Küresel ısınma Hakkında.
Dünyanın yaşamakta olduğunu anlatan bir Nasrettin Hoca fıkrası.
Çoğumuzun bildiği merhum Hoca Nasrettine atfedilimiş olan anonim bir fıkramızda, olay şöyle cereyan eder.
Nasrettin Hocamız ormanda yürürken, bir vatandaşın ağaca çıkmış, üzerine oturmuş olduğu dalı kesmekte olduğunu görür.
Risale-i Nurlar hakkında sürdürülen seviyesiz bir karalama propagandasından menfi olarak etkilenen bir dosta yazmış olduğum yazıdır.
Kabul etsekte etmesekte;
Risale-i Nurlar ülkemizin göz ardı edilemez önemli bir gerçeği olduğu için dolaylı veya dolaysız her Türk vatandaşını ilgilendirebileceğine inandığım için konu üzerinde bilgim ve ilgim doğrultusunda mümkün mertebe tarafsız bir yazı yazma ihtiyacı his ettim.
İlgi duyan dostlar okuma zahmetinde bulunu ise sevinirim.
Şu sıkıntılı, dert, bela, acı ve keder ile dolu, bir üzüm yedirse yüz tokat vuran hayatı tüm sıkıntılarına rağmen sonunda elimize hiç bir şey geçmeyecek ise neden yaşandığının makul ve mantıklı nedenini bana anlatacak birisini arıyorum! ..
Beni bu merakımdan kurtaracak olan kişiye minnettar olacağım.
Gerici düşüncelerimden yobaz söylemlerimden vazgeçmem için, birisinin çıkıp beni, maneviyatın olmadığına, HERŞEYİN SADECE GÖZÜMÜZ İLE GÖRDÜKLERİMİZ VE LABORATUARDA İNCELEYEBİLDİKLERİMİZ ÜÇ BOYUTLU, ÜÇ HALLİ MADDELERDEN İBARET VE SINIRLI OLDUĞUNA ne zaman inandıracak?
Bir televizyon proğramnıda zihniyetlerinde din düşmanlığı olduğu her söz ve davranışlarından belli olan; maksatlarının “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” olduğunu gizleme ihtiyacı bile his etmeyen iki mütecaviz din düşmanı, karşılarına zavallı bir ilahiyatçıyı almış, sille tokat dövme sayılabilecek şekilde istihzai sualler ile o zatın şahsında İslam’ı ve bütün dinleri pervasızca aşağılamanın mutluluğunu yaşıyorlardı.
Soru şuydu.
Allah’ı inkâr eden iyi bir insanın ebedi cehennemde kalması ile çok iğrenç hatta çok korkunç günahları işleyen inançlı bir ahlaksızın veya bir caninin günahlarının cezasını çektikten sonra cennete girmesi nasıl adalet olabilir diye Allah’a ve adaletine itiraz ediyorlardı.
Ne yazık ki zavallı ilahiyatçı kardeşimizde bunların bu demagojik, isyan ve inkar dolu suallerinin ve sualden çok saldırılarının karşısında boynu bükük ne yapalım kural böyle demekten başka bir varlık gösteremiyordu.
Dünyayı sevmeyen,
İkinci gurup İnsan:
Ehl-i âhirettir ki,
Ya dünyanın zarurî işleri onları amel-i uhrevîden men ettiği için veyahut şuhud derecesinde imanla Cennetin kemâlât ve mehâsinine nisbeten dünyayı çirkin görür. B.S.Nursi Sözler.
Sana ihsan aklını, sakın yanlış kullanma!
Her yolu doğru sanıp, sakın yolcusu olma.
Sen cennet yolcususun, şu diyarı dünyada.
Allah’ın daveti var, gafletle geri kalma.
Manevra meydanında, koç yiğitler denenir,
İman eden mü-minler, cennetle müjdelenir,
Her kul acz ve fakriyle, O sultana güvenir.
Hadım-ul kur’an kullar, şeytanı paralıyor.
Her taraftan kesmiştir, zalim nefis yolları,
Dündü geldin gidiyorsun, zaman nasıl geçti bilmem.
Bir dahaki yıl ne olur, belki Ramazanı görmem.
Geliyorsun nurun ile, benziyorsun gonca güle,
Kuran okunur her yerde hafızlar rakip bülbüle.
Sen Ey ayların sultanı, Ey Ramazan, şehri Kur’an,
Doğru söze ne denir,
Hakka lebbeyk denilir,
Yerler gökler serilir,
Emr-i hakkın önünde.
Yazılanlar haktandır,
Hafızadır, hayale,
Yol gösteren alemde.
Hayal şahlanır gider,
Yaşattığı emelde.




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler