hey çocuk
babanı yanlış seçmişsin
bakan olmalıydı baban
ya da bakmayan
ama bakamayan olmamalıydı
sınavla mınavla uğraşmadan
yine tarih tekerrür eder
gözü doymak bilmeyen
azgın ve azınlığın dar boğazı
halka fatura edilir
umuda beş kala
kemerler sıkılıp
dünyanın anasını sattığım
ömrüme ömür kattığım
şarıltısına sarılıp yattığım
karanlığında yıldızlara baktığım
saçlarına rengarenk çiçekler taktığım
akarsularımız vardı
dostluk dediğin güçlü olmalı
öyle sarsıntılardan
darbelerden
gel gitlerden yıkılmamalı
kaf dağını da aşabilmeli
pamuk helva da olabilmeli
dost sofrasında aranan
sadelik ve içtenliktir
üretilen yılların alışkanlıkları
bitirilen tükenmişlik
özlemle yad edilen
yaşanmışlıklardır
zemheri soğuğunun
yakıcı sıcaklığıydı birlikteliğimiz
hastalıkta ve sağlıkta diyerek
yaşanmışlıkta
hayat okuluna başlayarak
birlikte solumada
boğazda
martıların müzikal dansını izlerken
denizi yaran
nazlı gelin gibi
Kadıköy vapuru geçer
sallana sallana
bizimkisi
kişiye özel
sınır tanımayan sevgilerdir
bir de geneli var ki
dünyaya bedel
sıradanlaşmışsa
kanıksanmışsa ölüm
acılar artık umursanmıyorsa gülüm
vicdanlar
ve yürekler nasır tutmuşsa
faydası yok ne gülün
kimi cahildir
kimi okumuş
kimi gezmiş
kimi de çok bilmiş
kimi uyanıktır
kimi saf




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!