beklenmedik bir fırtınaydı gelişin... uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını bir fanus altında sıkışıp kaldığını.. aşkla kenetlenen kalplerimizin.. me'yus olduğunu,bunaldığını biliyorum,hayal bekçisiyim.. mehtabı arayan karanlıklarda yağmur yakışmıyorsa.. güvercin gözlerine yakışmıyorsa yağmur nasıl açabilirim bulutlara derdimi nasıl geçebilirim mayınlı köprülerden.. sellere karışan ayaklarımla yığılıp kalıyor en güzel umutlarım vurgun yemiş denizciler misali göğsümün katranlı sahillerinde zifiri saçlarıyla infazıma ağıt yakan menziller en salgın boşluğumu akıtıyor üstüme... ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim ben kor merdivenlere göklerle tırmanırım kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım.. ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim.. ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim.. ben yaklaşan saati beklerim odalarda ihtilaller yaparım gözlerine dalar da…
sana mahsun bir umut, desem mi bilmiyorum sana çılgın bir bulut, desem mi bilmiyorum derin bir uçurumda arıyorum kalbini ya gel, ya beni unut, desem mi bilmiyorum N.G
Aptallar küçük çıkarlar uğruna kişiliklerinden ödün vermekle hiçbir şey eksilmeyeceğini düşünerek her gün biraz daha düşerler. Onuruyla yaşayanlar ise küçük çıkarları ayaklarının altına türab ederek her geçen gün daha da yükselirler.
Günaydın; —diyebiliyor musun aynaya gülen gözlerle Boş ver gülmesin duvarlar senin yüzüne Dudağında kıvrılmış taze kahve kokusuyla tebessüm Boş ver fallanan fincanın dibine çökmüş telveyi Umut sokaklarında dost edinmişsen günde güneşi Gecede ayı Boş ver, sönmüşse sokak lambası. Aslı Birer
Körelmiş duygularımıza en güzel örnek; sevgiye sınır getirip kategorize etmektir… tıpkı evlat ayrımı yapmak gibi! Ve çocuklarımızdan bir isyan gelene kadar da normalleştirir hiçbir vicdan muhasebesi de ne yazık ki yapmayız.
İyi mi böyle!
Güne gelmiş ama dört yorum!?
Şiir özeldir çünkü yürekten gelir, yüzlerce şiirin arasından seçilen şiir, herkes de bilir ki daha özeldir!
“Yani, olması gereken Başka,” olabilen bambaşka!
beklenmedik bir fırtınaydı gelişin...
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını
biliyorum,hayal bekçisiyim..
mehtabı arayan karanlıklarda
yağmur yakışmıyorsa..
güvercin gözlerine yakışmıyorsa yağmur
nasıl açabilirim bulutlara derdimi
nasıl geçebilirim mayınlı köprülerden..
sellere karışan ayaklarımla
yığılıp kalıyor en güzel umutlarım
vurgun yemiş denizciler misali
göğsümün katranlı sahillerinde
zifiri saçlarıyla
infazıma ağıt yakan menziller
en salgın boşluğumu akıtıyor üstüme...
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim
ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim
ben kor merdivenlere göklerle tırmanırım
kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım..
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim..
ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim..
ben yaklaşan saati beklerim odalarda
ihtilaller yaparım gözlerine dalar da…
N.G
sana mahsun bir umut, desem mi bilmiyorum
sana çılgın bir bulut, desem mi bilmiyorum
derin bir uçurumda arıyorum kalbini
ya gel, ya beni unut, desem mi bilmiyorum
N.G
Taraflı oluna sesini duyurmak, tok ağırlamaya benzer. .
Gün gelir;
Yalan insanların doğru dediği sözlerine itibar etmektense zamanda yok olup gitmeyi yeğlersin.
Aslı Birer
Ve insan geçmişte de şimdi de kördü… kısa süreli sahte iyilik hallerine hep uzun vadeli umutlar bağlayıp yanıldılar.
Aslı Birer
Aptallar küçük çıkarlar uğruna kişiliklerinden ödün vermekle hiçbir şey eksilmeyeceğini düşünerek her gün biraz daha düşerler. Onuruyla yaşayanlar ise küçük çıkarları ayaklarının altına türab ederek her geçen gün daha da yükselirler.
Aslı Birer
Kendinize gülebildiğiniz ilk gün büyümeye başlarsınız."
- Ethel Barrymore
Günaydın;
—diyebiliyor musun aynaya gülen gözlerle
Boş ver gülmesin duvarlar senin yüzüne
Dudağında kıvrılmış taze kahve kokusuyla tebessüm
Boş ver fallanan fincanın dibine çökmüş telveyi
Umut sokaklarında dost edinmişsen günde güneşi
Gecede ayı
Boş ver, sönmüşse sokak lambası.
Aslı Birer
Körelmiş duygularımıza en güzel örnek; sevgiye sınır getirip kategorize etmektir… tıpkı evlat ayrımı yapmak gibi! Ve çocuklarımızdan bir isyan gelene kadar da normalleştirir hiçbir vicdan muhasebesi de ne yazık ki yapmayız.