Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Yuvarlak, simide benzer bir ekmek çeşidi, yahudi simidi./ İng.
Hop on a bus : Atla otobüse. / İng.
Hop on a bus : Atla otobüse./ İng.
" Eğer dönülme imkanı olsaydı dayanamaz "Annem " gelirdi. Benim annem o gün gelmedi ya, o zaman anladım. Giden geri gelmiyor."(Bir Gassalın anısı)
Stuff happens : Olur böyle şeyler.
am drumming my finger: Elleriyle darbuka çalar gibi yapmak, ( birini bekleme anındaki rutin hareketlerden biri) / İng.
I am picking at my nails: Tırnaklarınızla oynamak, iki tırnağı birbirine sürterek ses çıkarmak. / İng.
I am striding up and down : Volta atmak./ İng.
I am picking on my skin: Suratınızla oynamak, elinizle suratınızı tatlı tatlı kaşımak../ İng.
Yuvarlak, simide benzer bir ekmek çeşidi, yahudi simidi./ İng.
Hop on a bus : Atla otobüse. / İng.
Hop on a bus : Atla otobüse./ İng.
" Eğer dönülme imkanı olsaydı dayanamaz "Annem " gelirdi. Benim annem o gün gelmedi ya, o zaman anladım. Giden geri gelmiyor."
(Bir Gassalın anısı)
Stuff happens : Olur böyle şeyler.
Stuff happens : Olur böyle şeyler.
am drumming my finger: Elleriyle darbuka çalar gibi yapmak, ( birini bekleme anındaki rutin hareketlerden biri) / İng.
I am picking at my nails: Tırnaklarınızla oynamak, iki tırnağı birbirine sürterek ses çıkarmak. / İng.
I am striding up and down : Volta atmak./ İng.
I am picking on my skin: Suratınızla oynamak, elinizle suratınızı tatlı tatlı kaşımak../ İng.