir almadan can havliyle kendini attığı sokaklar onun mezarı olmuştu. Evden kaçtıktan aylar sonra köye Dilan'ın cansız bedeni gelmişti. Sokak aralarında kaybolmuş, uyuşturucunun pençesine ve fuhuş belasına bulaştırılmış, aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybetmişti.
hayaller kurmalıyız çünkü gerçeğe dönüşen eylemler hayaller ile başlar. Ama bunun yanında hedeflerimizi belirlemeli hedefe giden yollardaki zorlukları aşmak için neler gerekli? onları belirlemeli, öncelikle hayatımızı idame ettirecek koşulları belirleyerek sağlam adımlarla hedefimize ilerlemeliyiz. Yani şuursuzca yapılan bir eylem de pozitif sonuca ulaşmayacaktır. Dilan örneğinde olduğu gibi.
-"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez" Montaigne
7. Sayfa
Ustayı anmadan geçmeyelim bugün
Öyleyse şiirler kanatlandırır ruhları diyebiliriz. Mehmet bey kelimelerle özgürleşiriz bir nevi ne güzel dünyadır yazılarda hayat bulmak.