Günaydın; Güne pozitif duygularla başlamak dileğiyle… Aşk hakkında çok görüş bildirdim, buraya da izninizle birkaç satır bırakıyorum. Aşk; beşeri alemde anlık hoşlanma ve hormonal bir durumdur. Bu durumu aklın sekteye uğraması gibi görüyorum. Mantığın dışında tamamen hormonların etkisiyle anormal davranışlar sergiler. Ve bu yükselen libido genellikle kişiyi tanımaya başlayınca aynı zamanda düşüşe geçer. Ve zamanla o kişinin istemediğimiz karakter özelliklerini fark ederek kişiye olan olumlu tavırlarımız yerini gerçek duygulara bırakır kişiden uzaklaşırız. Aşk bitmiştir. Ama tam tersi de olabilir. Kişiyi tanıdıkça karakterinin sizin için olumlu olduğunu görüp, sevmeye başlarsınız. İşte burada gerçek duygular ( sağlıklı) devreye girer. Buradan da sevgi saygı ve mutlu bir birliktelik çıkar.
“En güzel aşk zor olan değil! Mantıkla sevgiye evrilen aşktır “ Ata kızı
…ve hayatı anlamlandırmak için tüm mücadele, insan denen varlığın hayata tutunabilmesi için bir sebebinin olması gerekir. Hayat bu şekilde ilerleyebilir. Dinler de aslında yaşama tutunmak için sebeptir. İlk ahlak kuralları da kutsal kitaplarda emir edilmiştir. Her zaman özgürlüğü savunmamın sebebi ise koşulsuz şartsız bir özgürlük değil. Yaşam koşullarımızı güzelleştirmemiz için alanımıza müdahale sınırlarının olması, sınırlı tutulmasıdır. Özgürlükten anlamamız gereken bence başkalarının yaşam alanlarını da düşünerek hareket etmektir.,dinlerle gelen ahlaki kurallar da günümüze bu şekilde uyarlanmalı. Bunun en ideal şekli de laik yönetim anlayışıdır. Bu anlayış hem dini ahlakı hem de toplumsal hukuk kurallarını karşılayan bir özgürlük sunar.
“ Bırakınız inansınlar, bırakınız isteyen hayatını istediği gibi yaşamak hakkına sahip olsun. Yapılması gereken saygısızca karşı çıkmak değil, eksikleri gidermektir. Ne dindarın dinsize ne dinsizin dindara inancından dolayı bir zararının olmadığı aşikardır.
Tolstoy vakti zamanında epeyce zarar verilmeye çalışılan önemli bir filozof ve edebiyatçı… bazen anlatmak istediklerimiz maksadını sen ne kadar anlatsan da karşımızdakiler tarafından ya yanlış algılanır ya da bilerek farklı bir yere çarpıtılır. Tolstoy tanrı inancı olmayan biri gibi gösterildi fakat onun yaptığı aslında Allah’a aracılık eden kurumlara karşı çıkmaktı. Ve haksız da sayılmazdı. Din adına yapılan çarpık uygulamalar onu çileden çıkartıyor buna tahammül edemiyordu. Tıpkı bugün din kullanılarak oluşturulan çeşitli sömürü düzenleri gibi. Ve bazı insanlar bu çarpık ve çirkinliği din zannedip asıl dini öğrenmek yerine reddetmeyi tercih etmiş ve bana göre büyük bir yanılgıya düşmüşlerdir.
'Anladım ki insanlar sadece kendi hayatlarıyla ilgilenerek yaşıyor gözükseler de aslında onları yaşatan şey yalnız sevgidir. Tolstoy
Daha “neden” aramakta insan, varoluşuna, toplum için önemli olan ve birlikte yaşayabilmenin şartlarından; yazılı ve yazısız normların haricinde… yegane şart sevgidir. Ata kızı
Bir gün kadınlar yalnızca erkeğin zıttı anlamına gelmeyecek ve kendi içlerinde hiçkimsenin tamamlayıcısı ve sınırı olarak değil yalnızca dişil bir insanın yaşamının ve gerçeğinin anlamı olarak ifade bulacaklar…” -Rainer M. Rilke
2021 yılında halen kadınların tamamen bağımsız ve öznel varlıklar olarak kabulü sağlanamamışken, görünüşe göre Rilke bunu kavramış ve fikirlerini zamanının çok ötesinde bir dille aktarabilmiştir.
“Sanma ki ben burada hayal kırıklıklarından ötürü acı çekiyorum, tersine. Bütün beklediklerimi, kötü bile olsa gerçek için kolayca feda edişime bazen şaşırıyorum.” -Rainer M. Rilke, Malte Laurids Brigge’nin Notları
Günaydın;
Güne pozitif duygularla başlamak dileğiyle…
Aşk hakkında çok görüş bildirdim, buraya da izninizle birkaç satır bırakıyorum.
Aşk; beşeri alemde anlık hoşlanma ve hormonal bir durumdur. Bu durumu aklın sekteye uğraması gibi görüyorum. Mantığın dışında tamamen hormonların etkisiyle anormal davranışlar sergiler. Ve bu yükselen libido genellikle kişiyi tanımaya başlayınca aynı zamanda düşüşe geçer. Ve zamanla o kişinin istemediğimiz karakter özelliklerini fark ederek kişiye olan olumlu tavırlarımız yerini gerçek duygulara bırakır kişiden uzaklaşırız. Aşk bitmiştir. Ama tam tersi de olabilir. Kişiyi tanıdıkça karakterinin sizin için olumlu olduğunu görüp, sevmeye başlarsınız. İşte burada gerçek duygular ( sağlıklı) devreye girer. Buradan da sevgi saygı ve mutlu bir birliktelik çıkar.
“En güzel aşk zor olan değil! Mantıkla sevgiye evrilen aşktır “
Ata kızı
Ne güzel demiş; acı anlamla karşılaştığı an, acı olmaktan çıkar.
…ve hayatı anlamlandırmak için tüm mücadele, insan denen varlığın hayata tutunabilmesi için bir sebebinin olması gerekir. Hayat bu şekilde ilerleyebilir. Dinler de aslında yaşama tutunmak için sebeptir. İlk ahlak kuralları da kutsal kitaplarda emir edilmiştir. Her zaman özgürlüğü savunmamın sebebi ise koşulsuz şartsız bir özgürlük değil. Yaşam koşullarımızı güzelleştirmemiz için alanımıza müdahale sınırlarının olması, sınırlı tutulmasıdır. Özgürlükten anlamamız gereken bence başkalarının yaşam alanlarını da düşünerek hareket etmektir.,dinlerle gelen ahlaki kurallar da günümüze bu şekilde uyarlanmalı. Bunun en ideal şekli de laik yönetim anlayışıdır. Bu anlayış hem dini ahlakı hem de toplumsal hukuk kurallarını karşılayan bir özgürlük sunar.
“ Bırakınız inansınlar, bırakınız isteyen hayatını istediği gibi yaşamak hakkına sahip olsun. Yapılması gereken saygısızca karşı çıkmak değil, eksikleri gidermektir. Ne dindarın dinsize ne dinsizin dindara inancından dolayı bir zararının olmadığı aşikardır.
Tolstoy vakti zamanında epeyce zarar verilmeye çalışılan önemli bir filozof ve edebiyatçı… bazen anlatmak istediklerimiz maksadını sen ne kadar anlatsan da karşımızdakiler tarafından ya yanlış algılanır ya da bilerek farklı bir yere çarpıtılır. Tolstoy tanrı inancı olmayan biri gibi gösterildi fakat onun yaptığı aslında Allah’a aracılık eden kurumlara karşı çıkmaktı. Ve haksız da sayılmazdı. Din adına yapılan çarpık uygulamalar onu çileden çıkartıyor buna tahammül edemiyordu. Tıpkı bugün din kullanılarak oluşturulan çeşitli sömürü düzenleri gibi. Ve bazı insanlar bu çarpık ve çirkinliği din zannedip asıl dini öğrenmek yerine reddetmeyi tercih etmiş ve bana göre büyük bir yanılgıya düşmüşlerdir.
Kavuşunca aşk olmuyor diye, sevgiden vazgeçmek mi kolay..?
'Anladım ki insanlar sadece kendi hayatlarıyla ilgilenerek yaşıyor gözükseler de aslında onları yaşatan şey yalnız sevgidir.
Tolstoy
Daha “neden” aramakta insan, varoluşuna, toplum için önemli olan ve birlikte yaşayabilmenin şartlarından; yazılı ve yazısız normların haricinde… yegane şart sevgidir.
Ata kızı
Ve aklı üst seviyede olan insan, ölçüp biçip küçümsemez… çünkü herkeste eşit olmadığının bilincindedir. Buna göre davranışlarda bulunur.
Ata kızı
Okudukça daha da okuyasınız geliyor bazı yazarları…
Bir gün kadınlar yalnızca erkeğin zıttı anlamına gelmeyecek ve kendi içlerinde hiçkimsenin tamamlayıcısı ve sınırı olarak değil yalnızca dişil bir insanın yaşamının ve gerçeğinin anlamı olarak ifade bulacaklar…”
-Rainer M. Rilke
2021 yılında halen kadınların tamamen bağımsız ve öznel varlıklar olarak kabulü sağlanamamışken, görünüşe göre Rilke bunu kavramış ve fikirlerini zamanının çok ötesinde bir dille aktarabilmiştir.
“Sanma ki ben burada hayal kırıklıklarından ötürü acı çekiyorum, tersine. Bütün beklediklerimi, kötü bile olsa gerçek için kolayca feda edişime bazen şaşırıyorum.”
-Rainer M. Rilke, Malte Laurids Brigge’nin Notları
Çok-kültürlülüğü kutsayan şair, dönemindeki her siyasi hareketten uzak durmuş ve sadece kendi yaratma dürtüsünün gerçeğiyle ilgilenmiştir.
“Seviyorum özümün karanlık saatlerini
O saatlerde derinleşir duyularım…”
-Rainer M. Rilke