ben ilkokulda sesli olarak ders çalışırken bir gün dedemler bizdeydi, bir kulağı bendeymiş meğer. evladım dedi o sultan var ya hani kızıl sultan diye bize anlatılan okuduğun şu kitapta, işte o öyle değil, tarihimizi bize yanlış öğretiyorlar. o zaman tabii küçüğüm. amaan dede dedim sen nereden bileceksin koskoca adamlar yalan mı söyleyecek. ama bir yandan da dedemin söylediği aklımda kalmış. aradan yıllar geçip üniversiteden sonra avrupaya gittiğimde kütüphaneleri dolaşma fırsatı buldum ve çok okudum. türk tarihine kütüphaneler dolusu kitaplar ayırmışlar. ve anladım ki abdülhamid hiçte kızıl mızıl değil, bu memelkete çok muazzam hizmetler vermiş.
bu ülkeyi bu ruhla samimiyetle yönettin. ruhun şaad olsun. şu mübarek ayda sonsuz rahmet diliyorum senin için.
kol düğmeleri en sevdiğim şarkındı. ve ben hepsini adeta transa girmiş gibi dinlerdim. çocukluğumun en sevdiğim şarkısı gül pembenin bir kadına ama sevgiliye değil de babaanneye yazıldığını öğrendiğimde sevgim saygım daha da artmıştı sana. baba annesini bile böyle şiirsel anlatan bir duygu sultanı vardı karşımda. halil ibrahim sofrasında verdiğin mesajlara ne de çok ihtiyacımız var.
ölebilirim ölebilirim senin için ölebilirim. kim için öldün kayahan, bu denli kimi sevdin hep kıskandık şarkılarındaki kadınları onları insanüstü, sanki neredeyse kusursuz muşlarcasına sevdin sen her biri aşk ikonuydu
öyle yapıtlar vardır mimarının önüne geçer. tutunamayanlar romanı sanki biraz oğuz atayın önündedir. onu tanımayı ve bunun böyle olup olmadığını anlamayı çok isterdim.
15 temmuzu takip eden geceler demokrasi nöbetlerine gelmeyen kardeşlerim ve anne babam , ve eşimin ailesi benim en büyük hayal kırıklığım oldu. bir çok yanlışın üstüne bunu da yaşamak benim için dayanılmazdı. üstelik gerekçeleri ne bu darbeye olmaları ne de bu nöbetlerin gerekliliğine inanmıyor olmaları değildi, sebep sadece nasıl olsa birileri gider di. onlar açıkca söylemediler bunu ama ben bunu okuyabiliyordum.
ben ilkokulda sesli olarak ders çalışırken bir gün dedemler bizdeydi, bir kulağı bendeymiş meğer. evladım dedi o sultan var ya hani kızıl sultan diye bize anlatılan okuduğun şu kitapta, işte o öyle değil, tarihimizi bize yanlış öğretiyorlar. o zaman tabii küçüğüm. amaan dede dedim sen nereden bileceksin koskoca adamlar yalan mı söyleyecek. ama bir yandan da dedemin söylediği aklımda kalmış.
aradan yıllar geçip üniversiteden sonra avrupaya gittiğimde kütüphaneleri dolaşma fırsatı buldum ve çok okudum. türk tarihine kütüphaneler dolusu kitaplar ayırmışlar. ve anladım ki abdülhamid hiçte kızıl mızıl değil, bu memelkete çok muazzam hizmetler vermiş.
bu ülkeyi
bu ruhla
samimiyetle
yönettin. ruhun
şaad olsun. şu
mübarek ayda sonsuz
rahmet diliyorum senin için.
kol düğmeleri en sevdiğim şarkındı. ve ben hepsini adeta transa girmiş gibi dinlerdim. çocukluğumun en sevdiğim şarkısı gül pembenin bir kadına ama sevgiliye değil de babaanneye yazıldığını öğrendiğimde sevgim saygım daha da artmıştı sana. baba annesini bile böyle şiirsel anlatan bir duygu sultanı vardı karşımda. halil ibrahim sofrasında verdiğin mesajlara ne de çok ihtiyacımız var.
ölebilirim ölebilirim senin için ölebilirim.
kim için öldün kayahan, bu denli kimi sevdin
hep kıskandık şarkılarındaki kadınları
onları insanüstü, sanki neredeyse kusursuz muşlarcasına
sevdin sen
her biri aşk ikonuydu
kayahan sen benim güneşimsin ayımsın
sevginin sutanısın
kayahan sen benim aşkımın sultanısın
gecemde gündüzümdesin.
sonra dedim ki duymak istemediklerini neden sorarsın
yazlık site ismi gibi geliyor kulağa, motel adı falan gibi
kimsenin suçu yok bu aşk bitecek
kimsenin gücü yok kurtarmaya
ve tabii ki buray
öyle yapıtlar vardır mimarının önüne geçer. tutunamayanlar romanı sanki biraz oğuz atayın önündedir. onu tanımayı ve bunun böyle olup olmadığını anlamayı çok isterdim.
15 temmuzu takip eden geceler demokrasi nöbetlerine gelmeyen kardeşlerim ve anne babam , ve eşimin ailesi benim en büyük hayal kırıklığım oldu. bir çok yanlışın üstüne bunu da yaşamak benim için dayanılmazdı. üstelik gerekçeleri ne bu darbeye olmaları ne de bu nöbetlerin gerekliliğine inanmıyor olmaları değildi, sebep sadece nasıl olsa birileri gider di. onlar açıkca söylemediler bunu ama ben bunu okuyabiliyordum.