tamtamla başladı
ve ateşin dumanında
yazıda
uçsuz bucaksız ummanda
güvercinin postasında
dağda
otuz kırk yıl önce
çay içtiğimiz barakamız vardı
Haydarpaşa’da
denizin hemen kenarında
gardan bir koşu uzaklıkta
ta Kadıköy’den yürüyerek gelirdik
dünyanın en ağır yükünden
daha ağırdır gönül yükü
hani
insan kaldırdığı ağırlığa bakıp
nasıl kaldırdığına hayret eder ya
ağır sevdalar da öyle
göz altına alınan
bedenin değil de
gülümseyişindi sanki
suçlu olan da
yüzündeki ifade
ve insani duruşun
olmaz olsun
evler
arabalar
yazlıklar
bilumum maddi varlıklar
yüreğini bana bırak
sıyrıldığında kollardan kelepçeler
kenetlenir dostça eller
ve koparıldığında
yüreklerden zincirler
paramparça edildiğinde
gönüller serbest kaldığında
derelere
tepelere
çiçeklere
böceklere
doğanın derinliklerine
çınarın gölgesine
bir Kerbela
bir de
Sivas’ta kaldı aklım
su
su olalı
bu kadar utanmadı kendinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!