“Yazmak” olmuş derdi, çilesi
Beyninde yaşamın bilmecesi
Işıktan yol çizer hep geleceğe
Kalemi onun tek eğlencesi
Yokluğuna alışamadım
Alışamadım bir tanem
Ne hayaller kurdum senin için
Güneşin solduğu akşamlarda
Hüzün duvarları arasında
Saatleri saydım bir bir
Yüreğim üşüyor bu günlerde
Ellerimi açıp mavi gökyüzüne
Dualar ediyorum sessizce
Özgürlüğümü çalıyor haramiler
Sevgiyi tutsak mı etmişler ne?
Geçmeyen zamanın saniyeleri
Ne sancılı ve ağır kurşun gibi
Şüphe girdabına dalarak boğdun sevgileri
Yalnızlık koza ördü hep yürekte
Gül kokulu akşamları özledikte
Vuslatı sürgüne gönderdin
Bu kadar mı yoksullaştı duygularımız?
Duyarsız,umarsız ve acımasız olduk
Kör kuyulara attık yaşadıklarımızı
Soğuk rüzgarları biz mi yarattık?
Neydi sahi paylaşamadıklarımız?
Neydi anlatamadıklarımız?
Diyorum ya. Yagmur yagarya baharda. Islansak sırılsıklam. Bir türkü tuttursak. Vurdukca sazın teline mizrap. İçini dokse kalp. Bir turna kuşu havalansa gökyüzüne. Selam salsak gurbete. Baris güvercini ardi sira. Süzülerek özgürlük turkusunu soylese. Sağır kalpler uykudan uyansa. Diyorum ya. Bu kadar mi zor? Turku soylemek. Elele vermek.
Bu kadar mı zor?
."an gelir avaz avaz susarsın.
sözcükler kurşun döker,
patlamaya hazır
an gelir,
özlem yakar kavurur içini,
dünyalara sığamazsın.
Yazamıyorum
Elimde kalıyor
Kalem,
Kelimeler çağlıyor
Gönül pınarından
Hece hece akıyor
kaybolan
susmuş ruhlarımıza
şarkılar söylüyorum içimden
kürdilihicazkâr makamında
rast gelir mi?
anlayan!!!
O sevda yokuşunda
Soru ve imgelerle dolaşırken
Madalyonun iki yüzünü
Düşünme ihtimallerinde yoruldum
Bütün kuşkulara rest çekerek
Düşlerim ve düşüncelerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!