İnsanda geçmiş hem geleceği belirler bu gerçek. Hem de bazı geçmişe takılı kalmamak gerektiğini de yine ego belirler. “Ego” herhangi bir hastalık yoksa geçmişi silmek yerine mantığı devreye sokarak geleceği iyileştirir. Bu yüzdendir insanı kıran ve gerçekleri görmesini sağlayan bazı şeylerin geri dönüşünün olmaması. Çünkü hata bir kez olur. İkincisi aptallıktır.
Kumsalda biz olmak nedir kumlardan görür deniz ve gökyüzü. Zerre zerre tutunurlar ve koskoca kumsal olur birlikteliklerinden. Ve hiç kandırmazlar ne kendilerini ne de üzerlerine konan serçe kuşunu… deniz aşıktır kumlara, gökyüzü kavururken sıcağıyla kıskanlığından herbir zerreyi…serinletir deniz, aşkını kucaklayan hasret dalgalarıyla.
Aklımla kalbim yer değiştiremiyorsa olağanüstü güçlü olamam… buna zorunlu da değilim. Belki bir gün; seni seviyorum değil de “sana güveniyorum”diyebileceğim, birine. Belki de sihirli cümlecik budur, “hayat denen serüvende“ Ata kızı
Bir de amaçları uğruna çoğunlukla maske takınıp iyi gün dostu olunur. Kötü anında Yanında olmak demek; onu hissettirmek demektir onla birlikte ağlamak değil!
İnsanda geçmiş hem geleceği belirler bu gerçek. Hem de bazı geçmişe takılı kalmamak gerektiğini de yine ego belirler. “Ego” herhangi bir hastalık yoksa geçmişi silmek yerine mantığı devreye sokarak geleceği iyileştirir. Bu yüzdendir insanı kıran ve gerçekleri görmesini sağlayan bazı şeylerin geri dönüşünün olmaması. Çünkü hata bir kez olur. İkincisi aptallıktır.
Kumsalda biz olmak nedir kumlardan görür deniz ve gökyüzü. Zerre zerre tutunurlar ve koskoca kumsal olur birlikteliklerinden. Ve hiç kandırmazlar ne kendilerini ne de üzerlerine konan serçe kuşunu… deniz aşıktır kumlara, gökyüzü kavururken sıcağıyla kıskanlığından herbir zerreyi…serinletir deniz, aşkını kucaklayan hasret dalgalarıyla.
Ata kızı
“ ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayatta...” demiş, Bukowski ne güzel söylemiş. Bazı şeyler için çok geç olabiliyor bazen.
Aklımla kalbim yer değiştiremiyorsa olağanüstü güçlü olamam… buna zorunlu da değilim. Belki bir gün; seni seviyorum değil de “sana güveniyorum”diyebileceğim, birine. Belki de sihirli cümlecik budur, “hayat denen serüvende“
Ata kızı
Bazıları benim için ağzıyla kuş tutsa bitmiştir artık.
Hiç ummadığım insanlar daha çok değer veriyormuş, saygı duyuyormuş onu anladım mesela.
Tıpkı bir elek gibiydi! Bana tüm çıplaklığıyla gösterdi her şeyi. Nasıl güzel eledi ayıkladı çürükleri.
Şu son yaşadığımız bir hafta bana çok güzel bir ders oldu gerçekten.
Bir de amaçları uğruna çoğunlukla maske takınıp iyi gün dostu olunur. Kötü anında Yanında olmak demek; onu hissettirmek demektir onla birlikte ağlamak değil!
Ne fark eder? Anlatılmak istenen “gerçek değer” her iki durumda da yanında olmayan, olamıyor demek ki?