Şu kafa dünyayı bitirdi. Allahtan hala deliler var da dönüyor. Takmış kafaya fesi çıkıyor onların altından her nanesi. Edepsizi, eşkıyası, katili, eşcinseli, çocuk taciri… hepsi de fesli. Var mı bir tane hunili pedofili !?
Tükenirmiş bazı günler insan, hiç ummadığı yerden, mesela en çok sevdiğinden, şiirden mesela… herkes yorulur bazen, hatta doktorlar bile, en kutsal bildiği işi zoraki yapar, herkes tükenebilir bir süre, anne tükenir, baba tükenir, çocuk tükenir… öyle görünürde sebepsiz, “ üstü örtük cümleler vardır“ aklımızın bir köşesinde saklı… arada dalga kıyıdaki kumları aşındırır gibi vurur hiç farketmeden, dalgalar sahillerine. Kıyı aşınır, biraz derinleşirsin her dalgada biraz daha aşınır, durulduğunda yeniden dolmaya başlar aşındığın yerden. İşte öyle bir şey, bazen dalgalar sert vurur ama çekilip gideceğini bilirsin.
Daha doğduğu gün başlar Anlaşılma ihtiyacı insanda Ağlar bebek, ister duyulsun sesi emzirsin onu kucağında annesi okşanırken anne sıcaklığıyla Anlar kabul gördüğünü nur tanesi Benliğini saran, gül kokusuyla Güçlüdür, kabul görme hissi Tüm hayatı boyunca sürer etkisi O sıcaklıktır başlangıcı, aidiyet hissi Başlarda atılır enlerin temeli Daha güçlü olacak bebek bu hisle Anlaşılmak başlar, ilk enne ileBüyüyüp iyice serpildiğinde Daha güçlü olacak aidiyet hissiyle İletişim kurarken başka gözlerle Korkmayacak bakmaya sevgiyle Anlaşılmak, başlar ilk anne ile
Tüm dünyayı notalar sarsın, bence dünyanın en anlamlı dili bu. Herkes en güzel yanıyla dinler en güzel sözler onlara yazılır. Bence en güzel dil notaların Tılsımlı dili. Günaydın herkese :)
İnsanlarda yarım kalmışlıktan dolayı oluşan geç kalmışlık hissi ( zeigarnik) etkisinden söz etmek istiyorum daha doğrusu.
Bazen olumsuz koşullardan, bazen korkularımızdan, bazen bilinçli, bazen de karakterimizin oturmayışından yarım kalmışlıklarımız vardır. Ve beyin olumlu olanları değil olumsuz duyguları daha net hatırlar.
“Yaşamımızda yapamadığımız, söyleyemediğimiz ve beceremediğimiz şeylerin üzüntüsünü, pişmanlığını yıllar sonra bile daha net hatırlıyor ve unutamıyoruz. Bizi mutlu eden şeyleri hatırlamaktan daha çok, üzen olayları hatırlıyoruz. Beynimiz yarım kalan şeylerin tamamlanması ihtiyacını duyuyor. Bazı sorunlarımızın kaynağı geçmişte yaşadığımız ve gerekli tepkiyi, karşılığı veremediğimiz aklımızdan çıkmayan olaylardır. Zaman geçse de, bu olaylar bilinçaltında kişiyi rahatsız etmeye devam eder. İşleri mümkün olduğunca yarım bırakmamak gerekiyor. İşler sırayla yapılabilir ya da gereksiz işlerden vazgeçilebilir. Birey, daha önce yarım kalan bir işinden dolayı diğer işlerini yapmak için harekete geçemiyor ve bu sorunu sürekli yaşayarak çözemiyor ise bir uzmandan destek alması gerekir.” Alıntı
Ve Zaman acımasızdır kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Sebebi her ne olursa olsun farkında olup, hayatımızı daha anlamlı hale getirmek için tedbir almak yapacağımız en iyi iş olacaktır. Yazdıklarımız da yazacaklarımız da hep farkındalığı artırmak için. Okuyup katılımlarınızla daha da etkili olacaktır.
Derdim traj değil yani! Bunu da burada söylemek istiyorum.
“birincisi kadın eril zihniyet karşısında yel değirmeni kadar güçlü olmalı. erkekleri kullanmamalı lakin kendini de kullandırtmamalı. birey olmalı ve kendine has özellikleri sergilemeli”
İyi de bunlar genel olması gereken insani özellikler. Neden kadına atıf ediyorsunuz sadece? Bir de yeri gelmişken; bana hitaben sıfata “cığım” eki getirilmesinden hoşlanmıyorum. Sadece Aslı Hanım yeterlidir. Mehmet bey. Anlayışla karşılayacağınızı düşünüyorum.
Erkek ya da kadın birini kendi çıkarları için kullanmak tek kelimeyle şerefsizliktir. Bunu kim yaparsa yapsın hoş görünmez. Bunların konuyla ne alakası var? Ben farklı bir konuyu tartışmak istiyorum. “Hayata geç kalmak” dedik! Etik ahlak kurallarını da tartışırız o başka. Ama illa bu konuyla alakalı konuşmak istiyorsanız elbette onu da tartışabiliriz.
Ömrümüzü, hızla seyir halindeki trenin geçişini seyr ediyor gibiyiz sanki.
Ata kızı
Nasıl olduğunu bilmek de iyidir.
Şu kafa dünyayı bitirdi. Allahtan hala deliler var da dönüyor. Takmış kafaya fesi çıkıyor onların altından her nanesi. Edepsizi, eşkıyası, katili, eşcinseli, çocuk taciri… hepsi de fesli. Var mı bir tane hunili pedofili !?
Bugün çıkan bir şiire atıftır okursa anlar zaten.
Tükenirmiş bazı günler insan, hiç ummadığı yerden, mesela en çok sevdiğinden, şiirden mesela… herkes yorulur bazen, hatta doktorlar bile, en kutsal bildiği işi zoraki yapar, herkes tükenebilir bir süre, anne tükenir, baba tükenir, çocuk tükenir… öyle görünürde sebepsiz, “ üstü örtük cümleler vardır“ aklımızın bir köşesinde saklı… arada dalga kıyıdaki kumları aşındırır gibi vurur hiç farketmeden, dalgalar sahillerine. Kıyı aşınır, biraz derinleşirsin her dalgada biraz daha aşınır, durulduğunda yeniden dolmaya başlar aşındığın yerden. İşte öyle bir şey, bazen dalgalar sert vurur ama çekilip gideceğini bilirsin.
Ata kızı
Daha doğduğu gün başlar
Anlaşılma ihtiyacı insanda Ağlar bebek, ister duyulsun sesi
emzirsin onu kucağında annesi
okşanırken anne sıcaklığıyla
Anlar kabul gördüğünü nur tanesi
Benliğini saran, gül kokusuyla Güçlüdür, kabul görme hissi
Tüm hayatı boyunca sürer etkisi
O sıcaklıktır başlangıcı, aidiyet hissi
Başlarda atılır enlerin temeli Daha güçlü olacak bebek bu hisle
Anlaşılmak başlar, ilk enne ileBüyüyüp iyice serpildiğinde
Daha güçlü olacak aidiyet hissiyle
İletişim kurarken başka gözlerle
Korkmayacak bakmaya sevgiyle
Anlaşılmak, başlar ilk anne ile
Tüm dünyayı notalar sarsın, bence dünyanın en anlamlı dili bu. Herkes en güzel yanıyla dinler en güzel sözler onlara yazılır. Bence en güzel dil notaların Tılsımlı dili.
Günaydın herkese :)
Mesela neye secde ettik şeytan.
İnsanlarda yarım kalmışlıktan dolayı oluşan geç kalmışlık hissi ( zeigarnik) etkisinden söz etmek istiyorum daha doğrusu.
Bazen olumsuz koşullardan, bazen korkularımızdan, bazen bilinçli, bazen de karakterimizin oturmayışından yarım kalmışlıklarımız vardır. Ve beyin olumlu olanları değil olumsuz duyguları daha net hatırlar.
“Yaşamımızda yapamadığımız, söyleyemediğimiz ve beceremediğimiz şeylerin üzüntüsünü, pişmanlığını yıllar sonra bile daha net hatırlıyor ve unutamıyoruz. Bizi mutlu eden şeyleri hatırlamaktan daha çok, üzen olayları hatırlıyoruz. Beynimiz yarım kalan şeylerin tamamlanması ihtiyacını duyuyor.
Bazı sorunlarımızın kaynağı geçmişte yaşadığımız ve gerekli tepkiyi, karşılığı veremediğimiz aklımızdan çıkmayan olaylardır. Zaman geçse de, bu olaylar bilinçaltında kişiyi rahatsız etmeye devam eder.
İşleri mümkün olduğunca yarım bırakmamak gerekiyor. İşler sırayla yapılabilir ya da gereksiz işlerden vazgeçilebilir.
Birey, daha önce yarım kalan bir işinden dolayı diğer işlerini yapmak için harekete geçemiyor ve bu sorunu sürekli yaşayarak çözemiyor ise bir uzmandan destek alması gerekir.”
Alıntı
Ve Zaman acımasızdır kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Sebebi her ne olursa olsun farkında olup, hayatımızı daha anlamlı hale getirmek için tedbir almak yapacağımız en iyi iş olacaktır. Yazdıklarımız da yazacaklarımız da hep farkındalığı artırmak için. Okuyup katılımlarınızla daha da etkili olacaktır.
Derdim traj değil yani! Bunu da burada söylemek istiyorum.
“birincisi kadın eril zihniyet karşısında yel değirmeni kadar güçlü olmalı. erkekleri kullanmamalı lakin kendini de kullandırtmamalı. birey olmalı ve kendine has özellikleri sergilemeli”
İyi de bunlar genel olması gereken insani özellikler. Neden kadına atıf ediyorsunuz sadece? Bir de yeri gelmişken; bana hitaben sıfata “cığım” eki getirilmesinden hoşlanmıyorum. Sadece Aslı Hanım yeterlidir. Mehmet bey. Anlayışla karşılayacağınızı düşünüyorum.
Erkek ya da kadın birini kendi çıkarları için kullanmak tek kelimeyle şerefsizliktir. Bunu kim yaparsa yapsın hoş görünmez. Bunların konuyla ne alakası var? Ben farklı bir konuyu tartışmak istiyorum. “Hayata geç kalmak” dedik! Etik ahlak kurallarını da tartışırız o başka. Ama illa bu konuyla alakalı konuşmak istiyorsanız elbette onu da tartışabiliriz.