Öylesine güzel seviyorum ki seni, öylesine değil…
Mütevazi bir dostla kuru ekmek, soğanı paylaşır yersin, baldan tatlı gelir…
Kibir, öldüren bir zehir…
Dövüşüp çekişecek birini değil, gönül seveceksen, alçak gönüllü birini seveceksin.
Herşeyi bilen ! insanlara bir şey anlatamazsın…
Parçalardan oluşan bir bütün ve bir bütünün parçalarıyız…
Hepimiz birer kum saatiyiz...
İlk düğme yanlış iliklendiyse soyunacaksın...
Neticesi, katkısı ve kazandırdıkları bakımından bazı şeylerin değeri para ile ölçülmez, para ile satın alınmış olsa bile...
Ya kurak çıkıyor toprak ya da gök serpiştirsin diye bir ömür bekliyoruz. Ümit ekiyoruz bir yerlere... Hayal ekiyoruz belki de bulutların haberi bile olmadan...
Yastığıma senin adını koydum...
Mütevazi bir dostla kuru ekmek, soğanı paylaşır yersin, baldan tatlı gelir…
Kibir, öldüren bir zehir…
Dövüşüp çekişecek birini değil, gönül seveceksen, alçak gönüllü birini seveceksin.
Herşeyi bilen ! insanlara bir şey anlatamazsın…
Parçalardan oluşan bir bütün ve bir bütünün parçalarıyız…
Hepimiz birer kum saatiyiz...
İlk düğme yanlış iliklendiyse soyunacaksın...
Neticesi, katkısı ve kazandırdıkları bakımından bazı şeylerin değeri para ile ölçülmez, para ile satın alınmış olsa bile...
Ya kurak çıkıyor toprak ya da gök serpiştirsin diye bir ömür bekliyoruz. Ümit ekiyoruz bir yerlere... Hayal ekiyoruz belki de bulutların haberi bile olmadan...
Yastığıma senin adını koydum...