Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ahde Vefa
Ahde Vefa

BİZE SÖZÜMÜZDEN ÇOK YÜREĞİMİZDEN ANLAYAN GEREK... İBADETİNİ ALLAH'A GÖSTER BANA İNSANLIĞIN LAZIM... Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin..

  • Ezelden Ebed'e16.08.2024 - 08:24

    Teşekkür ederim sevgili Atakızı.
    Günaydın

    Söylediklerinin haklı payı vardır. Beden fanidir fakat ruh sonsuzdur. Beden çürür bazen kül olur denize karışır, bazen toprağa karışır. Ruh yolculuğuna devam eder.
    İnsanlar bir zamana ihtiyaç duydular. Her ne kadar birgün 24 saat olsa da güneşin ve ayın hareketlilikleri değiştikçe, gün nasıl kısalıp, uzuyorsa zaman kavramı da insan için hali hazırda bilinmez bir durum.
    Biz insanlar olarak bize ancak bildirildiği kadarını biliyoruz. Bilgi ise bizim çabamız ve yeteneğimiz doğrultusunda lütfediliyor.
    Başlangıçta "besmele" ile başlıyoruz sonra diyoruz " bu gidiş nereye" ve sonra kapanış "ondan geldik ve yine ona dönüyoruz...

    Saygılarımla

  • Mavinin İzi15.08.2024 - 10:29

    İyi ki masmavi gökyüzü var gönlümün sığınağı..

  • seni anlatmak15.08.2024 - 09:32

    Baktığım heryer Sen.
    İmkansız olan sevdam Sen.
    Rüyalarım hayallerim Sen.
    Tarifi olmayan duygularım Sen.
    Asla unutulmayan anılarım Sen.
    Ne zaman adını ansam dolan gözlerim Sen.
    Ecelimi beklerken yüreğimdeki sızım Sen.
    Muradım, dualarım, umutlarım hep Sen..

    Saygılarımla

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.08.2024 - 09:30

    Eskiden medreselerin girişinde şu yazı vardı:
    Dünya dört direk üzerine kuruludur:
    1) Fazilet sahibi insanların ilmi
    2) Devlet erkanının adaleti
    3) Sâlihlerin duası
    4) Cesurların heybeti

    Şu an kaçı kaldı?

    Günaydın hayırlı sabahlar sevgili Atakızı

  • Ezelden Ebed'e15.08.2024 - 09:17

    Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan
    Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
    Ezelden ebede müjde taşıyan
    Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.

    Abdurrahim Karakoç

  • Ezelden Ebed'e15.08.2024 - 09:13

    Ferşten arşa, ezelden Ebed'e kadar en geniş dairelerde insanın vazifesi, yalnız duadır.

  • Ezelden Ebed'e15.08.2024 - 09:09

    Hayat uzun bir yoldur Ezelden Ebed'e uzanan..

  • Ezelden Ebed'e15.08.2024 - 08:10

    Kalp bir gencinedir, cismim anın vîranesi
    Feyz bir bahr-i keramettir, sözüm dür dânesi,
    Nutk bir tuti-i hoş-gûdur, derunum lânesi,
    Eşk bir sahba-yı ateşdir gözüm peymânesi,
    Ye's bir mihmân-ı gamdır, hâtırım kâşânesi,
    Dağ bir murg-ı semenderdir, ten ateşhanesi,
    Aşk bir şem'i ilahidir, benim pervânesi,
    Şevk bir zencirdir, gönlüm anın divânesi.

    Şeyh Galip

    "Aşk bir ateştir gözüm peymanesi"derken şeyh Galip hazretleri gözlerden kalbe aks eden ve yine kalbinde gözlere tesir ettiğini vurgulayan bir dize yazmıştır.
    "Gönül yanmazsa göz yaşarmaz" denir.

  • Ezelden Ebed'e15.08.2024 - 08:00

    Teşekkür ederim Sevgili Nilüfer.
    Hayırlı sabahlar

  • Ezelden Ebed'e15.08.2024 - 07:59

    Aşk konusunda hemen herkes birşeyler söyleyip yazabilir. Bazılarına aniden gelen bir ateş bazılarına ise yavaş yavaş damarına enjekte edilen bir seretonin hormonu gibi.. Duygular yaşanıp artık içinden çıkılmaz bir hâl aldığında insan ancak farkeder nasıl bir duygu ile cebelleştiğini..
    Sevgi bu duruma karşı daha samimi ve içtendir.
    Aşk zordur kolay olsa bir değeri olmayacaktır.
    Hayat bir keşif yolcuğudur. İnsan önce kendini keşfetmeli,önce kendini bilmelidir. Kendini ve ne istediğini bilen yolculuğu boyunca nereden gelip nereye gittiğine dair fikirler üretmeye çalışır.
    Kalp, Allah-u Teâlâ’nın cemâlini müşahede için halkolunmuştur. Bunun içindir ki kalbin saâdeti muhabbet ve marifetullahtır.
    Hacı Bayram Veli hazretlerinin şu beyiti bunun açıkça ifade etmektedir.
    "Görünen sıfâtındır
    Anı gören zâtındır
    Gayrı ne hâcâtındır
    Sen seni bil sen seni"

    İnsan kendini sorgular bir hale geldiğinde değişmek ve dönüşmek o kişi için kaçınılmazdır.
    Ya sorularını üstün körü bir şekilde kapatacak ya da derin bir mülahaza içine girerek ezeli ve ebedi olan bu yolculuğun içinde varolmanın hazzını hissedecektir.
    Küçük yaşlardan beri duyduğum "o kadar derine inme ve ya derinine girme" sözü aslında en umulmadık hazinelerin derinlerde bilinmeyene olan sevgide olduğunu göstermişti bana.
    Bildiğini,gördüğünü herkes sever ya bilmediğini sevmek ve ona ulaşmayı amaç edinmek. Bunu okuyan kişilere hastalık gibi gelebilir. Lakin yaşamadan hüküm vermek kolaydır.
    Hz.Mevlana dediği gibi"Önce benim ayaklarımı giy ve benim geçtiğim yollardan geç."

    Saygılarımla