seni mütedamiyen inciten ne varsa ondan uzaklaşmalısın.çünkü er geç ya yaptıkları ya da yapmadıkları ile seni üzerler.eğer üzüleceksen yokluklarına üzülmeyi seç.hiçbir yalnızlık seni daha fazla üzmez.
Tam yeni insanlarla tanışıyorken biran, Onlarla çok iyi arkadaşlıklar kurmayı düşündüm yine. Her sabah gibi elimi yıkarken baktım aynadan kendime Bir ah çektim derinden Sonra dedim ki kendime, Güldürüyorsun beni, Bir baksana şu haline. Öncekilerin ne yararı oldu ki sana Sırtında sayılmayacak kadar yara Yapay dostluklar mı olacak sana derman. Yapma bunu bana, Yol yakınken vazgeç Acıtacaklar onlar da herkes gibi.
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşenmeyeceksin. Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet fakrü zarüret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Herşey biter , her şey unutulur...
Sonra dedim ki; oncesi de yok sonrasi da, bugün var elinde onun kiymetini bil bilebiliyorsan.
Çok da tın!
Can dediklerimizi;
Toprağa Değil...
Yüreğimize gömdük
Havale Değil.
Emanet ettik (Allah'a)
Yokluğumuz hissedilmediyse,Varlığımızıda yük etmedik.
ten fanidir can ölmez
gün gitti geri gelmez
ölür ise ten ölür
canlar ölesi değil
Susmak etkilii bir iletişimdir.
aynı anda hem mutsuz hem neşeliyim.
Elif Seçkin, tam da dediğin gibi.
Maşallah dil pabuç gibi. :)
Bir de, sapla samanı birbirine karıştırmasaydın iyiydi.
Sönmek, kolay değil yanmak kadar!..
Unutmak, mes'ele.
ateşi bulan utandı, ateş utandı, yakanlar ve yaktıranlar utanmadı..
unutMADIMAKlımda..
Sonra dediklerimden 3 cilt kitap olurdu sonra demeseydim
Yalanla yapılan zamanla yıkılır.!
seni mütedamiyen inciten ne varsa ondan uzaklaşmalısın.çünkü er geç ya yaptıkları ya da yapmadıkları ile seni üzerler.eğer üzüleceksen yokluklarına üzülmeyi seç.hiçbir yalnızlık seni daha fazla üzmez.
seni o kadar çok özledim ki yazım kış kışım yaz oldu.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
sen susunca
ben küsüyorum
Ötenazi.
Unutmak bir devrim
Ama ben devrimci değilim
Unutmak bir evrim
Ben evrimci de değilim
İyisi mi boşver unutmayı
Zaten beceremem ben bunu
Seni değil, sensizliğimi
zafer muhteşem olacak! :)
vicdanının kapılarını çalsak ses gelmeyecek insanlar var.
vicdanının kapılarını çalsak ses gelmeyecek insanlar var.
Tam yeni insanlarla tanışıyorken biran,
Onlarla çok iyi arkadaşlıklar kurmayı düşündüm yine.
Her sabah gibi elimi yıkarken baktım aynadan kendime
Bir ah çektim derinden
Sonra dedim ki kendime,
Güldürüyorsun beni,
Bir baksana şu haline.
Öncekilerin ne yararı oldu ki sana
Sırtında sayılmayacak kadar yara
Yapay dostluklar mı olacak sana derman.
Yapma bunu bana,
Yol yakınken vazgeç
Acıtacaklar onlar da herkes gibi.
O zaman cinayete kurban gitti ...
( allah korusun da şiir buya )
EY TÜRK GENÇLİĞİ!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşenmeyeceksin. Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet fakrü zarüret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
harcanmadan bitmiyor ömür.
Hırs seni kul etmesin. Allah seni hür yarattı.
Hayat uzun bir yol.
Bir çok durağın olacağına
Bir yol arkadaşın olsun.
Yazılarınızı siliyorlar, demek ki hâlâ bizde umut var:)))))
aslında kim istemez ki kendisine hergün yeni ilhamlar verip, hergün yeni şiirler şiirler yazdıran sevgiliyi...kim ?