Bütün bu olup bitenlere,
Her şeye....
Kanıksamış buldum kendimi.
Bu sabah uyanınca,
Direnerek,
Yadsıyarak,
Hiç,
Bilenle bilmeyen,
Bir olur mu?
Bilen dağlar aşmış,
Bilmeyen düz yolda yolunu şaşmış.
Bilenler bildiklerini,
Bilsen,
Seni nasıl soluksuz sevdiğimi.
Naçar ...
Sana nasıl boyun eğdiğimi .
Kibrimi, gururumu...
Nasıl yere serdiğimi.
Bir garip hüzün benimkisi,
Yarı dolu, yarı boş
Gözlerim, göz çukurlarında
Birikmiş yağmur taneleri
Boğazımda
Her daim
Gözlerini açtı güneş
Tez elden....
Bu sabahta geldi pencereme,
Erkenden...
Ve karanlık süzülüp kaçtı,
Sessizce yanı başımdan...
Bir kış masalı,
Anlatacağım size…
Yaşanmış,
Anıların,
Onur kürsüsüne
Çivilenmiş
Ne çok isterdim,
Bir ağacın dizinin dinine oturup
Çayımı yudumlaya yudumlaya
Sessizlik dünyasının
İçinde kaybolmayı…..
Etrafımda olan bitenleri
Gün bitiyor,
Gök mavi karanlığa dönüyor.
Kızarıyor, kararıyor her yer...
Bütün yıldızlar toplanıp,
Örtüyorlar üstümü...
Çepeçevre sarıyorlar etrafımı,
Kalabalıkta değildik,
Dört kişiydik,
Dört duvar arasında…
Sen, ben, o
Ve onun yanındaki
Tepsi de geldi.
Bir yaz ortasıydı gidişim
Bir elimde salkım saçak anılarımı
Diğer elime
Süklüm püklüm
İhanetini alarak
Sessiz sedasız bir vedaydı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!