üzerimdeki baskıyı kaldıramasamda
merhaba
kuyruğu kopmuş kertenkele yavrusu
sana da bana da merhaba
balkondayım
devrimi tamamladım
kilit vurdum demir kapıya
dikenli mor çiçekler
ve kırlık kokuyordu dünya
onyedisinde bir genç
anadan doğma ve organik
yapış yapış olunca her şey
ham düşüncenin sonu gelmiyor
bilgelik ne yqpsın
dirilsin mi
ölsün mü
Eskiden her hangi bir sokağa girdiğinizde; o sokakta etrafı toplama taşlarla çevrili bir bahçenin içindeki incir ağacının kokusunu metrelerce öteden duyardınız.
Eskiden denizi görmezden önce denizin mis gibi iyot kokusunu da alır ve denize kavuşmanıza az kaldığını da anlardınız.
Ekmek de sebze de öyle güzel kokardı eskiden.
Derin darbelere maruz bırakılan ülkelerin halkı ürkek çekimser
karamsar olur..
ve sen aşkım biriciğim bilmeni isterim ki ben de ödleğim...
kırmızı balon patlasa ürkerim hatta bir kedi gibi tırmanacak ağaç ararım...
Pansiyonun kadın işletmecisi ay dedi sarışın sarışın mangalda balık ızgara yapamazsınız kokar. Komşular zabıtayı ararlar. Tatile gelmişsiniz tadımız kaçmasın.
Hanfendi benim yaktığım mangal kokmaz. Zabıta gelirse ben de onları şikayet ederim..Kikir kikir güldü.
Yaktım o mangalı karanlık bastırınca. Çoban salata sıcak orta halli şarap mangalda günluk balık ızgara...Hazırladım o sofrayı. Tek başına yenmez. Tıp fakültesini yarıda bırakmış sarışını davet ettim. Naz etti. Ama dedim ben tek başına yemekten hiç zevk almayan biriyim. Sonra aldığım kadehlere kırmizı şaraba ayıp olur. Siz dedim onları bilmezsiniz bana kızarlar.
bir dalga tünelinde kalakaldım
aslında öyle değil
bütün savaşlar ölümdür
aslında kandırmaca kokar
ve yanıltmaca
bütün savaşlar özgürlüktür
fırtına çıktı ve ağaçlar toprağa yapıştı
bulutlar kaya parçalarına
çelik tellere dönüştü sicimler
soğuk ıslak
aydınlık karanlıktan korktu
çömeldi insanlar
Unuttuysan yazma
Öleceği yere yolculuğa çıkan yaşlı filler gibi
Onurunla yürü onurunla dizlerıni kır ve bırak kendini
Kor kadar sıcak toprağa son nefeslerinle savur
kırmızı toprağı
ve seyre dal saygılıca bekleyen akbabaları
Sevgili biricik ve insandan doğma acınası kutsal toprağa tohum serpenim;
Tanrının ulular ulusu nağmeli sesini doğduğumda kulağıma fısıldasaydı;
Mutlu ederdim küskünleri güldürürdüm
Bahtıma küfretmezdim yani azrail çıksa razı olurdum...
Yer yüzüne baktığımda kanla besleniyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!