Rüzgar benim, yağmur benim, gemi de benim, İstediğim gibi severim. Rüzgar benden yana eser, Yağmur üzerime çiseler, Arada gök de gürler. Benim olan bana geliyor, Açılmış yelkenler. Rotayı kimse değiştiremez, Rüzgar benimle beraber. Asla başka yöne esmez. Deniz benim, rüzgar benim, umut da benim. Her haliyle severim sevdiğimi, Geçireceğiz bir adada, En güzel günleri ve geceleri. Yelkenler fora, Tam güç ileri. Ben çok seviyorum sevgilimi, Sevgilim de beni. Deryadır sözleri, Engindir düşleri, Onun, benim hayali Sadece benim istediği, Geminin rotası belli. Avucunu yalasın, Kimse kötü niyetli. O benimdir, ben onun, Yok daha ötesi. Koşacağım kollarına, Sarılacağım boynuna, Birlikte olacağız ebedi. Zamanı geldi, Zamanı şimdi.
Beni dünyanın en güzel, En muhteşem kadını olarak gösteren aynayı getirin bana, Demiyorum. Çünkü o aynaya bakmaya ihtiyacım yok. Sevgilimin benden başkasını görmeyen, Görmek de istemeyen güzel gözlerine bakmam yeterli. Sevgilimin gözleri yeter, Sevgilimin sözleri yeter.
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim, Bir tanem, Antep fıstığım, kıymetlim benim, Hep kalbinin sesini dinle, Çünkü kalbinde sadece ben varım. Umudum, dünyam, son noktam, Yağmurum, rüzgârım, fırtınam, Kalbimin sesini dinliyorum. Çünkü kalbimde sadece sen varsın. Kalbim, güneşim, biricik sevgilim, İki cihanda evim, her şeyim, Mantığının sesini de dinlesen cevap aynı, Çünkü hep aklındayım, fikrindeyim, daima seninleyim. Aklım da kalbim de haykırıyor sadece seni, adını, Kalbinden gelen yankıda duyuyorum sadece kendi adımı, Bir gün taşıyacağız inşallah aynı soyadını.
Adil Yıldırım’ın hayatın anlamı gibi derin ve önemli bir konudan bahsederken anlatımının bir yerinde örnek verirken ”uzaylı geldi tarhana çorbası içti” ifadesini geçirmesi dikkatimi çekti ve bana şu esprili sohbeti kurgulattı:
-Uzaylı gören masum köylü: Buyur gel tarhana çorbası ikram edek sayın uzaylı. -Masum köylü gören uzaylı: Yok sağ ol kardeşim daha yeni hamsi kuşu yedim tokum. -Masum köylüyle konuşan uzaylının arkadaşı olan uzaylı: Tarhana çorbasına asla hayır diyemem dünyadan başka gezegende bulunmaz. :)
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim, Bir tanem, kıymetlim, Bu güzel manzaralar gününü güzelleştirsin. Huzurlu, sevinçli bir gün geçirmeni dilerim, Sevgimle dolu kalbinden içtenlikle öperim. :)
Senle Ben
Senle ben dolaşsak kırlarda Uzansak çayırlara Birlikte baksak uçan kuşlara Senle ben hayaller kursak Senle ben buluşsak rüyalarda Sarılsak masallara Birlikte baksak kayan yıldıza Senle ben hayaller kursak Senle ben konuşsak kuytularda Dokunsak bulutlara Birlikte baksak yağan yağmura Senle ben hayaller kursak Senle ben atlasak rüzgarlara Ulaşsak diyarlara Birlikte karışsak akan zamana Senle ben hayaller kursak Senle ben yazılsak destanlara Taşınsak sonsuzluğa Birlikte koşsak mutluluğa Senle ben bir hayat kursak. Senle ben, Senle ben, Senle ben.
Reklamlar genelde çabuk bitsin isteriz ama bazı reklamlar farklı. Ben reklamda bahsi geçen enerji içeceğini hiç içmedim. İçmeyi de düşünmüyorum. Doğal içeceklerden yanayım. Ancak bu ürünün esprili reklamlarını seviyorum. Hayvanları sevdiğimden ve aynı zamanda bu iki reklamı zekice ve esprili bulduğumdan paylaşmak istedim. Sanki sesli karikatür gibiler. İlk videoda köpeğin adı Charlie. Türkiye’deki versiyonunda ise Patron, bu da hoş bir detay olmuş. Ben yayınlamak için o versiyonunu bulamadım. Ararken aşağıdaki videoyu buldum. İkisini de izlemesi keyifli ve insanı gülümsetiyor. :)
Denizin güzelliği insanı büyülüyor. Deniz kenarında olup da büyülenmemek değil elde, Huzur istersen huzur, heyecan istersen heyecan, hepsi denizde. Rüzgâr tatlı tatlı estiğinde, Sakin ve huzurlu bir deniz gözlerinin önünde, Beyaz köpük köpük coşkulu dalgalar ise, Rüzgârın hızının, coşkusunun, heyecanının yansıması elbette. Mavinin en güzel tonları denizde, Aşk dolu yağmurların yağdığı gökyüzü sayesinde. Derin, engin, hep yanında olmak istersin bu güzelliğin. Buluştuğunda gözlerin masmavisiyle denizin, Onu tüm varlığınla hissetmek istersin. Deniz, ruhunun derinliklerinde, Deniz, martıların dokunmak istediği yerde, Deniz aklını başından alır ve Sen de razısındır seve seve, tüm kalbinle. Evet dersin aradığım her şey sende, Büyüledin beni güzelliğinle, tüm bereketinle. Bazen fırtınalar kopar denizde, Ama sonra diner, deniz döner eski sakinliğine, Değişkenlik ve uyum denizin doğasında rüzgârla birlikte. Pırıl pırıl masmavi berrak gözüken kıyılar, Bir de derinlikten laciverte bürünen uzaklar, Denizde daha keşfedilecek çok şey var. Ama en önemlisi denizin sevgilisi, bir tanesi, kalbi. O onun her şeyi. Bazen uzaklardan geçen bir yelkenli, Bazen üzerine düşen bir yağmur tanesi, Bazen özgür ruhuyla deniz kenarında koşan bir at ve onun rüzgârda savrulan yelesi, Bazen umutla esen rüzgârın ta kendisi olarak görünür onun sevgilisi. Ama hep aynı ruh ve kalbe sahiptir değişse de sureti. Aynı aşkla sever, hep sever, çok çok sever, Sadece denizini, Güliz’ini, her şeyden herkesten değerli sevgilisini sever. İyi ki de sever, tıpkı sevgilisinin onu hep, çok çok ve sadece onu sevdiği gibi.
Hem yemek hem tatlı çok lezzetli gözüküyor. :) Sanırım bu yemek, tereyağlı patates püresi yatağında mantarlı ve bezelyeli tavuk yanında kuşkonmaz şeklinde tarif edilebilir. :) Sarımsak ve soğan yemeğin lezzetini arttırmıştır diye düşünüyorum. Limonlu tatlının limon kabuklarının içinde servis edilmesi de hem orijinal hem hoş bir fikir, değerlendirilmeli. Videonun içeriğinde kullanılan malzemeler görülmekle birlikte detay verilmemiş ama yorumlar kısmında tam tarife yer verilmiş.
Limonlu tatlı için ayrıca şöyle bir video buldum. Yeni bir şey öğrendiğim için mutluyum. :) Hem yemek yapmak, hem yeni şeyler öğrenmek insanı mutlu eder. Sadece birkaç malzemeyle, yemesinin keyifli olacağını düşündüğüm hoş bir tatlı yapmışlar. Yapımı kolay gözüküyor, yemesi şahane. :)
Benim
Rüzgar benim, yağmur benim, gemi de benim,
İstediğim gibi severim.
Rüzgar benden yana eser,
Yağmur üzerime çiseler,
Arada gök de gürler.
Benim olan bana geliyor,
Açılmış yelkenler.
Rotayı kimse değiştiremez,
Rüzgar benimle beraber.
Asla başka yöne esmez.
Deniz benim, rüzgar benim, umut da benim.
Her haliyle severim sevdiğimi,
Geçireceğiz bir adada,
En güzel günleri ve geceleri.
Yelkenler fora,
Tam güç ileri.
Ben çok seviyorum sevgilimi,
Sevgilim de beni.
Deryadır sözleri,
Engindir düşleri,
Onun, benim hayali
Sadece benim istediği,
Geminin rotası belli.
Avucunu yalasın,
Kimse kötü niyetli.
O benimdir, ben onun,
Yok daha ötesi.
Koşacağım kollarına,
Sarılacağım boynuna,
Birlikte olacağız ebedi.
Zamanı geldi,
Zamanı şimdi.
Güliz Ardilli
26 Temmuz 2023 1:18 İstanbul
Muhteşem Sevgilin
Beni dünyanın en güzel,
En muhteşem kadını olarak gösteren aynayı getirin bana,
Demiyorum.
Çünkü o aynaya bakmaya ihtiyacım yok.
Sevgilimin benden başkasını görmeyen,
Görmek de istemeyen güzel gözlerine bakmam yeterli.
Sevgilimin gözleri yeter,
Sevgilimin sözleri yeter.
Güliz Ardilli
1-2 Mart 2026 İstanbul
İki Cihanda Evim
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim,
Bir tanem, Antep fıstığım, kıymetlim benim,
Hep kalbinin sesini dinle,
Çünkü kalbinde sadece ben varım.
Umudum, dünyam, son noktam,
Yağmurum, rüzgârım, fırtınam,
Kalbimin sesini dinliyorum.
Çünkü kalbimde sadece sen varsın.
Kalbim, güneşim, biricik sevgilim,
İki cihanda evim, her şeyim,
Mantığının sesini de dinlesen cevap aynı,
Çünkü hep aklındayım, fikrindeyim, daima seninleyim.
Aklım da kalbim de haykırıyor sadece seni, adını,
Kalbinden gelen yankıda duyuyorum sadece kendi adımı,
Bir gün taşıyacağız inşallah aynı soyadını.
Güliz Ardilli
24 Mart 2026 Salı 02:22
Adil Yıldırım’ın hayatın anlamı gibi derin ve önemli
bir konudan bahsederken anlatımının bir yerinde örnek verirken
”uzaylı geldi tarhana çorbası içti” ifadesini geçirmesi dikkatimi çekti ve
bana şu esprili sohbeti kurgulattı:
-Uzaylı gören masum köylü: Buyur gel tarhana çorbası ikram edek sayın uzaylı.
-Masum köylü gören uzaylı: Yok sağ ol kardeşim daha yeni hamsi kuşu yedim tokum.
-Masum köylüyle konuşan uzaylının arkadaşı olan uzaylı: Tarhana çorbasına asla hayır diyemem dünyadan başka gezegende bulunmaz. :)
-Çıt!
-Ne oldu öyle?
-Şeytanın bacağını kırdım siteye gündüz gelerek. :)
-Hıııı… :)
Canım sevgilim, canımın içi sevgilim,
Bir tanem, kıymetlim,
Bu güzel manzaralar gününü güzelleştirsin.
Huzurlu, sevinçli bir gün geçirmeni dilerim,
Sevgimle dolu kalbinden içtenlikle öperim. :)
Senle Ben
Senle ben dolaşsak kırlarda
Uzansak çayırlara
Birlikte baksak uçan kuşlara
Senle ben hayaller kursak
Senle ben buluşsak rüyalarda
Sarılsak masallara
Birlikte baksak kayan yıldıza
Senle ben hayaller kursak
Senle ben konuşsak kuytularda
Dokunsak bulutlara
Birlikte baksak yağan yağmura
Senle ben hayaller kursak
Senle ben atlasak rüzgarlara
Ulaşsak diyarlara
Birlikte karışsak akan zamana
Senle ben hayaller kursak
Senle ben yazılsak destanlara
Taşınsak sonsuzluğa
Birlikte koşsak mutluluğa
Senle ben bir hayat kursak.
Senle ben,
Senle ben,
Senle ben.
Güliz Ardilli
https://soundcloud.com/guliz-ardilli/senle-ben
Reklamlar genelde çabuk bitsin isteriz ama bazı reklamlar farklı.
Ben reklamda bahsi geçen enerji içeceğini hiç içmedim.
İçmeyi de düşünmüyorum. Doğal içeceklerden yanayım.
Ancak bu ürünün esprili reklamlarını seviyorum.
Hayvanları sevdiğimden ve aynı zamanda bu iki reklamı
zekice ve esprili bulduğumdan paylaşmak istedim.
Sanki sesli karikatür gibiler. İlk videoda köpeğin adı Charlie.
Türkiye’deki versiyonunda ise Patron, bu da hoş bir detay olmuş.
Ben yayınlamak için o versiyonunu bulamadım.
Ararken aşağıdaki videoyu buldum.
İkisini de izlemesi keyifli ve insanı gülümsetiyor. :)
İzlemekten keyif aldığım bu video ile bağlantılı olarak
mütevazı bir cümle kurayım:
Bizi tanıyın. :))
Deniz ve Sevgilisi
Denizin güzelliği insanı büyülüyor.
Deniz kenarında olup da büyülenmemek değil elde,
Huzur istersen huzur, heyecan istersen heyecan, hepsi denizde.
Rüzgâr tatlı tatlı estiğinde,
Sakin ve huzurlu bir deniz gözlerinin önünde,
Beyaz köpük köpük coşkulu dalgalar ise,
Rüzgârın hızının, coşkusunun, heyecanının yansıması elbette.
Mavinin en güzel tonları denizde,
Aşk dolu yağmurların yağdığı gökyüzü sayesinde.
Derin, engin, hep yanında olmak istersin bu güzelliğin.
Buluştuğunda gözlerin masmavisiyle denizin,
Onu tüm varlığınla hissetmek istersin.
Deniz, ruhunun derinliklerinde,
Deniz, martıların dokunmak istediği yerde,
Deniz aklını başından alır ve
Sen de razısındır seve seve, tüm kalbinle.
Evet dersin aradığım her şey sende,
Büyüledin beni güzelliğinle, tüm bereketinle.
Bazen fırtınalar kopar denizde,
Ama sonra diner, deniz döner eski sakinliğine,
Değişkenlik ve uyum denizin doğasında rüzgârla birlikte.
Pırıl pırıl masmavi berrak gözüken kıyılar,
Bir de derinlikten laciverte bürünen uzaklar,
Denizde daha keşfedilecek çok şey var.
Ama en önemlisi denizin sevgilisi, bir tanesi, kalbi.
O onun her şeyi.
Bazen uzaklardan geçen bir yelkenli,
Bazen üzerine düşen bir yağmur tanesi,
Bazen özgür ruhuyla deniz kenarında koşan bir at ve onun rüzgârda savrulan yelesi,
Bazen umutla esen rüzgârın ta kendisi olarak görünür onun sevgilisi.
Ama hep aynı ruh ve kalbe sahiptir değişse de sureti.
Aynı aşkla sever, hep sever, çok çok sever,
Sadece denizini, Güliz’ini, her şeyden herkesten değerli sevgilisini sever.
İyi ki de sever, tıpkı sevgilisinin onu hep, çok çok ve sadece onu sevdiği gibi.
Güliz Ardilli
4 Haziran 2025 İstanbul 01:25
Hem yemek hem tatlı çok lezzetli gözüküyor. :)
Sanırım bu yemek, tereyağlı patates püresi yatağında
mantarlı ve bezelyeli tavuk yanında kuşkonmaz
şeklinde tarif edilebilir. :) Sarımsak ve soğan
yemeğin lezzetini arttırmıştır diye düşünüyorum.
Limonlu tatlının limon kabuklarının içinde servis edilmesi de
hem orijinal hem hoş bir fikir, değerlendirilmeli.
Videonun içeriğinde kullanılan malzemeler görülmekle birlikte
detay verilmemiş ama yorumlar kısmında tam tarife yer verilmiş.
Limonlu tatlı için ayrıca şöyle bir video buldum.
Yeni bir şey öğrendiğim için mutluyum. :)
Hem yemek yapmak, hem yeni şeyler öğrenmek insanı mutlu eder.
Sadece birkaç malzemeyle, yemesinin keyifli olacağını düşündüğüm
hoş bir tatlı yapmışlar. Yapımı kolay gözüküyor, yemesi şahane. :)