hastalığın ateşi
hayatın ağır yükü yakar insanı
acı
keder
ve kayıplar gibi
hatalar
gülünce
gözlerinin içi gülüyor
bakışların anlamlaşıp
daha güzelleşiyorsun sevgili
yüzündeki mimikler değişip
o sert görünüm yumuşuyor
kabul et sevgili
kabul et ki
seni
benden çok önemseyen
daha fazla önceleyen
daha çok özleyen
sen benim bağımlılığım
bir türlü vaz geçemediğim
en kötü alışkanlığımsın
sensizliğimde
yoksunluk belirtilerinin bilcümlesi
krizlerim tutar
mevsimler
sıraya dizilir
tespih taneleri gibi
günleri haftalar
ayları yıllar izler
sevdalar ayrılığa
güle oynaya çalışır
hayatımı kazanır
büyük adam olurum
ya da okurum diye
ver elini İstanbul diyerek geldiğin
taşı toprağı altın şehirde
iki gözüm
anlaşıldı
bozuşacağız sizinle
siz zaten bozuldunuz
eskisi gibi değilsiniz
illa iki camla çerçeve istersiniz
tamtamla başladı
ve ateşin dumanında
yazıda
uçsuz bucaksız ummanda
güvercinin postasında
dağda
otuz kırk yıl önce
çay içtiğimiz barakamız vardı
Haydarpaşa’da
denizin hemen kenarında
gardan bir koşu uzaklıkta
ta Kadıköy’den yürüyerek gelirdik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!