Ve artık ruhun maddeye, hakkın bâtıla, nurun zulmete, imanın küfre her zaman galebe çalacağı; ezelden ebede değişmeyecek olan İlahî kanunların başında gelen bir hakikat olduğu, güneşler gibi belirdi
İnsanı yaratan Allah, ona sınırlı bir konum dayatmamıştır, onu tek yolda yürümeye zorlamamıştır; insanı akılla donatmış ve önüne seçenekler dizisi koymuştur. Bu, bütün genişliğiyle, Allah'ın demokrasisidir. Eğer isteseydi, insan düşüncesini toptan karbon kâğıdına basılı tek nüsha kılabilirdi. Ezelden ebede kadar -isteseydi- sadece kendisi konuşurdu, bu güce sahiptir O; yaratıklarından hiçbirine konuşma fırsatı vermeyebilirdi.
Ezel, maziye doğru uzanıp giden bir zaman şeridinin uç noktası; ebed de istikbale doğru giden bir şeridin son noktası değildir. Zaman şeridine takılmış olanlar varlıklardır. Hepsinin bir başlangıcı olduğu gibi bir de sonu vardır. Allah ise zamanı ve zamanın içindekileri yaratandır. O, bütün zamanların ve mekânların üstüdür. Mazi, hal ve istikbalde sonsuzdur. Allah’ın katında ezel ve ebed bir anda hazırdır ve yüce Allah zamanın üzerinde olduğu için ezeli ve ebedi hazır olarak görür. Çünkü her şey onun huzurundadır. Hiçbir şey onun huzurundan hariç değildir. Bunun için yüce Allah ezeli ve ebedidir ve hepsini bir anda görerek ona göre hükmeder. Geçmiş ve gelecek diye bir şey düşünülemez. Zaman mefhumu, zamana mahkûm olan fani varlıklar ve insanlar içindir. Saygılarımla
Sus payı kalmadı çocukların İntifada taş yağmuru Kılıç tutan elin El olduğunu biliyorlar Göğüslerinde özgürlük haritası taşınan bir şarapnel Mezar taşlarına yazılmıştır kader Çocuk, silah ve zaman Kınında durmaz zulüm Anne bağrındaki taşlar susuzdur Emeklemek yok çocuk Her mevsim kan sofrası Kuş seslerinin uyuttuğu sabah Toprak, susan kalem Ağlayan nar çiçeği Ve beşik beşik ölüm Tırpan vurdular merhametine Adını Filistin koydular Çocuk, silah ve zaman Çocuklar Ölüyor akşam olmadan...
Ve artık ruhun maddeye, hakkın bâtıla, nurun zulmete, imanın küfre her zaman galebe çalacağı; ezelden ebede değişmeyecek olan İlahî kanunların başında gelen bir hakikat olduğu, güneşler gibi belirdi
Tarihçe i hayat
İnsanı yaratan Allah, ona sınırlı bir konum dayatmamıştır, onu tek yolda yürümeye zorlamamıştır; insanı akılla donatmış ve önüne seçenekler dizisi koymuştur. Bu, bütün genişliğiyle, Allah'ın demokrasisidir. Eğer isteseydi, insan düşüncesini toptan karbon kâğıdına basılı tek nüsha kılabilirdi.
Ezelden ebede kadar -isteseydi- sadece kendisi konuşurdu, bu güce sahiptir O;
yaratıklarından hiçbirine konuşma fırsatı vermeyebilirdi.
Ben Beyrut
Teşekkür ederim Muammer bey katkılarınız için.
Sevgi, ezelden kanat çırpan bir kuştur; buraya gelmiştir ve ebede uçmaktadır.
Şah ve Sultan
Ezel, maziye doğru uzanıp giden bir zaman şeridinin uç noktası; ebed de istikbale doğru giden bir şeridin son noktası değildir. Zaman şeridine takılmış olanlar varlıklardır. Hepsinin bir başlangıcı olduğu gibi bir de sonu vardır. Allah ise zamanı ve zamanın içindekileri yaratandır. O, bütün zamanların ve mekânların üstüdür. Mazi, hal ve istikbalde sonsuzdur. Allah’ın katında ezel ve ebed bir anda hazırdır ve yüce Allah zamanın üzerinde olduğu için ezeli ve ebedi hazır olarak görür. Çünkü her şey onun huzurundadır. Hiçbir şey onun huzurundan hariç değildir. Bunun için yüce Allah ezeli ve ebedidir ve hepsini bir anda görerek ona göre hükmeder. Geçmiş ve gelecek diye bir şey düşünülemez. Zaman mefhumu, zamana mahkûm olan fani varlıklar ve insanlar içindir.
Saygılarımla
Düşman kör nişancıdırda dost iyi bilir nereden vuracağını..
Yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.
Sevgilerimle
Dostlarını daima vefa ile hatırla can
Arayan sen ol,bulan sen,tanıyan sen ol,kucaklayan sen. Kula vefası olmayanın Hakka vefası olmaz. Mevlana
Sorma halimi anlatamam.
Anlatamam yorgunluğumu,
Dizlerimin kırıldığını,
İçimde sönmeyen yangını,
Sırtımda hamalığını yaptığım izlerin acısını anlatamam...
Anlatamam işte.. sen üzülme diye , üzüldüğümü bile..
Anlatamam...
Geçmiş olsun İzmir.
Sus payı kalmadı çocukların
İntifada taş yağmuru
Kılıç tutan elin
El olduğunu biliyorlar
Göğüslerinde özgürlük haritası
taşınan bir şarapnel
Mezar taşlarına yazılmıştır kader
Çocuk, silah ve zaman
Kınında durmaz zulüm
Anne bağrındaki taşlar susuzdur
Emeklemek yok çocuk
Her mevsim kan sofrası
Kuş seslerinin uyuttuğu sabah
Toprak, susan kalem
Ağlayan nar çiçeği
Ve beşik beşik ölüm
Tırpan vurdular merhametine
Adını Filistin koydular
Çocuk, silah ve zaman
Çocuklar Ölüyor akşam olmadan...
Alıntı
Teşekkür ederim Suphi bey saygı bizden..
Zerreden kürreye, çiçekten böceğe, topraktan suya, buluttan rüzgara, ateşten havaya, karbondioksitten oksijene her şeyde müthiş bir mana, müthiş bir ahenk var.
Kainat bütünüyle devasa bir anlamlar manzumesidir...