Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Muhteşem.(İt.)İng.: Magnificent
Muhteşem, fantastik.(İt.)İng.: Fantastic
Harika. mükemmel.(İt.)İng.: Excellent
Bir elma cinsi.
Bir elma (mela ambrosia) türü.
Bir ekonomi terimi.
Bakmak, izlemek.(İt.)İng.: to watch
Toccare :Tokalaşmak, el şıkışmak.(İt.) Noon mi toccare!: Benimle tokalaşma!İng.: To touch
Kendini geriye çekmek yapılması istenen herhangi bir talebe karşılık isteksiz davranmak.(dym.)Deyim yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Muhteşem.
(İt.)
İng.: Magnificent
Muhteşem, fantastik.
(İt.)
İng.: Fantastic
Harika. mükemmel.
(İt.)
İng.: Excellent
Bir elma cinsi.
Bir elma cinsi.
Bir elma (mela ambrosia) türü.
Bir ekonomi terimi.
Bakmak, izlemek.
(İt.)
İng.: to watch
Toccare :Tokalaşmak, el şıkışmak.
(İt.)
Noon mi toccare!: Benimle tokalaşma!
İng.: To touch
Kendini geriye çekmek yapılması istenen herhangi bir talebe karşılık isteksiz davranmak.(dym.)
Deyim yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri