yüreğimi
sevgimi
sadakatimi
güvenimi heybeme koyup
çıkmak için yola
birlikte kol kola
sigara içtim bugün
kalem gibi tutarak
külünü havaya savurarak
nereye gittiğine bakmadan
dudaklarım yandı yıllar sonra
ağızlığım yoktu
diktatörlük
tüm kurumlarıyla
ve karanlığıyla
karabasan gibi çöktü üstümüze
On iki Eylül’de
nefes alamaz olduk
bugüne kadar
yaşadıklarım
deprem sarsıntısı etkisinde
vinç düşmüş sanki üstüme
asansör boşluğuna düşmüşçesine
hayallerim
çalışanın tatilini eziyete dönüştüren
hafta başının
sorumluluk anlayışı
ve karabasanı
oysa
sen yanımda olduktan sonra
kafam
yağmur sonrası tertemiz havada
çekilen fotoğraf kadar net
sevdam
domuz dolusu
alın teri çalınan
ve aşağılan
fabrikada tarlada çalışan
dövülen kadınların seyirci olup
bol makyajlı, uzun tırnaklıların
dünya kadınlar günü eylemcileri
gayrı tanıdık hepsi
simitçinin kafiyeli sesi
sokağımızın kedisi
mahallemizin gediklisi
akıllısı,delisi
bilcümlesi
yine karardı gökyüzü
bulutlar kaşlarını çattı
sanki işaret bekliyor boşaltmak için içini
allak bullak oldum
her taraf sis, pus, duman
kasırga,dalga,boran
gün ağarırken
alacakaranlıkta
şafak söker sevdam
derin uykularda
kuşlukta
ikindide




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!