Sabahın yeline kapıldık Uyku gözlerde, ölüm pusuda Beklemeye başladık Soğuk ölüm meleğini
Merhaba ümit güneşi Belki bugünde Gün batımını görebileceksin Ağlama bebe, annen Kaybolup gitti Diğer anne ve babalar gibi Yarınlar senin diyemiyorum Çünkü biliyorum ki Sen ölmeden, Vampirler usanmayacak kan emmeğe Ve..... Anılacaksın anma günlerinde Lanetler edilecek bu günlere Tıpkı Naziler gibi İnsanlar Ben bu filmi gördüm diyecek .... Aynı senaryolar tekrarlanacak Dünya döndükce Ta ki Son insan kalıncaya kadar Tarih tekerrür Yüzüne tükürür Ders almayanların
Kapalı kapılar ardına sıkıştırdığım dünyam Kayıp gittin benle birlikte habersizce Yaş 10 ve daha erkendi yarına Yaş 20 ve daha geçmemişti serdeki delilik Yaş 30 ve daha vardı arayışların bitişine Yaş 40 ve kim derdi bu kadar hızlı geçeceğini Yaş 50 ve koca kurt kimleri devirdi
Ölüm sadece başkaların talihidir Ben sonsuz hayatla yoğruldum
Yaş 60 ve nedir bu belimin hali Neden toprağa eğiliyorum her geçen gün Hey koca kurt sen kimleri devirdin Defol git başımdan ölüm meleği Senin gücün yetmez bana
Caminin minaresine çıkmıştı hoca Bir öğle vakti Kalabalık toplanmıştı avluda Kimi şadırvanda abdest alıyor Bu abdest alan benim oğlan değil mi Ne zaman namaza başladı kerata ........ Kimi ağlıyor Aa! Sevgili karım da burada Neden ağlıyorsun hanım Neden siyahlar giydin Başını da kapatmışsın Çıkart onu bilirsin sevmem ... Kimi mırıldanıyor Neler söyleniyorsunuz öyle Türkçe söyleyin anlayayım Nedir inna lillahi ve inna lillahi raciun .... Bir taş var caminin sağ tarafında Musalla taşı diyorlar Sanırım Erzurum mermeri Üzerinde yeşil bir örtüyle kaplı Bir tabut var Kimin cenazesi acaba
Ölüm sadece başkalarının talihidir Ben sonsuz hayatla yoğruldum Defol git başımdan ölüm meleği Senin gücün yetmez bana ......... ..........
Hey neden geldik buraya Ne işimiz var mezarlıkta Ama manzarası da güzelmiş hani Boğazı görüyor İyi ki geldik buraya Şöyle Ortaköy’e uzanırız Bir tek atarız denize doğru
Hey neden beni bu çukura koyuyorsunuz Üzerime o pis toprağı atıyorsunuz Ki ben pantolonumun ütüsü bozulmasın diye Eğilme bile eğilmezdim Ki ben hep lüks semtlerde oturdum Bunca yıl toprak dokunmamışken bana Neden bunu yapıyorsunuz şimdi. .... ...
Hey! hey! Nereye gidiyorsunuz beni bırakıp Sevgili karım Biricik kızım can oğlum Nereye gidiyorsunuz Beni bu pis toprağa bırakıp .... ... Ölüm sadece başkalarının talihidir Ben sonsuz hayatla yoğruldum Defol git başımdan ölüm meleği Senin gücün yetmez bana
Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, mevt, irtihal, vefat: 'Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var.'- Y. Z. Ortaç.
sıradan bir olay sadece ne zaman geleceği bilinmiyor bazıları ölümden korkar neden korkulur ki kaçış yok ister sizlerin dediği yere ister başkalarının dediği yere sonuçta gidilecek
geceler indiğinde, feryat eder yaşlar gözlerime dağlar bedenimi bi ateş nerden geldiğini bilmediğim,nerden kimden aldığımı bilmediğim bi ateş yakar bedenimi... hayaller doğru değil tüm umutlar yalan koşarım ben bensizliğe... koşarım geceyi yarıp bensizliğe...
Aradan geçmişse yıllar Yitip gitmişse umutlar. Boşaysa bütün çabalar Yıllar sonra maddeselleşmişse Dillere destan aşklar Hayalse gerçek sandığın yar Yoksa sevgi, sevdiğin kadar Yoksa güven, güvendiğin kadar Yoksa değerin Senin verdiğinin binde biri kadar Aşağılanıp horlanmışsan İncitilip, kırılmışsan Adam yerine konulmamışsan Ve halâ delice seviyorsan Bir gün birden bire başlar Senin senle çatışman Saygın, onurlu, şerefli benliğin Çöker üzerine aptal aşık benliğinin Gırtlak gırtlağa gelirler. Onurlu kimliğin göm yüreğine sevgini Kurtar haysiyetini çek git diye diretir Aptal aşık kimliğin halâ diretmektedir Sevgi her şeyin üstündedir, Sevgin, sevdiğin olmadıktan sonra Onur, gurur dediğin nedir. Günlerce boğuşur, çatışır dururlar Aynı bedende iki ayrı kişilik Sonra dar gelmeye başlar bedenin Yenişemeyen iki ayrı kişiliğine Patlayacak gibi şişer damarların Zonklamaya başlar beynin Çıkmak istercesine yerinden Bu yaman kavganın çığlıkları Yükselir ruhunun derinliklerinden İki kişiliğinde yenişemezse Her raunt hep berabere biterse Yorulur bedenin, tükenir drencin İşte o noktaya geldiğinde Herkesin korktuğu son Sana başlangıç görünür Yenişemeyen iki kişiliğin yenişir Çözülemeyen sorun da çözülür Ölüme bu noktaya gelip gidenler Asla korkmazlar ölümden Güle oynaya düğüne gider gibi ölür.
ölümler çıplak gelir... geceyi indirir yavaşça gözlerime... benden geçmek kolay değil, feryat eder ateş sözlerime... yayılır nefesin çiçeklere... ay ışıldar soğuk bedeninde... günah bana hiç el değil... feryat eder dilim hüzünlere... Vedalar doğru değil... Sevgiler yalan değil... Koşarım ben sensizliğe... Bu son bakışsa gitmek... Hiç mümkün değil... Görünür bana senden kalan... Bilirim ki vardır şarkımı duyan... Boşunadır yakarış çizilene... Geçer zaman aşk sevilince... Ölümler çıplak gelir... Geceyi indirir yavaşça gözlerine... Senden çıkmak kolay değil... Beterdir hayat acılar çekenlere... Vedalar doğru değil... Sevgiler yalan değil... Koşarım ben sensizliğe... Ağlarım yağmur düşürür seni... Kapı açık gir içeri...
..babamın sonsuzluğa gidişi...
Sabahın yeline kapıldık
Uyku gözlerde, ölüm pusuda
Beklemeye başladık
Soğuk ölüm meleğini
Merhaba ümit güneşi
Belki bugünde
Gün batımını görebileceksin
Ağlama bebe, annen
Kaybolup gitti
Diğer anne ve babalar gibi
Yarınlar senin diyemiyorum
Çünkü biliyorum ki
Sen ölmeden,
Vampirler usanmayacak kan emmeğe
Ve.....
Anılacaksın anma günlerinde
Lanetler edilecek bu günlere
Tıpkı Naziler gibi
İnsanlar
Ben bu filmi gördüm diyecek
....
Aynı senaryolar tekrarlanacak
Dünya döndükce
Ta ki
Son insan kalıncaya kadar
Tarih tekerrür
Yüzüne tükürür
Ders almayanların
m.k
18 mart 2005
06.12
Ölüm sadece başkalarının talihidir
Kapalı kapılar ardına sıkıştırdığım dünyam
Kayıp gittin benle birlikte habersizce
Yaş 10 ve daha erkendi yarına
Yaş 20 ve daha geçmemişti serdeki delilik
Yaş 30 ve daha vardı arayışların bitişine
Yaş 40 ve kim derdi bu kadar hızlı geçeceğini
Yaş 50 ve koca kurt kimleri devirdi
Ölüm sadece başkaların talihidir
Ben sonsuz hayatla yoğruldum
Yaş 60 ve nedir bu belimin hali
Neden toprağa eğiliyorum her geçen gün
Hey koca kurt sen kimleri devirdin
Defol git başımdan ölüm meleği
Senin gücün yetmez bana
Caminin minaresine çıkmıştı hoca
Bir öğle vakti
Kalabalık toplanmıştı avluda
Kimi şadırvanda abdest alıyor
Bu abdest alan benim oğlan değil mi
Ne zaman namaza başladı kerata
........
Kimi ağlıyor
Aa! Sevgili karım da burada
Neden ağlıyorsun hanım
Neden siyahlar giydin
Başını da kapatmışsın
Çıkart onu bilirsin sevmem
...
Kimi mırıldanıyor
Neler söyleniyorsunuz öyle
Türkçe söyleyin anlayayım
Nedir inna lillahi ve inna lillahi raciun
....
Bir taş var caminin sağ tarafında
Musalla taşı diyorlar
Sanırım Erzurum mermeri
Üzerinde yeşil bir örtüyle kaplı
Bir tabut var
Kimin cenazesi acaba
Ölüm sadece başkalarının talihidir
Ben sonsuz hayatla yoğruldum
Defol git başımdan ölüm meleği
Senin gücün yetmez bana
.........
..........
Hey neden geldik buraya
Ne işimiz var mezarlıkta
Ama manzarası da güzelmiş hani
Boğazı görüyor
İyi ki geldik buraya
Şöyle Ortaköy’e uzanırız
Bir tek atarız denize doğru
Hey neden beni bu çukura koyuyorsunuz
Üzerime o pis toprağı atıyorsunuz
Ki ben pantolonumun ütüsü bozulmasın diye
Eğilme bile eğilmezdim
Ki ben hep lüks semtlerde oturdum
Bunca yıl toprak dokunmamışken bana
Neden bunu yapıyorsunuz şimdi.
....
...
Hey! hey!
Nereye gidiyorsunuz beni bırakıp
Sevgili karım
Biricik kızım can oğlum
Nereye gidiyorsunuz
Beni bu pis toprağa bırakıp
....
...
Ölüm sadece başkalarının talihidir
Ben sonsuz hayatla yoğruldum
Defol git başımdan ölüm meleği
Senin gücün yetmez bana
m.k.
16 mart 2005
12: 45
ünlem Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz.
mecaz Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.
mecaz Çok büyük sıkıntı, üzüntü:
'Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu.'- R. N. Güntekin.
Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, mevt, irtihal, vefat:
'Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var.'- Y. Z. Ortaç.
bir vakit gelecek olan ve yeniden varoluşun başlangıç noktası aslında ölüm uyanıştır şu an uykudayız
ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm...
kavuşmaktır...
Ölümden korkulacak ne var.
Azraïl'de olsa, gelen melek degilmidir.
sıradan bir olay sadece ne zaman geleceği bilinmiyor bazıları ölümden korkar neden korkulur ki kaçış yok ister sizlerin dediği yere ister başkalarının dediği yere sonuçta gidilecek
geceler indiğinde, feryat eder yaşlar gözlerime
dağlar bedenimi bi ateş nerden geldiğini bilmediğim,nerden kimden aldığımı bilmediğim bi ateş yakar bedenimi...
hayaller doğru değil tüm umutlar yalan koşarım ben bensizliğe...
koşarım geceyi yarıp bensizliğe...
hep bana ait olduğunu hissettim,benimdi sanki yanlız paylaşamamazcasına...yanlız benim
ölüm-üm...
Ölüm ırmağının girecek yerleri çoktur ama çıkacak yeri yoktur...
Kuss bin Saide
yokolma müziğim.
dert edene dermansızdır ölüm, HAK diyene bulunmaz düğündür ölüm...
Bir yosun tarlasinda dinlenirken gördüm ölümü kac kez,gülümseyerek selam verip gecti...
inna lillahi ve inna ileyhi raciun
yani Allah dan geldik ona döneceğiz
Bir kac gün daha...
ister inan, ister inanma o seni bulur..ne bir saniye önce nede sonra tam vaktinde.korkmamaya devam et
Ne kendi eğledi rahat
Ne halka verdi huzur
Yıkıldı gitti cihandan
Dayansın ehl-i kubur!
Ebebediyete acilan kapinin pasli anahtari gibi...
'Sessiz bir asilik vardır her ölümde ki etkiler diri kalanları.'Yaşayan ölülerden ışık alır' der kadim bir usta'
Korkulan bazen hoş gelir..................?
Aradan geçmişse yıllar
Yitip gitmişse umutlar.
Boşaysa bütün çabalar
Yıllar sonra maddeselleşmişse
Dillere destan aşklar
Hayalse gerçek sandığın yar
Yoksa sevgi, sevdiğin kadar
Yoksa güven, güvendiğin kadar
Yoksa değerin
Senin verdiğinin binde biri kadar
Aşağılanıp horlanmışsan
İncitilip, kırılmışsan
Adam yerine konulmamışsan
Ve halâ delice seviyorsan
Bir gün birden bire başlar
Senin senle çatışman
Saygın, onurlu, şerefli benliğin
Çöker üzerine aptal aşık benliğinin
Gırtlak gırtlağa gelirler.
Onurlu kimliğin göm yüreğine sevgini
Kurtar haysiyetini çek git diye diretir
Aptal aşık kimliğin halâ diretmektedir
Sevgi her şeyin üstündedir,
Sevgin, sevdiğin olmadıktan sonra
Onur, gurur dediğin nedir.
Günlerce boğuşur, çatışır dururlar
Aynı bedende iki ayrı kişilik
Sonra dar gelmeye başlar bedenin
Yenişemeyen iki ayrı kişiliğine
Patlayacak gibi şişer damarların
Zonklamaya başlar beynin
Çıkmak istercesine yerinden
Bu yaman kavganın çığlıkları
Yükselir ruhunun derinliklerinden
İki kişiliğinde yenişemezse
Her raunt hep berabere biterse
Yorulur bedenin, tükenir drencin
İşte o noktaya geldiğinde
Herkesin korktuğu son
Sana başlangıç görünür
Yenişemeyen iki kişiliğin yenişir
Çözülemeyen sorun da çözülür
Ölüme bu noktaya gelip gidenler
Asla korkmazlar ölümden
Güle oynaya düğüne gider gibi ölür.
Temmuz 2004
Müşfik Saltık
ölümler çıplak gelir...
geceyi indirir yavaşça gözlerime...
benden geçmek kolay değil, feryat eder ateş sözlerime...
yayılır nefesin çiçeklere...
ay ışıldar soğuk bedeninde...
günah bana hiç el değil...
feryat eder dilim hüzünlere...
Vedalar doğru değil...
Sevgiler yalan değil...
Koşarım ben sensizliğe...
Bu son bakışsa gitmek...
Hiç mümkün değil...
Görünür bana senden kalan...
Bilirim ki vardır şarkımı duyan...
Boşunadır yakarış çizilene...
Geçer zaman aşk sevilince...
Ölümler çıplak gelir...
Geceyi indirir yavaşça gözlerine...
Senden çıkmak kolay değil...
Beterdir hayat acılar çekenlere...
Vedalar doğru değil...
Sevgiler yalan değil...
Koşarım ben sensizliğe...
Ağlarım yağmur düşürür seni...
Kapı açık gir içeri...
Yanmam
Gönlüm yansa da
Ecel kapımı çalsa da
Gözlerim kapansa da yıldızların altında
Böyle etlerin çürür, toprak kurtları falan gezinir, çürük, kokuşmuş peltemsi eti yer, bir süre sonra sadece kemik ve toprak kalır.
Dikkat! Dikkat! Ölmek isteyenler icin son vapurumuz kalkiyor birbirinizi ezmeyniz..
bknz:ilerde kiyidan uzak bir yerlerde denize dökecegiz :))
her ölüm bi kıyametin sonudur...
allaaa canım nasıl çekti bak şimdi....