Çok sıkı takipçilerim ve gece gündüz beni gizliden gizliye her adımımı takip eden sevgili hayranlarım her cümleme “Dislike” attıkça daha bir mutlu oluyorum… Halet-i ruhiyem bu…
Bir anaokulu öğretmeninin bir öğrencisinin başını okşadığı gibi bir iki tatlı cümlene yoncamın yapraklarını bırakıveriyorum… Kara kışı getirdin… Tüylerim diken diken…
Bir ışıltılı, şatafatlı saraydan yıkık dökük bir kulubeye sığınmış sıkışmış gibiyim... Öylesine korkuyor, çekiniyor, öylesine utanıyorum... Sevgili, Düşünceli ve hüzünlüyüm. Başım önde... Zayıfım... Güçsüzüm... Sadece susuyorum... Eğer bir büyüklük eder gelirsen kapıma ve rahatlatırsan beni birkaç yumuşak cümle ile açarsan beni, bu senin büyüklüğün... Yoksa halim ayan... Dilsizim... Ruhum perişan... Sevgili...
Güneş gibisin ruhumu aydınlatan... Hayatım sana bağlı... ve üstelik cayır cayır yakıyorsun...
Ama imkansız...
Ulaşamıyorum sana...
Çok sıkı takipçilerim ve gece gündüz beni gizliden gizliye her adımımı takip eden sevgili hayranlarım her cümleme “Dislike” attıkça daha bir mutlu oluyorum… Halet-i ruhiyem bu…
Bir anaokulu öğretmeninin bir öğrencisinin başını okşadığı gibi bir iki tatlı cümlene yoncamın yapraklarını bırakıveriyorum… Kara kışı getirdin… Tüylerim diken diken…
Sen nasılsın?
Pütür = kabarcık, çıkıntı, pürüz
Kıvık = az açık, aralık
Gilik = sacda pişirilen küçük ekmek, simit, köfte
Şipşibi = ayakkabı
Gubür, gübür, gubar = toz, süprüntü, çöp…
Notunu verdiğim günden beri içim rahat…
Sen nasılsın?
Bir ışıltılı, şatafatlı saraydan yıkık dökük bir kulubeye sığınmış sıkışmış gibiyim...
Öylesine korkuyor, çekiniyor, öylesine utanıyorum...
Sevgili,
Düşünceli ve hüzünlüyüm. Başım önde... Zayıfım... Güçsüzüm... Sadece susuyorum...
Eğer bir büyüklük eder gelirsen kapıma ve rahatlatırsan beni birkaç yumuşak cümle ile açarsan beni, bu senin büyüklüğün...
Yoksa halim ayan...
Dilsizim...
Ruhum perişan...
Sevgili...