Günaydın Sevgilim Canım sevgilim, günaydın, Güzel bir güne uyandın. :) Gülümsemem gününü aydınlatsın. Güzel gözlerin sevinçle ışıldasın. Burnuma kızarmış ekmek kokuları geliyor. Güzel bir kahvaltı beni bekliyor. Günün çok güzel geçsin. Hep aklımdasın, hep fikrimdesin, hep kalbimdesin.
Ohh salıncak da pek rahat, Baş döndürücüyüm :) ama tüm etkileyici yönlerimle sadece sevgilimin başını döndürürüm. :) Bu sözlerim de şu şarkıyı hatırlattı bana. :)
“Ayılana gazoz bayılana limon”, sevgilime ise seveceğini düşündüğüm, ellerimle hazırladığım, içine sevgimi kattığım, buz gibi limonata. :) İçin hep ferah olsun canımın içi, canım sevgilim benim. :)
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim, bir tanem için gelsin. :) “Seni buldum ya başka ne isterim?” Birbirimizi bulduk çok şükür. ….. Aklımdasın, kalbimdesin, her zerremdesin, Zekan keskin, ruhun ince, duyguların derin. Arasam bir arada bulamayacağım özelliklere sahipsin, Sen benim eşsiz hazinemsin. İçin ayrı, dışın ayrı güzel, Çok özelsin, çok özel. Dünyaya gelmişim iyi ki, Bulmuşum seni ve bulmuşsun beni. Ayaklarımızı yerden kesen bu duygu, sihirli gibi, Hep seninle olmak istiyorum, şimdi ve ebedi. Yağ yağmur, içim mutlulukla dolsun, Varlığım, varlığına armağan olsun.
Beni dünyanın en güzel, En muhteşem kadını olarak gösteren aynayı getirin bana, Demiyorum. Çünkü o aynaya bakmaya ihtiyacım yok. Sevgilimin benden başkasını görmeyen, Görmek de istemeyen güzel gözlerine bakmam yeterli. Sevgilimin gözleri yeter, Sevgilimin sözleri yeter.
1-2 Mart 2026 İstanbul
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim, benden başkasını görmeyen, görmek de istemeyen güzel gözlerinin içine ışıldayan güzel gözlerimle, aşkla bakarak sevinçle gülümsüyorum. Güzel dudaklarından öpüyorum. Seni çok seviyorum. :)
Kimse giremez aramıza, Su bile sızamaz, Kalplerimiz, ruhlarımız bir arada olduktan sonra. Bir arada zaten, Bir zaten, İkimiz sadece biz. Biz böyle hem çok güzeliz, Hem biriz, birlikteyiz. Daha da güzel günler beklemekte bizi, Mutluluklar, sevinçler, hazlar dizi dizi, İkimizin de kalbinde aşkımızın izi. Tüm dünya duysun birbirimizi sevdiğimizi, Duysun duysun da kimse rahatsız etmesin bizi. Gerçi eden kendine eder, Birlikte olmamız şükredilen bir kader, Rüzgâr hep benden yana eser, Yağmur da üzerime çiseler, Sevgilim her zaman ve sadece beni sever, beni ister. Onun olmak istediği tek yer, Benim yanım, benim kalbim, Birbirimiz söz konusu olunca bir kenarda kalır, Herkes, her şey ve her yer. Bir olmak böyledir işte gözün bir şeyi görmez. Gördüğün bir sevdiğindir, bunu kimse değiştiremez.
Geçen gün TLC kanalında Türkçe olarak “3 Jours Max-Kaldı Üç Gün” isimli komedi aksiyon tarzında bir Fransız filmi izledim. Son zamanlarda izlediğim en eğlenceli, izlemesi keyifli ve sürükleyici filmlerden biriydi. Çok beğendim. Ajan filmlerini tiye alan bir filmdi. Filmdeki espriler güzeldi, dozunda, gülümseten cinsten. :)
Bugün filmi araştırdım. Filmin yönetmeni ve senaristi, Fas kökenli bir Fransız olan Tarek Boudali imiş ve Tarek filmde Rayane karakterini canlandıran başrol oyuncusuymuş. Bunu öğrenmek beni şaşırttı. Çektiği filmi, filmdeki esprileri, filmin sürükleyiciliğini beğendiğimden yetenekli biri olduğunu düşünüyorum.
https://www.startv.com.tr/film/kaldi-uc-gun
Filmin Türkçe fragmanını Youtube’da bulamadım ama Star Tv’de varmış. Filmde büyükannesi kaçırılan Rayane onu kurtarmak için kendisinden istenen iki büyülü zümrüdü üç gün içinde bulmak için arkadaşlarıyla birlikte bir maceraya atılıyordu.
Bir de “3 Jours Max” 2023 yılı yapımı iken 2020 yılında “30 Jours Max- Kaldı 30 Gün” diye yine Tarek Boudali’nin yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı bir film daha varmış. Bu filmin de diğeri gibi eğlenceli olabileceğini düşündüğümden uygun bir zamanda onu da bulup izlemeyi düşünüyorum. :)
Bu videoyu geçenlerde keşfettim. Hareketli müzikleri sevdiğimden bu müzik ve dans hoşuma gitti ve ilginç geldi. :)
Saidi Dansı (Raqs el Assaya-Baston Dansı) denilen bu dans türü, Mısır'ın Nil nehri boyunca uzanan güney (Yukarı Mısır) bölgesinin geleneksel dansıymış. Bu bölgenin yerel kültürünü, neşesini ve dövüş sanatlarını temsil ediyormuş.
Dansın kökeni, Mısırlı erkeklerin uzun sopalarla yaptığı ve bir dövüş sanatı ile oyun karışımı olan geleneksel Tahtib (Tahteeb) ritüeline dayanmaktaymış. Erkekler zamanla bu dövüş hareketlerini müzik eşliğinde ritmik bir gösteriye dönüştürmüşler. Mısır folklorunda Saidi (Said) müziği eşliğinde sergilenen bu form, kadınlar tarafından da uyarlanarak günümüze ulaşmış. :)
Sevgilim sevgilim canım sevgilim, Antep fıstığım benim, Çok seviyorum seni, Senin beni çok sevdiğin gibi. Yağmurum, rüzgârım, güneşim, Bir tanem, kıymetlim, Huzurlu bir gece dilerim, İyi ki sevgilinim, kalbindeyim, Ben her zaman, her yerde seninleyim. :)
Hamza Yardımcıoğlu’nun Bir Solukta Evrenin Resimli Tarihi isimli kitabını bitirdim. Şimdi Pierre Franckh’ın Rezonans Kanunu isimli kitabını okuyorum okuduğum diğer kitaplara ek olarak. Youtube’da bu kitaptan bahsedildiğini duymuş ve merak etmiştim. Bir kitabı bitirip ondan sonra diğerine başlamaktansa, birkaç kitabı birlikte okumayı tercih ediyorum ve seviyorum. Bu ruh haline göre farklı zamanlarda farklı türde müzikleri dinlemeyi istemek gibi. Sıkılırsan veya diğer kitaptaki gelişmeleri merak ediyorsan ona geçebiliyorsun. Bunu bitirmeden diğer kitaba geçemem gibi bir kısıtlama, bir sınırlılık, bir mecburiyet söz konusu değil benim için. Kitap okurken bu özgürlüğü ve esnekliği seviyorum. Bir de tavsiye kitaplardan çok kendi seçtiğim, ilgi duyduğum alanlardaki kitapları okumayı tercih ediyorum ve seviyorum. Birinin okumaktan büyük zevk duyduğu bir kitap benim hiç ilgimi çekmeyebilir ya da bir başkası benim okuduğum kitabı okumayı tercih etmeyebilir. Yine de ilgimi çeken bir kitapla ilgili diğer okuyucuların görüşlerini, onların deneyimlerini okumayı seviyorum özellikle ekşi sözlükten. Keşfetmeyi seviyorum. Hangi kitabı okuyacağına karar verme süreci de bir keşif süreci ve eğlenceli. Ben okumaya ihtiyaç duyduğumuz kitabın bizi bulacağını düşünüyorum ya da bizim onu bulacağımızı. Bazen insan okuduğu bir romanla farklı bir dünyada kaybolmak isterken, bazen ilgi duyduğu alanda bilgi ediniyor okuduğu kitapla, bazen de yazarla karşılıklı sohbet eder gibi onu dinliyor, söyledikleri üzerinde düşünüyor ve keyifli bir yolculuğa çıkıyor, bu sohbetin tadına varıyor. Her kitabın damakta bıraktığı lezzet ayrı. Bazen bazılarını diğerlerinden daha etkileyici buluyorsun ve seviyorsun. Kitap okumanın anlamı herkes için aynı olmadığı gibi her bir kitabın aynı okuyucu için anlamı da bir olmuyor. Bir kitabı okumaktan hiç keyif almaman kitap okumayı sevmediğini göstermiyor sadece o kitabı okumayı sevmediğini gösteriyor. Bazıları ise en beğendiğin kitaplar listende yer almayı başarıyor.
Kalimba, sansula ya da darbuka, Müzik güzel olunca, duygu barındırınca, Dinlenir bir daha ve bir kere daha, defalarca. Canım sevgilim, bu güzel müzikler senin için gelsin, Umarım beğenirsin, Pazar günün çok güzel geçsin. Kalbimin içindesin. :)
Günaydın Sevgilim
Canım sevgilim, günaydın,
Güzel bir güne uyandın. :)
Gülümsemem gününü aydınlatsın.
Güzel gözlerin sevinçle ışıldasın.
Burnuma kızarmış ekmek kokuları geliyor.
Güzel bir kahvaltı beni bekliyor.
Günün çok güzel geçsin.
Hep aklımdasın, hep fikrimdesin, hep kalbimdesin.
Güliz Ardilli
14.12.2024 Cumartesi 09:53 İstanbul
Ohh salıncak da pek rahat,
Baş döndürücüyüm :) ama
tüm etkileyici yönlerimle
sadece sevgilimin başını döndürürüm. :)
Bu sözlerim de şu şarkıyı hatırlattı bana. :)
“Ayılana gazoz bayılana limon”,
sevgilime ise seveceğini düşündüğüm,
ellerimle hazırladığım, içine sevgimi kattığım,
buz gibi limonata. :)
İçin hep ferah olsun canımın içi, canım sevgilim benim. :)
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim, bir tanem için gelsin. :)
“Seni buldum ya başka ne isterim?”
Birbirimizi bulduk çok şükür.
…..
Aklımdasın, kalbimdesin, her zerremdesin,
Zekan keskin, ruhun ince, duyguların derin.
Arasam bir arada bulamayacağım özelliklere sahipsin,
Sen benim eşsiz hazinemsin.
İçin ayrı, dışın ayrı güzel,
Çok özelsin, çok özel.
Dünyaya gelmişim iyi ki,
Bulmuşum seni ve bulmuşsun beni.
Ayaklarımızı yerden kesen bu duygu, sihirli gibi,
Hep seninle olmak istiyorum, şimdi ve ebedi.
Yağ yağmur, içim mutlulukla dolsun,
Varlığım, varlığına armağan olsun.
Güliz Ardilli
10 Haziran 2022 Cuma 21:43
İstanbul
Muhteşem Sevgilin
Beni dünyanın en güzel,
En muhteşem kadını olarak gösteren aynayı getirin bana,
Demiyorum.
Çünkü o aynaya bakmaya ihtiyacım yok.
Sevgilimin benden başkasını görmeyen,
Görmek de istemeyen güzel gözlerine bakmam yeterli.
Sevgilimin gözleri yeter,
Sevgilimin sözleri yeter.
1-2 Mart 2026 İstanbul
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim, benden başkasını görmeyen,
görmek de istemeyen güzel gözlerinin içine ışıldayan güzel gözlerimle,
aşkla bakarak sevinçle gülümsüyorum. Güzel dudaklarından öpüyorum.
Seni çok seviyorum. :)
İkimiz
Kimse giremez aramıza,
Su bile sızamaz,
Kalplerimiz, ruhlarımız bir arada olduktan sonra.
Bir arada zaten,
Bir zaten,
İkimiz sadece biz.
Biz böyle hem çok güzeliz,
Hem biriz, birlikteyiz.
Daha da güzel günler beklemekte bizi,
Mutluluklar, sevinçler, hazlar dizi dizi,
İkimizin de kalbinde aşkımızın izi.
Tüm dünya duysun birbirimizi sevdiğimizi,
Duysun duysun da kimse rahatsız etmesin bizi.
Gerçi eden kendine eder,
Birlikte olmamız şükredilen bir kader,
Rüzgâr hep benden yana eser,
Yağmur da üzerime çiseler,
Sevgilim her zaman ve sadece beni sever, beni ister.
Onun olmak istediği tek yer,
Benim yanım, benim kalbim,
Birbirimiz söz konusu olunca bir kenarda kalır,
Herkes, her şey ve her yer.
Bir olmak böyledir işte gözün bir şeyi görmez.
Gördüğün bir sevdiğindir, bunu kimse değiştiremez.
Güliz Ardilli
22 Nisan 2025 Salı 00:04 İstanbul
Geçen gün TLC kanalında Türkçe olarak “3 Jours Max-Kaldı Üç Gün”
isimli komedi aksiyon tarzında bir Fransız filmi izledim.
Son zamanlarda izlediğim en eğlenceli, izlemesi keyifli ve
sürükleyici filmlerden biriydi. Çok beğendim.
Ajan filmlerini tiye alan bir filmdi. Filmdeki espriler güzeldi,
dozunda, gülümseten cinsten. :)
Bugün filmi araştırdım. Filmin yönetmeni ve senaristi,
Fas kökenli bir Fransız olan Tarek Boudali imiş ve
Tarek filmde Rayane karakterini canlandıran başrol oyuncusuymuş.
Bunu öğrenmek beni şaşırttı.
Çektiği filmi, filmdeki esprileri, filmin sürükleyiciliğini beğendiğimden
yetenekli biri olduğunu düşünüyorum.
https://www.startv.com.tr/film/kaldi-uc-gun
Filmin Türkçe fragmanını Youtube’da bulamadım
ama Star Tv’de varmış. Filmde büyükannesi kaçırılan Rayane
onu kurtarmak için kendisinden istenen iki büyülü zümrüdü
üç gün içinde bulmak için arkadaşlarıyla birlikte bir maceraya atılıyordu.
Bir de “3 Jours Max” 2023 yılı yapımı iken 2020 yılında
“30 Jours Max- Kaldı 30 Gün” diye yine Tarek Boudali’nin
yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı bir film daha varmış.
Bu filmin de diğeri gibi eğlenceli olabileceğini düşündüğümden
uygun bir zamanda onu da bulup izlemeyi düşünüyorum. :)
Bu videoyu geçenlerde keşfettim. Hareketli müzikleri sevdiğimden
bu müzik ve dans hoşuma gitti ve ilginç geldi. :)
Saidi Dansı (Raqs el Assaya-Baston Dansı) denilen bu dans türü,
Mısır'ın Nil nehri boyunca uzanan güney (Yukarı Mısır) bölgesinin
geleneksel dansıymış. Bu bölgenin yerel kültürünü,
neşesini ve dövüş sanatlarını temsil ediyormuş.
Dansın kökeni, Mısırlı erkeklerin uzun sopalarla yaptığı
ve bir dövüş sanatı ile oyun karışımı olan geleneksel Tahtib (Tahteeb)
ritüeline dayanmaktaymış. Erkekler zamanla bu dövüş hareketlerini
müzik eşliğinde ritmik bir gösteriye dönüştürmüşler.
Mısır folklorunda Saidi (Said) müziği eşliğinde sergilenen bu form,
kadınlar tarafından da uyarlanarak günümüze ulaşmış. :)
Sevgilim sevgilim canım sevgilim,
Antep fıstığım benim,
Çok seviyorum seni,
Senin beni çok sevdiğin gibi.
Yağmurum, rüzgârım, güneşim,
Bir tanem, kıymetlim,
Huzurlu bir gece dilerim,
İyi ki sevgilinim, kalbindeyim,
Ben her zaman, her yerde seninleyim. :)
Hamza Yardımcıoğlu’nun Bir Solukta Evrenin Resimli Tarihi
isimli kitabını bitirdim. Şimdi Pierre Franckh’ın Rezonans Kanunu
isimli kitabını okuyorum okuduğum diğer kitaplara ek olarak.
Youtube’da bu kitaptan bahsedildiğini duymuş ve merak etmiştim.
Bir kitabı bitirip ondan sonra diğerine başlamaktansa,
birkaç kitabı birlikte okumayı tercih ediyorum ve seviyorum.
Bu ruh haline göre farklı zamanlarda farklı türde müzikleri
dinlemeyi istemek gibi. Sıkılırsan veya diğer kitaptaki gelişmeleri
merak ediyorsan ona geçebiliyorsun. Bunu bitirmeden diğer kitaba geçemem
gibi bir kısıtlama, bir sınırlılık, bir mecburiyet söz konusu değil benim için.
Kitap okurken bu özgürlüğü ve esnekliği seviyorum.
Bir de tavsiye kitaplardan çok kendi seçtiğim,
ilgi duyduğum alanlardaki kitapları okumayı tercih ediyorum ve seviyorum.
Birinin okumaktan büyük zevk duyduğu bir kitap benim hiç ilgimi çekmeyebilir
ya da bir başkası benim okuduğum kitabı okumayı tercih etmeyebilir.
Yine de ilgimi çeken bir kitapla ilgili diğer okuyucuların görüşlerini,
onların deneyimlerini okumayı seviyorum özellikle ekşi sözlükten.
Keşfetmeyi seviyorum. Hangi kitabı okuyacağına karar verme süreci de
bir keşif süreci ve eğlenceli. Ben okumaya ihtiyaç duyduğumuz kitabın
bizi bulacağını düşünüyorum ya da bizim onu bulacağımızı.
Bazen insan okuduğu bir romanla farklı bir dünyada kaybolmak isterken,
bazen ilgi duyduğu alanda bilgi ediniyor okuduğu kitapla,
bazen de yazarla karşılıklı sohbet eder gibi onu dinliyor,
söyledikleri üzerinde düşünüyor ve keyifli bir yolculuğa çıkıyor,
bu sohbetin tadına varıyor. Her kitabın damakta bıraktığı lezzet ayrı.
Bazen bazılarını diğerlerinden daha etkileyici buluyorsun ve seviyorsun.
Kitap okumanın anlamı herkes için aynı olmadığı gibi
her bir kitabın aynı okuyucu için anlamı da bir olmuyor.
Bir kitabı okumaktan hiç keyif almaman
kitap okumayı sevmediğini göstermiyor
sadece o kitabı okumayı sevmediğini gösteriyor.
Bazıları ise en beğendiğin kitaplar listende yer almayı başarıyor.
Müzik Kutusu
Kalimba, sansula ya da darbuka,
Müzik güzel olunca, duygu barındırınca,
Dinlenir bir daha ve bir kere daha, defalarca.
Canım sevgilim, bu güzel müzikler senin için gelsin,
Umarım beğenirsin,
Pazar günün çok güzel geçsin.
Kalbimin içindesin. :)
Güliz Ardilli
24 Kasım 2024 00:37 İstanbul