Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Give credit where it's due: Yiğidi öldür hakkını ver.
Give the matter due impartance: Konuya hak ettiği önemi verin.
"With all due respect": Saygısızlık etmek istemem ama.
" L'ho visto ieri al ristorante con sua moglie."(Onu dün restoranda eşiyle gördüm.)Burada moglie dişil tekil bir isim olduğu için iyelik sıfatı sua olur.suo › marito (kocası)sua › moglie (eşi/karısı)
Riposarsi sul divano.
Ascoltare la musica.
Leggere un libro.
Preparare un tè.
Chiudere le finestre.
Guardare la pioggia.
Give credit where it's due: Yiğidi öldür hakkını ver.
Give the matter due impartance: Konuya hak ettiği önemi verin.
"With all due respect": Saygısızlık etmek istemem ama.
" L'ho visto ieri al ristorante con sua moglie."
(Onu dün restoranda eşiyle gördüm.)
Burada moglie dişil tekil bir isim olduğu için iyelik sıfatı sua olur.
suo › marito (kocası)
sua › moglie (eşi/karısı)
Riposarsi sul divano.
Ascoltare la musica.
Leggere un libro.
Preparare un tè.
Chiudere le finestre.
Guardare la pioggia.