Sen hep konuş. Sen konuşunca herkes susuyor. Senin sesin herkesinkinden gür çıkıyor. Ama ahir zamanda bir güruh peyda oldu: Sen konuşunca, hatta bağırınca dahi susmayan. Senin sesini bastırmak için gürültü patırtı yapan.
Bu güruh da dahil, hiç kimsenin senin elinden kaçamayacağını bilmek bizi teselli ediyor. Asıl soru şu: Bizi teselli eden şey, neden onları bunca küstahlaştırıyor?
'Şöyle de: Siz evlerinizde olsaydınız bile üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine şüphesiz öldürülecekleri yerlere çıkıp giderlerdi' (Âl-i İmrân, 3/154)
'Nerede olursanız olun, tahkîm edilmiş yüksek kalelerde bile bulunsanız ölüm sizi bulur' (en-Nisâ, 4/78)
Bir gün bakarsın ki, ölüm baygınlığı gerçek olarak gelmiş 'işte bu, senin kaçıp durduğun şey' denilmiştir' (Kâf, 50/19)
'Ölümü ve öldükten sonra kemiklerin ve cesedin çürümesini hatırlayın. Ahiret hayatını isteyen dünya hayatının süsünü terk eder' (Hadis)
En sadık dost.. Asla peşini bırakmaz... Benim sadık yarim, kara topraktır... Gelin girmeyen ev olurmuş ama ölüm girmeyen ev olmazmış...Ben büyüklerin yalancısıyım... :)))
Seni iki meşhûr kahraman gibi ayakta karşılamak isterdim… Ne sâkin,kendine hâkim ve sabırlı çalışıyorsun. Yalnız sana inanıyorum. Geleceksin,biliyorum...
Her canlı doğar, büyür ve ölür, bu Allah’ın değişmez kanunudur. Ölüm; bu fâni âlemdeki hayat yolculuğunun sona ermesi ile bekâ âlemine geçilerek ebedî hayatın başlangıç noktasıdır. Ölüm bedenin yok olması ve ruhun yeni bir bedene bürünmesi demektir. Doğmayan, değişiklik geçirmeyen, ölmeyen diri olan yalnız Hazret-i Allah’tır. “Hayy” ve “Kayyum” ancak O’dur. Herkes mutlaka ölümü tadacak, ölümden insanı hiçbir şey kurtaramayacak; ne serveti ne de sevdikleri... Herkes için kesin bir ecel ve belirlenmiş bir âkıbet vardır. Her doğan ölür, her yeni eskir. İnsanların ömür süreleri farklıdır; kimi uzun, kimi de kısadır. Büyük-küçük, genç-ihtiyar hiç kimse belirlenmiş olan vakti gelmeden ölmez, eceli gelmiş ise ölümden kurtulamaz.
“Ecel geldi ise başağrısı bahane.” sözü halk arasında söylene gelmiştir.
Bir asır da yaşasa sonu ölüm. Gideceği yer ve ulaşacağı kara topraktır. Ölüm vakti gelince tehir edilmediği gibi, hiç kimseye de mühlet verilmez. Hazret-i Allah âdildir.
Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:
“Allah, süresi gelip eceli yettiği zaman hiçbir canı aslâ geri bırakmaz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münafikûn: 11)
İbrahim Aleyhisselâm can alıcı meleğe:
“Günahkârların canını aldığın şekilde seni görmek isterim.” deyince melek: “Dayanamazsın.” dedi.
“Olsun istiyorum.” deyince, kendini o surette gösterdi; siyah yüzlü, tüyleri diken diken, siyah elbiseler giymiş, burnundan ve ağzından ateşler çıkıyordu. İbrahim Aleyhisselâm kendinden geçip düştü, kendine gelince meleği kendi şeklinde gördü ve “Ey can alıcı melek, bir günahkâr senin bu şeklini gördükten sonra bir şey görmese ona yeter! ” dedi.
Birçok giden..memnunki yerinden..çok seneler geçti dönen yok seferinden..En çok sevdiklerimizi uğurladık,bence kötü biryer olmasa gerek..bir başka boyutta buluşmak olmalı..
Ben Ölümden korkmuyorum... Ne var yani...Er veya Geç hepimiz Ölmeyecekmiyiz... ha şimdi..ha 30 yıl sonra..ne farkeder...Zaten bombok bir Dünya'da yaşıyorum..
bence gerçek hayatın başlangıcıdır neden çok korkulur neden çok soğuktur yüzü ve seveni sevilenden ayırıp seveni sınayan özlemini ateşini kalbinin derinliklerine kazıyan büyük bir hesaptan yargılayan hazanı hiç unutturmayan mizanı şaşmayan bir yaşamdır ÖLÜM. KISACA VE BENCE KAR BEYAZDIR ÖLÜM KİMİLERİ ÇOK KORKSA BİLE
ölüm gerekli bu beden ve bu yaratılışla... her an gelebileceğini bilmek ürkütücü ve her şeyi anlamsızlaştırabilecek güçte, ama o da gerekli kendimizden üst birşeylerin de var olduğunu, kontrolün tamamen bizim elimizde olmadığını anlamamız için...
beklenmedik olaylardır bizi en çok üzen, kabullenirsek varlığını ve her saniye gelebileceğini, üzemez hayatta hiçbirşey bizi!
Ey ölüm!
Sen hep konuş. Sen konuşunca herkes susuyor. Senin sesin herkesinkinden gür çıkıyor. Ama ahir zamanda bir güruh peyda oldu: Sen konuşunca, hatta bağırınca dahi susmayan. Senin sesini bastırmak için gürültü patırtı yapan.
Bu güruh da dahil, hiç kimsenin senin elinden kaçamayacağını bilmek bizi teselli ediyor. Asıl soru şu: Bizi teselli eden şey, neden onları bunca küstahlaştırıyor?
yazının tümü için
http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php? Makale_id=1091&Kat_id=7
soru işaretinden sonraki boşluğu kapatın
'Şöyle de: Siz evlerinizde olsaydınız bile üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine şüphesiz öldürülecekleri yerlere çıkıp giderlerdi' (Âl-i İmrân, 3/154)
'Nerede olursanız olun, tahkîm edilmiş yüksek kalelerde bile bulunsanız ölüm sizi bulur' (en-Nisâ, 4/78)
Bir gün bakarsın ki, ölüm baygınlığı gerçek olarak gelmiş 'işte bu, senin kaçıp durduğun şey' denilmiştir' (Kâf, 50/19)
'Ölümü ve öldükten sonra kemiklerin ve cesedin çürümesini hatırlayın. Ahiret hayatını isteyen dünya hayatının süsünü terk eder' (Hadis)
O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile.
İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
Mevlana
Ölen sen olunca sorun yok...... En kötüsü özlem,pişmanlık....
bir kisinin olumu trajedi bir milyonun olumuyse -sadece- istatistiktir...stalin
bakiniz -saddam huseyin-...nin trajedisine...
İnsanlar ölümden neden korkar? Bilmediğimiz bişey niye bu kadar korkutuyor sizi bence korkmayın hepiniz bir kere deneyin yani ölün..
En sadık dost.. Asla peşini bırakmaz... Benim sadık yarim, kara topraktır...
Gelin girmeyen ev olurmuş ama ölüm girmeyen ev olmazmış...Ben büyüklerin yalancısıyım... :)))
iki satır arasında kalan an....
Seni iki meşhûr kahraman gibi ayakta karşılamak isterdim…
Ne sâkin,kendine hâkim ve sabırlı çalışıyorsun.
Yalnız sana inanıyorum.
Geleceksin,biliyorum...
Bir gun ruhlar binerler ebed atina
madde sefaletinden mana saltanatina.....
mevlana
Mevlana -kuddise sırruh- Hazretleri: 'Ben öldüğüm zaman matem tutmayın, sevinin. Çünkü ben sevgilime kavuşuyorum.' buyurmuşlardır.
Her insan ölümü tadacaktır. (Al-i İmran:185)
kendi kıyametimin koptuğu an.
Her canlı doğar, büyür ve ölür, bu Allah’ın değişmez kanunudur. Ölüm; bu fâni âlemdeki hayat yolculuğunun sona ermesi ile bekâ âlemine geçilerek ebedî hayatın başlangıç noktasıdır. Ölüm bedenin yok olması ve ruhun yeni bir bedene bürünmesi demektir. Doğmayan, değişiklik geçirmeyen, ölmeyen diri olan yalnız Hazret-i Allah’tır. “Hayy” ve “Kayyum” ancak O’dur. Herkes mutlaka ölümü tadacak, ölümden insanı hiçbir şey kurtaramayacak; ne serveti ne de sevdikleri... Herkes için kesin bir ecel ve belirlenmiş bir âkıbet vardır. Her doğan ölür, her yeni eskir. İnsanların ömür süreleri farklıdır; kimi uzun, kimi de kısadır. Büyük-küçük, genç-ihtiyar hiç kimse belirlenmiş olan vakti gelmeden ölmez, eceli gelmiş ise ölümden kurtulamaz.
“Ecel geldi ise başağrısı bahane.” sözü halk arasında söylene gelmiştir.
Bir asır da yaşasa sonu ölüm. Gideceği yer ve ulaşacağı kara topraktır. Ölüm vakti gelince tehir edilmediği gibi, hiç kimseye de mühlet verilmez. Hazret-i Allah âdildir.
Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:
“Allah, süresi gelip eceli yettiği zaman hiçbir canı aslâ geri bırakmaz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münafikûn: 11)
İbrahim Aleyhisselâm can alıcı meleğe:
“Günahkârların canını aldığın şekilde seni görmek isterim.” deyince melek: “Dayanamazsın.” dedi.
“Olsun istiyorum.” deyince, kendini o surette gösterdi; siyah yüzlü, tüyleri diken diken, siyah elbiseler giymiş, burnundan ve ağzından ateşler çıkıyordu. İbrahim Aleyhisselâm kendinden geçip düştü, kendine gelince meleği kendi şeklinde gördü ve “Ey can alıcı melek, bir günahkâr senin bu şeklini gördükten sonra bir şey görmese ona yeter! ” dedi.
Alıntı: Muhterem Ömer Öngüt
obur taraf bu dunyadan kotu olamaz heralde.nasil istiyorsaniz oyle muamele gorursunuz.yeterki yurekten isteyin.
mahşer
Birçok giden..memnunki yerinden..çok seneler geçti dönen yok seferinden..En çok sevdiklerimizi uğurladık,bence kötü biryer olmasa gerek..bir başka boyutta buluşmak olmalı..
öldügüm gün benim dügüm günümdür diyor Hz.Mevlana
Ben Ölümden korkmuyorum...
Ne var yani...Er veya Geç hepimiz Ölmeyecekmiyiz...
ha şimdi..ha 30 yıl sonra..ne farkeder...Zaten bombok bir Dünya'da yaşıyorum..
Ölüm bir uyku ve bizlerde bundan bir gün uyanacagiz.Geldimiz yere yeniden dönecegiz,yeni bir yasama baslayacagiz.
Çlüm beni sakinliğe, dincliğe çağırıyor. Nihayet ki dincele bilirim ya........
bence gerçek hayatın başlangıcıdır neden çok korkulur neden çok soğuktur yüzü ve seveni sevilenden ayırıp seveni sınayan özlemini ateşini kalbinin derinliklerine kazıyan büyük bir hesaptan yargılayan hazanı hiç unutturmayan mizanı şaşmayan bir yaşamdır ÖLÜM. KISACA VE BENCE KAR BEYAZDIR ÖLÜM KİMİLERİ ÇOK KORKSA BİLE
cayır cayır yanacağımız yere götüren ilk adımdır ölüm...
ölüm yaşamın sonu ve gerçek dünyaya ulaşmaktır.
ölüm bana ayrılığı çağrıştırıyor
İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun..............................................
sonsuzlugu,sonzulukta kaybolmayı ebedi huzuru
hey ayrılığın acısı geçer, allah ölüm ayrılığı vermesin...
kabirde yalnızlık
ölüm gerekli bu beden ve bu yaratılışla...
her an gelebileceğini bilmek ürkütücü ve her şeyi anlamsızlaştırabilecek güçte, ama o da gerekli kendimizden üst birşeylerin de var olduğunu, kontrolün tamamen bizim elimizde olmadığını anlamamız için...
beklenmedik olaylardır bizi en çok üzen, kabullenirsek varlığını ve her saniye gelebileceğini, üzemez hayatta hiçbirşey bizi!
Son nefes anının gelmesi.