Bir akşam üzeri,
Muhteşem gülüşünü sundun,
Altın bir kadeh içinde.
Kumral kaşların altında,
Çam balı renginde,
Akan bir ırmaktı gözlerin...
Yakın çevrelerinde,
Genç ölümü yaşamamış,
İnsanlar...
Veyahut,
Yakın çevrelerinde,
Yoksulluk, yoksunluk,
İki kişilik yalnızlığı,
Bölüşmek,
Bir başına yalnızlığı taşımaktan,
Daha ağır gelir insana....
Ruh sağlığımızı,
Onulmaz bir biçimde,
Elinin sıcaklığını,
Avuçlarımda yitirdim,
Bir kış mevsiminde....
Ve bir sabah,
Duygularımı bombardıman eden,
Bir panikle irkildim.
Ne onurlanma,
Ne de öç alma duygusu,
Sanki tonlarca ağırlıkta,
Bir yükün altından,
Kalkmış gibiyim.
Seninle birlikte,
İçinde kopan deli fırtınalarını,
Bitmez çabalarını,
Gayret gösteripte başaramadıklarını,
Tüm yorgunluklarını,
Gözyaşlarının her damlasını,
Acılarının,
Bu gün günlerden gri,
umutlar saçıldıkça yere,
karanlık gizliden kemirir ruhu
gri bir his
sinsi sinsi dolaşmakta ortalıkta
bu gün içim gri
Büyüdüm ben artık anne!!!
Kaygılar, üzüntüler, dalavereler...
Çıkarcı davranışlar...
Çocuk ruhumu sardı çepeçevre
Değişime uğradım,
İçimde kentsel dönüşümler...
İnsanlardan
buz gibi soğudum
İşte
O kapının ardından
Girdiğin iki odacıklı yerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!