asırlardır dilden dile
gönülden gönüle aktarılan
halkın tekerlemeleri
söylemleriyle oluşan
Anadolu’nun ıtır kokan
kekiğe bezenen
kesip ağacımı
yeşilimi ve
siyahımı soldurma
çalma geleceğimi
asırlık zeytinime
fidanıma
bu sevda
bu melodi
bu özgürlük
bu kök salmışlıklar
ve ahenk varken
tutuyorum bulutları
el üstünde tuttuğumuz
bakmaya kıyamadığımız
yere göğe sığdıramadığımız
konduramadığımız
sakındığımız
her biri
gidince buralardan
uzaklaşınca
unuturum diyordum
yine her gün en yakınımdasın
ne beynimden
ne rüyamdan
eskiye ait olanlar vardır
çok eskiye
fi tarihine dayanan
yazının çivi ile taşa yazıldığı zamana
ve vesika olarak
kenarda köşede saklanan
hastalığın ateşi
hayatın ağır yükü yakar insanı
acı
keder
ve kayıplar gibi
hatalar
iki gözüm
anlaşıldı
bozuşacağız sizinle
siz zaten bozuldunuz
eskisi gibi değilsiniz
illa iki camla çerçeve istersiniz
tamtamla başladı
ve ateşin dumanında
yazıda
uçsuz bucaksız ummanda
güvercinin postasında
dağda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!