Gönül ki divane oldu, Dimağa "ismin" düştü..! Dimağ ki perişan oldu, Dile "sükut" düştü..! Dil ki lâl oldu, Kalbe "har" düştü..! Kalp ki durdu, Gönüle "yar" düştü..! Yar'dan başkası için göze "gölge" düştü..! "Yàr" sen gelince Çorak gönlüme "DERMAN" düştü!..
Zenginmiş gibi yapıyor. Mutluymuş gibi, iyiymiş gibi dürüstmüş gibi, en beteri de aşıkmış gibi yapıyor. Çok biliyormuş gibi, çok düşünüyormuş gibi, çok hissediyormuş gibi yapıyor. Anlıyormuş gibi, anlaşıyormuş gibi yapıyor. Yaşamak, böyle böyle bir performans sanatına dönüşüyor! Gülünç ve bir o kadar da acıklı..
Zaman geçsin diye bekle... Zamanı gelsin diye bekle... Anlatmak için bekle... Anlaşılmak için bekle... Bulmak için bekle... Bulunmak için bekle... Buluşmak için bekle... Başlasın diye bekle... Bitsin diye bekle... Sabahı bekle... Geceyi bekle... Baharı bekle... Yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle... Daha iyisi için bekle... Daha yenisini bekle... Sabırdan bekle... Çaresizlikten bekle... Panikle bekle... Vazgeçerken bekle... Plan yap bekle, hayal kur bekle... Değişsin diye bekle... Dönüşsün diye bekle... Bir bekle, iki bekle... Hayat geçsin önünden geçip gitsin, Sen bekle...
Sensizliğin orucunu tutuyorum Ve hergün sana daha çok susu/yorum Dar ağacımdaki celladım gibisin Son arzumu soruyorsan Aşkına susu/yorum ölümüne susu/yorum
İyiyim" işte. Sargılarını açtım yaralarımın. Kanadıkça gülümsüyorum Gülümsedikçe. iyiyim" diyorum. IYİYİM İşte...... Sanki bir benmiyim yaralı. Kim değil ki yaralı .... Yaralayanlar bile yaralı ....
sen hiç kendini,. her zorlukta baştan atılacak safra gibi gördün mü ?
Uçun kuşlar uçun burda vefa yok
Öyle akar sular, öyle hava yok
Feryadıma karşı aksi seda yok
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır
değişmeye alıştığı için bence geçer...malum alışmış kudurmuştan betermiş...
kendinden vaz geçecek kadar değişmeyi göze alan değişmeyi göze aldığı kişiden de vazgeçer mi?
Kendin olmadıktan sonra,
Her ikiside yorar...
bir insanı değiştirmek mi bir insan için değişmek mi daha cok yorar...
Ters Tepki vereyim;
Niye geldin?
Ben geldim, hoşgeldin yok mu?
yine yoksun kalkmıyor işte kolum kanadım..yokluğunu ben sana bir türlü anlatamadım.anlatamadımmmm
''kurtlu baklanın da kör alıcısı olurmuş dedim ''
maksat demek değilmi ya dedim işte..
Eskiden mevsimler bile şaşırtmaz dı bizi
bahardayken tişört giyerdik
hiç üşümezdik akşama kadar
şimdi böyle mi ...
Gönül ki divane oldu,
Dimağa "ismin" düştü..!
Dimağ ki perişan oldu,
Dile "sükut" düştü..!
Dil ki lâl oldu,
Kalbe "har" düştü..!
Kalp ki durdu,
Gönüle "yar" düştü..!
Yar'dan başkası için göze "gölge" düştü..!
"Yàr" sen gelince
Çorak gönlüme "DERMAN" düştü!..
İnsan sadece ihtiyaç duyduğunu özler.
Dücane Cündioğlu
demiş : )
ve sonra dedim ki..
haykırışları duymayan ruhlar yadsınır kalabalıklarda
hımmmm yani beni İzmir havasıyla gönderiyorsunteşekkürler be Şaşkın,teşekkürler...!!!
bazen de bilmiyendir be şaşkın...
bazende,.. bilmiyendir be şaşkın
insan sevdiğine kırılır bence...ve çok kırılmışsada yok olur gider....yani tuz da olmaz buzda...
Sonra Haşmet Babaoğlu demiş ki;
Zenginmiş gibi yapıyor. Mutluymuş gibi, iyiymiş gibi dürüstmüş gibi, en beteri de aşıkmış gibi yapıyor. Çok biliyormuş gibi, çok düşünüyormuş gibi, çok hissediyormuş gibi yapıyor. Anlıyormuş gibi, anlaşıyormuş gibi yapıyor. Yaşamak, böyle böyle bir performans sanatına dönüşüyor! Gülünç ve bir o kadar da acıklı..
Sonra dedim ki ,
Zaman geçsin diye bekle...
Zamanı gelsin diye bekle...
Anlatmak için bekle...
Anlaşılmak için bekle...
Bulmak için bekle...
Bulunmak için bekle...
Buluşmak için bekle...
Başlasın diye bekle...
Bitsin diye bekle...
Sabahı bekle...
Geceyi bekle...
Baharı bekle...
Yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle...
Daha iyisi için bekle...
Daha yenisini bekle...
Sabırdan bekle...
Çaresizlikten bekle...
Panikle bekle...
Vazgeçerken bekle...
Plan yap bekle, hayal kur bekle...
Değişsin diye bekle...
Dönüşsün diye bekle...
Bir bekle, iki bekle...
Hayat geçsin önünden geçip gitsin,
Sen bekle...
Sensizliğin orucunu tutuyorum
Ve hergün sana daha çok susu/yorum
Dar ağacımdaki celladım gibisin
Son arzumu soruyorsan
Aşkına susu/yorum ölümüne susu/yorum
Morgan Freeman'ın söylediği gibi "Afrika'da bir anne çocuğuna tabağındakileri bitir diyene kadar dünyanın bütün tabaklarını kırmak istiyorum."
İçimde kıyametler kopsa da,
Ben baharıyım yarınlarımın.
Çiçek açarım her kışın ardından...
Nazım Hikmet
İyiyim" işte.
Sargılarını açtım yaralarımın.
Kanadıkça gülümsüyorum
Gülümsedikçe. iyiyim" diyorum.
IYİYİM İşte...... Sanki bir benmiyim yaralı.
Kim değil ki yaralı .... Yaralayanlar bile yaralı ....
Eski(meyen) mekandan geçip
Hey gidi günlere seslendim.
Sonra dedim ki;
Hep Mecnun'a, Ferhat'a özendik,
Karşımızdakinin Leyla olduğunu zannederek, 'Şirin'liğine aldandık..!
Sonra bende dedim ki ,
Unutma, sır gibi seversen
Eğer muradın gerçekIeşir.
Çünkü tohum,
toprağa gizIenirse yeşerir.
MevIana
Sonra dedim ki;
kaleme bile sırrını verme / gider kağıda yazar...
yitip giden devrimler gibi, dost sesin dost gülüşlerin,
şimdi çölde bir damla su, sen artık kendin değilsin...
dedim mi ki...vefa İstanbul ' un eski bir semti değildir sadece..bir gönül borcudurda aynı zamanda...
Belki bir gün Tebriz'den yine Şems gelir...