Hazreti Ali efendimiz hiç yalan konuşmuş mu?hayır Madem ki efendimiz ve pirimiz hem üstadımız olduğu ve hem onu ve huyunu ve kahramanlığını ve karakterini sevdiğimiz halde biz neden yalan konuşuyoruz ustadımızın pirimizin efendimizin tenezzül dahi etmediği pis ve hakir harekete biz neden rıza ile kasten ve bilerek talip oluyoruz.? Yada gerçekten biz onu hayatını ve düsturlarını değil onun tenezzül dahi etmediği beş kuruşluk dünya menfaatini elde etmek uğruna yalana tenezzül ediyoruz ediyorsunuz ediyorlar.?
Güzelse kalbin,etrafına ışık saçarsın.Görünür parlarsın...Fakat kirli fakat leş bir ruhtan ibaretsen, bataklıktan farkın yoktur.Çirpindikça batarsın.Iyi ol iyi kal,kazanırsın.Belkide bu son şansın.
Yolun düşerse kıyıya birgün Ve maviliklerini enginin seyre dalarsan Dalgalara göğüs germiş olanları hatırla Selamla, yüreğin sevgi dolu Çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar Eşit olmayan savaşta Ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden Sana liman gösterdiler uzakta... Pierre-Jean de Béranger
Kendime bakınca bir sürü eksiğim geçmişimde yaptığım hata ve yanlışlarım var. Ki yaşadığım sürece yine yanlış ve hatalar yapabilirim. Bunların bilincinde olmaya çalışıyorum. Yoruluyor insan insan bir müddet sonra, gördüklerinden ve yaşadıklarından.
Nihat abi kendim için yazmadım bunu. Antolojide herkes pürü pak kusursuz. Herkes melek. İçinde zerre kötülük yok. Zerre günaha bulaşmamış. Dört dörtlük maşallah. Allah bir tek onu kusursuz yaratmış sanki. Karşısındaki kötü, çirkin, ahlaksız, yalancı, sahtekar. İnsan birine bir şey diyeceği zaman ilkin kendisine bakacak. Haşa peygamber olacakmış gibi bir tavır içerisinde insanlar.
Ne zaman yüzüne baksam yalnızlığın o mutlu gerilimi
O öksüz göl hızla derinleşir biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir yeşil
Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi geçip giden yüzlerine bakar kalırım
Ömrün kısalığı çarpar camlara ateş hızla yayılır içerilere
Akşam olur,evler dolar boşalır acıyla erir,yüzüne aşık çocuk
Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
Kaçıyorum, iyi olmanın yetmediği o yerlerden.!
İnsan bu ya! Dersin içine her şey sığar...
Önünde akıp giden bir hayat var. Kendi yolunda devam et...
Ne diyeyim sevgili
Herşey gönlünce olsun
Kırkpınar güreşleri başlamış pehlivanlara başarılar dilerken az buçuk güreşten anlayan seyircilere de seyir zevki dilerim.
Hazreti Ali efendimiz hiç yalan konuşmuş mu?hayır Madem ki efendimiz ve pirimiz hem üstadımız olduğu ve hem onu ve huyunu ve kahramanlığını ve karakterini sevdiğimiz halde biz neden yalan konuşuyoruz ustadımızın pirimizin efendimizin tenezzül dahi etmediği pis ve hakir harekete biz neden rıza ile kasten ve bilerek talip oluyoruz.? Yada gerçekten biz onu hayatını ve düsturlarını değil onun tenezzül dahi etmediği beş kuruşluk dünya menfaatini elde etmek uğruna yalana tenezzül ediyoruz ediyorsunuz ediyorlar.?
Hiç bir şey demedim
Faydasıda olmazdı
Ekim sabahı doğanlar,
Haziran akşamı ölürmüş.
ve anlıyor ki insan,
herşey bir düş/müş
herşey düşmüş
herşey düş
her şey....
Kurt kışı atlatır ama yediği ayazı unutmaz...
Biz, bu sokağın fiyakalı kaybedenleriyiz.!
Aşık olanın kalbinden kan sızar.
Dağılır her taraf çiçek kokar.
Kırmızı pembe sarı.
Sonbaharda kahverengiye dönen yapraklar.
İlkbaharda yeşil olur emdiği topraktan.
Aşk her yerde gönlümüzde.
Daha neler neler.
Güzelse kalbin,etrafına ışık saçarsın.Görünür parlarsın...Fakat kirli fakat leş bir ruhtan ibaretsen, bataklıktan farkın yoktur.Çirpindikça batarsın.Iyi ol iyi kal,kazanırsın.Belkide bu son şansın.
Yolun düşerse kıyıya birgün
Ve maviliklerini enginin seyre dalarsan
Dalgalara göğüs germiş olanları hatırla
Selamla, yüreğin sevgi dolu
Çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar
Eşit olmayan savaşta
Ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden
Sana liman gösterdiler uzakta...
Pierre-Jean de Béranger
Birbirinden uzak kalmak, birlikte olmanın yalnızca başka bir çeşididir...
Unut sadece unut..
Sabah doğanlar bir akşam üstü ölürmüş.
..o kadar hızlı düşer ki martı asılı kalır beyazlığı havada..,,
gözlediği balığı tutamasa da açlığıyla çarpışır suda....
Attila İlhan
Neredeyim ben?
Sonra dedim ki;
Bence en acısı bir hayatı boşa harcadığını sonuna geldiğinde anlamak.
Are you sure or damperli
Mücadele ediyorum, çırpınıyorum, deniyorum...ama,
Kelebeğin ayağına taş bağlayıp uç demişler gibiyim....
Kanatlarım var, lakin yük ağır...!
müzeyyen yüzünden bir türlü muazzez olamayanlar da var...
zambaklar en ıssız yerlerde açar
ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Sonra dedim ki ,
Sevipte acı çekmeyen var mı?
Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme.
Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı.
Umutlar kalıyor
Ben gidiyorum
Senaryo aynı oyuncular farklı...!
Kendime bakınca bir sürü eksiğim geçmişimde yaptığım hata ve yanlışlarım var.
Ki yaşadığım sürece yine yanlış ve hatalar yapabilirim.
Bunların bilincinde olmaya çalışıyorum.
Yoruluyor insan insan bir müddet sonra, gördüklerinden ve yaşadıklarından.
Nihat abi kendim için yazmadım bunu. Antolojide herkes pürü pak kusursuz. Herkes melek. İçinde zerre kötülük yok. Zerre günaha bulaşmamış. Dört dörtlük maşallah. Allah bir tek onu kusursuz yaratmış sanki.
Karşısındaki kötü, çirkin, ahlaksız, yalancı, sahtekar.
İnsan birine bir şey diyeceği zaman ilkin kendisine bakacak.
Haşa peygamber olacakmış gibi bir tavır içerisinde insanlar.
Hz.Isa'nın dediği gibi,
"İçinizde hiç günahı olmayan atsın ilk taşı "
ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK
Ne zaman yüzüne baksam
yalnızlığın o mutlu gerilimi
O öksüz göl hızla derinleşir
biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir
yeşil
Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum
ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım
bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
geçip giden yüzlerine bakar kalırım
Ömrün kısalığı çarpar camlara
ateş hızla yayılır içerilere
Akşam olur,evler dolar boşalır
acıyla erir,yüzüne aşık çocuk
Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum
İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
Cezmi ERSÖZ