İntihara hevesli yaşlarını
meme uçlarından damlatarak gittin.
Kaybolma korkusu değildi bu.
Biraz rüzgar eserdi senden Ameli,
biraz çocukluk.
Gittin!
'ama ben seni aşkla'
diye biten bir bakışmanın ardından
başlayan mor yağmur;
kırıldı tepemde bulut!
Meleğin cennet manzaralı balkonundan düştü yüzüm
önünde buğusuyla mutlu aynaya.
Havaya.
Allah'a en yakın yere yuva taşıyan karıncanın kıskaçlarında soyunan mazmut orospu;
gözlerin, yırtılan kefene dikilmiş son şehir gibi kan sızdırıyor halâ.
Gözeneklerine doluyor intikam arzusu
Lokomotifler çalıştı!
Lokomotifler.
Boş beslenme çantalarında, taşaklı sofraların özlemini gizleyen
ilkokul çocukları yağdı bütün gece raylara.
Memeleketimizden 'açlık sınırı' taşıyoruz,
biriken sesleriyle gecenin
yıkandı elleri sütün telaşında.
bitmeyen bir oyundu anmak geçmişi
seviştik,
bir sayı tutmuştuk dudakların aklında.
Bir sukut-u ezan ânı inerken kutsal kitaplar
ölmüştü bile
o çelimsiz o büyüttüğüm son peygamber.
Bense bu ceseti zamansızca, günah gibi kutsanmış
o etimde sakladım.
Kent bakışlı bir çiçek dökerken hicranını
uzun zamandır bahsinden geçilmeyen yollara,
kendi varlığını unutmuş bir çelenk gibi bırakıldım kirpiğine gözlerinin.
bu:
tüm kadınlarını tek celsede boşamayı göze alan
Kazıyorum itinayla
üzerime sinen melek hassasiyetini.
Darp edilmiş bu coğrafyada
iki isim arasına sinmiş,
erguvanlarını yağan bir dolu sonrası kaybetmiş,
yinede inatçı nöbetler giyinip orada çıkmış
Kendim'e
I
mum üflenmediği sürece hayatta kalamaz
çok güzelsiniz böyle ben hep özür dilerim
henüz tramvayda başlıyorsunuz kırılmaya ta nerelere
- nerelere?
pilini bir paket sigaraya karşılık bozdurmuş
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!