… SİCİL CÜRÜMÜ SABİT SAPKIN DEBDEBE … İstismara ve ber türlü dolandırıcılığa açık alanlardır, insanların huzur mutluluk ilgi güven korunma barınma sevgi saygı gibi hayati derecede ihtiyaç duydukları saf temiz arı duru masum ve doğal beklenti ve ihtiyaçlarının pusu ablukasına çöreklenen tecavüz nitelikli ÖZEL HAYATIN kılcal damarlarına algı yönetimiyle sızıp dolaşmaya ahkam kesici hamaset tellalı kalıplaşmış soyut sahte ödünç kifayetsiz ve köşeli laflarla altından girip üstünden çıkarak; çıkar ilişkili vurgun soygun talan işgal yağma yıkım ve saplantı niyeti hiç değişmeyen; fakat biçimsel değişimleri güdümlü kalabalıklara dayatan; hep yaşlandıkça gencelmenin ölümsüzlük ve ihtiras bağımlısı; hatasız pürüzsüz başarı grafiği yüksek hiç kaybetmeyen mimyon ve mükemmeliyetçilik düşkünü; sürekli her istediğini dilediği gibi sorunsuz engelsiz elde etmeye hiç sınır kural tanımayan korunaklı seçkin üstün semt mahal merci makam ayrıcalıklısı; paraya güce konfora şöhrete villaya mülke meskene sermayeye servete ünvana gösterişe mevkiye ve sür saltanat hükümranlık imtiyazına eriştikten sonra kendi dışındaki herkesi kul köle zibili gören; ölümsüzlüğü dahi satın alabilmeye tanrılaştığına inanan, hak hukuk hiç bir insani değeri umursamayan; yaşı sübyan derecelerine varan kadın erkek sevgili metres uyuşturucu marka maske imaj eşya tarz şekil veya eşcinsellik değiştirme PEDOFİLİ sapkınlığının birbirinin benzeri ortak özelliğiyle, dünyanın istisnasız her yerinde itibar kültür edebiyat sanat duygu görgü sevgi saygı ahlak karakter özveri onur sorumluluk güven iletişim kimlik ve kişilik yoksunu ruhsuzluğu doyumsuzluğu sapkınlığı ve vahşeti kutsayan kudurmuş Epstein vampir mahlukları gibi sabıka suç mutsuzluk tahammülsüzlük şiddet cinayet suikast salgın cürüm ve tecavüz dosyaları azıp dolaşmaktadır her yerde.
Halbuki beğensinler desinler budalalığına ahmaklaşmadan sevgiyle doğup büyüyen sorumlu anlayışlı paylaşan danışan saygın değerli bilinçli kültürlü vicdanlı ve onurlu insanlığı özgün iradeli kararlılığıyla ve katkısıyla kendinden bilene hayatın her güzelliği müjdelenmiş armağan; aşkın deli divanesi olanaysa yaşama sevincinin her günü düğün BAYRAMDIR okutur öğretir hayat.
Her kim burayı böyleceden doya kana duyumsayıp özümsemişse, Madem AŞK ola; ve sevgiyle..!
… MANTIKSAL FELSEFE ÇIKARIMLARDAN ÇORAKLAŞINCA HAYAT …. Felsefenin, yani diğer türlerden farkı olanıyla düşünerek olumlu veya okumsuz hayatı yoran, etkileyen, bilen, gören, farkeden, anlamlandıran, araştıran, keşfeden, katkı sunan, değiştiren ve dönüştüren bilimselliğin sac ayağı veya alt başlıklarından biri de ( metafizik, etik, estetik, epistemoloji. Vs) yaşamsal döngüye AKIL FİKİR yürüterek sorguladığı ve gözlemlediği çıkarımlardan bağlantı kurduğu neden sonuç ilişkileri arasında açıklanabilir denge doğrulamasını yapan MANTIK’ tır.
Mantıken, doğası ve karakteristik özelliği gereği kemçiriyor, havlıyor, hırlıyor, uluyor, veya ürüyorsa kaplan arslan panter puma sansar ayı vaşak tilki kurt veya köpektir denir. Mırnavlayıp miyavlıyorsa kedidir. Vak vukluyorsa kurbağa , gıtgıdatkıyorsa tavuk, cikcikleyip cıvıldaşıyırsa kuş, konuşup el kol hareketleriyle yetmeyen tarifsizlik açığını ve eksiğini tamamlıyorsa mantıken insandır.
Fakat İNSAN sebepli ve kaynaklı her şeyin alt üst olduğu akıl mantığı devre dışı bırakan duygusuz DÜŞÜNCESİZLİK kıyametinde, hiç bir ortak değer sorumluluğu gözetmeksizin çılgın tüketim bağımlılığına köleleşmiş açlığı ve hızlı değişim dönüşümlülüğü doyurup beslemek için EGISUNU tatmin etme odaklı ve güdümlü kendine yabancılaşmayı her şeyden öncelikli kılınca neye bulaşıyorsa durmaksızın söküp taktığı taklitlerle ve maskelerle ona bozulup benziyor insan. Artık sorgulamadığı düşünceyi aklı mantığı vicdanı bilgiyi deneyimi ahlakı ve felsefeyi konuşmuyor duymuyor dinlemiyor anlamıyor bilmiyor gözlemiyor , bunun yerine sürekli bağımlılıkların esaret ağında mutsuz yılgın bezgin bunak ilgisiz huzursuz gergin hektikli kuşkulu korkunç ve saplantılı boyuşmalarla doğasını bozduğu berbat ettiği her şeyle beraber saygınlığını yitiren insanlığın dışına çıkmalara sapkınlaşarak ilkell reflekslerle hırlıyor çemkiriyor hömeriyor homurdanıyor saldırıyor kuduruyor azıyor ve doyum sınırını bilmeyen kendini kaybetmişlik şizofrenliğiyle üstünlük yarışının güç şamata furya gösteriş ve ihtişam ahmaklığında yıkıyor yağmalıyor ve canavarlaşıyor. Yani akıl fikir yürüterek mantıksal çıkarımlardan çoraklaşınca hayat, antik gömülerden gösteriş defilesi sunan hortlaklara ve şartelini açıp kapadıkça kuş gibi ötüp tazı gibi koşup köpek gibi hırlayan pili bitmiş hurdalık çöplüğüne dönüşüyor insan.
Mantıken bilinir ki… İnsan insandır olmasa da pulu, eşek eşektir atlas altından olsa da çulu gibisine.. Deveye türkü çığırır söyler misin demişler, dinleyecek dangalak enayisi bulursam gazel bile okurum gibisine…
Tanrı karıncayı ve insanı bozup dağıtmak ve yok etmek isterse ona süslü maskaralıklar ve kulplu kanatlar takarmış gibisine… İndiremeyeceğin katırı yüksek dama çıkarma gibisine.. Kadın sağır erkek körse mutlu mesuttur hayatı doğuran güden yoran ve eskiten ecir ile sabır gibisine… Her akılsıza hayran başka bir akılsız bulunur gibisine… Para şan şöhret ihtişam gösteriş ve şatafat hükmedip konuşunca, doğruluk ve adalet pusar siner ve susar gibisine… Fazla bağırmak ve sırıtmak işlenmiş olan veya niyetlenilen suçu sabıkayı örter bastırır gibisine.. En iyisi sizde yiyip içek bizde coşup eğlenek gibisine… Bir donu var kırmızı, kah anası giyer kah kızı gibisine… Ne tükürdün ki elime, ne sürem yüzüne gibi Gibisine..
Torbayı güttüğü ve dürtüklediğinin aç sefil boynuna takınca , dilediği gibi çalar çırpar soyar ezer sömürür gözü malda mülkte olan haydut harami. Bu bakımdan, kendine ve İşine hor bakan herkesin sırtına semer vurup boynuna torba takarlar . İnsanı zapteden ne erkektir ne kadın, ar onur ahlak ut ihtiyat vicdan ve utanç duygusudur inanılır güvenirliliğiyle hem değer katan hem de saygın kılan. Onlar bize ödüyormuş gibi gözüküyor, biz de onlara çalışıyormuş gibi yapıyoruz gibisine.. Kuyudaki kurbağa okyanusu bilmez gibisine.. İyi bir usta önce çırakken ustalaşmalı, ustayken de usta olacak çırak yetiştirmeli gibisine… Niyet maksadın hasılatıdır, iyiye de kötüye de mutlaka niyetine göre bir yol bir bahane bulursun gibisine…
Para duman kıskançlık kin kibir görgüsüzlük aşk sevgi ve açlık saklanması asla mümkün olmayanlardandır gibisine .. Şişman kadın salondan çıkmadıkça gösteri bitmezmiş gibisine… Bir insanın yüzündeki gülümseme üstündeki elbisesinden ve cebindeki cüzdandan daha değerli saygın ve güzeldir gibisine… Arkamdan yürüme senin öncü kılavuzun ( sana ön ayak ) olmayabilirim gibisine… Bir gölde iki balık birbiriyle kıran kırana sövüşüp boğuşmaktaysa ordan mutlak fitne fesadın teki ( ingiliz) geçmiştir gibisine..
İçindeki iyi yada kötüden hangisini besler biler kışkırtırsan o kazanır gibisine… Irmaklar ağaçlar mevsimler bozulup çöl viranesi olduğunda her türlü kapılmışlığının kölesi olan insan, paranın yenmeyecek bir zıkkım olduğunu anlayacaktır gibisine… Tanıdıkça yük yorgunluk bezginlik bıkkınlık kalp düzen ve kafa karışıklığı artıranları silip süpürmeli insan akıl fikir niyet ve bilincinden yoksa hayatı zehir zıkkım zindan edenlerle boğuşarak durmaksızın lüzumsuz gereksiz saplantılarla cebelleştiği tükenişini bitirip hızlandıran çöp biriktirir zibil artırır.
Mantıken, kendine yabancılaşarak vicdanın aklın fikrin sanatın duygunun düşüncenin etiğin saygının paylaşmanın ve duyarlılığın insanlıktan sökülüp çöpe atıldığı kilitli kapalı devrede resmen kendi bencil saplantılardan bildiğini okumaya mahluklaşmıştır çark ve çevrim.… Yanar dönerliğin karanlık ve kuşkularla örülü esaret hücresinde içe kapalı yaşayanların oturaklı tutarlı kararlı inanılır güvenilir saygın samimi bilgili liyakatli kişilik ve karakterleri yoktur. Bu yüzden ortak toplumsal doğruları kendi yanlışlarıyla takas ederek adandıkları köktenci buyurgan doğmaların ilahlaştırılmış saplantılarını kutsal bilerek menfaat eksenli işlerine beklentilerine ve çıkarlarına ne,hangi fırsat veya kim nasıl geliyorsa başka hiç bir şeyi önemseyip umursamayarak orayı kollar şartlanır ve konuşlanırlar.
Hep daha kolay güvenli kaliteli sağlam işler çalışır sağlıklı konforlu gösterişli çeşitli uyumlu dengeli düzenli rahat muntazam mükemmel kusursuz ve donanımlı yaşamak adına üretilen her tüketim bağımlılığının ihtiyaç artırdığı hektikli yaşam esaretinde günden güne anlam içerik ve değerini yitiren toplumsal ilişki ağında insanı kabullenip taşımakta zorlanan sosyal kopukluklar yılgınlıklar yozlaşmalar çürümeler çöküşler yıkımlar ve kokuşmuşluklar herkese ve her yere hükmeder. Böylece kendine yetişmekte zorlanan insan artık algılarıyla uyuştuğu reklam oyuncağına ve piyasa soytarısına dönerek büyük nüfuslu aileyi yüklenemez olur. Evlerden uzaklaştırılan her kovulmuş yapısal bozukluğu ve boşluğuysa zemin katından tavan arasına kadar birbirine zıt hır gürlü geçimsiz kavganın ve nizahın nispetçisi yarışçısı tahammülsüzlük çöker çullanır. İnsanlar sayı ağırlık ve değer hesabından azalıp küçüldükçe büyük evler herkesten ayrıcalıklı benim olsun da hiç kimsenin olmasın sapkınlığının baykuş viranesine dönüşür. Onun var da benim niye yok kapışmasındaki bu azgın bozgunda ekili dikili topraklar dağlar koylar denizler adalar dereler düzler ovalar yaylalat ve yamaçlar traşlanarak amansız ruhsuz çölleşmenin insan kuraklığına yerle yeksan olur. Bu dipsiz sapsız dangalakça talanın yıkımın vurgunun soygunun sömürünün ve rantın adi cellatlık keyfiyetine bağımlı çevrim çarkındaysa ‘ ben sizin hiç görüp bilmediğiniz doğa harikası şehir gözdesi sakinlik beldesi ve huzur bakiresi buraları buldum gezdim tozdum keşfettim ‘ sanal alemcilik furyasıysa bu nerde ne gördü bulduysa ölümüne çöküp çöreklenen yağma işgal ve talan piyasasını doyurup besleyen av reklam ve ihbar nitelikli taşaronculuk piyonculuğundan başka hiç bir şey değildir.
Mantıken, perşembenin gelişi çarşambadan anlaşılır okunur bilinir malum, petro kimya endüstrisinin modern kulu kölesi olduktan sonra, bütün bağlantıları birbirinin besleyen BOP figüranlarıyla provası çalışılmış yağma yıkımlara soygun sömürü kuklası , provası çok çalışılmışlığın kusursuz hatasız itaatli laboratuvar deneği ve kendine değişmiş başkalaşmışlığın aklı fikri mantığı duyarlılığı düşünceyi sorgulayan felsefeyi ve irdeleyen iradeyi tanrısı bildiği keyfiyet hükümranlığına terkederek kamçılayan güden saplantılarına mahkumluğun oyuncak maskarası olur insan.
Yeni Cehepe’ li müdür yardımcılarından Ali Mahir Başarır’ ın Butlan’ a ilişkin “ Sayın Bahçeli çıksın, masası kurulu Terörsüz Türkiye Komisyonu’ na biz niçin temsilciler verdiğimizi açıklasın” lakırdılı düpedüz itiraf beyanında projesi provası kurulumu işlevi ve tatbikatı “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” devamlılığı geleneğinden gelen Tom Barrak formatlı Bop Tezgahında Pekaka” yı ortak odak ve “ kurucu önder’ merkezine koyan ittifakta Akepe, Mehepe, Hedepe, Emep, İşçi Partisi, Hüdapar, Büyük Birlik, Yeni Cehepe’ nin toplum ve dünya gerçekliğini hiçe sayan muhalefetsizleştirilmiş buyruk baskı zorlama ve dayatmalara yağma yıkım denetiminde Terörsüz Türkiye suni gündem başlığıyla yangından mal kaçırırcasına her konuda ayrısız gayrısız birlikte ittifakçı ve beraber olduklarının saklısız gizlisiz dışa vurumuydu.
Bop eşbaşkanlığı hükmüne bağlı bildik alıştık ve kanıksandık her türlü hilede dolapta dümende fursatçılıkta kendi önceliğine çökmüş çullanmışlığa ortak makam merci mal servet mülk iltimas rüşvet istismar gammazlık pay hisse avanta çıkar ve hileleriyle yer seçkinler ayrıcalığında yurt tutmuş her kesimden vurguncu soyguncu ve talancılarının toplum sorunlarıyla hiç bir çare ilgi bağ çözüm bazında çabası gerçekliği derdi düşüncesi savaşımı kaygısı alakası samimiyeti meyli meramı çaresi ve yakınlığı yoktur.
İtirazsız tepkisiz cinsiyetsiz kişiliksiz kimliksiz muhalifsiz kayıtsız duyarsız itibarsız ilgisiz inançsız iradesiz kararsız toplumsuz kıtlık kıran kanaatiyle ölmek - sürünmek aralığına tutsak magazin afyonları, istismar algıları, korku kaygıları, yapay ilişkileri ve hormon gıdasıyla beslenmiş bozulmuş tek tipliliği ve dayatmacı keyfiyet hükümranlığını sağlayan ayrışmış kısıtlanmış her şeyin mülk hakkına sahip, herkesin mutlak uyumla mecbur yaşam kaderini belirleyen dar bopazlara çökmüş çullanmış yağma yıkım düzeneğinin haydut harami topluluğu, gıda enerji ulaşım barınma beslenme güvenlik sağlık iletişim eğitim tarım üretim spor sağlık kültür sanat gibi hayatın bütün can damarlarını sefalet sorun bela kuşku endişe belirsizlik rüşvet imtiyaz ayrıcalık kayırmacılık şiddet kavga kir zehir gürültü nefret kin ve öfke çevrim çarkıyla tıkayarak, soyan sömürenler sultası hep birlikte güdümlü insan kalabalıklarını dikeldikleri ağır faturalı ve herkese kan kusturan etiketlerle modern köle esaretinin hem üreticisi hem de tüketicisi kılarlar.
Bu yüzden sosyal hayatın can damarlarını hem içerden hem dışardan başına buyruk soyan ezen baskılayan yağmalayan yapan yıkan bozan haksız hukuksuzluğa çökmüş çöreklenmiş hırsız gammaz çapulcu yolsuz sömürenler güruhu, Bop çevrim çarkında özenle ürettikleri acıya sefalete çelişkilere sorunlara yıkımlara korkulara dayatmalara kutuplaşmalara yozlaşmalara bağımlılıklara korkulara zavallılıklara endişelere teslimiyete kayıtsızlıklara ve çürümüşlüklere toplumu alışmış kanıksamış kabulde sindiren suni soyut sanal çarpık kaçak kayıt dışı sahte gündemlere arkalanıp güvenerek, Hüküm Mirasını Oniki Eylül’ den aldığıyla her türlü haksız hukuksuz yolsuz kaçak ve kayıt dışılığı kendine her an her şartta dilediği keyfiyetten hak ve miras görmekteler.
Tüm bunlara bağlı bütün ve mantıken ilişkin, Bu arada On İki Eylül sivilleşmesi olan Bop Elbaşkanlığı’ nın yedek figüranı ve çıkarına düşkünlükte hilesi hurdası rüşveti kayırması sahtekarlığı dubarası dümeni biri diğerinin aynısı siyasi istismar tesisi Yeni Cehepe’ ye sıradaki iş güçler için birbirinin kumaşından çıkartılarak taa Helalleşme ve Yumuşama ORTAKLIK İTTİFAKI Barrak- Trump ayak oyunlarından süregelen kayyum nitelikli mutlak butlan filan tayin tespit ve tahsis edilmiş. Mantıken, Şaşırmak ne mümkün..!
… İNSANSIZLAŞAN KRONİKLEŞMİŞ KIYAMET KOZMOPOLİTİĞİNDE …. Evli barklı olmayı kutlayacak kadar, ortak ilgisi hayatı yakınlığı samimiyeti aidiyeti paylaşımı müjdesi değeri ve yaşama sevinci olanın varmak ve ulaşmak istediği özgürlük alanıdır. Fakat ola ki burayı her türlü emek saygı sevgi sorumluluk çaba amaç niyet ve gayretlerle imar ve mamur ettikten sonra gösterişe meram saran sonsuz sınırsız ihtişam şatafat ve gösterişliliğin kulu kölesi olursa insan aslolan niyet ortadan kaybolur ve uğrunda insanlığı yitirilen mutsuzlukların birbirinden ayrılmış kopmuş paramparça azap güncesinde hiç bir ortak değer itibar yakınlık ilişki saygınlık ve sevinci olmamaya araçsallaşmıştır ev bark insan eşya bina ve tapulu tapusuz her şey.
Yakınlık samimiyet ve sahici ilişkisi kurmak için mezuniyet belgesi vize maske ünvan avans kapora torpil rüşvet riya alavere dalavere veya kimlik bildiriminde bulunması gerekmemektedir insanın.
Hayal düş ve yanılgı kırılmaları, farkındalığı olan insan için sorgulayarak veya empati yaparak öz güven sağlayıcı iyileştirici ve olgunlaştırıcı dönüm ve dönüşüm noktasıdır. Nohut fasulye kabak gonca yonca börtü böcek dağ yel belde dere bayır ve ekin ekin su sarnıçları un değirmenleri tozlu çamurlu yolkar ve tarlalar, sosyal düzeneği ortak aklı ve toplumsal düzeneği sağlayıcı tüm varlık zenginliğiyle hayat ırmağında ve yeryüzü toprağında insanlık binasını kuran yaşamın vazgeçilmez künyeleriydi.
İnsan eliyle kundaklanmış gösteriş bunaklığı şiddet sapkınlığı hükümranlık sadistliği ve tüketim çılgınlığı fetişizmi kıyametiyle azıp kuduran soyut ve yapay ilişkili esaretinde Git gide ve günden güne ölüp tükenmekte buralı dünya ve sersefil insanlık.
Olumlu veya olumsuz dün geçip gittiğin yaşanmışlıkların hiç durmaksızın anısını tekrarlayarak sabit ve kurak döngüde yıpranmış yozunmuş laçkalaşan anlamsızlığı çoğaltır insan. Bu yüzden bilhassa hayatın çetin zahmetli çetrefilli ve zor günlerinde her zamankinden çak daha etkin çağdaşlığı güncellemenin akıl fikir niyet sorumluluk dirayet irade idrak gayret çaba çare üretim bellek bilinç ve emeğini yormalı ki, hayatın ihtiyaç duyduğu huzuru mutluluğu güvenliği değeri sağlığı dirliği kaynağı güvenceyi ve yenileşmeyi sağlamaya imkanı mümkünü olabilsin. Değilse darda yokta boş gider boşa döner pazar arabalarını peşinde sürükleyen paslı çilingir, kirli ilişkili uyuz dabaz yalınsaklık ve evi barkı insansız dünyasızlığa terkeylemiş çetrefilli dolambaç.
Hem yoksul hem yoksun hem meskensize diyar, doğru düzgün ortak değerlerle örgülü yaşamak işini yoluna koyamamış olmaktan, kopmak için bağlanan ve bozulmak için ilim ikrarından vazgeçen sapkınlıklara gide gele Yollar eskir kaldırımlar aşınır insan bozulur en nihayette çürür değişir düzenndevran İyilik doğruluk güzellik hak hukuk sevgi saygı liyakat irade huzur ve mutluluk üretemeyen kent metropollerine yığınlaşmış yığınlar kalabalığı olmayan istikrar sağlık dirlik iyilik güzellik yoksulluğunu kapış kapış herkesin birbirini ezdiği yorduğu ve üzdüğü cinnet sarmalında birbirinden söküp alma çapulculuğuna yönelecektir çünkü hızla sicili sabıkalı rol modeline sabit kendini çoğaltan sürü güdümlü amansız sapkın ve azgın kötülüğe bir damla iyimserlik yetmeyecek ve yetişmeyecektir.
Çünkü buranın kırılma noktası, düzeltilebilir ben buraya nasıl geldim sorusuna duyarlılık ve farkındalık gösteren bilinç akıl ve bellek iradesi olduğu halde nereye savrulduğunu sorgulamayan kapılmışlığın kayıtsızlık boş vermişliği ve esaret sarmalıdır. İnsanlığa çektikleri operasyonlar sırasında dert acı sızı ağıt sorun sıkıntı figan feryat ve illet yükleyerek, dikiş tutmaz iltihaplı yaralar arasında makas matkap kama testere iğne neşter ne ararsan varların morarmış ölüsü hep masada kalan.. Adandıklarının yardakçı yalakacı çıkarcı ve yancı arkalıklarında yuvarlanıp debelenen pislik artıkları yahut tezek zibil böcekleri gibi şiddeti nefreti doyumsuzluğu kokuşmuşluğu bencilliği acımasızlığı acımasızlığı gerilimi bunalımı kirlenmeyi sahtekarlığı keyfiyeti samimiyetsizliği yabancılaşmayı umarsızlığı çaresizliği tükenmişliği yılgınlığı lümpenliği sahtekarlığı soytarılaşmayı rezilliği ve insansızlaşmayı huzur saygınlık özgürlük GÜVEN istikrar ve mutluluk yerine üretip çoğaltıyorsa onarımı tamiri ve geri dönüşü olmayan ölümcül vakadır artık doğa tabiat insanlık değerleri ve dünya devran.
Kendi içindeki cinnet ve cinayet sabıkalısının bilindik belli failini arayan dedektörlüklerle, kavrucu bir sac üstünde hiç durmaksızın zıplayan zirzibil taneleri gibi sürekli görülüp duyulmadık tehlikelinin akıllara bulanıklık ve durgunluk verecek en tehlikelisi uçurumdan aşağı kendini fırlatıp atmak kamyonun altına kaburgasını sermek traktörü omuzlamak apartman duvarından bisiklerle fır dönmek binbir belaya davetiye çıkarmak paraşütsüz gökyüzünden yerin dibine çakılmak balyozla girişmedik sağlam yerini bırakmamak cam yemek suratını dalağını şişlemek gibi gibi her saniye kıyısından döndüğü dizi ve kliplerin kölesi ölümle cebelleşen acayip adrenalin yaratma ipsiz sapsızlığının dünkü ne düdüğü belirsizlikler bugün anne baba oldular ve ilk altı ayı bulmadan şiddetli gerilim bunalım sahtelik soyutluk doyumsuzluk mutsuzluk geçimsizlikleriyle birbirini yiye bitire ayrı gayrılaştılar. Onların çocuklarıysa bugün öznesiz yüklemsiz ve hikayesi olmayan her türlü anormali normal sayan sapkınlıklara talip proğramlanmışlığın kulu kölesi algı hücrelerinde yapay zeka ile haşir neşirler.
Dünyanın her yerinde en acımasız onursuz ruhsuz bencil hırsız yolsuz ve haramı ortak karakteristik niyet maksat ve özellikleri olan soyguncu talancı yağmacı işgalci vurguncu ezen sömüren sülükleri, kolayca güdülebilir şartlanmışlıkları ve toplumsal teslimiyeti alışılmış bağımlılıklarla kurumsallaştırmak için bütün kaynaklara hükmederek özenle örgütleyip dayattıkları adaletsizliklerden kargaşadan gelir dağılımı eşitsizliğinden gericilikten hurafecilikten yozlaşmadan sindirilmişlikten karamsarlıktan korkudan istikrarsızlıktan sefaletten kedercilikten eğitimsizlikten duyarsızlıktan şiddetten kutuplaşmadan kinden nefretten kültür sanatsızlıktan baskıdan belirsizlikten yobazlıktan artan sorunları sürüncemeye bırakmaktan ve iyiliğin tedavülden kalktığı kötülükten ( Terörsüz Tarkiye ana kundakçı unsur olarak Pekakayı vitrine koyan bölme parçalamaya dönük ve Mehepe gibi gizli saklı taşıyıcı figüranların ayyuka çıktığı en güncel ve Bop sürekliliğinin siyasi istismar ayak oyunlarıyla yığınlaşmış birikmiş somut sorunları örtbas eden soyut suni gündemleri sürekli işler faal çalışır kılarak tüm dünyada olduğu gibi Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde ortak çıkar hükümranlığının sevk ve idare ettiği Türkiye’ de de aynı planlı projeli dönüm dolaşım ilişki kurgu sür saltanat ağından ) arkalanır ve beslenir.
Bu yüzden haydut harami ilkel azgın sapkın doyumsuz ve yabani keyfiyetin iki bileleninin ardından Yurop ve Rus”lara iştah kabarttığı Çin ile korsanlık haracını alarak dünya çapulculuğunu kotaran ve kurtaran manyak Trump sultası ve şürekası, İran’ a yönelik “ bize mülkünü malını teslşmbet ve pılını pırtını uopla öl” katliamcılığını ve cehennem cellatlığını dayatması hiç de şaşırtıcı değildir çünkü burayı böyleceye her türlü talan vurgun soygun işgal vevhukımlara uygun insansızlığı mutsuzluklarının işlevsiz kayıtsız güdümlü bağımlılığına araçsallaştırarak kullanışlı yapan düzenleyen uran işleten çalıştıran dayatan donatan ören ve örgütleyenler zaten bunlardı.
O bakımdan da ülkelerin tüm varlıklarına ve kaynaklarına el koymada ister kızıl kıyamet aktif katliamcı ve yıkıcı savaşlar sürsün, ister ateş kessin dursun ara versin, ister dursun dursun yeniden ateşlensin, uzatmalarla sinmeyi baskılayarak sündürebildiği kadar uzatsın anlık saniyelik manipülasyonlarda dahi ölüm zulüm saltanatının ilahları kurgulayanları ve uygulayanları olarak hiç kaybetmeksizin kıyamet kurgulu sefaletten yıkımdan yağmadan ve cellatlıklardan hep bunlar kazanmakta.
… SÖZÜN ÖZÜNE ( insanlığın türkçesiyle) … Sözün özüne İnsanlığın Türkçesiyle Hiç bir şarta koşula eğilmeden Bükülmeden Muhtaç ihraç ve ihtaç olmadan, bedenen ve ruhen eziklik zavallısı acizliğe hükümran olan Kimliksizliğin kul köle kapısına minnet etmeden Ricaya amennaya bel ve umut bağlamadan Özgürlüğün doğallığın ve kendi gerçekliğinin doğduğu yerden doğduk geldik Aşk neresidir Yarayı da tanırız çareyi de biliriz Sevgi saygı kime ne zaman, mertlik ve cesur yüreklilik aslımız neslimizden gelendlr İnsan kimdir iblis kim, Biliriz sevinci çocuklaşan yüreklilikle Onurla Gururla iyiyi güzeli hakkı hududu şefkati ve huzuru Gül ne çiçektir biliriz Cehennem zebaniliğinin cellat katliamcısı zulümlerle tüm dünyaya kan kusturduğu iblis kimdir biliriz Kaypaklığı iki yüzlülüğü ihaneti kıyameti ve gördüğüne sus pus olanı şarlatanı yalakayı ve şakşakçıyı Mazlumun ahını zalimi(n zulmünü Zorbayı ve masumu.. Akrebi çiyanı Sansarı çakalı leş kargasını yardakçıyı puştu uşaklık kuklası puştu piyonu da biliriz Kalbinde güvercin kumrusu uçuran aşkı sevgiyi de biliriz Tanır ve biliriz ki Buraların Gösterişli kukla soytarısı olarak yaşamaktansa Yalınçıplak Yiğitçe Özü sözü bir özgürce ve nasıl doğduysa öylece Türklüğün aklı fikri vicdanıyla ölmek Ölümsüzlüğün namı değerindendir Biz kendimizi ezel ezelden tanır biliriz
.. MUTLULUKLA YÜZLEŞMEYE … Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.
Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.
Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.
İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .
Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.
Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,
Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.
Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında. İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…
Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir. Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı. Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.
Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor. Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset. Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.
Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,
Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.
Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.
…
SİCİL CÜRÜMÜ SABİT SAPKIN DEBDEBE
…
İstismara ve ber türlü dolandırıcılığa açık alanlardır, insanların huzur mutluluk ilgi güven korunma barınma sevgi saygı gibi hayati derecede ihtiyaç duydukları saf temiz arı duru masum ve doğal beklenti ve ihtiyaçlarının pusu ablukasına çöreklenen tecavüz nitelikli ÖZEL HAYATIN kılcal damarlarına algı yönetimiyle sızıp dolaşmaya ahkam kesici hamaset tellalı kalıplaşmış soyut sahte ödünç kifayetsiz ve köşeli laflarla altından girip üstünden çıkarak; çıkar ilişkili vurgun soygun talan işgal yağma yıkım ve saplantı niyeti hiç değişmeyen; fakat biçimsel değişimleri güdümlü kalabalıklara dayatan; hep yaşlandıkça gencelmenin ölümsüzlük ve ihtiras bağımlısı; hatasız pürüzsüz başarı grafiği yüksek hiç kaybetmeyen mimyon ve mükemmeliyetçilik düşkünü; sürekli her istediğini dilediği gibi sorunsuz engelsiz elde etmeye hiç sınır kural tanımayan korunaklı seçkin üstün semt mahal merci makam ayrıcalıklısı; paraya güce konfora şöhrete villaya mülke meskene sermayeye servete ünvana gösterişe mevkiye ve sür saltanat hükümranlık imtiyazına eriştikten sonra kendi dışındaki herkesi kul köle zibili gören; ölümsüzlüğü dahi satın alabilmeye tanrılaştığına inanan, hak hukuk hiç bir insani değeri umursamayan; yaşı sübyan derecelerine varan kadın erkek sevgili metres uyuşturucu marka maske imaj eşya tarz şekil veya eşcinsellik değiştirme PEDOFİLİ sapkınlığının birbirinin benzeri ortak özelliğiyle, dünyanın istisnasız her yerinde itibar kültür edebiyat sanat duygu görgü sevgi saygı ahlak karakter özveri onur sorumluluk güven iletişim kimlik ve kişilik yoksunu ruhsuzluğu doyumsuzluğu sapkınlığı ve vahşeti kutsayan kudurmuş Epstein vampir mahlukları gibi sabıka suç mutsuzluk tahammülsüzlük şiddet cinayet suikast salgın cürüm ve tecavüz dosyaları azıp dolaşmaktadır her yerde.
Halbuki beğensinler desinler budalalığına ahmaklaşmadan sevgiyle doğup büyüyen sorumlu anlayışlı paylaşan danışan saygın değerli bilinçli kültürlü vicdanlı ve onurlu insanlığı özgün iradeli kararlılığıyla ve katkısıyla kendinden bilene hayatın her güzelliği müjdelenmiş armağan; aşkın deli divanesi olanaysa yaşama sevincinin her günü düğün BAYRAMDIR okutur öğretir hayat.
Her kim burayı böyleceden doya kana duyumsayıp özümsemişse, Madem AŞK ola; ve sevgiyle..!
Seyfi Karaca
…
MANTIKSAL FELSEFE ÇIKARIMLARDAN ÇORAKLAŞINCA HAYAT
….
Felsefenin, yani diğer türlerden farkı olanıyla düşünerek olumlu veya okumsuz hayatı yoran, etkileyen, bilen, gören, farkeden, anlamlandıran, araştıran, keşfeden, katkı sunan, değiştiren ve dönüştüren bilimselliğin sac ayağı veya alt başlıklarından biri de ( metafizik, etik, estetik, epistemoloji. Vs) yaşamsal döngüye AKIL FİKİR yürüterek sorguladığı ve gözlemlediği çıkarımlardan bağlantı kurduğu neden sonuç ilişkileri arasında açıklanabilir denge doğrulamasını yapan MANTIK’ tır.
Mantıken, doğası ve karakteristik özelliği gereği kemçiriyor, havlıyor, hırlıyor, uluyor, veya ürüyorsa kaplan arslan panter puma sansar ayı vaşak tilki kurt veya köpektir denir. Mırnavlayıp miyavlıyorsa kedidir. Vak vukluyorsa kurbağa , gıtgıdatkıyorsa tavuk, cikcikleyip cıvıldaşıyırsa kuş, konuşup el kol hareketleriyle yetmeyen tarifsizlik açığını ve eksiğini tamamlıyorsa mantıken insandır.
Fakat İNSAN sebepli ve kaynaklı her şeyin alt üst olduğu akıl mantığı devre dışı bırakan duygusuz DÜŞÜNCESİZLİK kıyametinde, hiç bir ortak değer sorumluluğu gözetmeksizin çılgın tüketim bağımlılığına köleleşmiş açlığı ve hızlı değişim dönüşümlülüğü doyurup beslemek için EGISUNU tatmin etme odaklı ve güdümlü kendine yabancılaşmayı her şeyden öncelikli kılınca neye bulaşıyorsa durmaksızın söküp taktığı taklitlerle ve maskelerle ona bozulup benziyor insan. Artık sorgulamadığı düşünceyi aklı mantığı vicdanı bilgiyi deneyimi ahlakı ve felsefeyi konuşmuyor duymuyor dinlemiyor anlamıyor bilmiyor gözlemiyor , bunun yerine sürekli bağımlılıkların esaret ağında mutsuz yılgın bezgin bunak ilgisiz huzursuz gergin hektikli kuşkulu korkunç ve saplantılı boyuşmalarla doğasını bozduğu berbat ettiği her şeyle beraber saygınlığını yitiren insanlığın dışına çıkmalara sapkınlaşarak ilkell reflekslerle hırlıyor çemkiriyor hömeriyor homurdanıyor saldırıyor kuduruyor azıyor ve doyum sınırını bilmeyen kendini kaybetmişlik şizofrenliğiyle üstünlük yarışının güç şamata furya gösteriş ve ihtişam ahmaklığında yıkıyor yağmalıyor ve canavarlaşıyor. Yani akıl fikir yürüterek mantıksal çıkarımlardan çoraklaşınca hayat, antik gömülerden gösteriş defilesi sunan hortlaklara ve şartelini açıp kapadıkça kuş gibi ötüp tazı gibi koşup köpek gibi hırlayan pili bitmiş hurdalık çöplüğüne dönüşüyor insan.
Mantıken bilinir ki…
İnsan insandır olmasa da pulu, eşek eşektir atlas altından olsa da çulu gibisine..
Deveye türkü çığırır söyler misin demişler, dinleyecek dangalak enayisi bulursam gazel bile okurum gibisine…
Tanrı karıncayı ve insanı bozup dağıtmak ve yok etmek isterse ona süslü maskaralıklar ve kulplu kanatlar takarmış gibisine…
İndiremeyeceğin katırı yüksek dama çıkarma gibisine..
Kadın sağır erkek körse mutlu mesuttur hayatı doğuran güden yoran ve eskiten ecir ile sabır gibisine…
Her akılsıza hayran başka bir akılsız bulunur gibisine…
Para şan şöhret ihtişam gösteriş ve şatafat hükmedip konuşunca, doğruluk ve adalet pusar siner ve susar gibisine…
Fazla bağırmak ve sırıtmak işlenmiş olan veya niyetlenilen suçu sabıkayı örter bastırır gibisine..
En iyisi sizde yiyip içek bizde coşup eğlenek gibisine…
Bir donu var kırmızı, kah anası giyer kah kızı gibisine…
Ne tükürdün ki elime, ne sürem yüzüne gibi
Gibisine..
Torbayı güttüğü ve dürtüklediğinin aç sefil boynuna takınca , dilediği gibi çalar çırpar soyar ezer sömürür gözü malda mülkte olan haydut harami. Bu bakımdan, kendine ve
İşine hor bakan herkesin sırtına semer vurup boynuna torba takarlar .
İnsanı zapteden ne erkektir ne kadın, ar onur ahlak ut ihtiyat vicdan ve utanç duygusudur inanılır güvenirliliğiyle hem değer katan hem de saygın kılan.
Onlar bize ödüyormuş gibi gözüküyor, biz de onlara çalışıyormuş gibi yapıyoruz gibisine..
Kuyudaki kurbağa okyanusu bilmez gibisine..
İyi bir usta önce çırakken ustalaşmalı, ustayken de usta olacak çırak yetiştirmeli gibisine…
Niyet maksadın hasılatıdır, iyiye de kötüye de mutlaka niyetine göre bir yol bir bahane bulursun gibisine…
Para duman kıskançlık kin kibir görgüsüzlük aşk sevgi ve açlık saklanması asla mümkün olmayanlardandır gibisine ..
Şişman kadın salondan çıkmadıkça gösteri bitmezmiş gibisine…
Bir insanın yüzündeki gülümseme üstündeki elbisesinden ve cebindeki cüzdandan daha değerli saygın ve güzeldir gibisine…
Arkamdan yürüme senin öncü kılavuzun ( sana ön ayak ) olmayabilirim gibisine…
Bir gölde iki balık birbiriyle kıran kırana sövüşüp boğuşmaktaysa ordan mutlak fitne fesadın teki ( ingiliz) geçmiştir gibisine..
İçindeki iyi yada kötüden hangisini besler biler kışkırtırsan o kazanır gibisine…
Irmaklar ağaçlar mevsimler bozulup çöl viranesi olduğunda her türlü kapılmışlığının kölesi olan insan, paranın yenmeyecek bir zıkkım olduğunu anlayacaktır gibisine…
Tanıdıkça yük yorgunluk bezginlik bıkkınlık kalp düzen ve kafa karışıklığı artıranları silip süpürmeli insan akıl fikir niyet ve bilincinden yoksa hayatı zehir zıkkım zindan edenlerle boğuşarak durmaksızın lüzumsuz gereksiz saplantılarla cebelleştiği tükenişini bitirip hızlandıran çöp biriktirir zibil artırır.
Mantıken, kendine yabancılaşarak vicdanın aklın fikrin sanatın duygunun düşüncenin etiğin saygının paylaşmanın ve duyarlılığın insanlıktan sökülüp çöpe atıldığı kilitli kapalı devrede resmen kendi bencil saplantılardan bildiğini okumaya mahluklaşmıştır çark ve çevrim.…
Yanar dönerliğin karanlık ve kuşkularla örülü esaret hücresinde içe kapalı yaşayanların oturaklı tutarlı kararlı inanılır güvenilir saygın samimi bilgili liyakatli kişilik ve karakterleri yoktur. Bu yüzden ortak toplumsal doğruları kendi yanlışlarıyla takas ederek adandıkları köktenci buyurgan doğmaların ilahlaştırılmış saplantılarını kutsal bilerek menfaat eksenli işlerine beklentilerine ve çıkarlarına ne,hangi fırsat veya kim nasıl geliyorsa başka hiç bir şeyi önemseyip umursamayarak orayı kollar şartlanır ve konuşlanırlar.
Hep daha kolay güvenli kaliteli sağlam işler çalışır sağlıklı konforlu gösterişli çeşitli uyumlu dengeli düzenli rahat muntazam mükemmel kusursuz ve donanımlı yaşamak adına üretilen her tüketim bağımlılığının ihtiyaç artırdığı hektikli yaşam esaretinde günden güne anlam içerik ve değerini yitiren toplumsal ilişki ağında insanı kabullenip taşımakta zorlanan sosyal kopukluklar yılgınlıklar yozlaşmalar çürümeler çöküşler yıkımlar ve kokuşmuşluklar herkese ve her yere hükmeder. Böylece kendine yetişmekte zorlanan insan artık algılarıyla uyuştuğu reklam oyuncağına ve piyasa soytarısına dönerek büyük nüfuslu aileyi yüklenemez olur. Evlerden uzaklaştırılan her kovulmuş yapısal bozukluğu ve boşluğuysa zemin katından tavan arasına kadar birbirine zıt hır gürlü geçimsiz kavganın ve nizahın nispetçisi yarışçısı tahammülsüzlük çöker çullanır. İnsanlar sayı ağırlık ve değer hesabından azalıp küçüldükçe büyük evler herkesten ayrıcalıklı benim olsun da hiç kimsenin olmasın sapkınlığının baykuş viranesine dönüşür. Onun var da benim niye yok kapışmasındaki bu azgın bozgunda ekili dikili topraklar dağlar koylar denizler adalar dereler düzler ovalar yaylalat ve yamaçlar traşlanarak amansız ruhsuz çölleşmenin insan kuraklığına yerle yeksan olur. Bu dipsiz sapsız dangalakça talanın yıkımın vurgunun soygunun sömürünün ve rantın adi cellatlık keyfiyetine bağımlı çevrim çarkındaysa ‘ ben sizin hiç görüp bilmediğiniz doğa harikası şehir gözdesi sakinlik beldesi ve huzur bakiresi buraları buldum gezdim tozdum keşfettim ‘ sanal alemcilik furyasıysa bu nerde ne gördü bulduysa ölümüne çöküp çöreklenen yağma işgal ve talan piyasasını doyurup besleyen av reklam ve ihbar nitelikli taşaronculuk piyonculuğundan başka hiç bir şey değildir.
Mantıken, perşembenin gelişi çarşambadan anlaşılır okunur bilinir malum, petro kimya endüstrisinin modern kulu kölesi olduktan sonra, bütün bağlantıları birbirinin besleyen BOP figüranlarıyla provası çalışılmış yağma yıkımlara soygun sömürü kuklası , provası çok çalışılmışlığın kusursuz hatasız itaatli laboratuvar deneği ve kendine değişmiş başkalaşmışlığın aklı fikri mantığı duyarlılığı düşünceyi sorgulayan felsefeyi ve irdeleyen iradeyi tanrısı bildiği keyfiyet hükümranlığına terkederek kamçılayan güden saplantılarına mahkumluğun oyuncak maskarası olur insan.
Yeni Cehepe’ li müdür yardımcılarından Ali Mahir Başarır’ ın Butlan’ a ilişkin “ Sayın Bahçeli çıksın, masası kurulu Terörsüz Türkiye Komisyonu’ na biz niçin temsilciler verdiğimizi açıklasın” lakırdılı düpedüz itiraf beyanında projesi provası kurulumu işlevi ve tatbikatı “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” devamlılığı geleneğinden gelen Tom Barrak formatlı Bop Tezgahında Pekaka” yı ortak odak ve “ kurucu önder’ merkezine koyan ittifakta Akepe, Mehepe, Hedepe, Emep, İşçi Partisi, Hüdapar, Büyük Birlik, Yeni Cehepe’ nin toplum ve dünya gerçekliğini hiçe sayan muhalefetsizleştirilmiş buyruk baskı zorlama ve dayatmalara yağma yıkım denetiminde Terörsüz Türkiye suni gündem başlığıyla yangından mal kaçırırcasına her konuda ayrısız gayrısız birlikte ittifakçı ve beraber olduklarının saklısız gizlisiz dışa vurumuydu.
Bop eşbaşkanlığı hükmüne bağlı bildik alıştık ve kanıksandık her türlü hilede dolapta dümende fursatçılıkta kendi önceliğine çökmüş çullanmışlığa ortak makam merci mal servet mülk iltimas rüşvet istismar gammazlık pay hisse avanta çıkar ve hileleriyle yer seçkinler ayrıcalığında yurt tutmuş her kesimden vurguncu soyguncu ve talancılarının toplum sorunlarıyla hiç bir çare ilgi bağ çözüm bazında çabası gerçekliği derdi düşüncesi savaşımı kaygısı alakası samimiyeti meyli meramı çaresi ve yakınlığı yoktur.
İtirazsız tepkisiz cinsiyetsiz kişiliksiz kimliksiz muhalifsiz kayıtsız duyarsız itibarsız ilgisiz inançsız iradesiz kararsız toplumsuz kıtlık kıran kanaatiyle ölmek - sürünmek aralığına tutsak magazin afyonları, istismar algıları, korku kaygıları, yapay ilişkileri ve hormon gıdasıyla beslenmiş bozulmuş tek tipliliği ve dayatmacı keyfiyet hükümranlığını sağlayan ayrışmış kısıtlanmış her şeyin mülk hakkına sahip, herkesin mutlak uyumla mecbur yaşam kaderini belirleyen dar bopazlara çökmüş çullanmış yağma yıkım düzeneğinin haydut harami topluluğu, gıda enerji ulaşım barınma beslenme güvenlik sağlık iletişim eğitim tarım üretim spor sağlık kültür sanat gibi hayatın bütün can damarlarını sefalet sorun bela kuşku endişe belirsizlik rüşvet imtiyaz ayrıcalık kayırmacılık şiddet kavga kir zehir gürültü nefret kin ve öfke çevrim çarkıyla tıkayarak, soyan sömürenler sultası hep birlikte güdümlü insan kalabalıklarını dikeldikleri ağır faturalı ve herkese kan kusturan etiketlerle modern köle esaretinin hem üreticisi hem de tüketicisi kılarlar.
Bu yüzden sosyal hayatın can damarlarını hem içerden hem dışardan başına buyruk soyan ezen baskılayan yağmalayan yapan yıkan bozan haksız hukuksuzluğa çökmüş çöreklenmiş hırsız gammaz çapulcu yolsuz sömürenler güruhu, Bop çevrim çarkında özenle ürettikleri acıya sefalete çelişkilere sorunlara yıkımlara korkulara dayatmalara kutuplaşmalara yozlaşmalara bağımlılıklara korkulara zavallılıklara endişelere teslimiyete kayıtsızlıklara ve çürümüşlüklere toplumu alışmış kanıksamış kabulde sindiren suni soyut sanal çarpık kaçak kayıt dışı sahte gündemlere arkalanıp güvenerek, Hüküm Mirasını Oniki Eylül’ den aldığıyla her türlü haksız hukuksuz yolsuz kaçak ve kayıt dışılığı kendine her an her şartta dilediği keyfiyetten hak ve miras görmekteler.
Tüm bunlara bağlı bütün ve mantıken ilişkin,
Bu arada On İki Eylül sivilleşmesi olan Bop Elbaşkanlığı’ nın yedek figüranı ve çıkarına düşkünlükte hilesi hurdası rüşveti kayırması sahtekarlığı dubarası dümeni biri diğerinin aynısı siyasi istismar tesisi Yeni Cehepe’ ye sıradaki iş güçler için birbirinin kumaşından çıkartılarak taa Helalleşme ve Yumuşama ORTAKLIK İTTİFAKI Barrak- Trump ayak oyunlarından süregelen kayyum nitelikli mutlak butlan filan tayin tespit ve tahsis edilmiş. Mantıken, Şaşırmak ne mümkün..!
Seyfi Karaca…. Mayıs/26
…
BARKODLU İNSANLAR ÇARŞI BAZARI
…
Körüklü çığlıkların haykırışına
Sürgüsüz kapısız biçilmiş bir ekin tarlası gibidir yaz
Sarı sıcak
Deniz körfez kum kumsal
Ve dağlardan poyraz esintileriyle görüştüğünü değer
Buğulu camlara
Sevgili olduğunun dilekçesini yazar gibi
Karlı yamaçlar ve karşıki taraflar kıvrım büklüm yel ve yağmurmuş meğer
Buralarsa gül rumuzlu bahçeler
Gönülde kor hasrette yangınlığın dumanları tüterken
Başın gözün sadakası yerine niyetiyle
Dallar buzlanıp hicran kırağısı düşerken toprağa
Alım satım çemberlerinde esneyip gerilirken çarşı bazar kıvranıp bükülülen sancılarda dünyayı bitirip tüketen
Barkodlu insanlara
Gıcırdayan sandalya demektedir ki
Çok yüklenip yaslanma nihayetinde her şeyin bir katlanılır sınırı
Taşıyabilir gücü
Tartabilir ölçüsü
Katlanabilir dengesi
Yürütüp sürdürebilir ağırlığı vardır yoksa bilmez anlamaz duymazdan gelirsen koyunlar dağılır
Keçileri kaçırırsın
Sıyırırsın kayışı çark çember ve çerçeve bozulur
Ben yıkılırsam
Seni de birlikte çürüğe çarkıda çıkarırım debelenmen boşunadır sonra
Kuşlar salıp
Zeytin dalı getirir umuduyla
Ekseni kaymış
İnsanı merhum
Meydanı yörüngesi harap Dünya gemisinden
Limansız ufuksuzluk viranesine
Çarpılmış insan
Ve çarpık binalar kurar bozarsın
Kundakçısı olduğun tufandan
Seyfi Karaca. …. Mayıs/26
…
İNSANSIZLAŞAN KRONİKLEŞMİŞ KIYAMET KOZMOPOLİTİĞİNDE
….
Evli barklı olmayı kutlayacak kadar, ortak ilgisi hayatı yakınlığı samimiyeti aidiyeti paylaşımı müjdesi değeri ve yaşama sevinci olanın varmak ve ulaşmak istediği özgürlük alanıdır. Fakat ola ki burayı her türlü emek saygı sevgi sorumluluk çaba amaç niyet ve gayretlerle imar ve mamur ettikten sonra gösterişe meram saran sonsuz sınırsız ihtişam şatafat ve gösterişliliğin kulu kölesi olursa insan aslolan niyet ortadan kaybolur ve uğrunda insanlığı yitirilen mutsuzlukların birbirinden ayrılmış kopmuş paramparça azap güncesinde hiç bir ortak değer itibar yakınlık ilişki saygınlık ve sevinci olmamaya araçsallaşmıştır ev bark insan eşya bina ve tapulu tapusuz her şey.
Yakınlık samimiyet ve sahici ilişkisi kurmak için mezuniyet belgesi vize maske ünvan avans kapora torpil rüşvet riya alavere dalavere veya kimlik bildiriminde bulunması gerekmemektedir insanın.
Hayal düş ve yanılgı kırılmaları, farkındalığı olan insan için sorgulayarak veya empati yaparak öz güven sağlayıcı iyileştirici ve olgunlaştırıcı dönüm ve dönüşüm noktasıdır.
Nohut fasulye kabak gonca yonca börtü böcek dağ yel belde dere bayır ve ekin ekin su sarnıçları un değirmenleri tozlu çamurlu yolkar ve tarlalar, sosyal düzeneği ortak aklı ve toplumsal düzeneği sağlayıcı tüm varlık zenginliğiyle hayat ırmağında ve yeryüzü toprağında insanlık binasını kuran yaşamın vazgeçilmez künyeleriydi.
İnsan eliyle kundaklanmış gösteriş bunaklığı şiddet sapkınlığı hükümranlık sadistliği ve tüketim çılgınlığı fetişizmi kıyametiyle azıp kuduran soyut ve yapay ilişkili esaretinde Git gide ve günden güne ölüp tükenmekte buralı dünya ve sersefil insanlık.
Olumlu veya olumsuz dün geçip gittiğin yaşanmışlıkların hiç durmaksızın anısını tekrarlayarak sabit ve kurak döngüde yıpranmış yozunmuş laçkalaşan anlamsızlığı çoğaltır insan. Bu yüzden bilhassa hayatın çetin zahmetli çetrefilli ve zor günlerinde her zamankinden çak daha etkin çağdaşlığı güncellemenin akıl fikir niyet sorumluluk dirayet irade idrak gayret çaba çare üretim bellek bilinç ve emeğini yormalı ki, hayatın ihtiyaç duyduğu huzuru mutluluğu güvenliği değeri sağlığı dirliği kaynağı güvenceyi ve yenileşmeyi sağlamaya imkanı mümkünü olabilsin.
Değilse darda yokta boş gider boşa döner pazar arabalarını peşinde sürükleyen paslı çilingir, kirli ilişkili uyuz dabaz yalınsaklık ve evi barkı insansız dünyasızlığa terkeylemiş çetrefilli dolambaç.
Hem yoksul hem yoksun hem meskensize diyar, doğru düzgün ortak değerlerle örgülü yaşamak işini yoluna koyamamış olmaktan,
kopmak için bağlanan ve bozulmak için ilim ikrarından vazgeçen sapkınlıklara gide gele
Yollar eskir kaldırımlar aşınır insan bozulur en nihayette çürür değişir düzenndevran
İyilik doğruluk güzellik hak hukuk sevgi saygı liyakat irade huzur ve mutluluk üretemeyen kent metropollerine yığınlaşmış yığınlar kalabalığı olmayan istikrar sağlık dirlik iyilik güzellik yoksulluğunu kapış kapış herkesin birbirini ezdiği yorduğu ve üzdüğü cinnet sarmalında birbirinden söküp alma çapulculuğuna yönelecektir çünkü hızla sicili sabıkalı rol modeline sabit kendini çoğaltan sürü güdümlü amansız sapkın ve azgın kötülüğe bir damla iyimserlik yetmeyecek ve yetişmeyecektir.
Çünkü buranın kırılma noktası, düzeltilebilir ben buraya nasıl geldim sorusuna duyarlılık ve farkındalık gösteren bilinç akıl ve bellek iradesi olduğu halde nereye savrulduğunu sorgulamayan kapılmışlığın kayıtsızlık boş vermişliği ve esaret sarmalıdır.
İnsanlığa çektikleri operasyonlar sırasında dert acı sızı ağıt sorun sıkıntı figan feryat ve illet yükleyerek, dikiş tutmaz iltihaplı yaralar arasında makas matkap kama testere iğne neşter ne ararsan varların morarmış ölüsü hep masada kalan..
Adandıklarının yardakçı yalakacı çıkarcı ve yancı arkalıklarında yuvarlanıp debelenen pislik artıkları yahut tezek zibil böcekleri gibi şiddeti nefreti doyumsuzluğu kokuşmuşluğu bencilliği acımasızlığı acımasızlığı gerilimi bunalımı kirlenmeyi sahtekarlığı keyfiyeti samimiyetsizliği yabancılaşmayı umarsızlığı çaresizliği tükenmişliği yılgınlığı lümpenliği sahtekarlığı soytarılaşmayı rezilliği ve insansızlaşmayı huzur saygınlık özgürlük GÜVEN istikrar ve mutluluk yerine üretip çoğaltıyorsa onarımı tamiri ve geri dönüşü olmayan ölümcül vakadır artık doğa tabiat insanlık değerleri ve dünya devran.
Kendi içindeki cinnet ve cinayet sabıkalısının bilindik belli failini arayan dedektörlüklerle, kavrucu bir sac üstünde hiç durmaksızın zıplayan zirzibil taneleri gibi sürekli görülüp duyulmadık tehlikelinin akıllara bulanıklık ve durgunluk verecek en tehlikelisi uçurumdan aşağı kendini fırlatıp atmak kamyonun altına kaburgasını sermek traktörü omuzlamak apartman duvarından bisiklerle fır dönmek binbir belaya davetiye çıkarmak paraşütsüz gökyüzünden yerin dibine çakılmak balyozla girişmedik sağlam yerini bırakmamak cam yemek suratını dalağını şişlemek gibi gibi her saniye kıyısından döndüğü dizi ve kliplerin kölesi ölümle cebelleşen acayip adrenalin yaratma ipsiz sapsızlığının dünkü ne düdüğü belirsizlikler bugün anne baba oldular ve ilk altı ayı bulmadan şiddetli gerilim bunalım sahtelik soyutluk doyumsuzluk mutsuzluk geçimsizlikleriyle birbirini yiye bitire ayrı gayrılaştılar. Onların çocuklarıysa bugün öznesiz yüklemsiz ve hikayesi olmayan her türlü anormali normal sayan sapkınlıklara talip proğramlanmışlığın kulu kölesi algı hücrelerinde yapay zeka ile haşir neşirler.
Dünyanın her yerinde en acımasız onursuz ruhsuz bencil hırsız yolsuz ve haramı ortak karakteristik niyet maksat ve özellikleri olan soyguncu talancı yağmacı işgalci vurguncu ezen sömüren sülükleri, kolayca güdülebilir şartlanmışlıkları ve toplumsal teslimiyeti alışılmış bağımlılıklarla kurumsallaştırmak için bütün kaynaklara hükmederek özenle örgütleyip dayattıkları adaletsizliklerden kargaşadan gelir dağılımı eşitsizliğinden gericilikten hurafecilikten yozlaşmadan sindirilmişlikten karamsarlıktan korkudan istikrarsızlıktan sefaletten kedercilikten eğitimsizlikten duyarsızlıktan şiddetten kutuplaşmadan kinden nefretten kültür sanatsızlıktan baskıdan belirsizlikten yobazlıktan artan sorunları sürüncemeye bırakmaktan ve iyiliğin tedavülden kalktığı kötülükten ( Terörsüz Tarkiye ana kundakçı unsur olarak Pekakayı vitrine koyan bölme parçalamaya dönük ve Mehepe gibi gizli saklı taşıyıcı figüranların ayyuka çıktığı en güncel ve Bop sürekliliğinin siyasi istismar ayak oyunlarıyla yığınlaşmış birikmiş somut sorunları örtbas eden soyut suni gündemleri sürekli işler faal çalışır kılarak tüm dünyada olduğu gibi Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde ortak çıkar hükümranlığının sevk ve idare ettiği Türkiye’ de de aynı planlı projeli dönüm dolaşım ilişki kurgu sür saltanat ağından ) arkalanır ve beslenir.
Bu yüzden haydut harami ilkel azgın sapkın doyumsuz ve yabani keyfiyetin iki bileleninin ardından Yurop ve Rus”lara iştah kabarttığı Çin ile korsanlık haracını alarak dünya çapulculuğunu kotaran ve kurtaran manyak Trump sultası ve şürekası, İran’ a yönelik “ bize mülkünü malını teslşmbet ve pılını pırtını uopla öl” katliamcılığını ve cehennem cellatlığını dayatması hiç de şaşırtıcı değildir çünkü burayı böyleceye her türlü talan vurgun soygun işgal vevhukımlara uygun insansızlığı mutsuzluklarının işlevsiz kayıtsız güdümlü bağımlılığına araçsallaştırarak kullanışlı yapan düzenleyen uran işleten çalıştıran dayatan donatan ören ve örgütleyenler zaten bunlardı.
O bakımdan da ülkelerin tüm varlıklarına ve kaynaklarına el koymada ister kızıl kıyamet aktif katliamcı ve yıkıcı savaşlar sürsün, ister ateş kessin dursun ara versin, ister dursun dursun yeniden ateşlensin, uzatmalarla sinmeyi baskılayarak sündürebildiği kadar uzatsın anlık saniyelik manipülasyonlarda dahi ölüm zulüm saltanatının ilahları kurgulayanları ve uygulayanları olarak hiç kaybetmeksizin kıyamet kurgulu sefaletten yıkımdan yağmadan ve cellatlıklardan hep bunlar kazanmakta.
Seyfi Karaca… Mayıs/26
…
SÖZÜN ÖZÜNE ( insanlığın türkçesiyle)
…
Sözün özüne
İnsanlığın Türkçesiyle
Hiç bir şarta koşula eğilmeden
Bükülmeden
Muhtaç ihraç ve ihtaç olmadan, bedenen ve ruhen eziklik zavallısı acizliğe hükümran olan
Kimliksizliğin kul köle kapısına minnet etmeden
Ricaya amennaya bel ve umut bağlamadan
Özgürlüğün doğallığın ve kendi gerçekliğinin doğduğu yerden doğduk geldik
Aşk neresidir
Yarayı da tanırız çareyi de biliriz
Sevgi saygı kime ne zaman, mertlik ve cesur yüreklilik aslımız neslimizden gelendlr
İnsan kimdir iblis kim,
Biliriz sevinci çocuklaşan yüreklilikle
Onurla
Gururla iyiyi güzeli hakkı hududu şefkati ve huzuru
Gül ne çiçektir biliriz
Cehennem zebaniliğinin cellat katliamcısı zulümlerle tüm dünyaya kan kusturduğu iblis kimdir biliriz
Kaypaklığı iki yüzlülüğü ihaneti kıyameti ve gördüğüne sus pus olanı şarlatanı yalakayı ve şakşakçıyı
Mazlumun ahını zalimi(n zulmünü
Zorbayı ve masumu..
Akrebi çiyanı
Sansarı çakalı leş kargasını yardakçıyı puştu uşaklık kuklası puştu piyonu da biliriz
Kalbinde güvercin kumrusu uçuran aşkı sevgiyi de biliriz
Tanır ve biliriz ki
Buraların Gösterişli kukla soytarısı olarak yaşamaktansa
Yalınçıplak
Yiğitçe
Özü sözü bir özgürce ve nasıl doğduysa öylece
Türklüğün aklı fikri vicdanıyla ölmek
Ölümsüzlüğün namı değerindendir
Biz kendimizi ezel ezelden tanır biliriz
Seyfi
..
MUTLULUKLA YÜZLEŞMEYE
…
Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.
Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.
Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.
İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .
Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.
Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,
Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.
Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında.
İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…
Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir.
Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı.
Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.
Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor.
Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset.
Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.
Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,
Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.
Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.
Seyfi Karaca…..Mayis /26