Hiç yoksa 1 kere gel artık.. Gel ki, gözüm gibi koruduğum emanetini teslim edeyim sana… zira taşımaktan omuzlarım nasır tuttu ve gelmediğin yollar acı ve özlem yarası.. Yoksa bir mâi eylem midir dönmemek, yahut kaçış, yahut altın vuruş mu…bil ki asil at, en zor denizlerin en zor dalgalarında, yegane sırdaşı olan hüzünlere yoldaş….
İnsana 'verilmiş' en önemli haslettir..Düşünebilmenin nekadar büyük bir nimet olduğunu en çok, düşünemeyenleri görünce anlarsınız. İnsan derde düşmeye görsün hele o vakit gelir meydana düşünce.. Ya düşünemeyenlerin hali nedir, nicedir? Hiç keder dert, tasa yoktur onlara..seçim size kalmış..
Bir pencere, bakmaya Bir pencere, duymaya Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan. Yalnızlığın küçücük ellerini Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla Dolduran bir pencere Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine Bir pencere, yeter bana.. Furuğ Ferruhzad
Alman felsefeci,sosyolog,siyaset bilimci.. Eleştirel kuram ve Amerikan pragmatizmi geleneğine mensuptur.. En çok kuramında temellendirdiği kamusal alan kavramı ve iletişimsel eylemin pragmatizmi ile tanınır.. İsmet Özel için; ‘’Türk milletinin anlayabileceği biri değil’’ diyen adam :)
gece, bazen karanlık ve korku, bazen kendinle baş başa kalış, huzur, dinginlik ve kayboluş. kimileri için muhasebe ve tefekkür. ve çoğunlukla özel bir dünyadır, içinde sadece kendimiz olan.
Aşk, koca kainatı bir çift göze sığdırmaktır. Bir gülüşte, bir bakışta, bin susuşta, binlerce düşte saklı olandır. Aşk, ikilikten feragat edip 1 olabilmektir
evet insan aklı sınırlıdır.. ve herkes kendi çapında sever işte.. aslında dediğin gibi beşeri aşk, aşk-ı ilâhiye matlub olmuyorsa o aşkta hüsran ve ızdırap kaçınılmazdır.. zira leylanın vasfında, mevla’yı bulmak icab eder.. ve de ‘’ gerçek aşkı ‘’ tasavvuf ehli yaşar ki.. onlar aşk ile yanmaktan (Allah aşkı) imtina etmezler…
Hiç yoksa 1 kere gel artık..
Gel ki, gözüm gibi koruduğum emanetini teslim edeyim sana… zira taşımaktan omuzlarım nasır tuttu ve gelmediğin yollar acı ve özlem yarası..
Yoksa bir mâi eylem midir dönmemek, yahut kaçış, yahut altın vuruş mu…bil ki asil at, en zor denizlerin en zor dalgalarında, yegane sırdaşı olan hüzünlere yoldaş….
İnsana 'verilmiş' en önemli haslettir..Düşünebilmenin nekadar büyük bir nimet olduğunu en çok, düşünemeyenleri görünce anlarsınız.
İnsan derde düşmeye görsün hele o vakit gelir meydana düşünce..
Ya düşünemeyenlerin hali nedir, nicedir?
Hiç keder dert, tasa yoktur onlara..seçim size kalmış..
haydi deneyelim...
bu deney elim mi yoksa selim mi bir görelim :)
Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine
Bir pencere, yeter bana..
Furuğ Ferruhzad
İnsanlara katlanma toleransının yüksek oluşu...
Sabır ile eşdeğer bir hal..
Alman felsefeci,sosyolog,siyaset bilimci..
Eleştirel kuram ve Amerikan pragmatizmi geleneğine mensuptur..
En çok kuramında temellendirdiği kamusal alan kavramı ve iletişimsel eylemin pragmatizmi ile tanınır..
İsmet Özel için; ‘’Türk milletinin anlayabileceği biri değil’’ diyen adam :)
gece, bazen karanlık ve korku, bazen kendinle baş başa kalış, huzur, dinginlik ve kayboluş.
kimileri için muhasebe ve tefekkür.
ve çoğunlukla özel bir dünyadır, içinde sadece kendimiz olan.
Aşk, koca kainatı bir çift göze sığdırmaktır.
Bir gülüşte, bir bakışta, bin susuşta, binlerce düşte saklı olandır.
Aşk, ikilikten feragat edip 1 olabilmektir
Söz ağızdayken sahibinin esiridir.
Ağızdan çıktıktan sonra, sahibi sözün esiri olur.
evet insan aklı sınırlıdır.. ve herkes kendi çapında sever işte..
aslında dediğin gibi beşeri aşk, aşk-ı ilâhiye matlub olmuyorsa o aşkta hüsran ve ızdırap kaçınılmazdır.. zira leylanın vasfında, mevla’yı bulmak icab eder..
ve de ‘’ gerçek aşkı ‘’ tasavvuf ehli yaşar ki..
onlar aşk ile yanmaktan (Allah aşkı) imtina etmezler…