En çok arzuladığım şeylerden birisi elimde olsa bir an olsun beklemezdim bu dünyanın beni hayattan bezdirmesi çok çabuk oldu belkide hayatın zulmune çok çabuk yenildim istek ve arzularım hiçbirzaman istedigim gibi olmadı ya benim sevdiğim insanlar beni sevmedi ya beni seven insanları ben sevmedim hayatın tadını çıkarmam gereken yaşta yas tuttum boynum bükük kalbim kırık kaldı ama yinede bir nebze olsun yaşamak istesemde kaderin cilvesi beni ölüme sürüklüyor:'(
Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak. Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.
To die: to sleep; No more; and by a sleep to say we end The heart-ache and the thousand natural shocks That flesh is heir to, 'tis a consummation Devoutly to be wish'd. To die, to sleep;
Neden bizim mezarlıklarımız ecnebilerinki kadar güzel değil diyorum mesela.....haksız mıyım? Şakası bi yana.....Her gördüğümde O'nu,sıra ne zaman bende merak ediyorum ve bikaç iyi şey yapmak istiyorum ama O'nu bir daha görene kadar da unutup gidiyorum....Biliyorum O bigün beni unutmıycak... :)
ben ölmeden önce bir sürü dostum vardı...ben ölmeden önce bir sürü düşüm vardı...ben ölmeden önce bir sürü aşkım oldu...ben ölmeden önce bir sürü hatam oldu...her şeye rağmen pişman değilim... ama yinede,bazen düşündümde,bir gün gelirde yaşarım bende yine...tüm aşklarım, yalanmıydı ey tanrım...çok yanlızım...eriyorum yavaş yavaş...
Ölüm bana asıl var oluşun başlangıcını hatırlatıyor.sukuneti,durgunluğu.Ölüm bana bulunduğun en kötü anın bile ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
''Nasıl sabrettim bugüne kadar, Ölümden bahsetmemek için, Farkına varmamak mümkün mü? Cigaram acı işte, Aşık olmak gayri kabil, Uyanmanın tadı kalmadı. Birinci Harbi Umumide doğmuşum Bizim hesabı kesmek için İkincisine ne lüzum vardı? ''
ölüm varki dudaklardan dökülen kalbine saplanmış bir ok misali, ölüm varki gözlerden akar bi hüzün gibi, kalbini yakan. ölüm varki bin bir çeşit, toprağa gidilen içlerinde en basit....
Sadece bir tür mekan değiştirmedir; aslında ölüler, öldükleri için bir acı çekmiyorlar, kıyamete kadar bir tür beklemedeler. Onlarla birlikte olamıyoruz, çünkü sadece bir süre için aynı alemi paylaşamıyoruz.
bu soruyu ölülere sormak daha mantıklı kanımca.ben yaşamı bilebilirim ölümü değil.bir ölüden de cevabı alınamayacağı düşünüldüğünde ölüm çözülemeyen bir sırdır.ama birgün belki insanoğlu bu sorununda cevabını bulur.
'yaşadığın kadar varsın.. ve yaşamdan sonra da olacaksın.. adı korkutmuyor da düşününce şöyle bi; kapanamsı gözlerinin yani sönüvermesi bir anda dünyamın tüm ışıklarının sonra düşmesi elinin karanlık bir boşluğa avuçlarımdan ve uzanman musalla taşına buz gibi.. üzerinde birkaç avuç toprak.. belki başında dikili bir selvi.. en acısı yılda üç dört kez hatırlanmak.. korkutmuyor adı beni.. ama düşününce seni... çıkılmıyor içinden kederin ozaman.. yok musun? ben yokolmuşum çoktan ozaman.. ben ölmüşüm senden evvel..durma hadi! yanıma gel..'
kor-kuuunç! ! !
En çok arzuladığım şeylerden birisi
elimde olsa bir an olsun beklemezdim
bu dünyanın beni hayattan bezdirmesi çok çabuk oldu
belkide hayatın zulmune çok çabuk yenildim
istek ve arzularım hiçbirzaman istedigim gibi olmadı
ya benim sevdiğim insanlar beni sevmedi
ya beni seven insanları ben sevmedim
hayatın tadını çıkarmam gereken yaşta
yas tuttum boynum bükük kalbim kırık kaldı
ama yinede bir nebze olsun yaşamak istesemde
kaderin cilvesi beni ölüme sürüklüyor:'(
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
To die: to sleep;
No more; and by a sleep to say we end
The heart-ache and the thousand natural shocks
That flesh is heir to, 'tis a consummation
Devoutly to be wish'd.
To die, to sleep;
Shakespeare
ölünce de nedire yazabilecek miyim merak ediyorum?
......varken ben yokum
ben varken..ölüm yok...
ölüm
de
özünde
aykırı
aşktır.
ölüm güzel şey budur perde arkasından haber
hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber
N.F.K
yolculuk...
saati bozuk bunun saati..bi kere de zamanında gelmez kii..
gereği gibi hazırlananlar için cennet bahçelerinden bir bahçe
hazırlanmayanlar için o kkorkulu bitmeyecek olan son
şairin dediği gibi: Ölüm güzel haber.Hiç güzel olmasaydı ölüm,ölür müydü peygamber
Neden bizim mezarlıklarımız ecnebilerinki kadar güzel değil diyorum mesela.....haksız mıyım?
Şakası bi yana.....Her gördüğümde O'nu,sıra ne zaman bende merak ediyorum ve bikaç iyi şey yapmak istiyorum ama O'nu bir daha görene kadar da unutup gidiyorum....Biliyorum O bigün beni unutmıycak... :)
'ash to ash,dust to dust..'
Gereğinde fazla çarpıcı bir örnek,
anlamak için değerini yaşamın..
ben ölmeden önce bir sürü dostum vardı...ben ölmeden önce bir sürü düşüm vardı...ben ölmeden önce bir sürü aşkım oldu...ben ölmeden önce bir sürü hatam oldu...her şeye rağmen pişman değilim...
ama yinede,bazen düşündümde,bir gün gelirde yaşarım bende yine...tüm aşklarım, yalanmıydı ey tanrım...çok yanlızım...eriyorum yavaş yavaş...
Ölüm bana asıl var oluşun başlangıcını hatırlatıyor.sukuneti,durgunluğu.Ölüm bana bulunduğun en kötü anın bile ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
paklar mı bizi
''Nasıl sabrettim bugüne kadar,
Ölümden bahsetmemek için,
Farkına varmamak mümkün mü?
Cigaram acı işte,
Aşık olmak gayri kabil,
Uyanmanın tadı kalmadı.
Birinci Harbi Umumide doğmuşum
Bizim hesabı kesmek için
İkincisine ne lüzum vardı? ''
^^İnna lillahi ve inna ileyhi raciun^^...
ölüm varki dudaklardan dökülen kalbine saplanmış bir ok misali,
ölüm varki gözlerden akar bi hüzün gibi, kalbini yakan.
ölüm varki bin bir çeşit, toprağa gidilen içlerinde en basit....
Sadece bir tür mekan değiştirmedir; aslında ölüler, öldükleri için bir acı çekmiyorlar, kıyamete kadar bir tür beklemedeler. Onlarla birlikte olamıyoruz, çünkü sadece bir süre için aynı alemi paylaşamıyoruz.
orgazm olmak gibi bişeydir heralde.
bu soruyu ölülere sormak daha mantıklı kanımca.ben yaşamı bilebilirim ölümü değil.bir ölüden de cevabı alınamayacağı düşünüldüğünde ölüm çözülemeyen bir sırdır.ama birgün belki insanoğlu bu sorununda cevabını bulur.
'En son ölüm gelir
Yine de erken deriz'
Ihyanin kapi gicirtisi...
ölüm güzellikler ülkesinin eşiği kimi için kilitli kapısı kimi için geçiş kapısı yanlız birşey var ölüm diğer dünya için bize bir ipucu.
ilk durak,başlangıç,korkulması gereken,hatırlandıkça nasıl yaşanması gerektiğini gösteren....
büyücü bak sisler içinde ki küreye
süreden haber ver bu bekleyene
sararsam bile titremem ey ölüm
al beni aldırmıyorum tüm haşmetine.
keşke ölüm geldiğinde insan olmak adına sahip olduğumuz her şey sona erecek olsaydı.oysa ölüm geldiğinde her şey yeni başlıyor olacak.
Gerçek, düşüncesiz ve hür bir mutluluk
'yaşadığın kadar varsın..
ve yaşamdan sonra da olacaksın..
adı korkutmuyor da
düşününce şöyle bi;
kapanamsı gözlerinin
yani sönüvermesi bir anda dünyamın tüm ışıklarının
sonra düşmesi elinin karanlık bir boşluğa avuçlarımdan
ve uzanman musalla taşına
buz gibi..
üzerinde birkaç avuç toprak..
belki başında dikili bir selvi..
en acısı yılda üç dört kez hatırlanmak..
korkutmuyor adı beni..
ama düşününce seni...
çıkılmıyor içinden kederin ozaman..
yok musun?
ben yokolmuşum çoktan ozaman..
ben ölmüşüm senden evvel..durma hadi! yanıma gel..'
ayrılık olmasaydı...