'İlerleme saatini çok hızlı çalıştırmıştı; ülkesinin şu anda neredeyse tamaman bir yeniden yapılanma gerçeği,halkın genelinin dönüşümü onayladığını katiyen göstermez.(A.J.Toynbee)
Hükümet yabancı özel sermayenin ve tabii ki Amerikan sermayesinin teşvik edilmesi amacıyla18 Ocak 1954’de “Yabancı Sermayeyi Teşvik kanunu” çıkardı.Bu kanun yatırılan ilk sermaye dahil olmak üzere, elde edilen karın transferine hiçbir sınır koymamakta ve bu bakımdan,Amerikan büyükelçiliğinin değimiyle “dünyanın en liberal yabancı sermaye yatırım kanunu sayılmaktaydı.Petrol kanunu ile de yabancı petrol şirketlerine büyük ölçüde imtiyazlar tanınmıştı.
Faşist Paramiliter gücün oluşumu,Özel Harp Dairesi tarafından kurulan ve desteklenen Komando Kapları’yla başladı ve devam etti. Bu,ilk dönem kamplarında Kontrgerilla uzmanları tarafından eğitilen çok sayıda Komando’dan oluşan faşist hareket 1971 yılına kadar gelişmekte olan devrimci-demokrat harekete karşı yoğun saldırılarda bulundu.ve 12Mart Askeri müdahalesine yol açan siyasal ve toplumsal süreçte etkili oldu.binlerce demokrat-devrimcinin katledilmesi,bir çok şehirde yapılan provokatif ayaklanma ve katliamlar,bilinen klasik Kontra yöntemleriyle gerçekleştirildi.
Kanuni Sultan Süleyman 1536’da Fransa ile barış,dostluk,antlaşması yaptı.Böylece,Osmanlı topraklarında yargı,ticaret,vergi,yerleşme konularında Fransa’ya ayrıcalık tanınmiştı.Gümrük tarifeleri indirilmiş,Osmanlı’nın rekabet gücü olmadığından Avrupa ürünlerinin hücumuna uğramıştır.
'Anılar kimsenin bizdan alamayacağı tek mülkümüz.İnsanın herşeyini yağmalayabilir,çalabilir,yok edebilirsiniz.Ama,aklını,yüreğini,ruhunu yok etmeden hatıralarını yok edemezsiniz.
güncellenmedikçe,anlamı yok...sadece var olduğunu bilirsin...görmedin ki,yaşamadın ki...sayfalara yazacağın düşüncelerin,tarih olmayacak hiçbir zaman.ama sen tarihsin insan...
Hitler,Kavgam adlı kitabında Yahudilere ilişkin şunları söylemektedir..Yahudi bulunduğu memleketi terk etmeği hiçbir zaman aklına getirmez.Yerleşmiş olduğu toprakta kalır.Oraya o kadar yapışır ki,kendisini anca zor kullanmakla kovmak mümkün olur.Yahudiler Nietzsche gibi bazı düşünürlerce de aşağılık bir ırk olarak görülmekteydiler.Nazi Almanyası’nda bu inanç eyleme dönüşmüş ve yüz binlerce Yahudi öldürülmüştür.
Irk kavramının kendisinin sosyolojik,antropolojik anlamda kullanılması çok eskilere dayanmaz.Irk sözcüğünü, M.S. 4.yüzyılda Papa 1.Gregory tarafından söylendiği bilinmektedir.Ancak, ırksal ayrımcılıklar tarihsel olarak çok eskilere dayanır.Özellikle renk farkına dayalı farklı insanların olduğu ve bunun da bir tür ayrımcılığa “doğal” zemin hazırladığı söylenebilir.
Yesevilik üzerine araştırmalar yapan N:K:Zeybek’e göre,İslam Peygamberi Muhammet Türk’tür.Öylesine iyi ahlaklı,başarılı, yetenekli akıllı bir şahsiyet ancak Türk olabilir. Ona göre, Araplar gibi cahil,geri yeteneksiz bir “ırk”ın mensupları içinde böyle bir kişinin çıkmasının olanağı yoktur!
Sarıkamış harekatı,alman genel karargahının verdiği kesin emrin uygulanmasından ibarettir.Bu aç ve çıplak askere,alın karnınızı doyurun diye Kafkas Dağları’nı göstermişlerdir.Sarıkamış ne bir amaç,ne de bir sonucu almaya yarayan bir harekettir.Burada gizlenen amaç, Rusların buraya kuvvet ayırmasını sağlayarak Diğer cephelerde Alman ve Avusturyalıların yükünü hafifletmektir.
Halkın çoğunluğunun yaşam koşullarının kötüleşmesiyle,devletlülerin ve egemen sınıf oluşturan diğer unsurların “iyileşmesi” arasında ters yönden bir ilişki vardı. Egemen sınıf blokunun,sömürü olanaklarının güvenceye alınması,”ilericilik,modernleşme,batılılaşma,çağdaşlaşma,vb.olarak sunulmuştur.Oysa ki,sınıfsız bir toplumun çağdaş bir toplum olamaz.
Selçukluların ve Osmanlıların Diyar-ıRum (Roma Ülkesi) dedikleri Anadolu'ya Turcıa adını 12.Yüzyılya da Rum ülkesi (da İtalyanlar vermiştir.Osmanlı,Türkiye adını hiç kullanmamış; ya 'Memalik-i Osmani(Osmanlı mülkü) ya da Rum ülkesi kendine deRum sultanı demiştir.
muharrem ayında yaşanan Kerbela faciası İslam tarihinin en büyük travmasıdır.Henüz Peygamberin vefatının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen yaşanan katliam,iktidar hırsının insanlığı nereye götürebileceğini göstermesi açısından önemlidir.n
Türk Tarih tezine göre: Tarihin en eski devirlerinden başlayarak Orta Asya’dan,Batı’ya,Güney’e kuraklık nedeniyle büyük göçler olmuştur. Bu göçmenler brakisefal,alpin tipinde,Türkçe konuşan insanlardır.Bunlar gittikleri yerlere ileri bir uygarlık götürmüşlerdir.Mezopotamya’da,Mısır’da, Anadolu’da,Çin’de, Girit’te,Hint’de,Ege’de,Roma’da medeniyet kuran insanlardır.Dünyada medeniyetlerin kurulması ve genişlemesinde,dünyanın öteki köşelerine yayılmasında belli başlı pay Türkçe konuşan bu insanlardır. Afet İnan,Atatürk ve Tarih Tezi.s 243-246
“Atatürk’ün çevresinde gizliden gizliye tatsız bir anlaşmazlığın dedikoduları dolaşmaya başlamıştı.Dedikoduların konusu İsmet İnönü idi.Dolmabahçe ve Çankaya’daki para ve mevki peşinde koşan çoğu ahlaksız adamla çok az ilişkisi vardı.Atatürk’ün ahbapları öteden beri İnönü’yü sevmezlerdi. Lord Kınros,Atatürk; Bir milletin yeniden doğuşu. Sander Yay.
Türkiye’ni n payandalarından biri milliyetçilik iken,komünizm din düşmanı ve evrenselciydi.Dolayısıyla Türkiye,savaş sonrası diğer ülkeler gibi,komünist olmayacaktı.Buna karşılık faşizm,hem milliyetçi, hem de yurtseverdi ve bu yüzden rejime daha uygun görünüyordu. Falih Rıfkı,Hakimiyeti Milliye,4.Aralık 1930”İnkılapçı Metotları”
Sonu katliamla sonuçlanacak olan Kerbela yürüyüşü,gerçekte alttakilerin,adaletsizliğe,eşitsizliğe,monarşiye karşı kendi talepleriyle örtüşecek olan bir İslami kurumsallaşma arayışının sonucudur..Tam bu nedenle de çağları aşan bir hak mücadelesinin sembolüdür.
Aralarında Musa Anter,Sait Elçi, Şerafettin Elçi gibi tanınmış Kürt aydınlarının da bulunduğu gruba yönelik suçlama “”Yabancı devletlerin müzahareti ile Türkiye’yi bölmekti”3 Oçak 1961’de başlayan dava 3 Mayıs 1968’de sona erdi.Bir kısım sanık ceza alırken bir kısmı beraat etti. Fakat zaman aşımı nedeniyle verilen ceza hükümleri uygulanamadı.
TBMM’nin açılışından sonra Meclis İkinci başkanı seçilen Celalettin Arif bey’in 1920’de “Ereğli’de sahip olduğu kömür işletme ayrıcalığını İtalyan’lara ortaya çıkmıştır.Ankara hükümeti ile savaş halinde olduğu bir sırada İtalyanlar Ereğli’ye gelmiş,havzayı işletmek istemiştir.Satış işlemi olağan bir ticaret işi sayılmış Celalettin Bey aklanmıştır.
Avrupa’da[ hiçbir güç, 1789 Fransız Burjuva devriminin ruhunu ve ideallerini canlandıramaz. Maastricht anlaşması 1789 burjuva ihtilalinin artık öldüğünü gösteren tarihi bir dönemeçtir.(1992) Artık Avrupa’da ulusallığa dönüş olamaz.Yapılan dünya çapında sermayenin devrimidir.
İkinci Dünya savaşında; Türkiye, faşist Almanya’yı desteklemiş,Sovyetlerle düşmanca tutumlara girmiş ve hatta Sovyet topraklarını işgal planlarını yapmış bir ülke durumundaydı.2. Dünya Savaşından Sovyetlerin önderliğinde anti-faşist cephenin zaferle çıkması ülkeyi hızla ABD emperyalizmin yanına sürüklediği gibi ABD’ni bütün istemlerini kabul etmek zorunda kaldı.
1936-44 yıllarında faşist Almanya ve Hitler için söylenenler,1946’dan sonra sadece ülke ve lider ismi değiştirilerek ABD,Roosvelt ve Turuman için söylenmektedir.1947 Şubat ve Mart aylarında emperyalizmin iki temel kuruluşu olan IMF ve Dünya Bankasına üye olunmuştur.
Türkiye’de “sınıf” kavramı yerine “meslek” kavramı kullanıldığı için, işçi sınıfının örgütlenme araçları olan sendikalara da gerek kalmayacaktır.Bu nedenle de Osmanlı döneminde kurulmuş,İstanbul,Zonguldak, ve Kırklareli vb. illerde etkinb olan sendikaların kapatılması kararlaştırıldı.
1930’larda Türk Ocağı Genel Başkanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) şunları söylüyordu:Bizim ile faşizm arasında içtimai ve siyasi fikrin bazı noktalarında müşterek olduğunu tespit edebiliriz.O hareket milliyetperverdir,biz milliyetperveriz.
“Osmanoğulları zorla, Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına el koymuşlardı,şimdi de Türk milleti bu mütevacizlerin haddini bildirerek,hakimiyet ve saltanatı eline almış bulunuyor. Nutuk S690-691 denirken, Diğer yandan yok sayılan veya inkar edilen şeylerle övünülüyor.Örneğin:Türklerin tarih boyunca kurdukları en büyük devletin Osmanlı Devleti olduğu söyleniyor.Ve de genç nesillerin kafalarında çelişkili düşünceler oluşuyor.
Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak,İslamcıydı. Kazım karabakir,Ali Fuat Cebasoy,M.Akif Ersoy da İslamcıydı Ziya Gökalp'de Turancıydı. CHP İslamcılara karşı değildi, diğer toplumsal gelişmelerde olduğu gibi kendisine karşı olan İslamcıya karşıydı.
Bürokratlar Tanzimat Fermanı ile bu defa, gerçekten Batılı görüntülü yeni bir lale devri başlattılar.Bu durum aynı zamanda balolar dönemidir.Bu baloların devamı,daha sonra CHF(CHP) döneminde yoğlatım(tüketim) mallarının kıtlığının yarattığı koşullarda, Anadolu kasabalarında halkın nefreti altında verilen Cumhuriyet balolarında görmemek mümkün mü? Bu yönetici seçkinlerin emekçi kitlelere bakış açısının da bir göstergesidir.
1950’lerde Türkiye’nin “Küçük Amerika” olacağına inananların sayısı hızla artıyordu.Yeni zenginler ve bir kısım küçük burjuva, evlerinin salonlarına “Amerikan barı” inşa edip “kaçak viski” içmeyi “American way of life “ı yakalamak sayıyorlardı.Fransız,Alman,İngiliz hayranlığı yerini Amerikan hayranlığına bırakmıştı.
'İlerleme saatini çok hızlı çalıştırmıştı; ülkesinin şu anda neredeyse tamaman bir yeniden yapılanma gerçeği,halkın genelinin dönüşümü onayladığını katiyen göstermez.(A.J.Toynbee)
Hükümet yabancı özel sermayenin ve tabii ki Amerikan sermayesinin teşvik edilmesi amacıyla18 Ocak 1954’de “Yabancı Sermayeyi Teşvik kanunu” çıkardı.Bu kanun yatırılan ilk sermaye dahil olmak üzere, elde edilen karın transferine hiçbir sınır koymamakta ve bu bakımdan,Amerikan büyükelçiliğinin değimiyle “dünyanın en liberal yabancı sermaye yatırım kanunu sayılmaktaydı.Petrol kanunu ile de yabancı petrol şirketlerine büyük ölçüde imtiyazlar tanınmıştı.
Faşist Paramiliter gücün oluşumu,Özel Harp Dairesi tarafından kurulan ve desteklenen Komando Kapları’yla başladı ve devam etti. Bu,ilk dönem kamplarında Kontrgerilla uzmanları tarafından eğitilen çok sayıda Komando’dan oluşan faşist hareket 1971 yılına kadar gelişmekte olan devrimci-demokrat harekete karşı yoğun saldırılarda bulundu.ve 12Mart Askeri müdahalesine yol açan siyasal ve toplumsal süreçte etkili oldu.binlerce demokrat-devrimcinin katledilmesi,bir çok şehirde yapılan provokatif ayaklanma ve katliamlar,bilinen klasik Kontra yöntemleriyle gerçekleştirildi.
Kanuni Sultan Süleyman 1536’da Fransa ile barış,dostluk,antlaşması yaptı.Böylece,Osmanlı topraklarında yargı,ticaret,vergi,yerleşme konularında Fransa’ya ayrıcalık tanınmiştı.Gümrük tarifeleri indirilmiş,Osmanlı’nın rekabet gücü olmadığından Avrupa ürünlerinin hücumuna uğramıştır.
'Anılar kimsenin bizdan alamayacağı tek mülkümüz.İnsanın herşeyini yağmalayabilir,çalabilir,yok edebilirsiniz.Ama,aklını,yüreğini,ruhunu yok etmeden hatıralarını yok edemezsiniz.
güncellenmedikçe,anlamı yok...sadece var olduğunu bilirsin...görmedin ki,yaşamadın ki...sayfalara yazacağın düşüncelerin,tarih olmayacak hiçbir zaman.ama sen tarihsin insan...
Tarih resmi tarih cellatlarına bırakılamayacak kadar önemlidir.
Hitler,Kavgam adlı kitabında Yahudilere ilişkin şunları söylemektedir..Yahudi bulunduğu memleketi terk etmeği hiçbir zaman aklına getirmez.Yerleşmiş olduğu toprakta kalır.Oraya o kadar yapışır ki,kendisini anca zor kullanmakla kovmak mümkün olur.Yahudiler Nietzsche gibi bazı düşünürlerce de aşağılık bir ırk olarak görülmekteydiler.Nazi Almanyası’nda bu inanç eyleme dönüşmüş ve yüz binlerce Yahudi öldürülmüştür.
Irk kavramının kendisinin sosyolojik,antropolojik anlamda kullanılması çok eskilere dayanmaz.Irk sözcüğünü, M.S. 4.yüzyılda Papa 1.Gregory tarafından söylendiği bilinmektedir.Ancak, ırksal ayrımcılıklar tarihsel olarak çok eskilere dayanır.Özellikle renk farkına dayalı farklı insanların olduğu ve bunun da bir tür ayrımcılığa “doğal” zemin hazırladığı söylenebilir.
Yesevilik üzerine araştırmalar yapan N:K:Zeybek’e göre,İslam Peygamberi Muhammet Türk’tür.Öylesine iyi ahlaklı,başarılı, yetenekli akıllı bir şahsiyet ancak Türk olabilir. Ona göre, Araplar gibi cahil,geri yeteneksiz bir “ırk”ın mensupları içinde böyle bir kişinin çıkmasının olanağı yoktur!
Sarıkamış harekatı,alman genel karargahının verdiği kesin emrin uygulanmasından ibarettir.Bu aç ve çıplak askere,alın karnınızı doyurun diye Kafkas Dağları’nı göstermişlerdir.Sarıkamış ne bir amaç,ne de bir sonucu almaya yarayan bir harekettir.Burada gizlenen amaç, Rusların buraya kuvvet ayırmasını sağlayarak Diğer cephelerde Alman ve Avusturyalıların yükünü hafifletmektir.
benim en çok etkilendiğim olay 1914 sarıkamış faciasıdır 70 bin askerimizin tek kuruşun atmadan soğukdan şehit olması
Halkın çoğunluğunun yaşam koşullarının kötüleşmesiyle,devletlülerin ve egemen sınıf oluşturan diğer unsurların “iyileşmesi” arasında ters yönden bir ilişki vardı. Egemen sınıf blokunun,sömürü olanaklarının güvenceye alınması,”ilericilik,modernleşme,batılılaşma,çağdaşlaşma,vb.olarak sunulmuştur.Oysa ki,sınıfsız bir toplumun çağdaş bir toplum olamaz.
Selçukluların ve Osmanlıların Diyar-ıRum (Roma Ülkesi) dedikleri Anadolu'ya Turcıa adını 12.Yüzyılya da Rum ülkesi (da İtalyanlar vermiştir.Osmanlı,Türkiye adını hiç kullanmamış; ya 'Memalik-i Osmani(Osmanlı mülkü) ya da Rum ülkesi kendine deRum sultanı demiştir.
muharrem ayında yaşanan Kerbela faciası İslam tarihinin en büyük travmasıdır.Henüz Peygamberin vefatının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen yaşanan katliam,iktidar hırsının insanlığı nereye götürebileceğini göstermesi açısından önemlidir.n
Türk Tarih tezine göre: Tarihin en eski devirlerinden başlayarak Orta Asya’dan,Batı’ya,Güney’e kuraklık nedeniyle büyük göçler olmuştur. Bu göçmenler brakisefal,alpin tipinde,Türkçe konuşan insanlardır.Bunlar gittikleri yerlere ileri bir uygarlık götürmüşlerdir.Mezopotamya’da,Mısır’da, Anadolu’da,Çin’de, Girit’te,Hint’de,Ege’de,Roma’da medeniyet kuran insanlardır.Dünyada medeniyetlerin kurulması ve genişlemesinde,dünyanın öteki köşelerine yayılmasında belli başlı pay Türkçe konuşan bu insanlardır.
Afet İnan,Atatürk ve Tarih Tezi.s 243-246
“Atatürk’ün çevresinde gizliden gizliye tatsız bir anlaşmazlığın dedikoduları dolaşmaya başlamıştı.Dedikoduların konusu İsmet İnönü idi.Dolmabahçe ve Çankaya’daki para ve mevki peşinde koşan çoğu ahlaksız adamla çok az ilişkisi vardı.Atatürk’ün ahbapları öteden beri İnönü’yü sevmezlerdi.
Lord Kınros,Atatürk; Bir milletin yeniden doğuşu. Sander Yay.
Türkiye’ni n payandalarından biri milliyetçilik iken,komünizm din düşmanı ve evrenselciydi.Dolayısıyla Türkiye,savaş sonrası diğer ülkeler gibi,komünist olmayacaktı.Buna karşılık faşizm,hem milliyetçi, hem de yurtseverdi ve bu yüzden rejime daha uygun görünüyordu.
Falih Rıfkı,Hakimiyeti Milliye,4.Aralık 1930”İnkılapçı Metotları”
Sonu katliamla sonuçlanacak olan Kerbela yürüyüşü,gerçekte alttakilerin,adaletsizliğe,eşitsizliğe,monarşiye karşı kendi talepleriyle örtüşecek olan bir İslami kurumsallaşma arayışının sonucudur..Tam bu nedenle de çağları aşan bir hak mücadelesinin sembolüdür.
Aralarında Musa Anter,Sait Elçi, Şerafettin Elçi gibi tanınmış Kürt aydınlarının da bulunduğu gruba yönelik suçlama “”Yabancı devletlerin müzahareti ile Türkiye’yi bölmekti”3 Oçak 1961’de başlayan dava 3 Mayıs 1968’de sona erdi.Bir kısım sanık ceza alırken bir kısmı beraat etti. Fakat zaman aşımı nedeniyle verilen ceza hükümleri uygulanamadı.
TBMM’nin açılışından sonra Meclis İkinci başkanı seçilen Celalettin Arif bey’in 1920’de “Ereğli’de sahip olduğu kömür işletme ayrıcalığını İtalyan’lara ortaya çıkmıştır.Ankara hükümeti ile savaş halinde olduğu bir sırada İtalyanlar Ereğli’ye gelmiş,havzayı işletmek istemiştir.Satış işlemi olağan bir ticaret işi sayılmış Celalettin Bey aklanmıştır.
Avrupa’da[ hiçbir güç, 1789 Fransız Burjuva devriminin ruhunu ve ideallerini canlandıramaz. Maastricht anlaşması 1789 burjuva ihtilalinin artık öldüğünü gösteren tarihi bir dönemeçtir.(1992) Artık Avrupa’da ulusallığa dönüş olamaz.Yapılan dünya çapında sermayenin devrimidir.
İkinci Dünya savaşında;
Türkiye, faşist Almanya’yı desteklemiş,Sovyetlerle düşmanca tutumlara girmiş ve hatta Sovyet topraklarını işgal planlarını yapmış bir ülke durumundaydı.2. Dünya Savaşından Sovyetlerin önderliğinde anti-faşist cephenin zaferle çıkması ülkeyi hızla ABD emperyalizmin yanına sürüklediği gibi ABD’ni bütün istemlerini kabul etmek zorunda kaldı.
1936-44 yıllarında faşist Almanya ve Hitler için söylenenler,1946’dan sonra sadece ülke ve lider ismi değiştirilerek ABD,Roosvelt ve Turuman için söylenmektedir.1947 Şubat ve Mart aylarında emperyalizmin iki temel kuruluşu olan IMF ve Dünya Bankasına üye olunmuştur.
Türkiye’de “sınıf” kavramı yerine “meslek” kavramı kullanıldığı için, işçi sınıfının örgütlenme araçları olan sendikalara da gerek kalmayacaktır.Bu nedenle de Osmanlı döneminde kurulmuş,İstanbul,Zonguldak, ve Kırklareli vb. illerde etkinb olan sendikaların kapatılması kararlaştırıldı.
1930’larda Türk Ocağı Genel Başkanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) şunları söylüyordu:Bizim ile faşizm arasında içtimai ve siyasi fikrin bazı noktalarında müşterek olduğunu tespit edebiliriz.O hareket milliyetperverdir,biz milliyetperveriz.
“Osmanoğulları zorla, Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına el koymuşlardı,şimdi de Türk milleti bu mütevacizlerin haddini bildirerek,hakimiyet ve saltanatı eline almış bulunuyor.
Nutuk S690-691 denirken,
Diğer yandan yok sayılan veya inkar edilen şeylerle övünülüyor.Örneğin:Türklerin tarih boyunca kurdukları en büyük devletin Osmanlı Devleti olduğu söyleniyor.Ve de genç nesillerin kafalarında çelişkili düşünceler oluşuyor.
Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak,İslamcıydı.
Kazım karabakir,Ali Fuat Cebasoy,M.Akif Ersoy da İslamcıydı
Ziya Gökalp'de Turancıydı. CHP İslamcılara karşı değildi, diğer toplumsal gelişmelerde olduğu gibi kendisine karşı olan İslamcıya karşıydı.
Bürokratlar Tanzimat Fermanı ile bu defa, gerçekten Batılı görüntülü yeni bir lale devri başlattılar.Bu durum aynı zamanda balolar dönemidir.Bu baloların devamı,daha sonra CHF(CHP) döneminde yoğlatım(tüketim) mallarının kıtlığının yarattığı koşullarda, Anadolu kasabalarında halkın nefreti altında verilen Cumhuriyet balolarında görmemek mümkün mü? Bu yönetici seçkinlerin emekçi kitlelere bakış açısının da bir göstergesidir.
1950’lerde Türkiye’nin “Küçük Amerika” olacağına inananların sayısı hızla artıyordu.Yeni zenginler ve bir kısım küçük burjuva, evlerinin salonlarına “Amerikan barı” inşa edip “kaçak viski” içmeyi “American way of life “ı yakalamak sayıyorlardı.Fransız,Alman,İngiliz hayranlığı yerini Amerikan hayranlığına bırakmıştı.