Ben hiç yalan söylemedim,
Ne sana,
Ne de yüreğine.
Hani yokluğunda,
'Donuyorum 'demiştim ya!
Sevgi ekersen yüreklere,
Sevgi biçersin derdim.
Yıllardır sevgi ekmeyi,
Görev edinmiştim.
Ne yazık ki gerçeği,
Kırk yaşımda öğrendim.
Nedense bu gece,
Yazamıyorum.
Dilimde dolaşıyor
Sözcükler,
Mısralara dökemiyorum....
Oysa......................
Beklerken seni,
Hayal penceremde,
Birden karanlık çöktü,
Üzerime.
.............
Yıldızları paylaşıyordu,
Kör karanlığa yenilmiş,
Derin bir uykuya dalmışım.
Ana rahminde büyümeyi bekleyen,
Masum bir cenin gibi,
Büzülmüşüm.
Kaldıramıyorum başımı.
Koyu bir sessizlikteyim,
Seni beklemekteyim.
.......................................
Duyar gibiyim,
Yirmi üç otuz tramvayının uğultusunu.
Boğulmak üzereyken ben sensizlikten,
Bir çoğumuz anılarımızı hüzün,can sıkıntısı,öfke ya da benzeriolumsuz duygular uyandıracak biçimde depolamakta ustayız.Huzur,mutluluk,barış ve sevgi duyguları yerine neden olumsuz duygular yeğlenmeli? Neden geleceğe dönük,henüz yaşanmamış bir olay için rahatlık ve güven yerine,endişe ve sıkıntı yaşanmalı? Biraz olsun endişe duymayı,kendinizi yönlendirmek için gerekli bulabilirsiniz.Anlatmaya çalıştığım,içinde bulunduğunuz duygusal durumun sizin seçiminiz olduğudur.
'Bir gün,bir köyden diğerine doğru yola koyulan bir gezgin,yol kenarında toprağı işleyen bir keşişe rastlar.Keşiş 'İyi günler' diyerek yolcuya gülümser.Yolcu başını sallayarak karşılık verir.Sonra da 'Size bir şey sorabilir miyim? ' diyerek sözüne devam eder. 'Tabii' diye yanıtlar keşiş.
'Ben dağdaki köyden vadideki köye gidiyorum.Vadideki yaşamdan bana biraz söz eder misiniz? '
Keşiş,'Söyleyin bana,dağdaki yaşamınız nasıldı? ' der.
Yolcu,'Berbattı.Doğrusunu söylemek gerekirse,oradan uzaklaştığıma memnunum.Gördüğüm en soğuk insanlar.Tüm çabalarıma rağmen beni aralarına almadılar.Yabancılardan hoşlanmazlar onlar.Anlatın bana vadideki yaşam nasıl? 'der.
Keşiş,'Üzgünüm ama,sanırım vadideki deneyiminizden pek farklı olmayacak.' deyince,yolcu boynunu büküp yoluna devam eder.
Sen sustukça,
Ben seni yazıyorum.
Ben sustum.
Hadi,
Şimdi,
Sen beni yaz!
Ne yapıyorum ben?
Gecenin kör karanlığında.
Masa başında.
Tüm şehir uykudayken,
Almışım elime kağıt,kalem,
Öyle bir yerdeyim ki;
Örümcek ağları,
Sarmış etrafımı.
Üstüme üstüme,
Geliyorlar...




-
Şule Aydemir Avcı
-
Rahim Recep Akdora
-
Yakup Ünal
Tüm Yorumlarmerhabalar diyeyim öncelikle,
:) ve nıce senelere daha sececek cok kelıme yazacak cok satırlar var :)
sevgıyle kal,
sule aydemir avcı
Nazife Abayllı Antoloji.com da okuduğum nadir kadın şairelerimizden biridir. şiirleri daha ilk dizeleriyle okuyucuyu kendine çeker ve düşündürür, etkiler. örnek gösterilecek düzeyde olgun şiirleri vardır. abaylıyı okumak ayrıcalıktır. herkesin onun şiirlerini okumasını öneririm.
saygılarımla:
kocaman denilen ama çabucak geçen bir yaşamın
her karesinde aşkla yaşamak herkesin harcı değildir.
sen bunları yaparak yüreğinin büyüklüğünü,aşk türkülerinin güzelliğini gösterdin SAĞOLASIN
.......yakup ünal