Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Briyoş, kuruvasan./ İtİtalyanların sabah kahvaltısında kahveye eşlik eden tatlı çörek.
Bir italyan tuzlu, yağlı ekmek çeşidi.
Yuvarlak, simide benzer bir ekmek çeşidi, yahudi simidi./ İng.
Hop on a bus : Atla otobüse. / İng.
Hop on a bus : Atla otobüse./ İng.
" Eğer dönülme imkanı olsaydı dayanamaz "Annem " gelirdi. Benim annem o gün gelmedi ya, o zaman anladım. Giden geri gelmiyor."(Bir Gassalın anısı)
Stuff happens : Olur böyle şeyler.
am drumming my finger: Elleriyle darbuka çalar gibi yapmak, ( birini bekleme anındaki rutin hareketlerden biri) / İng.
I am picking at my nails: Tırnaklarınızla oynamak, iki tırnağı birbirine sürterek ses çıkarmak. / İng.
Briyoş, kuruvasan./ İt
İtalyanların sabah kahvaltısında kahveye eşlik eden tatlı çörek.
Bir italyan tuzlu, yağlı ekmek çeşidi.
Yuvarlak, simide benzer bir ekmek çeşidi, yahudi simidi./ İng.
Hop on a bus : Atla otobüse. / İng.
Hop on a bus : Atla otobüse./ İng.
" Eğer dönülme imkanı olsaydı dayanamaz "Annem " gelirdi. Benim annem o gün gelmedi ya, o zaman anladım. Giden geri gelmiyor."
(Bir Gassalın anısı)
Stuff happens : Olur böyle şeyler.
Stuff happens : Olur böyle şeyler.
am drumming my finger: Elleriyle darbuka çalar gibi yapmak, ( birini bekleme anındaki rutin hareketlerden biri) / İng.
I am picking at my nails: Tırnaklarınızla oynamak, iki tırnağı birbirine sürterek ses çıkarmak. / İng.