Kulağımda çınlar o tatlı sesin Ama her yerde va' dı bi' nefesin Bi' de kokun vardı, sanki dezenfektan. -Sefo- Sevgilisinin kokuusnu dezenfektana benzetiyor, romantizmde sınırları zorlamakkk :)) ******* Lütfen beni bi' salın Saçları sarı, gözleri çakır Olur gibi canım Yanımda kalmadı hiç akıl. -Çakal- Her zaman ‘’yanında bulundurduğu’’ akıl hiç kalmamış… yerine sakız verse olur mu acep :))
Yaşarken değerini anlayamadığımız an'lar geçip giderken hızla ve umarsızca, yaşanmışlıkların özlemiyle yanıp tutuşur yürek zaman zaman.. Seneler / an'lar geri döndürülemez elbet ama ne kadar dudaklarımızda tebessüme ya da ruhumuzda hüzünlere yol açsa da anılara yapılan yolculuklar hayata lezzet / anlam katar...
Okuduklarımızdan, duyduklarımzıdan anlıyoruz kii eskinin aşkları da nsanlarıyla doğru orantılı olarak çelik gibiymiş. Ya çok ‘’ sağlam , derin ve anlamlı’’ aşklardır ya da kırılacaksa da çat diye kırılan türden. Oysa günümüzün çoğu aşklar böyle mii .. eğilir , bükülür , sündürülür, kısalır. e plastik aşklardır n’olacak :P aşık olunacak karşı cinste aranan en büyük kriter ,takipçi sayısı ile tıklanma sayısından ibaret .. en en önemli konusu ise kendisini arkadaş listesine alıp almadığı. Kavga ediyorlar ama telefonlarıyla… Yüz yüze konuşmuyorlar, WhatsApp’tan tartışıyorlar. — Sen beni anlamıyorsun. — “ok.” ahha bitmesi sadece 10 saniye sürdü .. ağlamak , üzülmek, hüzünlenmek ne gezeerr… Zamane aşklarının başlaması da, devamı da, bitmesi de plastik bir aracın , plastik bir tuşuna basmak kadar kolayy
mai eflatun’u tek geçerim.. O’na hayrandım ve nedir idolümdü… 9 canlı kedi , chiron, nev-eser, mahalle ‘’ yazar ‘’ bizler zevkle okurduk. elegant, renan , eclemif… keşke gene yazsalardı okurduk dediklerimdi. Bak yaa, o günler aklıma düştü, duygulanmanın içindeyim…. Ya sahi , o nedir bölümü ise, bu günkü ' nedir ' ??
her insanın hayatının merkezinde özü itibariyle yine kendisi vardır . ve de dünyanın sadece kendisi etrafında döndüğüne inanır.. buraya kadar mutabıkız sayın Nur Bahti.. çözüm, kendi egosunu aşma becerisini gösterip, ‘’teklikten- hep’liğe ‘’ yönelmek olabilir mi acep :)
aslında hoş bir söz olmayıp hem söyleyen, hem de söylenen için olumsuzluk ve zorluk içerir. ama ben seni mutlu edemem, sen çok daha iyilerine layık…… türünden lafı eveleyip gevelemeden , konuyu uzatmadan , söylenmesi ile de kesin ve nihai anlam ifade eder ki bu açıdan çok çok isabetlidir. en kısa yoldan çıkışa ulaşmak varken , labirentin uzadıkça uzayan çetrefilli yollarında telef olmanın alemi vaar mıı :)
merakımız, hoş da olsa içi boş sözlere değil efenim :) dejenere olmuş davranışlar silsilesinde üstü tozlanmış olsa da hala ruhunu koruyan , derinliği olan birkaç ‘’ insani vasfadır '' bu düşkünlüğümüz… ne çok yoruyor insan, insanı değil mi , en çok da, daldan dala konmaya müptela, göçebe ruhlular..
Kulağımda çınlar o tatlı sesin
Ama her yerde va' dı bi' nefesin
Bi' de kokun vardı, sanki dezenfektan.
-Sefo-
Sevgilisinin kokuusnu dezenfektana benzetiyor, romantizmde sınırları zorlamakkk :))
*******
Lütfen beni bi' salın
Saçları sarı, gözleri çakır
Olur gibi canım
Yanımda kalmadı hiç akıl.
-Çakal-
Her zaman ‘’yanında bulundurduğu’’ akıl hiç kalmamış… yerine sakız verse olur mu acep :))
sahip olun!
taşa
demire
aleve
küle bile...
az sözle çook şey anlatmak sanatı budur her hal..
işte bu yüzden,
her şiir yazan , '' zarif insan, zarif şair '' olamıyor...
Yaşarken değerini anlayamadığımız an'lar geçip giderken hızla ve umarsızca,
yaşanmışlıkların özlemiyle yanıp tutuşur yürek zaman zaman..
Seneler / an'lar geri döndürülemez elbet
ama ne kadar dudaklarımızda tebessüme ya da ruhumuzda hüzünlere yol açsa da anılara yapılan yolculuklar hayata lezzet / anlam katar...
düşünüyorum düşünmesine de ,
acaba var mıyım..
işte orası bir muammaa :))
Okuduklarımızdan, duyduklarımzıdan anlıyoruz kii eskinin aşkları da
nsanlarıyla doğru orantılı olarak çelik gibiymiş.
Ya çok ‘’ sağlam , derin ve anlamlı’’ aşklardır ya da kırılacaksa da çat diye kırılan türden.
Oysa günümüzün çoğu aşklar böyle mii ..
eğilir , bükülür , sündürülür, kısalır. e plastik aşklardır n’olacak :P
aşık olunacak karşı cinste aranan en büyük kriter ,takipçi sayısı ile tıklanma sayısından ibaret ..
en en önemli konusu ise kendisini arkadaş listesine alıp almadığı.
Kavga ediyorlar ama telefonlarıyla… Yüz yüze konuşmuyorlar, WhatsApp’tan tartışıyorlar.
— Sen beni anlamıyorsun.
— “ok.”
ahha bitmesi sadece 10 saniye sürdü .. ağlamak , üzülmek, hüzünlenmek ne gezeerr…
Zamane aşklarının başlaması da, devamı da, bitmesi de plastik bir aracın , plastik bir tuşuna basmak kadar kolayy
mai eflatun’u tek geçerim.. O’na hayrandım ve nedir idolümdü…
9 canlı kedi , chiron, nev-eser, mahalle ‘’ yazar ‘’ bizler zevkle okurduk.
elegant, renan , eclemif… keşke gene yazsalardı okurduk dediklerimdi.
Bak yaa, o günler aklıma düştü, duygulanmanın içindeyim….
Ya sahi , o nedir bölümü ise, bu günkü ' nedir ' ??
her insanın hayatının merkezinde özü itibariyle yine kendisi vardır .
ve de dünyanın sadece kendisi etrafında döndüğüne inanır..
buraya kadar mutabıkız sayın Nur Bahti..
çözüm, kendi egosunu aşma becerisini gösterip,
‘’teklikten- hep’liğe ‘’ yönelmek olabilir mi acep :)
aslında hoş bir söz olmayıp hem söyleyen, hem de söylenen için olumsuzluk ve zorluk içerir.
ama ben seni mutlu edemem, sen çok daha iyilerine layık……
türünden lafı eveleyip gevelemeden , konuyu uzatmadan ,
söylenmesi ile de kesin ve nihai anlam ifade eder ki bu açıdan çok çok isabetlidir.
en kısa yoldan çıkışa ulaşmak varken ,
labirentin uzadıkça uzayan çetrefilli yollarında telef olmanın alemi vaar mıı :)
arının ağzından bal damlar amaa iğnesi de var..
hangisine muhatap olacağın sana kalmış :Pp
merakımız, hoş da olsa içi boş sözlere değil efenim :)
dejenere olmuş davranışlar silsilesinde üstü tozlanmış olsa da
hala ruhunu koruyan , derinliği olan birkaç ‘’ insani vasfadır '' bu düşkünlüğümüz…
ne çok yoruyor insan, insanı değil mi ,
en çok da, daldan dala konmaya müptela, göçebe ruhlular..