Sayın Emine Özçelik'ciğim, yazdığım yorumda hakaret dediğiniz yer tam olarak neresi gösterirseniz sevinirim. Eğer "hanım bana bir haller oldu" cümlesi ise bu ifade nurullah'cığıma ait mesela. Ha illa benim dövülmemi istiyorsanız buyrun sırtımı sıyırın kırbaçlatın.
Diyelim ki buradan bir şayir arkadaşımız çıktı peygamberimize bir şiyir yazdım dedi. Direkt ona ithaf etmek istedim dedi, Okuduk beğendik yahut beğenmedik.
Bir yazınsal ürün kime yazıldığına bağlı kalarak kutsallaştırılır mı? Pes. Hele ki yorum yapanlara gusl abdesti aldırtmalar, yorum yazanlara şarlatan diyenler, goygoy yapma diyenler... Valla pes. Ayağı çarıklı ağzı salyalı çarşamba mahallesi muhtarları, sağolsun ve hamdolsun edebiyat ve sanatımıza katkı sunmaya devam ediyorlar çok şükür.
şiyirin Peygamber Efendimize yazılmış bir şiyir olduğu da sizin yorumunuzdur. Diyelim ki Peygamber Efendimize yazılmış şiyir olsun. Bunun üzerine konuşulamaz derseniz asıl siz haddinizi aşmış olmaz mısınız?
5 vakit gusl almak, şarlatanlık ve palyaçoluk kısmına girmiyorum hiç.
benimkisi nasıl bir yorumsa şayirin şiyiri üzerine, elbette sizinkisi de bir yorum nihayetinde. şayir bunu demek istemiş bu da kesindir derseniz, bir çeşit şayirin kendisi yahut şayirin buradaki distribütörü olarak konumlandırırsınız kendinizi.
sevgili ellesin de tek, taştan olsun manası mı yani? bilemedim. error 804 yani.
kiraz karslı'cığım ben sana söyledim söylediğimi. nurullah ister duysun ister duymasın. Ha kastettiğiniz, "ünlü bir şayirin şiyirine laf etmeyiniz pilis" mealinde şeyler anlıyorum. Ancak burada ben sizinle iletişim kuruyorum. Ha nurullah gelse onun da yüzüne söylerdim merak etmeyin.
Sayın Nihat kuruyer bey, "mahsum çocuğun" derken kastettiğiniz muhtemelen mahsun çocuk ya da masum çocuk olabilir. Neyse. Resimdeki masum çocukla yazdıklarımın uygun düşmemesi benim kötü birisi olduğumu uyandırmış olmalı. Sonlardaki kelimeyi bari üslup yazsaydınız. Buraya valla billa fazlayım.
Şöyle genel hatlarıyla 2 gündür biraz inceledim burayı. Yorum yapacak çok şeyler buldum ama şimdilik gereksiz ayrıntılar gibi duruyor. Bu yüzden genel yorumlarımı geçiyorum.
Şimdi, açık söyliyim. Buraya çok fazlayım ben. Ancak takdir edersiniz ki benim de karnımı doyurmam, su içmem filan lazım. Benim sizinle iletişim kurmam sizin açınızdan büyük bir lütuf, bir lükstür. Bu yüzden benimle olan iletişimlerinizi iyi değerlendirmeniz gerek.
Kiraz Karslı'cığım, şiyirde şair bozbulanık su içmiş, ruhu yağmalanmış, sonsuzluk çiçekleriyle donanmış ama nihayetinde de taş olsaydım demiş. Buna rağmen hasret de alev alev içine bir an düşürmüş. Error 804 hatası. Geçtim.
17:45'ciğim, sizin şair ise şiyirinde çöldeki pelikan, damda tek başına serçe olmuş, ölüp gitmiş fakat öncesinde su imiş akmış filan, ölümün gölgesi varmış o da göz kapaklarını kaplamışmış. Mışmış da mışmış, mışmış da mışmış efenim.
Sayın Nihat Kuruyer'ciğim, keşke hayat bayram olsa, bütün dünya da niyeyse buna inansa diil mi efenim.
Yıllardır bozbulanık suları yudumladım, Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları, Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.
Hasretin alev alev içime bir an düştü, Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü, Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde, Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.
Farkında olarak ya da olmayarak benzer şeyi yapıyorsunuz sanki. benim seçmem gereken kelimeleri, kendiniz belirlemek istiyorsunuz. Özgün olmak için başka bir yol bulmam gerekiyor benim mesela. Buna da siz karar veriyorsunuz. Enteresan.
"Ruh hastası çok burada" demişsiniz. Sapık beyinler filan demişsiniz. Hâlâ nerelerde kalmış bu kürsü. Uzun gider.
Şimdi sayın maria'cığım. Bak bu kez de iyelik ekleri kullandım. Sizleri anlıyorum emin olun ancak her kullanıcıya özgü kelime seçmem belki ilk bakışta sıkıntısız bir argümanmış gibi görünebilir fakat o zaman her kullanıcı beni istediği kelimeyi seçmeye yönlendirir, ben de onların seçtiği kelimelerle iletişim kurarsam benim özgünlüğüm yok oluyor.
Yani böyle davranarak özgün kullanıcıları yok etmiş, aynılaştırılmış kullanıcılarla etrafınızı doldurmuş oluyorsunuz.
Anlam genellikle kelime, cümle, cümleler ile karşı tarafa gönderilir. Bazen de mimiklerle tavırlarla... Bunların tümü rasyoneldir. Yani bir kurala, bir yasaya dayanarak yazılır ya da gönderilir. Ancak bunların hepsi bir araya geldiklerinde beklenilen, arzu edilen şeye anlam denir. Beklenilen, arzu edilen şey ortaya çıkmıyorsa:
1) Bizim rasyonelliğimizde bir bozukluk vardır. 2) Karşı tarafın anlamlandırma düzeneği bozuktur yahut bizimkisi gibi değildir.
Kullanıcıların hemen tümünün anlam ve anlamlandırma faaliyetleri birbirlerine ne kadar yaklaşırsa, örtüşürse hareket o zaman başlar.
Cezmi abi o soruyu sormasaydın keşki
"Pia" hayalimizdeki gibi kalsaydı
Mazhar abi 3. gün ne oldu da çark ettin
:)
neyi nasıl yazacağımı kime ne tepki verecegimi hatırlat Mak kim senin haddi değildir.biline..hele pravoke etmek isteyenlerden nefret ederim.
peygamber efendimize de deli dendi Mecnun dendi sıkıntı yapmayin no problem
madde manyakları iyi akşamlar herkese
Sayın Emine Özçelik'ciğim, yazdığım yorumda hakaret dediğiniz yer tam olarak neresi gösterirseniz sevinirim. Eğer "hanım bana bir haller oldu" cümlesi ise bu ifade nurullah'cığıma ait mesela. Ha illa benim dövülmemi istiyorsanız buyrun sırtımı sıyırın kırbaçlatın.
Diyelim ki buradan bir şayir arkadaşımız çıktı peygamberimize bir şiyir yazdım dedi. Direkt ona ithaf etmek istedim dedi, Okuduk beğendik yahut beğenmedik.
Bir yazınsal ürün kime yazıldığına bağlı kalarak kutsallaştırılır mı? Pes. Hele ki yorum yapanlara gusl abdesti aldırtmalar, yorum yazanlara şarlatan diyenler, goygoy yapma diyenler... Valla pes. Ayağı çarıklı ağzı salyalı çarşamba mahallesi muhtarları, sağolsun ve hamdolsun edebiyat ve sanatımıza katkı sunmaya devam ediyorlar çok şükür.
Sayın Öznelerin Şairi'ciğim,
şiyirin Peygamber Efendimize yazılmış bir şiyir olduğu da sizin yorumunuzdur. Diyelim ki Peygamber Efendimize yazılmış şiyir olsun. Bunun üzerine konuşulamaz derseniz asıl siz haddinizi aşmış olmaz mısınız?
5 vakit gusl almak, şarlatanlık ve palyaçoluk kısmına girmiyorum hiç.
özne bize şarkı çalar mısın
özne öğle namazı kaç rekat
özne 32 farz sahiden farz mı
aklımda deli sorular muhderemler
çay ocağının deposunu
sahte rakı üretim tesisi haline getiren benim kayınçomu allah bildiği gibi yapsın
evlense de kurtulsam şu mendeburdan
benimkisi nasıl bir yorumsa şayirin şiyiri üzerine, elbette sizinkisi de bir yorum nihayetinde. şayir bunu demek istemiş bu da kesindir derseniz, bir çeşit şayirin kendisi yahut şayirin buradaki distribütörü olarak konumlandırırsınız kendinizi.
sevgili ellesin de tek, taştan olsun manası mı yani? bilemedim. error 804 yani.
haklısın
doğru alıntıladığım şiiri de savunmak bana düşer di mi
sevgilinin dokunduğu elinin değdiği bir taş olmak bile yeğdir demek istemiş
Allam burda kafayı yemeye geldim sanırım. ama şimdilik dişlerimi sıkarak ha gayret diyorum kendi kendime.
Sayın kiraz karslı'cığım, "tanıdıkça arkadaş olmaya değer bulursak belki" cümlesini ögelerine ayırabilir misiniz lütfen.
kiraz karslı'cığım ben sana söyledim söylediğimi. nurullah ister duysun ister duymasın. Ha kastettiğiniz, "ünlü bir şayirin şiyirine laf etmeyiniz pilis" mealinde şeyler anlıyorum. Ancak burada ben sizinle iletişim kuruyorum. Ha nurullah gelse onun da yüzüne söylerdim merak etmeyin.
şu aşamada reddedilirsen şaşırma inan o bahsettiğin hassasiyetler her kes için geçerli
tanıdıkça arkadaş olmaya değer bulursak belki
kerem cemciğim
umarım Nurullah genç duymuştur bu eleştirilerini
töbe yaaaa muhderem::)))
mesela şiyirinizi "beğeniyle okudum" dersek başka bi anlam, şiyirinizi "okudum beğendim" dersek başka bir anlam çıkar.
Sayın Nihat kuruyer bey, "mahsum çocuğun" derken kastettiğiniz muhtemelen mahsun çocuk ya da masum çocuk olabilir. Neyse. Resimdeki masum çocukla yazdıklarımın uygun düşmemesi benim kötü birisi olduğumu uyandırmış olmalı. Sonlardaki kelimeyi bari üslup yazsaydınız. Buraya valla billa fazlayım.
Şöyle genel hatlarıyla 2 gündür biraz inceledim burayı. Yorum yapacak çok şeyler buldum ama şimdilik gereksiz ayrıntılar gibi duruyor. Bu yüzden genel yorumlarımı geçiyorum.
Şimdi, açık söyliyim. Buraya çok fazlayım ben. Ancak takdir edersiniz ki benim de karnımı doyurmam, su içmem filan lazım. Benim sizinle iletişim kurmam sizin açınızdan büyük bir lütuf, bir lükstür. Bu yüzden benimle olan iletişimlerinizi iyi değerlendirmeniz gerek.
Kiraz Karslı'cığım, şiyirde şair bozbulanık su içmiş, ruhu yağmalanmış, sonsuzluk çiçekleriyle donanmış ama nihayetinde de taş olsaydım demiş. Buna rağmen hasret de alev alev içine bir an düşürmüş. Error 804 hatası. Geçtim.
17:45'ciğim, sizin şair ise şiyirinde çöldeki pelikan, damda tek başına serçe olmuş, ölüp gitmiş fakat öncesinde su imiş akmış filan, ölümün gölgesi varmış o da göz kapaklarını kaplamışmış. Mışmış da mışmış, mışmış da mışmış efenim.
Sayın Nihat Kuruyer'ciğim, keşke hayat bayram olsa, bütün dünya da niyeyse buna inansa diil mi efenim.
bir zamanlar bu şiiri ezberlemek gibi büyücek ve saf ve masum hayallerim vardı
Yıllardır bozbulanık suları yudumladım,
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları,
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.
Hasretin alev alev içime bir an düştü,
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü,
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde,
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.
eski papa ölmüş
öbür tarafta işi zor bu muhderemin
gel bakalım muhderem şçyle dicekler
Sayın mari,
Farkında olarak ya da olmayarak benzer şeyi yapıyorsunuz sanki. benim seçmem gereken kelimeleri, kendiniz belirlemek istiyorsunuz. Özgün olmak için başka bir yol bulmam gerekiyor benim mesela. Buna da siz karar veriyorsunuz. Enteresan.
"Ruh hastası çok burada" demişsiniz. Sapık beyinler filan demişsiniz. Hâlâ nerelerde kalmış bu kürsü. Uzun gider.
Şimdi sayın maria'cığım. Bak bu kez de iyelik ekleri kullandım. Sizleri anlıyorum emin olun ancak her kullanıcıya özgü kelime seçmem belki ilk bakışta sıkıntısız bir argümanmış gibi görünebilir fakat o zaman her kullanıcı beni istediği kelimeyi seçmeye yönlendirir, ben de onların seçtiği kelimelerle iletişim kurarsam benim özgünlüğüm yok oluyor.
Yani böyle davranarak özgün kullanıcıları yok etmiş, aynılaştırılmış kullanıcılarla etrafınızı doldurmuş oluyorsunuz.
Sayın maria peder'ciim. Bu şarkı ile tırla geçtiniz üzerimden sabah sabah.
El ele tutuşmak mı kola girmek mi? Buna kafa yoruyorum bu aralar. tutuşmak kelimesi entersan.
https://www.antoloji.com/gruplar/filozom-m-/
şişşşş. dükkanın önünü kapatmayın şırrıklar. sana diyorum 17:45
Anlam genellikle kelime, cümle, cümleler ile karşı tarafa gönderilir. Bazen de mimiklerle tavırlarla... Bunların tümü rasyoneldir. Yani bir kurala, bir yasaya dayanarak yazılır ya da gönderilir. Ancak bunların hepsi bir araya geldiklerinde beklenilen, arzu edilen şeye anlam denir. Beklenilen, arzu edilen şey ortaya çıkmıyorsa:
1) Bizim rasyonelliğimizde bir bozukluk vardır.
2) Karşı tarafın anlamlandırma düzeneği bozuktur yahut bizimkisi gibi değildir.
Kullanıcıların hemen tümünün anlam ve anlamlandırma faaliyetleri birbirlerine ne kadar yaklaşırsa, örtüşürse hareket o zaman başlar.
özne nerdesin abicim sen
yine ölü taklidi mi yapıon muhderem