Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şinasi Akay
Şinasi Akay

Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.

  • kamyon yazıları11.03.2025 - 12:43

    YERDEN DÜŞENİ KALDIRIRIZ DA GÖZDEN DÜŞENE ÇARE YOK.

  • güven10.03.2025 - 23:56

    "İnsan bilmeli ki bir ölümün, bir de kaybolan güvenin telafisi olmaz bu hayatta"
    Özlü sözler

  • sofisticato10.03.2025 - 23:20

    Sofisticato/a: Komplike, karmaşık, sofistike, çok yönlü./ İt.
    Significato: Complicato, avanzato, elegante, raffinato.
    Dopo la rapina, la banca ha installato un sofisticato sistema d'allarme.

  • it is a matter of10.03.2025 - 21:43

    Matter :

    Does it matter? ( Önemi var mı?)
    As a matter of fact. (Aslında)
    What's the matter? (Ne oldu?)
    It doesn't matter (Önemli değil)
    No matter what (Ne olursa olsun)

  • matter10.03.2025 - 21:43

    Matter :

    Does it matter? ( Önemi var mı?)
    As a matter of fact. (Aslında)
    What's the matter? (Ne oldu?)
    It doesn't matter (Önemli değil)
    No matter what (Ne olursa olsun)

  • süreklilik10.03.2025 - 20:15

    Kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık, daimîlik.

  • bilişsel çelişki10.03.2025 - 18:00

    Bilişsel karıştırma: Zihni meşgul eden endişeleri devre dışı bırakarak rahatlamayı sağlamak. Daha derin bir uyku ve huzurlu bir zihni sağlama yöntemi.

  • uykusuzluk10.03.2025 - 17:55

    Uykuya dalamama, uykuyu sürdürememe. Aşırı düşünmeye bağlı uyuyamama hâli. Uyumadan önce zihnin sürekli çalışıp düşünceler arasında kaybolmak.

  • breaking out10.03.2025 - 12:45

    Zoom expressions:
    You're breaking up. ( Sesin kesiliyor)
    The connection is bad. ( Bağlantıda sorun var)
    Can you hear me now? ( Şimdi beni duyabiliyor musun?)
    Can you speak up? ( Daha sesli konuşur musun?)
    You are muted. (Mikrofonun kapalı)
    Can you turn on your mic? ( Mikrofonunu açar mısın?)

  • muted10.03.2025 - 12:44

    Kısık, soluk, sessiz, kısılmış. / İng.

    Zoom expressions:
    You're breaking up. ( Sesin kesiliyor)
    The connection is bad. ( Bağlantıda sorun var)
    Can you hear me now? ( Şimdi beni duyabiliyor musun?)
    Can you speak up? ( Daha sesli konuşur musun?)
    You are muted. (Mikrofonun kapalı)
    Can you turn on your mic? ( Mikrofonunu açar mısın?)