var ya böylesine pozitif halin yıpratıyor beni.. :) ayrıca bu zamane polyannası halini kıskanıyorum da.. şu sabırlı ve mütevekkil halin de derin / dolu bir insan olduğuna delalet eder ki bu kazanımları / çıkarımları edinebilmek hiç te kolay olmasa gerek. :)
Sormayı bir türlü beceremediğimiz ya da soracak doğru muhatabı bulamadığımız sorudur. Her sorunun mutlaka bir cevabı vardır. Her hangi bir nedenle soramadığımız soru, cevabı olmayan soru anlamına gelmez. Olsa olsa, cevabını bilemediğimiz/ öğrenmediğimiz soru olur
Biz diyecektik, biz ikimiz, ne sen ne ben, sadece ikimiz diyecektik. Şimdi yoksul bir yanım kanıyor, o bir yanım ki sevdalı, bir yanım üşüyor.. Bir yanımı bölmüşüm kanıyor, o yanım acıyor, acıtıyor yokluğun o yanımı. Boğazıma ham lokma gibi oturdu, yokluğun kor ateş gibi yakıyor. Ayrılık kusamıyor susuyordum,sana sesleniyordum, duyuramıyordum…
Bilmeceydin sen bana hatırlar mısın ey yar Kimi gün divaneydim başıboş sokaklarda Avare bir ümidin gölgesiydim kimi gün Belki visal gizlidir hıçkıran dudaklarda Hicranın kıyısında belkisiz tebessüm var
Sen ilahi bir aşkla gelen, sen yaradanımın hayatıma öylece bırakverdiği, Sen gerçekliği her anından topladığım, Sen olduğu gibi net dürüst ve mert olanım... Güvenim, sevgim, kızgınlığım, Sen geçmişimden bir ukte, Geleceğimden yansımalarım... Dualarım, hüznüm, sevincim, huzurum
sen ki gül bahçesinde kalbimin mâhurusun bir de hüzzam yerine bana nihâvendi sun o kâbus günlerimin mâtemi unutulsun gülümse de ruhumun gözyaşlari kurusun
Bazıları gördüler ki.. İnsanın husûl-i murâdât üzerine kudreti yoktur ve sa'y ü kûşiş ile kudret hâsıl olmuyor, muradsızlık ile yaşamak lazım gelir.. Bildiler ki.. İnsan için terkten daha iyi hiçbirşey yoktur.Ve hiçbir tâ'at âzâtlığa ve ferâgate müsavi değildir. Terk ettiler ve âzâd ve fâriğ oldular.. ' Mimhâl’
var ya böylesine pozitif halin yıpratıyor beni.. :)
ayrıca bu zamane polyannası halini kıskanıyorum da..
şu sabırlı ve mütevekkil halin de derin / dolu bir insan olduğuna delalet eder ki
bu kazanımları / çıkarımları edinebilmek hiç te kolay olmasa gerek. :)
Sormayı bir türlü beceremediğimiz ya da soracak doğru muhatabı bulamadığımız sorudur.
Her sorunun mutlaka bir cevabı vardır.
Her hangi bir nedenle soramadığımız soru, cevabı olmayan soru anlamına gelmez.
Olsa olsa, cevabını bilemediğimiz/ öğrenmediğimiz soru olur
Biz diyecektik, biz ikimiz, ne sen ne ben, sadece ikimiz diyecektik.
Şimdi yoksul bir yanım kanıyor, o bir yanım ki sevdalı, bir yanım üşüyor..
Bir yanımı bölmüşüm kanıyor, o yanım acıyor, acıtıyor yokluğun o yanımı.
Boğazıma ham lokma gibi oturdu, yokluğun kor ateş gibi yakıyor.
Ayrılık kusamıyor susuyordum,sana sesleniyordum, duyuramıyordum…
Bilmeceydin sen bana hatırlar mısın ey yar
Kimi gün divaneydim başıboş sokaklarda
Avare bir ümidin gölgesiydim kimi gün
Belki visal gizlidir hıçkıran dudaklarda
Hicranın kıyısında belkisiz tebessüm var
Sen ilahi bir aşkla gelen, sen yaradanımın hayatıma öylece bırakverdiği,
Sen gerçekliği her anından topladığım,
Sen olduğu gibi net dürüst ve mert olanım...
Güvenim, sevgim, kızgınlığım,
Sen geçmişimden bir ukte,
Geleceğimden yansımalarım...
Dualarım, hüznüm, sevincim, huzurum
sen ki gül bahçesinde
kalbimin mâhurusun
bir de hüzzam yerine
bana nihâvendi sun
o kâbus günlerimin
mâtemi unutulsun
gülümse de ruhumun
gözyaşlari kurusun
Bazıları gördüler ki..
İnsanın husûl-i murâdât üzerine kudreti yoktur ve sa'y ü kûşiş ile kudret hâsıl olmuyor, muradsızlık ile yaşamak lazım gelir..
Bildiler ki..
İnsan için terkten daha iyi hiçbirşey yoktur.Ve hiçbir tâ'at âzâtlığa ve ferâgate müsavi değildir.
Terk ettiler ve âzâd ve fâriğ oldular..
' Mimhâl’
tebessüm bedavadır.
vereni üzmez, alanı mutlu eder.
(Şems-i Tebrizi)