Ellerim doldu yine yok satan yalnızlıkla, olsundu başın dik duracaksa olsundu... eğilmeden bükülmeden daldığın ufuklardan doğacak rüyaların, yağdır yağmurları gökkuşağı açar ardından. viran olmasın sığındığın han! şenlenir bir gün sözünden doğar kış güneşi. ardından erir karlar açar bahar çiçekleri.
Bir gün çok canım sıkkındı Tunalı Hilmi caddesinden aşağıya doğru yürümeye başladım sonra Kuğulu parka gidip oradaki restoranda bir şeyler atıştırıp çıktım ve kuğuları seyrederken birkaç dakika dalmışım. başımın hızla omzuma düşmesiyle irkilip uyandım. O sırada yanıma yaşlıca bir teyze oturdu gülümseyen gözlerle bana bakıyor ; öyle güzel dalmıştın ki uyandırmaya kıyamadım. Biliyor musun her gün geliyorum buraya, önceleri eşimle birlikte gelirdik hem de burada tanışmıştık onu geçen yıl kaybettim, ama her gün buraya gelmeye devam ediyorum sanki burada buluşuyoruz onunla.
- seni sıkmıyorum değil mi kızım? - hayır teyzeciğim sıkılmadım
sonra; ya sen neden buradasın? gençler pek uğramaz buraya... üstelikte uyuya kalmışsın. Gözlerim dolup dolup boşalmak istiyordu ama tutuyordum kendimi. Biz babamla gelirdik buraya o çok severdi. benim de onsuz ilk gelişim. Daha önceleri bir türlü gelemedim bugün nedense içimde derin biz sessizlik vardı buraya gelip onu anmak istedim. Birbirimizi daha önce hiç görmemiştik ve hiç görmeyecektik bir daha ama o bana ben ona sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi içimizin acısından bahsettik. sonra evli olup olmadığımı sordu değilim dedim. bir gün evleneceksin bu mutlaka seni seven biri olsun, çok dikkat et! sevdiğin biri demiyorum, seni seven biri olsun diyorum. elbette ki sevemeyeceğin biriyle olamazsın ama seni seveni sevmeyi başarırsan işte o zaman dünyada da ahirette de can yoldaşı olursunuz birbirinize. - kafanı ağrıttım güzel kızım hayat kısa kayıplarımız oldu ama biz yaşıyoruz, bakma böyle hüzünlü hikayemden dem vurdum ama şen şakrak bir insanım, en çok bu yönümü severdi rahmetli hiç hayata küsmedim. Sırtımı sıvazladı saçımı hafifçe yüzümden çekti ve sende öyle yap diyerek oradan uzaklaştı. hiç tanımadığım biri o gün can yoldaşı olmuştu günüme... nedendir bilmiyorum ama gece bebekler gibi uyumuş sabahta içim sevinç dolu işime gitmiştim.
Mülteciyim gözlerindeki gizli ülkeye, kimsenin keşfetmediği, yemyeşil ormanlar vardı orada gördüm. Biraz derinlerinde pembe ırmakların damlaları süzülürken gözünden Yüreğime damladın, acıdı toprağım Gördüm açamayan yaseminleri Kır papatyaları saklıydı iç çekişlerinde O vakur akislerin membası Derin derin kendine sakladığın Coşkun ırmaklarından mı gelir? Sürseler şimdi beni ülkene Gün olur güneş olur açardım Karanlığına… Ata kızı
Ağzımı doldurup doldurup susuyorum,
Ellerim doldu yine yok satan yalnızlıkla, olsundu başın dik duracaksa olsundu... eğilmeden bükülmeden daldığın ufuklardan doğacak rüyaların, yağdır yağmurları gökkuşağı açar ardından. viran olmasın sığındığın han! şenlenir bir gün sözünden doğar kış güneşi. ardından erir karlar açar bahar çiçekleri.
hayatımdan bir anekdot
Bir gün çok canım sıkkındı Tunalı Hilmi caddesinden aşağıya doğru yürümeye başladım sonra Kuğulu parka gidip oradaki restoranda bir şeyler atıştırıp çıktım ve kuğuları seyrederken birkaç dakika dalmışım. başımın hızla omzuma düşmesiyle irkilip uyandım. O sırada yanıma yaşlıca bir teyze oturdu gülümseyen gözlerle bana bakıyor ; öyle güzel dalmıştın ki uyandırmaya kıyamadım.
Biliyor musun her gün geliyorum buraya, önceleri eşimle birlikte gelirdik hem de burada tanışmıştık onu geçen yıl kaybettim, ama her gün buraya gelmeye devam ediyorum sanki burada buluşuyoruz onunla.
- seni sıkmıyorum değil mi kızım?
- hayır teyzeciğim sıkılmadım
sonra; ya sen neden buradasın? gençler pek uğramaz buraya... üstelikte uyuya kalmışsın. Gözlerim dolup dolup boşalmak istiyordu ama tutuyordum kendimi. Biz babamla gelirdik buraya o çok severdi. benim de onsuz ilk gelişim. Daha önceleri bir türlü gelemedim bugün nedense içimde derin biz sessizlik vardı buraya gelip onu anmak istedim. Birbirimizi daha önce hiç görmemiştik ve hiç görmeyecektik bir daha ama o bana ben ona sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi içimizin acısından bahsettik. sonra evli olup olmadığımı sordu değilim dedim. bir gün evleneceksin bu mutlaka seni seven biri olsun, çok dikkat et! sevdiğin biri demiyorum, seni seven biri olsun diyorum. elbette ki sevemeyeceğin biriyle olamazsın ama seni seveni sevmeyi başarırsan işte o zaman dünyada da ahirette de can yoldaşı olursunuz birbirinize.
- kafanı ağrıttım güzel kızım hayat kısa kayıplarımız oldu ama biz yaşıyoruz, bakma böyle hüzünlü hikayemden dem vurdum ama şen şakrak bir insanım, en çok bu yönümü severdi rahmetli hiç hayata küsmedim.
Sırtımı sıvazladı saçımı hafifçe yüzümden çekti ve sende öyle yap diyerek oradan uzaklaştı. hiç tanımadığım biri o gün can yoldaşı olmuştu günüme... nedendir bilmiyorum ama gece bebekler gibi uyumuş sabahta içim sevinç dolu işime gitmiştim.
Mülteciyim gözlerindeki gizli ülkeye, kimsenin keşfetmediği, yemyeşil ormanlar vardı orada gördüm.
Biraz derinlerinde pembe ırmakların damlaları süzülürken gözünden
Yüreğime damladın, acıdı toprağım
Gördüm açamayan yaseminleri
Kır papatyaları saklıydı iç çekişlerinde
O vakur akislerin membası
Derin derin kendine sakladığın
Coşkun ırmaklarından mı gelir?
Sürseler şimdi beni ülkene
Gün olur güneş olur açardım
Karanlığına…
Ata kızı
Ülkeden ülkeye, şehirden şehire göç kolaydı…ben, kendime göç ettim.
Ata kızı
Zıt kutuplar birbirini çeker, zıtlıklar birbirini tamamlar. Hayat birbirinin zıttı olan şeylerle denge oluşturur.
Biz seninle bir kolyenin iki renkli iki inci tanesiyiz; sen, “siyah” ben, “beyaz.”
Ata kızı
Kimine vuslat düştü dünden, kimine hasret… bugüne bakalım ne nasip olur ne kısmet.
Ata kızı
Günaydın okuyan herkese
Günaydın,
Fatma’nın hikayesini okudum üzücü acının en büyüğü de evlat acısı olmuş çok güzel anlatmışsınız tebrik ederim.
Buraya da atsaydınız hikayeyi… :)