Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşenmeyeceksin. Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet fakrü zarüret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Acımasızsın Gözlerimden kalbime sızdın Kalbimdeki en sancılı sızısın Sızılarımın en keyifle kısmısın
Sen de böyle bir kızsın Bırak! Kalbim bir ömür sana kızsın. Kızsın! Çünkü sen kalbimdeki sakızsın Evet amansızsın, Evet vicdansızsın. Bırak! Kalbim bir ömür sana kızsın.
Ellerim bir anda, saçına ulaşan, Kimsenin erişemediği, Yıldız sen olmalısın, Gecenin matemine, Dolaşan ben, Ogözyaşlarımı, Yağmur yağmur süzen, Sen olmalısın, Hiç kimse anlamadı beni, Ama sen, Tıpkı sen, Aynı sen, Kimsenin erişemediği, Oyıldız sen olmalısın.(Komutan Kızı)
bir gece habersiz bize gel merdivenler gıcırdamasın öyle yorgunum ki hiç sorma sen halimden anlarsın sabahlara kadar oturup konuşalım kimse duymasın mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın öyle halsizim ki hiç sorma anlarsın.
Can ağır,can bin pişman sığmıyor bu bedene,kaldıki dünya ! Gökyüzü üstüme düşmüş sanki ben mini minnacık, ben tuz buz ,ben yokum, can ki çıktı bir kere..
Biz ne zaman din,dil, ırk, milliyet, cinsiyet, cinsel tercih, siyasi görüş gibi ön sıfatlarla birbirimizi ayrıştırmaktan vazgeçeceğiz... İnsanlık ortak paydasında buluşmak hiç de zor bir şey değil aslında..
"müzeyyen'deki tuhaflığın ne olduğunu sonunda anlamıştım.
müzeyyen hiç flört etmiyordu. gözlerini kaçırmıyor, heyecanlanmıyor, dili sürçmüyor, dudaklarını ısırmıyor, kendinden bahsetme konusunda en küçük bir heves göstermiyordu.
ya beni etkilemek gibi bir derdi yoktu yada beğenilmeye çok alışkındı."
EY TÜRK GENÇLİĞİ!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşenmeyeceksin. Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet fakrü zarüret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
harcanmadan bitmiyor ömür.
Hırs seni kul etmesin. Allah seni hür yarattı.
Hayat uzun bir yol.
Bir çok durağın olacağına
Bir yol arkadaşın olsun.
Yazılarınızı siliyorlar, demek ki hâlâ bizde umut var:)))))
aslında kim istemez ki kendisine hergün yeni ilhamlar verip, hergün yeni şiirler şiirler yazdıran sevgiliyi...kim ?
bir zamanlar delice sıkıldığım şeyleri gün gelip bu denli özleyip arayacağımı doğrusu ummuyordum..
abbooooooooooo....neler de yazmışlar neler,ben nerelerdeydim bu ara yaaaaaa ?
Bazıları doğrudan yol yapar(Siyasiler)
Bazıları doğrudan yol yapar(Hazreti Muhammed)
unutmadım aramızdaki beceriksiz dili...dünya yordu bizi.
benim de söyleyemediklerim var;hiç söyleyemeyeceğim onları belki de.
iyi bir insan oldugun için başına iyi şeylerin geleceğini düşünmek vejeteryan oldugun için bi aslanın seni yemeyeceğini düşğnmeye benzer.
yoruldum
Acımasızsın
Gözlerimden kalbime sızdın
Kalbimdeki en sancılı sızısın
Sızılarımın en keyifle kısmısın
Sen de böyle bir kızsın
Bırak!
Kalbim bir ömür sana kızsın.
Kızsın!
Çünkü sen kalbimdeki sakızsın
Evet amansızsın,
Evet vicdansızsın.
Bırak!
Kalbim bir ömür sana kızsın.
su akar yolunu bulur...
Sen
Ellerim bir anda,
saçına ulaşan,
Kimsenin erişemediği,
Yıldız sen olmalısın,
Gecenin matemine,
Dolaşan ben,
Ogözyaşlarımı,
Yağmur yağmur süzen,
Sen olmalısın,
Hiç kimse anlamadı beni,
Ama sen,
Tıpkı sen,
Aynı sen,
Kimsenin erişemediği,
Oyıldız sen olmalısın.(Komutan Kızı)
Olaydı dünyada ikbalim yaver,
El etsem sevdiğim acep kim ne der?
Bilmem tecelli mi yoksa ki kader;
Beni bir vefasız yâre yazmışlar.
Oldu, bir sen akıllısın?
özlemler çeşit çeşit;özlemler ki binlerce...
bir gece habersiz bize gel
merdivenler gıcırdamasın
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın
mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın.
cahit külebi / dost
Can ağır,can bin pişman sığmıyor bu bedene,kaldıki dünya ! Gökyüzü üstüme düşmüş sanki ben mini minnacık, ben tuz buz ,ben yokum, can ki çıktı bir kere..
Biz ne zaman din,dil, ırk, milliyet, cinsiyet, cinsel tercih, siyasi görüş gibi ön sıfatlarla birbirimizi ayrıştırmaktan vazgeçeceğiz... İnsanlık ortak paydasında buluşmak hiç de zor bir şey değil aslında..
Ya da içi geçmişti. :))
"müzeyyen'deki tuhaflığın ne olduğunu sonunda anlamıştım.
müzeyyen hiç flört etmiyordu. gözlerini kaçırmıyor, heyecanlanmıyor, dili sürçmüyor, dudaklarını ısırmıyor, kendinden bahsetme konusunda en küçük bir heves göstermiyordu.
ya beni etkilemek gibi bir derdi yoktu yada beğenilmeye çok alışkındı."
hayallerini yak
evi ısıt
Kadın şiir gibi yazıyor.
Müthiş!
Gecici duygularınızın anlık heveslerinizin baskasının üstünde kalıcı hasarlar bırakabileceğini unutmayın.Anlar yasanır hasarı kalır.
Süpürgesiz çocuklara kötü örnek olma! :)
Yok öyle bir dünya; oldu, göz hakkı deyip ona buna saldıralım. :D
e yani... olmaz ki!