Naat-1 Şiiri - Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
2555

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Naat-1

Eyüp Mezarlığı..

Yıldızlı gecelerde seherlerde...baktın mı hiç
Eyüp sultan mezarlığı yeni fetih ordusu gibi
İstanbul için yeniden çağ açmak-Çağ kapamak için...

O fethin tekrarı var gibi
Eyüpte bir inci mezar var bir yiğit mezar
Eyüp sultanda bin inci mezar var...

Yatarlar Tuba gölgesinde...
O yıldızlar o çiçekler cennet bölgesinde...
Zamanın

Ölüler sanmayın onları
Eyupte mezarlar
Eyupte inci mezarlar var
Yıldız mezarlar var...
Çiçekler seccadelerde
Ezanlar okunurken

Eyüp sultan yatıyor şu mezarda
Gece ay ve yıldızlar ziyaretçisi
Gündüz güneş ve kuşlar...

Ve
Bir Allah dostu yatıyor şu mezarda
Mezarının göğünde yıldızlar gönlüme...
Cemreler düşürür gönlüme
Eyüpte bir inci şu mezar...

Mezarının toprağında içinin çiçekleri...
Deyip de geçme sakın"Eyüpte bir mezar işte"
Eyüpte inci o mezar

"Eyüpte bir mezar işte"deyip de geçme
Cennette o mezar seccadede ezanlar okunurken
Küçük mezarlar gürültü yapmayın incinmesin o
O bir dolu başak toprakta
Dolunay o mezar
Bir Allah dostu yatıyor o güneşte

Çocukluğuma ilk gül getiren yatıyor
Deniz yüzlü
Ay sözlü
Bir Allah dostu yatıyor
Gözleri iki çeşme... yatıyor

Desturla geç rüzğar
Eğil ve ağla bulut
Kuşlar işci
Yıldızlar bekçi olmuş o çiçeğe...

Bir güvercin gibi uçtu ölüme
O Allah dostu
Bir nehir gibi koştu denize o nehir...

Saçları dağınık gelmişim
Yüzüm çilli...
Boynu kırılsın saçlarımı dağıtan rüzğarın
Gözü kör olsun sarhoş mevsimin

Eczane diye geldim sana
Eczanesi ol ey mezar en zalim hastalığımın...

Hamdi oruç

İbrahimin leylası

Eşini leyla gördü İbrahim...
Çizgiliydi baş örtüsü
Haya yüzünde süsü
Köylü kadını o bir leyla
Dağa taşa yazdırır adını
İbrahimin kadını o bir leyla

İbrahimin kadını yar
İbrahimin kadını bir kahraman
O insan evladı bir insan...

İbrahimin başına talih kuşu konmuş
İbrahimin kadını bir kahraman
O insan evladı bir insan...

İbrahimin kadınını görünce
Dedim işte "Türk kadını "
Gör o kadında gül kadınlığı
Eşini leyla gördü İbrahim...
O leyladan mevlaya erdi İbrahim...
Anneliği...sevgiyi...çiçeği
Bir sevgi dağı gördüm yüzünde
İbrahime el-pençe duruşunu sevdim
İbrahimin kadını bir kahraman

Senin leylandan daha gül leyla yok İbrahim
Bu dünya çöl İbrahim
Onun gibi yar cihanda yok İbrahim
O insan evladı bir insan...

Ömründe başka leyla'ya yer yok İbrahim'in
Gül gibi koklar leylasını İbrahim
O leylanın dişleri papatyadan
Kahraman bir köylü kadını o
Aydan yıldızdan yüzü
Gözleri orman yeşili
Saçları pınarlar gibi
Diken hiç arama
O kırmızı gül bahçesi...
O insan evladı bir insan...

Ey İbrahimin kadını bir kahramansın
İbrahimin leylasısın...

Hamdi Oruç

Gurbete güneşlidir sitemim

Ne zaman sitem etsem gurbete
Gurbete güneşlidir sitemlerim...
Ne zaman sitem etmedim ki gurbete...

Hem cimrisin hem zalim...
Gurbet ne bana zulmün
Bitsin artık zulmün
Ne karnım doydu ne cebim para gördü
Bahar gelmiş neyime
Gidemedim köyüme ...
Düş yakamdan gurbet

Adam gibi geliyor bahar
Adam gibi ötüyor kuşlar
Ayağıma vurmuşsun zincir
Gurbet ne bana zulmün
Sofranda sanki bana bal var
Ezanlar okunurken

Uçurtmalar uçuyor mavi mavi
Köyümün kuşları ile
Bu bahar günü köyümde olmak bala değişilmez
Gurbet ne bana zulmün
Gidemedim yine köyüme
Affetmesin beni şu bahar,şu kuşlar
Kuru ekmeğine muhtaç olduğum gurbet
Çok değil mi zulmün bana

Deresi köyümün söğüt dallarını okşayarak akarken
Köyüm aklımda
Merasında köyümün boğalar güreşir
Affeder mi beni köyümün deresi ve merası...
Gidemedim köyüme
Affetmez beni köyümün deresi
Düş yakamdan gurbet

Gurbet ne bana zulmün
Civcivleri bahçe bahçe gezdirirken tavuklar
Köyümde olmak var
Tandırlardan yayılır ekmek kokusu
Gurbet ne bana zulmün
Yıkasam da seni ağarmaz rengin...

Ölüyorum desem vermezsin damla su
Gurbet ne bana zulmün
Gurbetin rengi beyaz mı olur...
Seni beyaz sandımda geldim gurbet...

Hamdi Oruç

Gönlüm Bir beyaz Savaşçısın şimdi

Eylülden başka mevsim mi gördü
Gönlüm bir beyaz savaşçı şimdi...

Akşamdan başka vakit mi yaşadın
Seheri anlat bana
Yaz güneşini tanıt bana
Gönlüm bir beyaz savaşcısın şimdi..

Ahir zaman korksun senden
Firavun zaman Karun zaman korksun ASANdan
Gönlüm bir beyaz savaşçısın şimdi

Beyaz gönlüm
Sevdim seni ve beyazlığı
Gönlüm bir beyaz savaşcısın
Gemine çağır tufana savaşın olsun...

Düştüm ahir zamanın kuyularına
Gönlüm topal, aklım kör
Yakubun göz yaşlarını da koy terazinin boş kefesine

Seviyorum gönlüm seni
Ahir zamana inat
Gönlüm bir beyaz savaşçı olmuşsun
Dünya çapında
Zelihaya çıkmış yolun ...sevin

Asrın karanlık
Kisranın sarayları karanlık
Gönlüm beyaz savaşçı olmak yakışmış sana
Gönlüm bir koca çınar olmak yakışır sana
Fatihin gölgesinde namaz kıldığı
Yıldız yıldız ağlat şu geceyi
Gönlüm güneş olmak yakışır sana
Güneşin izinde...

Sevinçliyim
Gönlüm kör topal değilsin artık
Ey yusuf
Mısıra inat bir beyaz savaşçısın

Ahir zaman korksun senden gönlüm
Kaç kuyuya attılar seni gönlüm...
Ey bu asrın yusufu
Boynun kıldan ince aşka...

Şu kara hayatın sitem doluyum kuyularına...
Şimdi ahir zaman çöl gibi
Savaş gönlüm
Hira gibi bir dağ ol yollarına engel ol bu karanlığın
Ahir zaman korksun senden gönlüm

Ahir zaman korksun senden
Gönlüm topal değilsin şimdi aklım kör değil..
Anne duası gibi yıldızların var
Her yıldız sana gönlüm
Bu gece
Nurlu yolun
Sevin

Ey aşk
Işık ışık çağırır beni
Nurlansın seccadem bir o bana yar...
Ahir zaman korksun senden aşk güneşim

Elini öper
Ayağına kapanırım
Göklere çağır beni
Yıldız yıldızsın bu gece
Seccadem
Ahir zaman korksun senden seccadem

Seni bulmak seni nurlu mavilik...
Elimde asam var
Hicrettir kavgam
Başka kavgam yok.
Savaş gönlüm
Asa verilmiş gemi verilmiş seccade verilmiş sana da
Ahir zaman korksun senden
Hamdi Oruç

İlaçlar masanın üstünde

Ya ölmüşse diye
İçim ürperir
Köye adım atınca
Ah ilaçlar masanın üstünde yetim ...

İlaçlar masanın üstünde
Annem ölmüş

Anne öldün
Öldüm
Dirilmem gayri
Sura üfürülse...

Övünmesin artık tıp
Anneler ölüyorsa
Neye yarar tıp

Nedir anne ölümü bilir misin
Aldım kara haberini
Vardım köye
İlaçlar masanın üstünde öksüz
Ev öksüz köy öksüz
Bahçe öksüz tarla öksüz
En kara tarih bin dokuz yüz yetmiş sekiz

Masanın üstünde
Savaşın mağlup askerleri gibi ilaçlar
Tıp yalanla oyalan artık
Annelere ölüm var...
Annelere ölüm olmasın
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Tarih:12 mart 1978
Ölü bir anne karşımda.....
Oda solmuş
Ev susmuş
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Tarih:12 mart 1978…
En kara haberin tarihi
Ve en kara gün
Annem öldüğü gün
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Şefkat ağacımın en kalın dalı kırılmış eyvah...
Yaşam gitti adı kaldı
Dünya solmuş bir gül bana
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Nedir anne ölümü bilir misin
Aman Allah’ım
Gözler yorgun ceylanlar gibi
Sarp yokuşlarda
Kollar yana düşmüş
Sönmüş bir kandil yüz…
Kara gün bin dokuz yüz yetmiş sekiz
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Nedir anne ölümü bilir misin
Bende koca bir deniz oluyor hüzün

Yıl yetmiş sekiz
En kara gün
Dostlar
Anam öldü
Ben öldüm...
Dünya öldü...
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Anne nedir bilir misiniz
Her gurbetten dönüşümde
Kim verirdi müjdeyi
Rüzgardı gelen
Kavak serinliği biriktirmiş kolları
Sarılırdı boynuma hey…

Tarih bin dokuz yüz yetmiş sekiz
Annem öldü
Dirilmem gayri
Sura üfürülse...

Nedir anne ölümü bilir misin
Taze toprak kokusu
Alnıma uzanan sarı yılan …
Hışımla geliyor...
O kara gün
En kara gün
Zehir öldürücü yılan
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Nedir anne ölümü bilir misin
Yetmiş sekiz on iki mart
Felaketimin temel taşı…
Başladı felaket akışı
Hatırlatmayın o kışı
O kara kış
Bu kara gün...
İlaçlar masanın üstünde öksüz

Duvar Taşlarım

Sevdiklerim duvar taşlarımdı
Tek tek göçtüler
Sevdiklerim yıldızlarımdı
Tek tek söndüler

Binalarım harap
Göklerim karanlık şimdi...

Öldünüz
Ey sevdiklerim
Rahata erdi başınız
'Fatiha' aşınız...
Ben her ölenle öldüm

Hamdi oruç

Bu bahçe gönlüm gibi dertli

Bu bahçe gönlüm gibi dertli
Bir sevinç büyütür bir hüzün bende

Kuşların ağaçların seccadesi şimdi şu bahçe...
Bu dert sadece gönlümde değil
Bu hasret sadece gönlümde değil...
Karşımda bir şaşkın bahçe
Kutsal senin de aşkın bahçe...
Bahçe de gönlüm gibi dertli bahar gelende...

Bahçem gönlüm gibi dertli bu gün
Bu bahçe gönlüm gibi çiçeksiz...
Gönlüm gibi bu şaşkın bahçe
Bir sevinç büyütür bir hüzün bende
Dört mevsim dertli bu bahçe
Bahçede gurbet
Bahçe dertli...
Bahçede hasret
Bahçede özlem
Salıncaklara çocuklara kuşlara...

Ey bahar gel bahar
Çiçek bir gönlümde değil
Binler çiçek ver
Karşımda bir şaşkın bahçe
Bahçem çiçekli gönlüm gibi
Bahar günlerinde hep
Derdi derman bilmiş
Aşkı derman bilmiş bu bahçe...
Hasreti derman bilmiş bu bahçe
Bahçeye baktıkça sevinç bende büyüyen

Bir dünya gibi bir gurbette
Gülleri solgun bahçe...
Gülleri heceler gibi
Eylül aylarında
Bahçeye baktıkça hüzün bende büyüyen

Bencileyin dertlisin derdin "Allah" mı bahçe...

Beni halden hale sokuyor
Dertten derde
Dört mevsim
Bahar çiçekler ver bu bahçeye
Halden hale giren bu güzel bahçe
Her gün günlüklerini okuduğum bir dertli bahçe
Bencileyin ağaçlar dertli toprak dertli bulut dertli
Ben ağaçların bile boyun büküşlerini sevdim

Vahçenin halleri hallerim gibi
Huzurdaki mü'minler gibi ağaçları...

Bencileyin dertlisin derdin "Allah" mı bahçe

Kış bitti
Gaflete kilitlemiştim gönül evimi kapısını pencerelerini
Bahar gelince
Seccade oluyor sahipli gibi şu bahçe
Güllerle süslü
Şu bahçe bir seccade çiçekler hakkı
Dualar gibidir şu çiçekler...

Güle aşkını dağa taşa haykırıyor şu bahçe de benim gibi...
Gül sadece gönlümde değil
İşte k arşımda bir şaşkın bahçe
Güneşten kıymetli aşkın bahçe
Gülleri seccademde açan güller gibi
Dualar zikirler gibi...

Gül gül mektuplar yazdın rüzğara
Bencileyin dertlisin derdin "Allah" mı bahçe

Pencereme teşekkürler
Gül bahçeye açılmış pencerem
Ahirete açılmış gibi pencerem...
Seccadelere açılmış pencerem..

Öksüzler sadece gönlüme sığınmamış
Karşımda bir şaşkın bahçe
Bahçem dertli
Eylülde soyunur bir öksüz ağaç
Dalları duadadır…
Sanki elleri duadadır
Bahar gelince
Meyve dalında meyve
Dua dalında dua...

Ben bu bahçeyi sevdim
Güneşten kıymetli aşkın bahçe
Bu hafi duaları sevdim

Dertlisin derdin "Allah" mı bahçe

Karşımda bir şaşkın bahçe
Kime aşkın bahçe
Bahçem dertli
Derviş gibi dertli
Gönlüm gibi dertli
Dört mevsim bu bahçe
Halden hale girdi bu bahçe

Ağlayan bir ben değilim
Karşımda bir çılgın bahçe
Gözü yaşlı seccadem gibi...
Göz yaşım secdede yağmur için
Bu bahçeye damla yağmur için
Çölde su su…
Diyen şehitlerin çığlıkları gibi
Bahçede çığlıklar
Dualı dalları var ağaçların şimdi...
Ezanlar okunurken

Ben şehitleri sevdim bu çığlıkları sevdim

Şu koca dünya kadar ağır dert yüklenmiş
Dertlisin derdin "Allah" mı bahçe

Karşımda bir şaşkın bahçe
Kime aşkın bahçe
Beklediğin kim bahçe...
Rüyalarına kim girmiş senin bahçe
Bahar gelir bahçeye
Benim gözüm güldedir
Göklerde bir adres mi arıyor
Kara topraktan mavi göklere
Gülücükler atar gül …
Gül değil sanki bir gönül
Gülleri gülen çocuk yüzleri şimdi...

Dertlisin derdin "Allah" mı bahçe

Karşımda bir şaşkın bahçe
Allaha mı aşkın bahçe
Yağan yağmur
Düşüyor gözümden sanki
Damla damla
Güllere yüz
Sürüyor yağmur
Ben yağmurları sevdim …

Ben seccadede akan göz yaşını sevdim

Dertlisin derdin "Allah" mı bahçe

Bu bahçe gönlüm gibi
Rüzğar kanatlı
Güneş atlı
Bahçede bir gül açınca
Dünyada bir gönül açınca
Sevindi gönlüm
Sarmaşık çiçekleri kuş gözleri şimdi bu bahçede...

Bu küçük bahçe gönlüm gibi
Dertlisin derdin "Allah" mı küçük bahçe
Ben bu küçük bahçeyi sevdim
Dünyanın dalında bir meyve gibi
Gönlüm ve bahçe

Karşımda bir şaşkın bahçe
Allaha senin aşkın bahçe
Bahçem dertli
Bu bahçenin ürkek kuşlarını da sevdim
Ürkek hikayesini de
Kuşları öksüz kalmıştı kış günlerinde...

Bahçem dertli
Gönlüm gibi
Her gün yeni bir hikaye sundu rüzğara...
Ezanlar okunurken

Dertlisin derdin "Allah" mı bahçe
Senin derdin "Allah" bahçe

Hamdi oruç


Bu Evren Bir Saray

De:"Allah var ve HAY
Bu evren saray"...

Bu evren bir saray...
Allah var bir ve alim ve Hay...
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım...
Seherlerde

Gaflet gömleği yırtılsın diye
Seherlerde bak
Bir evrendeyiz nurdan yaratılmış...
Bu evren bir saray
Seccadene bakar gibi bak gönlüm
Dönüyor galeksiler güneş yıldız ay...
Mevlevi dervişleri göklerde zikirde say
Say gönlüm seccaden göklerdedir...
Seherler de ve yıldızlı gecelerde

Hayran hayran
Bak evrene gönlüm
Seccadene baktığın gibi
Evrenin gönlü ol gönlüm...
Evrenin de gönlü var şimdi
Aşkı ara
Kendini yak gönlüm
Okunurken ezanlar bak evrene...

Say gönlüm seccaden göklerdedir...
Bu evren bir ay
Bu evren bir saray
Bu saraya hayran olunur.
"Secdeye kapan ey insan "diyor
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım...
Yıldızlı gecelerde

Ay güneş yıldız zakirlerdir seccadelerinde şimdi...
Vardım secdeye "Hay hay"
Varmış say secdeye güneş ve ay...
Bu saray şimdi bir seccade
Yıldızlı gecelerde bak

Bu sarayın banisi Allah
Seccade oldu bana her yeri
Bu evren bir saray insana
Sanatkardan haberci...
Baharlarda bak kışlarda bak
Eserken fırtınalar bak

Bir saray ki banisi Allah
Bir saray ki onu bir seccade say şimdi..
Bu saraya hayran olunur.
Bu evren nurdan
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..

Nurdan bir saray
Sanatkardan haberci...
Banisi Allah
Bu evren bir saray
Bildim seni Allahım
Yüzüm güldü...
Seccade oldu bana her yeri
Bu evren nurdan

Seccade bu sarayın her yeri aya güneşe...
Zikirdedir neşe...
Bu evren bir ay
Banisi Allah
Bu evren bir saray
Allah Allah Allah ulusun
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım...

Sanatkardan haberci...
Bildim seni
Yüzüm güldü...
Ayna Allah'a bu evren
Her şey senden haberci ey yüce Allah
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..
Seherlerde

Bu saraya hayran olunur.
Seccadedir şimdi ay ve güneş ve yıldızlara

Sabah baktım akşam baktım
Bu evren bir saray
O hep görülen
Bu aynadaBaktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım...

Bu evren bir saray
Sanatkardan haberci...
Bildim seni
Yüzüm güldü Allahım...
Yüzüm güldü Allahım
Bildim seni

Allah Allah Allah Razzaksın
Bildim seni
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..

Bu evren bir saray o bir sultan
Sanatkardan haberci...
Saray kuruyorum gönlüme
Seccadeler seriyorum gönlüme
Ay için güneş için...
İnandım her var olan aşk için

Bildim seni
Yüzüm güldü Allahım...
O seherlerde o baharlarda yüzüm güldü Allahım
O kışlarda

Allah Allah Allah Rahmansın
Bildim seni
Bu evren bir ay bildirir seni
Varsın birsin ve HAY...
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım...

Ne güzel saray bu evren
Bu evrene
Ne zaman baksam diyor bana:
Ben bir sarayım…
Sarayların en şirini
Bu saraya hayran olunur.
Seccadelerin şiirni
Gökler kuyudur kuyuların derini
Neler yok ki o kuyuda..
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..

Bu evren bana hediyen
Kumlardan çıkan böcek gibi
Karanlığımdan çıkıyorum
Bildim seni
Yüzüm güldü Allahım...
Yüzüm güldü Allahım…
Yüzüm aydı Allahım
Yüzüm güneşti...
O yıldızlı gecelerde...

Allah Allah Allah Kerimsin
Bu Evren Bir Saray

Bu evren bir saray
Bildim seni
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..

Sabah baktım akşam baktım
Kış baktım yaz baktım
Bu evren bir saray insan sultan
İnsan sultana gölge...haberci bir sultandan...

Gece yıldızları var
Gündüz güneşi
Baharda yeşil halı yerde
Kışın beyaz halı
Hayran oldum

Allah Allah Allah Cemilsin
Bildim seni
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..
Ezanlar okunurken

Güneş lamba şimdi gönlüme
Işığa attım ilk adımımı toprağından kurtulan pınar gibiyim
Bildim seni
Yüzüm güldü Allahım...

Allah Allah Allah Latifsin
Bildim seni
Şu aynada gördüm seni
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..
Bahar okulu nur okulu bu evren...
Ezanlar okunurken bak

Allahtır ustası
Sanatkardan haberci...
Şu saraya bak
Hayran olunur
Taş erir taş erir gönlün dağlarında
Yağmurları bol bulut gözlerim

Sabah baktım akşam baktım
Bu evren bir saray bir ayna aynada o sultan
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..

Gök masmavi çatı
Yer birinci katı …
Bu saraya hayran olunur

Allah Allah Allah hamd sana
Bildim seni
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..
Seherlerde

Göklerin gece tablosu nurdan
Akşam tablosu nardan
Bulutlar şiir gibi
Kuşlarda ayrı ayrı lisan
Papatya yüzlü insan …
Bu saraya hayran olunur

Allah Allah Allah büyüklük senin
Bir ayna bir saray bu evren nuruna

Bir saraydayım senden haberci
Toprağın
Kışta
Beyaz abası
Baharda
Yeşil abası var...
Şu saraya bak
Bu saraya hayran olunur.
Sanatkardan haberci...
Bahar okulu bu evren...Hira okulu Hira kokulu bu evren...

Allah Allah Allah Subhansın
Bildim seni
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım..

Evren incir çekirdeği kadar küçücük...
Bildim
Ey en büyük ey subhan

Sabah baktım akşam baktım
Bu evren bir saray insana
Bu saraya hayran olunur.
Seherlerde bak

Bu saraya hayran olunur.
Bir dalgalanış var dinmez denizimde
Şaşkın aklım kabuğunu kırıyorum...
Bildim seni Allahım
Baktıkça bu aynaya yandım
Baktıkça bu seccadeye inandım...
Ezanlar okunurken...hira kokar bu evren...

Hamdi Oruç

Bir dağdı fedakarlığı...
Sevdim annemi
İçmeseydim çorbanı annem
Büyümezdi mutluluğum
Gül olmazdı gülüşüm...

Ve dualar çöldü...
Sevdim annemin
Duadaki halini
Dualarında en çok çocukları...
Ne yaptın söyle kendin için
Ey fedakar anne

Naat

1.

Rüyalarımı güneş edensin güneşsin
Hayallerimi güneş edensin güneşsin...
Ömrümü güneş edensin güneşsin
Dünyamı güneş edensin güneşsin..
Kisranın sarayları karanlığın sarayları...

Geceydi dünyada
Karanlığın sarayları boy verdi
Kar düştü,Sevdanın kanı dondu...

O Nebinin doğumu bir şafak,
O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları...

Doğumu şafak olan sevgili
Süt anneye verildi
Bembeyaz bir süt
Beyazdı papatyalar kadar...
Medine gül dudaklarla öptü Nebinin gül ayağını
Medine`de yıldız yıldız izleri...
İzleri bir güzel bir güzel

Sadrının kitabını açtı melek
Gökler bir kitap gibi okundu...
Gökler bir güzel bir güzel

Hira dağında
Güneşe tutulan ayna...

İlk ayetleri okudu nebi
Yağmur sessizliğiyle
Kur`an geldi ayet ayet
Tevbe temizlik nur beyazlık denizi çöle...
Çölde sevda pınarı
Bu pınar bir güzel bir güzel
Rabbinin adıyla okudu Nebi
Kurtuluşa hamileydi cihan
Bütün gönüllere gül sergisi

Örtülere büründü Nebi
Haticenin örttüğü teselli bulutu...

Ömer kükredi gök gibi
Hoş geldin beklenen er...koca Ömer...
Ziyaret edildi Beytullah
Kırk yıldız secde etti gibi
Yıldızlar bir güzel bir güzel

Ebu Cehil getiremedi şehadet
Ebu Cehilin dilinde diken
Ebu lehedin kurusun eli dili...

Hayata nurdan elbise giydirdi
O büyük Peygamber
O nur bir güzel bir güzel
Miracta ümmetim dedi Nebi
Ümmeti öz çocukları
Ebu Bekir sıddık
Ebu Bekrin gözlerinde güneş...

Altmış üç yıl ömrü Nebinin
Altmış üç güneş göğsümüzde

Vahyin rahmetine karşı çıktılar
Çiçek büyümedi ömürlerinde
Baş ezdi ellerindeki taş
Yıkanır taş gözler döker yaş
Öksüz çiçekler bir güzel bir güzel

İşkenceler edildi Nebiye
O sevdasıyla gül gördü işkenceyi
Güneşini gördü sevdanın
Elime güneşi verseler
Dönmem sevdamdan` dedi
Gül kavgamdan dedi...

Üç yıllık muhasara
Küfrün karanlık kilidi
Çürüdü yıldızların ışığında

İki dostun ölümü
Eylülün işaretleri
İki dostun ölümü
İki kar tanesi

Hicret etti Nebi
Devlete ilk adım
Şafakta ilk ışık

Hicret emri geldi
Yıldızlar kaydı Medineye
Yollar bir güzel bir güzel
Medine, nur üstüne nur geldi

Hicret yolunda Nebi
Müşrikler oyun kurdu
Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu
Süreka küfrün oku
Saplandı kumlardan sipere
Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi

Ay doğdu Medineliler dedi:
Geceye vuruldu yumruk
Gönlünde en nurlu buyruk...
Her an yeni bir gömlek
Gece soyunur vahşi elbiselerini
Her gün ayrı kıtada

Hoş geldin dediler
Yüzlerinde nur ellerinde nur
Şirke engel şirke sur...
Ateş gibiydi çöller
Deve çöktü kutlu yere
Gülistana dönüştü
Bilal ilk müezzin
Bilal su veriyor Medineye

Gazveler yapıldı küfürle
Karanlık öldü
Ağıtı söylenmemiş tek ölü o

Mekke feth edildi,bir denizdi Mekke
Allaha şükredildi,şükür kulluk
Ümmeti Muhammet bir büyük deniz

Uhutta kırılan diş
Papatya
O bahar habercisi
Hamza yoluna baş koydum
Hamza dağ oldun gözümüzde...
Hamzalar bir güzel bir güzel
Medineye gelen senin şimdi gönüllere gel...
Ellere dillere gel...

2.
Bülbül figansız olmaz.Aşkın "A"sında bir bülbülüm
Sen gülsün...güzelsin nurlu elsin gül yaprağı sözlerin...

Güldün gönüllerimizin toprağında...
Hz. ademin duasında nur olan sevgili
Hz. İsmailin boğazındaki bıçağa sur olan sevgili
Yere - göğe fer olan sevgili
Anam-babam feda olsun sana
Adın Ahmet idi incilde...
İki cihan güneşisin efendim
Tarihler boyu
Sensin rahmetin solmayan gülü ...

İki cihan güneşisin efendim
Akıyor gönlüm güzel Mekke’ye
Doğduğun yer diye
Mekke bir güzel bir güzel

Öpüyor rüzgâr Medine`nin taşını, toprağını
Gül ayaklar değdi Medineye
Medine bir güzel bir güzel
Secdelerde alnını arıyor rüzgâr
Deven düldül nereye diz çöktü?
Uhut`ta esiyor mecnun gibi bir rüzgâr ...
...
İki cihan güneşisin efendim
Hasretinle yanmış Uhut
Dün yandığı gibi
Yolunu gözlüyor Bedir
Taşların, ağaçların düşü
Dile gelmek
Adını anmak yine...
Adında bahar gönlün toprağına
Dalına yaprağına o çınarın..

Dün
Bila`lin vardı
Çağrının bülbülü
Ebubekr`in, Ömer`in, Osman`ın vardı
Ali`n vardı
İlim sarayının dört kapısı
Kapındaydı Ali
Kapındaydı Hamza
Hamza ki Allah`ın çekilmiş kılıcı...
Bu gün yine ümmetinin yiğitleri var Hamzalar var
Kapın bir güzel bir güzel
İki cihan güneşisin efendim
....

Dün Uhut derdi ki:
-Askeriyle gelse Nebi...
Ah
Uhut ağlıyordu Hamza`yı görünce
Hamza kırık karanfil yerde
Hamza bir güzel bir güzel...
İki cihan güneşisin efendim

Geldin dün
Geldin nur geldi...
Köleler sevindi
Güneş başka güneş gökte
Ay başka ay
Ay bir güzel bir güzel
Ay karanlığı dağıtan el...
Ayna gibi kırıldı işaretinle ay
İki cihan güneşisin efendim

O gün görünce o orduyu
Selâma durdu Bedir
Bedir bir güzel bir güzel
Kıyamete kadar küfre tokat Bedir
Cennete uçuran kanat Bedir
Hendek küfre hendek...
Kıyamete dek
Essin o rüzğar kazılsın küfre hendek...
İki cihan güneşisin efendim

Dün Beytullah bekliyordu
Bekliyordu bir güzel bir güzel
Mekke, Mekke olalı
Hiç böyle gamlı olmadı
Ah Beytullah
Halin içler acısı...
Dünyaya nur saçmış Beytullah...
Allah var Allah...
İki cihan güneşisin efendim
....

İki cihan güneşisin efendim
Evren kadar büyüktü ordun
Bulutlar şemsiyen oldu
Örümcekler ağ örme ustası
Güvercinler geldi uçup
Kör etmek için küfrün gözünü
Dünyaya nur saçar sevr mağarası...
....

Vahiy gelmişti
Bir o gün mutluydu Hira
Hira hiç böyle sevinmedi
Oku diye çınladı toprak
Okumak için huzura koştu
Taş toprak
Ağaç yaprak...
Hira kaya kaya küfrün yolunda
Hira bir dağ gönül
Dağdır aşkı bilen gönül
Kavrulmuş taşları bile
Aşkın çölünde
Hira bir güzel bir güzel

Bulutlar dağların başında taç
Güneşi ilk dağlar görür
Ay dağların avuçlarında çiçek
Ay yiğittir tarihimde öbek öbek...
İki cihan güneşisin efendim
Dağ gibi gönüllerinde ümmetin Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ...

Pınarlar dağların gözyaşı
Ağaçlar göklere özlemleri
Ağaçlar bir güzel bir güzel
Dağlar hürlüğün zirvesinde
Zikir akar ırmaklardan
Etrafında ağlar rüzgâr
Nasıl ağlamasın rüzğar...
Kuşları dayanıklı dağların
Gönlümün kışı dağların pençesinde can verdi

Selam onlara
En kaygan zamanda
Depremlerde
Gönüllerimizi sıkı tutan dağlara
Sevgileri bizde dağ olanlara
Gönüllerimize üzümlü bağ olanlara
Sevgi dağları bir güzel bir güzel
Aşkın çölünde kum taneciği gibi gönlüm

İki cihan güneşisin efendim
Yok oldu eneler birlikte
Denizler gibi camilerimiz var

Çağrımız gür
Bilallerimiz var
Karanlıkla kavgamız
Güneş sönse sönmeyecek davamız var...
Yasirlerimiz var

Şu ezanlar ki susmayacak
Ezanlar bir güzel bir güzel
Kulağımıza ezan okunmuş bizim
Bir sevda var içimizde
Ağaçların bahara sevdası gibi
Karanlığa kavgamız
Kavgamız bir güzel bir güzel
Güneşin kavgası gibi
Tepemizde güneş gibi...

Kur`an ki Hakk`ın kitabı
Okuduk, öptük koyduk alnımıza
Ateş düşmüş içimize
Gönlümüze yok karanlık güneş düşmüş içimize

İki cihan güneşisin efendim
Ümmetin olduk
Ümmetin olmak bir güzel bir güzel
Şükür vacip bize
Ödenir mi bu hak
Kutsal davanın garip olduğu yerde
Şehit olsak Yasir gibi

Eyvah ki eyvah eksilirse gönüllerde sevgin
Tarihler boyu
Sensin rahmetin solmayan gülü
Eyvah ki eyvah güneşi görmezse gözler...

3.
Aşkın"A"sında bir bülbülüm
Aşkın "elif-Basında"elifim ben...

O gül rasul , O gül rasul…
Çöle çöl deme onunla gül...
Yıldız oldu geceye özler
Nurlu gözler onu özler...
O gül rasul , O gül rasul…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Bakarken yanar gönlüm
Yerleri- gökleri sevdim

Yerler- gökler müştak gül rasule
Yerler gökler bir güzel bir güzel
Yıldızların gönüllerinde gül hasret
Çiçeklerin gönlünde gül hasret...

Gönlünde ateş gibi bir gül hasreti baharın
Çiçekli dallarda gül hasret
Çiçekli dallar ağlatır beni
Dallar bir güzel bir güzel
Dillenince çocukları sevdim
Çocuklar çiçekli dallar gibi
Dillerde adı gül rasulün
Dillerde bal tat
Diller bir güzel bir güzel
Diller bal peteği...

O gül rasul , O gül rasul…
Mirac geceleri ağlatır beni
Miraç nasip oldu
Selam verdi
Yüce Allah
Melekler hayran o sevgiliye ...
Yedi kattır gökleri sevdim
Çöle çöl deme gül ...de.

O gül rasul , O gül rasul…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Gül hasret bir güzel bir güzel
Ben ay çiçeklerini sevdim
Ay çiçekleri gönülleri ümmetin
Ay çiçekleri ağlatır beni
Ay çiçekleri güneş aşığı..
Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca
Yönlerini dönmüşler güneş mezara

O gül rasul , O gül rasul…
Ben uçurumlara bakarken yandım
Sarmaşık çiçekleri gibi uçurumlarda gönülleri ümmetin
Uçurumlarda sarmaşıklar
Ben sarmaşıkları sevdim
Sarmaşıklar bir güzel bir güzel
Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda
Arıyorlar güneş mezarı
Aşıklar gibi sarmaşıklar...

Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri
Ben geceleri sevdim
Yıldızlar ne güzel
Yıldızlar göklerde şen
Yıldızların gözleri indi
Mezarına gül rasul’ün ...

O gül rasul O gül rasul
Yaksın beni bu gül hasret...

4.
Sen Muhammedsin ben Hamdi övmek için yaratılmışım seni...
Gül yüzlü efendim
Elif duruşlu efendim...

Yer yüzüne rahmet inmiş
Can Muhammet seninle
Yıkılmış karanlığın surları
Nur Muhammet seninle...
Gül yüzü bir güzel bir güzel

Ey iki cihan güneşi
Adını öğrettiğinde annem
Küçük bir çocuktum henüz
Bir ışıktın içimde
Gül yüzünle
Bir ışık vardı dudaklarımda
Adın dilimde
Bir güneşsin içimde şimdi
Candan öte
Bu bahçede bir gül senin yüzün
Ben bir dünya istedim
Senin güneşinde yıkansın
Arınsın bütün kirlerinden
Bir güzel bir güzel

Güzel ahlak verilmiş sana
Rabbin terbiyecin
Kur`an verilmiş sana
Musa’nın asası verilmiş sana
Sen güneştin karanlık yırtıldı
Karanlığımıza gönderildin güneş gibi
Öyle aydınlandı ki dünya
Artık kız çocukları diri diri gömülmüyor
Aydınlandı dünya bir güzel bir güzel

Ey gül yüzü gül gönüllere dolan
Bütün gözlerde özlem var
Bütün özler özledi seni
Bağrım oldu çöller gibi
Gülsün her gece
Mü’minlere gül rüyalar
Gökte ay sevinçli ay yüzünü gördüğü için
Gül yüzünü görseydim en büyük sultanlık bana...
Gül yüzün en büyük sultanlık insana...
Bana gül kokar yüzün
Gönlüme ay sözün...
Güneşe sevdalı gönlüm
Onun acısı hiç diner mi
Asrın kuyularında...
Rüyalarda gül cemalin
Rüyalar bir güzel bir güzel
Gül yüzünü görmezsem uykularımda
Çorak şu ömür

Hüzünlü şimdi feza
Feza bir güzel bir güzel
Güle gülmek yasaklandı diye
Bülbüllerin fiğanı var
Balçıkla sıvanan şimdi güneş
Gün günü aratıyor efendim
Ahir zaman mı ne
Sağımda-solumda gafiller
Bir zamandayım sis duman
Firavunlaştı zaman
Akıllar hasta
Vicdanlar hasta efendim

Gül yüzlü efendim
Savaşın şirke
Güneşin kavgası gibi kavgan
Gönülden silerdi geceyi
Adın ışık verirdi daim…
Rahmet oldun aleme
Denizler göller gibi
Sana sevdalı yollar
Adı anılan yerde-gökte...
Aşk güneşi efendim
İki cihan serveri efendim
Susmadım vurulurken bir gülün boynu
Gül yüzlü efendim
Sana sevdası var güllerin
Güller bir güzel bir güzel
Adını şakımakta bülbüller...
Gül yüzü özlenen efendim
Seherlerde namaz kıldım
Adını andım...

Ey Rahman ve Rahim olan
Gafletten uyandır bizi
Gül yüzlü efendimizin
Sevgisi ile yandır bizi...
Naçar yine insanlık
Kılavuzu o insanlığın

Dillerde daim olsun adı...
Teri gül kokulu rasulün
Hep gül koksun bize Mekke
Hira hep güneş olsun bize
Medine Nehir gibi aksın çölümüze
Bereketler aksın ömrümüze...
Duamız bu
Ey Rahman ve Rahim olan

Karanlık yine karanlık
Zulüm yine diri
Karanlık iri...
Doğumuyla yıkılmıştı Kisraların sarayı
Sevgisiyle yık gönüllerde
Kapkaranlık kisraların sarayı

5.
Aşkın"A"sındayım ilk tanışmasındayım tevbelerin…
Güzelliklerin sevgilerin
İlk baharındayım ilmin Hiranın…

İlmin dağıdır Hira
Hira’nın Kucağındasın efendim
Gül yüzlü efendim
Anne mezarını baba mezarını
Göre göre büyüdü
Büyüdü bir güzel bir güzel

Bir güzel bir güzel
Tefekküre dalışı
Hiranın kucağında
Gelmiş beklenen arkadaş
Arkadaşı bir güzel bir güzel

Bir elime ayı
Bir elime güneşi
Verseniz dönmem yolumdan dedi
Bir dava emanet etti bize
Aşkı bir güzel bir güzel

"Hüzün yılları" yaşıyoruz onsuz...
Onun ümmetiyiz gül ümmetiz
Onun için yaratıldı bu saray
Güneş yıldız ay...
Bu saray bir güzel bir güzel…

Boynu büküldü ümmetlerinin...
Mazlumu korudu ,yetimi sevdi
Onun bir yolu var sevgi yolu
Sevgi yolu bir güzel bir güzel

Uhut’ta kırıldı dişi
Yoluna diken döküldü
Yüreğim yanıyor efendim
Yüreğim bir güzel bir güzel
Yüreğim Nuha gemi Musaya asa...
İslama el...

O el–emin,o dürr-i yekta
Mezarı Medine’de gül kokulu bir toprakta
Ona hasreti var çağımızın her bahar açan yaprakta
Şimdi toprak bir güzel bir güzel

O aşk peygamberi
O gül rasul
Sevgisi evrene yayılmış
Evren bir güzel bir güzel…

Adını anarken dilim
Bir dua pınarı dilim
Dünya şimdi
Bir güzel bir güzel

İnsanlığı boğmuştu karanlık fikirler
Ağlayan insanlık onunla güldü
Ne karanlıktı geceler
O gül rasul
O başımızın tacı
O kalplerin ilacı
Gül kokusu bir dem gelse
Yürünür ateşler üstüne
Adı Ahmet adı Mahmut gül hasretindeyiz
Gül hasret bir güzel bir güzel

O gül kokulu
Aşık oldu ona Veysel Karani
Veysel Karani buldu ab-ı hayatı
Veysel karani bir güzel bir güzel

6.
"Aşkın"asındayı gül okulundayım gül aydınlığında...
Gül kokulusun
Medinede gül mezarın
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Savrulmak bir güzel bir güzel
Alemlere rahmet olarak geldin
Yoluna diken döküldü

Elimi şakağıma koyup günlerce
Tarihi çeviririm yaprak yaprak
Tarih seninle bahçe gül toprak
O gül çağda yetim hiç ağlamadı
O çağ bir güzel bir güzel
Köleler hiç sevinmedi böyle
Gökte kuşlar sevinçli
Yerde güller sevinçli
Yetime yoksula kanat geren
Zulmü söndürensin
Nefsine yapılmasını istemediğin şey yapılmaz başkasına
Güzelliklerle geldin
Kainatın efendisi efendim...

Gelişi bir güzel bir güzel
Ebu bekirlerin ,Ömerlerin
Osmanların Alilerin var
Hamza hazır yoluna kurban olmaya
Sonsuz rahmetsin efendim

Ömer geliyor denilmişti
Telaşlanmıştı ümmetin
Ömer gelmişti
Güneş görmüştü Ömer
Ömer bir güzel bir güzel
Bir yıldız olmuştu Ömer
İzinde ömerler...
Alemlere rahmetsin efendim

Düşmanların geliyordu sevr mağarasına
Düşmanların gelmişti
Örümcekler ördüler ağı ayaklarına
Yeri-göğü doldurur askerlerin
Askerlerin bir güzel bir güzel
Sonsuz rahmetsin efendim

Geldin
Çöller gülüstan oldu
Haktan alıp gücünü yağdın çöller üstüne
Yağdın güller üstüne
En katı kalpler üstüne
Yine rahmete muhtacız efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

Alemlere rahmet olan efendim
İki cihanın güneşi efendim
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Dilim bir güzel bir güzel
Gül yüzün için bir dua pınarı dilim...

Esirgenmesin gül yüzün efendim
Sonsuz rahmetsin efendim
Medinede gül mezarın
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Alemlere rahmet olarak geldin
Yoluna diken döküldü

Elimi şakağıma koyup günlerce
Tarihi çeviririm yaprak yaprak
O gül çağda yetim hiç ağlamadı
Köleler hiç sevinmedi böyle
Gökte kuşlar sevinçli
Yerde güller sevinçli
Yetime yoksula kanat geren
Zulmü söndürensin
Nefsine yapılmasını istemediğin şeyi yapma başkasına buyuran
Kainatın efendisi efendim.

Ebu bekirlerin ,Ömerlerin oldu
Osmanların Alilerin
Sonsuz rahmet

Ömer geliyor denilmişti
Er geliyor
Telaşlanmıştı ümmetin
Ömer gelmişti
Güneş görmüştü Ömer
Bir yıldız olmuştu Ömer
İzinde ömerler...
Alemlere rahmetsin efendim

Düşmanların geliyordu sevr mağarasına
Düşmanların gelmişti
Örümcekler ördüler ağı ayaklarına
Yeri-göğü doldurur askerlerin
Sonsuz rahmetsin efendim

7.
Aşkın"A"sındayım gönlümde güneş Hira
Hira ışığın denizi...

Yıllar yılı
Bir damla su gönlüm seni arayan ey sevgili
Dere dere , nehir nehir
Deniz deniz

Yıllar yılı
Bir harf gönlüm
Adını arayan
Hece hece

Yıllar yılı
Bir rüzğar gönlüm
Ayak izlerini öpen
Cami cami
Türbe türbe

Yıllar yılı
Yıldız yıldız
Güneş güneş gönlümün aradığı sensin

Nasip oldu
Ziyaret ettim kabrini efendim
Aktı gözümden yaş
Zaman geçiyor mu duruyor mu
Zaman bir güzel bir güzel

Nasip oldu varmak Uhuda
Sitem ettim Uhuda
Kırıldı dişin diye
Uhut ağladı efendim
Uhut bir güzel bir güzel

Ramazanlar kur`an ayı
Ramazanlar senin diye
On bir ay
Arıyorum ramazanları
Topluca getirilen salavatları
Gecenin karanlığını nura döndüren
Hep bir ağızdan söylenirken adın efendim
Dünya bir güzel bir güzel

Alemlere rahmet olan efendim
İki cihanın güneşi efendim
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Gül yüzün için bir dua pınarı...
Esirgenmesin gül yüzün efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

8.
Aşkın"A"sı gönüllere doğuşun
Sen aşkdan doğdun efendim..
Beklendin yıllar yılı
Baharlar geldi sen gelmedin..

Aminenin yastığında çiçeği şimdi...
Alemlere güneş şimdi
Alemlere bir yıldız şimdi Mekke
Işıklar saçıyor evrene
Işıkları bir güzel bir güzel
Melekler pervane olmuşlar
Yer gök hayran seyretmede güneşini şimdi
Alemler aşık ona
Yüzü bir güzel bir güzel

Aminenin yastığında çiçeği şimdi...
Hoşgeldin diyor bütün varlık
Çok beklendin adı Ahmet olan bebek
Alemlere rahmet olan bebek...

Ahir zaman nebisi
Allahın habibi...
Doğdu güneş gibi
Gecelerden en nurlu bir gece
Bu gece bir güzel bir güzel

O doğdu diyor bir yıldız
Gelecekti güneş gibi
Yer -gök hep bekledi onu...
Bu gelen bir güzel bir güzel

Doğdu güneş gibi
Doğdu diye sevinçli yer- gök
Yer- gök bir güzel bir güzel
Doğdu diye yıkıldı zulmün sarayı...
Güneş gibi doğdu aleme...
Beytullah sevinçli
Güller bülbüller sevinçli...

Abdülmuttalip sevin şimdi
Abdülmuttalip, kararan dünyanda ışık şimdi
Amine yastığında çiçeğin şimdi...
Karanlık titriyor güneş doğdu

O Halimenin ocağına bereket pınarı..
Ay yıldız güneş ışık ışık olsun
Müjde verilsin Yusufa -Züleyhaya
Hz Adem dua etti andı onu
Hz. İbrahim dua etti bekledi onu...
O enbiya`nın müjdelediği nur
Göklerin şirke koyduğu engel sur...
Hz İbrahim`in soyundan geldi
Soyu bir güzel bir güzel

Uyan Mekke uyan
O kırk yaşında şimdi
Mekke uyanma vakti şimdi
Hira mağarasında o
Gel beklenilen dost

Oldun Hira gönlümüze güneş
Gönlümüz bir güzel bir güzel
Hayat tatlı
Ölüm tatlı şimdi...

Yan Mekke yan
O hicret yolunda şimdi
Bekler Medine bekler güneşini
O hicret yolunda şimdi
O ufuktan doğuyor şimdi...

Medine nurlu bir elde şimdi
Mekke gönülde şimdi
Mekke güneşsiz şimdi
Medine eşsiz şimdi
Mekke toprağın gül kokulu
Firakına olmaz tahammül
Mekke gönüldesin
Vuslat gününü iple çek Mekke
Düğününü iple çek Mekke
Bayramını iple çek Mekke
Bekler Mekke bekler güneşinin gelmesini
Kırılacak zincirleri...

Ağla Medine ağla
Ağla Mekke ağla
O altmış üç yaşında şimdi...
Ağla onu gölgeleyen bulut

Altmış üç yaş veda yaşı
Evren hüzün elbisesi giymiş...
Ölüm uzak olsun yerden gökten
Fatıma hazır yerine ölmeye...
Fatıma dağ gibi bir sevgi ateşi

Altmış üç yıl bir bereketli bir bereketli...
Aşk doluydu özü...
Miracı bir güzel bir güzel...
Işık saçtı yüzü
Gül yüzü gönüllere oldu şifa...

Ağla yer-gök
Anam babam sana feda diyen ümmeti öksüz şimdi
Altmış üç yıl bir güzel bir güzel
İki ip bıraktı bize
İki nur bıraktı bize

Ümmeti nurdan nehir
Beytullah temiz bir kalp gibi...
Temiz bir havuz gibi mescitler...
Ayaklarını öpmeyen kumları savursun deli rüzğarlar

Savaşı vardı şirke...
Savaşı bir güzel bir güzel
Gönlünde yok gece
Ona ümmet olanın
Ona ümmet olmak bir güzel bir güzel

Adını şakı yer-gök
Alemlere ay
Alemlere güneş adı...
Gönüllerde özlemi ateş olmuş o nebinin...

Bütün gözlerde özlemi gül yüzün
Bütün özler özler onu
Zaman onu bekliyor yine
Sevgisi bir güzel bir güzel
Güneş onun aşkıyla yanmış

Sökülsün engellerin dişleri
Veysel olmuş gönüller
Hırkası bir güzel bir güzel

Ey gül yüzlü
Berrak bir nehir gibi
Ak rüyalarımıza her gece
Mü`minlere gül o rüyalar...
O rüyalar bir güzel bir güzel

Altmış üç yıl bir kulluk
Geceyle savaşan ay gibi
Seccadesi bir güzel bir güzel

9.
Şimdi çağ öksüz gönlüm öksüz...
Öksüz değilsin
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Şimdi
Sensiz bu alem öksüz...
Alemlere Ahmetsin...

Can geldi rahmete can geldi gelişiyle...
Alemlere rahmet olan efendim
İki cihanın güneşi efendim
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Gül yüzün için bir dua pınarı...
Esirgenmesin gül yüzün efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

Can geldi sevgiyee can geldi gelişiyle...
Yine öksüz insanlık
Yalnızım...
Unutulmuşsun
Zaman Firavunlu zaman...
Firavunlu zaman
Zaman öksüz...

Can geldi ışığa can geldi gelişiyle...
Öksüz değilsin
Adı güzel kendi güzel Muhammet...
Şimdi öksüz bu alem
Ağaç toprak taş öksüz...

Can geldi şefkate can geldi gelişiyle...
Kabeye yönelirim beş vakit
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Öksüz...
Yine öksüz insanlık...
Güneş oksüz yıldız öksüz...

Can geldi Hiraya can geldi gelişiyle...
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Güneşi bu alemin
Gül rüyalarda arar o güneşi güneş

Can geldi çöl gönüllere can geldi gelişinle...
Öksüz doğmuştun
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Öksüzlüğümüz yine doğdu neredesin...

Yüzün güzel özün güzel
Kavuşmuştu güneş-ay sana
Şimdi
Yerde-gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel
Bal bayram bu...
Öksüz değildi bu alem bu dünya sen öksüzdün...
Firavun asırlar yaşandı...

Doğdu gönlüm
Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Öksüzdü gönüller
Çiçek eller
Papatya diller...

Gelişiyle can geldi Veysele can geldi
Çiçeklere güllere
Ağaçlara dallara...
Bir veyseli de ben oldum gül peygamberin...
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Öksüzdün
Allahın habibi peygamber o gül
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Yine öksüz
Asrım Firavunlaşmış...

Gül rüyalar Allahım bana
Bal rüyalar Allahım bana
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Yine öksüz

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Yine bayram

Yıllar yılı
Bir damla suyum onu arayan
Dere dere, nehir nehir
Deniz deniz

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Yıllar yılı
Bir harfim
Adını arayan
Hece hece
Adı güzel kendi güzel Muhammet o
Kainatın gıptayla baktığı gül o
Yaksın hasreti etsin beni kül...
O en güzel gül o en güzel gül
Adı gül özü gül közü gül...

Gül rüyalar Allahım bana
Bal rüyalar Allahım bana

Gelişiyle can geldi kekeme dillere...
Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bal bu bayram

Yıllar yılı
Bir rüzgârım
Ayak izlerini öpen
Cami cami
Türbe türbe

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Yıllar aşık ona
Yollar aşık ona

Yıllar yılı
Yıldız yıldız
Güneş güneş aradığım o
Bütün güneşler gül bana
Can geldi yıldızlara can geldi gelişiyle...
Yıldızlar uzatmış el bana
Kevserinde nur bana
Adı güzel kendi güzel Muhammet o
Yine öksüz o...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bal bu bayram
Yollar aşık ona

Nasip oldu
Ziyaret ettim kabrini efendim
Aktı gözümden yaş
Zaman geçiyor mu duruyor mu
Zaman bir güzel bir güzel
Zaman gül
Yanan gül

Adı güzel kendi güzel Muhammet
Yine insanlık öksüz
Ve şu köksüz karanlık
Yine ensemizde...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Nasip oldu varmak Uhud’a
Sitem ettim Uhud’a
Kırıldı dişi diye
Uhud ağlıyor efendim
Uhud bir güzel bir güzel gül
Uhutta ağlanır
Yaksın aşkı etsin beni gül
Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül
Şu ahir zamana o güneş o gül

Ramazanlar Kur’an ayı
Ramazanlar onun diye
On bir ay
Arıyorum ramazanları
Topluca getirilen salavatları
Gecenin karanlığını nura döndüren
Hep bir ağızdan söylenirken adı efendimin
Dünya bir güzel bir güzel gül

Adı güzel kendi güzel Muhammet o
Yaksın aşkı etsin beni gül
Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül

Onu anıyor şimdi
Dünya gül
Yerler gökler gül...
Yerler gökler dil...
Yerler gökler kül...
Yine güneş öksüz ay öksüz gönlüm öksüz
Rüyalarım öksüz...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç

Ey mavi seher gel beni de kavuştur gülüme...
Diriliş dedim davasında ölüme...
Hasretiyle yanayım olayım kül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Can geldi sevince aşka can geldi sevgiye can geldi gelişiyle

Gül rasul, gül rasul o…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Bakarken yanar gönlüm
Yerleri- gökleri sevdim
Aşkında yerler gökler onun
Yerler gökler bir güzel bir güzel
Yerler gül
Yerler dil...
Adı güzel kendi güzel muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Ya Şafi deva ver bu gönlün derdine
Adı güzel kendi güzel Muhammed o
Aşkında yerler gökler
Bir seher beni de kavuştur o en paşa gülüme
Yine riyalarım öksüz güneş öksüz...

Yerler- gökler müştak ona o gül rasul
Yıldızların gönüllerinde gül hasret
Çiçeklerin gönlünde gül hasret...
Aşkıyla dillensin bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç

Gönlünde ateş gibi bir gül hasret baharın
Çiçekli dallarda gül hasret
Çiçekli dallar ağlatır beni
Dallar bir güzel bir güzel
Dillenince çocukları sevdim
Çocuklar çiçekli dallar gibi
Dillerde hep adı o gül rasul
Dillerde bal tat
Diller bir güzel bir güzel
Diller şimdi bal peteği...
Bütün dillerde gül adı

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Gül rasul, o gül rasul…
Mirac geceleri ağlatır beni
Miraç nasip oldu
Selam verdi
Yüce Allah
Melekler hayran ona o sevgiliye...
Can geldi güneşe gelişiyle...
Çöle can geldi güle can geldi...Hak yola can geldi
Yedi kattır gökleri sevdim
Gökler gül
Gökler dil
Gökler kül...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bal bu bayram
Rüyam öksüz değil güneş öksüz değil ay öksüz değil insanlık öksüz değil

Gül rasul, gül rasul o…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Gül hasret bir güzel bir güzel gül
Ben ay çiçeklerini sevdim
Ay çiçekleri gönülleri gibi ümmetin
Ay çiçekleri ağlatır beni
Ay çiçekleri güneş aşığı..
Gönlüm can Ahmedin aşığı...
Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca
Yönlerini dönmüşler hep güneş mezara
Ay çiçekleri yazmış şiirlerini

Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Şimdi
Yerde -gökte sevinç

Adı güzel kendi güzel Muhammet
Yine öksüz
Gülemez gönlüm o öksüz...

Gül rasul, gül rasul…
Gül peygamber gül peygamber
Ben uçurumlara bakarken yandım
Sarmaşık çiçekleri gibi uçurumlarda gönülleri ümmetin
Uçurumlarda sarmaşıklar
Ben sarmaşıkları sevdim
Sarmaşıklar bir güzel bir güzel
Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda
Arıyorlar, tek güneş mezarını
Toprak yazmış ay çiçekleri yazmış şiirlerini
Adı güzel kendi güzel Muhammetsin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Bende neden bu köksüz karanlık

Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri
Geceler öldü gündüzlere can geldi gelişiyle
Adı güzel kendi güzel Muhammedin...
Ben geceleri sevdim
Yıldızlar ne güzel
Yıldızlar göklerde şen
Yıldızların gözleri indi
Mezarına o gül rasul...
Yıldızlar yazıyor ona şiirlerini
Adı güzel kendi güzel Muhammedin

Gül rasul gül rasul o
Yanmış gül hasret ile gül...
Gül hasret ile yanmış gönül
Medine onu görmüş gül olmuş...
Güller yazmış ona şiirlerini
Ateşler yazmış ona şiirlerini

Adı güzel kendi güzel Muhammet
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Ah yine o öksüz...
Aşkıyla dillenmiştir kekeme bülbüller
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Can kattı gönlüme can muhammedin gelişi

Baktıkça bakarsın o güneşe
Pervane olur dalarsın ateşe
Kül olmam için gelişi
Gül olmam için gelişi
Hangi güneşte var gelişi
Gönle can kattı can Muhammedin gelişi...
Yağmurda yok güç o yıkar kirlerimi
Dünyama en kıymetli gül gülüşü
Ona Kur'an verildi
Yoluna gökler serildi

Kül olmam için kıyamlı duruşu
Gül dertler aşık bana
Güller aşkında
Adı verir bal tat
Adı güzel kendi güzel Muhammedin

Tavaftadır ebabiller kabeyi
Kabenin etrafında Ebabiller döner
Ay döner
Mü'minler nefsini yener
Gül savaşlarda mü'minlerledir melekler
Gökte yağmur gibi askerler Kabe için
Aşkın yolu yolu
Aşıklar süsler o yolu
Bilaller can feda demiş
Canım feda olsun
Adı güzel kendi güzel Muhammed yoluna

Yıkılacaktır karanlık
Kisranın sarayları karanlık
O gül rasul O gül rasul
Dikeni gül eden rasul
Dillerde aşk
Güllerde aşk
Yaksın beni bu gül hasret...

Adı inci canı inci
Yaksın beni bu gül hasret..
Yaşayayım gül sevinci.
Gül rüyalar bana inciden inci
Gül rüyalarda adı güzel kendi güzel Muhammed
Bu mü'mine verilsin meleklerin sevinci
Sabah-akşam

10.
Aşkın"A"sında ağlamak var bana...
Aşkın"A"sındaydı sahabe
ama Ebu talibi vardı o sahabenin...
Ebu talipsiz şimdi dünya
Öksüz dünya
İnsanlık öksüz
Karanlık köksüz...
Kisra sarayları karanlık...
Karanlık boy boy her yerde...

Ağlayalım kimin kucağında
Ebu talipsiz şimdi dünya
Köksüz karanlık

Ağlayalım kimin kucağında
Ebu talipsiz şimdi dünya
Güneşsiz kalmaktan daha zor daha acı...
Kardeş ülkelerde yıkımlar ve savaşlar
Öksüz dünya

Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz...
Azdı yine soysuz
Kardeş ülkelerde yıkımlar ve savaşlar
Öksüz insanlık
Yine öksüz o...

İki cihan güneşi efendim
Adını öğrettiğinde annem
Küçük bir çocuktum henüz
Bir ışıktın içimde
Gül yüzünle
Bir ışık vardı dudaklarımda
Adın dilimde

Bir güneşsin içimde şimdi
Candan öte
Öksüz dünya
Ve sen öksüzsün yine

Yer yüzüne rahmet indi
Can Muhammet seninle
Can geldi güneşe can Muhammed seninle...
Yıkıldı karanlığın surları
Nur Muhammet seninle
Yine öksüz güneş yüzüne hasret yine...

Güzel ahlak verildi sana
Rabbin terbiyecin
Kur'an verildi sana
Musanın asası verildi sana

İnancım ağlasın kimin kucağında
Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz efendim

Ahir zaman mı ne
Sağımda-solumda gafiller
Bir zamandayım sis duman
Akıllar hasta
Güneşler yasta
Gönüller yasta

Vicdanlar hasta
Öksüz dünya
Yine öksüz o

Hüzünlü şimdi feza
Güle gülmek yasaklandı diye
Bülbüllerin fiğanı var
Balçıkla sıvanan şimdi güneş
Gün günü aratıyor efendim
Ve
Ebu talipsiz şimdi dünya
Keşke güneşsiz olsaydı
Yetim ebu talipsiz bu mü'minler

Seherlerde namaz kıldım
Adını andım
Susmadım vurulurken bir gülün boynu

Ya günahlarım
Günahlarım çok
Sıra sıra dağlar gibi
Hangisini sayayım
Ümmetinin günahkarları arasında say beni
Yine rüyalarım öksüz güneşde yüzüne hasret...
Gönlümde yüzüne hasret.nur rüyalara hasret
Bende köksüz karanlık...
Kabe güneşti...
Köksüzdü Kisra sarayları

Yeni çocuk yeni dünya
Ve köksüz karanlık...
Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz efendim
Öksüz dünya
Öksüz güneş

Ümmetin halini sorma efendim
Gaflette ümmetin
Kimi namaz kılmaz
Kiminin haramdan yok korkusu
Kokuştu tuz kokuştu su...
Vicdanı kararmış kırılmış ölçeği
Bir de güneşi balçıkla sıvayanlar
Bu güneşi balçıkla sıvayanlar
Bulur mu bir gün gerçeği
Sensiz şimdi dünya
Öksüz şimdi dünya

Güneşsiz dünya öksüz değil Ebu talipsiz öksüz dünya
Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz efendim
Işık öksüz yıldız öksüz şimdi...
Ve gönlümde köksüz karanlık
Kisra sarayları gibi

Hamdi Oruç

Sultan mezarı

Sultan mezarı
Sultan mezar...

Ne sandın bu mezar sultan mezarı
Sultanı bu mezar mezarların eyüp mezarlığında

Bir mezar başındayım sultan bu mezar
Sultanı bu mezar mezarların bayramlarda ilk koştuğum
Bayramlaştığım...bu mezar

Eşref-i mahlukatım ben
Bayram bugün bayram bu gün
Sultanımın mezarı
Sendeyim bu gün
Sendeyim bana bayram bu gün
Sendeyim
Gönlümle gözümle
Dilimle sözümle
Göz yaşımın yıkadığı yüzümle...

Eşref-i mahlukatım ben
Bir Sultan mezarı bu
Sen medineden kalk yaşlı ayaklarla gel İstanbula
İstanbul İslam bula...
Sultan oldun sen o gün
Bu ülkeye güneş oldun...

Karanlık bir kavga bitmişti
Ve gül kavga bitmişti o an
Mezarların sultanı bu
Günlerden bayram
Mehabbetiyle
Bayram her an
Merhametiyle
Mezarların çiçeği bu mezar
Çiçek mezar bu kokusuna koşulan çiçekti o gün ve o mezar

Eşref-i mahlukatım ben
Karanlık bir kavga bitmişti seviniyordun yaprak gibi
Yeşil yapraklar gibiydi gönlüm
Yeşil yapraklar gibiydin gönlüm
Yeşil yapraklar sana döktü sırları
Rüyada gördüğüm bir ağaçtın
Dallar yolları tanıttı
O-nurlu ağaçtın gönlüm
Her şey inançtı.nurdu kanıttı

Eşref-i mahlukatım ben
Sultan mezarda
Kavga bitmişti
Karanlık bitmişti
Nurluydun güneştin gönlüm
Eşref-i mahlukattın gönlüm...
Dualarda ellerim maviliğe bakan gözler...

Evrensin gönlüm açmıştın gül
Paşasısın gönüllerin gönlüm...
Çınar gönüllü gönlüm
Ululadım Allahı
Kavga bitmişti...

Kavgalar biter bu mezarda
Gül kavgalar biter bu mezarda...

Sultan oldun ey mezar mezarların sultanı bayramlarda
Bayram olur her an sende
Her gün sende
Deli kavgalar biterken gönlümde her adım yürüdüm maviliğe

Eyyub sultanın mezarı bu
Yara yar bu mezar...
Vara yar bu mezar...
Medine topraklı bu mezar
Medineye yeşil bakar bu mezar
Yeşil yapraklı bu mezar
En kötü çöllerde

İstanbulda ...
Medine kokan bir gül bu mezar
Gül bu mezar

Ağacın rüyası ağacın hikayesi... olma lal
Gönlüm hilalim olma lal
Örtmesin gizlemesin hilalim seni kara bulıutlar
Parlasın seninle yüce umutlar...
Bitsin dertler
Ülkem dertli
Yusufum dertli
Irkım dertli

En paşa hikayeler sunuldu aklıma an an
Karanlığın surlarını zorlamıştı Eyub sultan

Bin sultan olmuştun
Efendimin devesi koşunca çökünce sana misafirliğe...
Senin deniz sofrana

O eyyub gönlüme sultan
Ülkeme sultan
Dün ve bu gün
An ve an
Güneşi parlar her an
Aşk parlar
Onunla ülkemde
Ve gönlümde her an
Mezarı mezarlara sultan
İstanbulda eyubde

Eyub sultanın mezarında
Hikaye kitabının en kıymetli yaprağında
Kitap oldun gönlüm...
Kitaplarla doldun gönlüm an an...

Kavga vardı gönlüm sende
Gönlümde ve ülkemde terör vardı yıllarca
Bitti terör
Bedenimde gönlümde
Ülkemde bölgemde

Akı ak görmeyen gönlümün
Benim olmayan gönlümün
Akı ak görmeyen gönlümde olsun terör
Akı ak gör ülkem
Akı ak gör bölgem
Nurlu gölgem

Kavgayla kavga
Er kişi işi
Kavga bitmişti
Eyup sultanın mezarında
Eyup sultanın toprağında
Toprağı medineden sultanımın
Toprağında gül biter
Kargalar
Kavgalar batar
Bu toprakta güller biter
Güneşler biter
Kitaplar biter
Virgüller noktalar biter...
bu toprağı anlatmaya kalksam ömürler biter
Yıldızlar güneşler biter
Onlar gülleri aşkın
gülleri bu mezarın açtı an ve an bu gün bende
Ellerimde
Ayaklarımda
saçlarımda
kaşlarımda
Çatmam artık kaşımı yetime

kurudalı diksen yeşil yaprak verir bu toprak
Yeni aşklar biter bu mezarda
Bu toprakta
Kim yatar bu mezarda
Bir cennet insanı bu mezarda
Cenneti tattım bu mezarda
Havz-ı kevser bu mezarda
İçtim bu gün an ve an
Havz-ı kevserdi içtiğim
Sırattı geçtiğim bu gün

Eşref-i mahlukatım ben
Ülkemin aynası oldu gönlüm
Bu mezarda
Tarihin aynası oldu gönlüm bu mezarda
Nur var bu mezarda
aş var
Taş var...
Dağ var taş var
Savaş var
Akıl var baş var...
Bir bahçe bu mezar
Bu bahçede büyüyor ağaç var kuş var...
Bu mezardan kaçıp giden kuş
Konup göçen kuş var
Taştan taşan taş var

Bir sultan mezarı bu
Dünyanın aynasısın gönlüm bu gün
Koca bir evrensin gönlüm
Bu mezarda
Ölüşün gülüşün
Dirilişin bu mezarda
Kıyamın bu mezarda
Kıyamet var bu mezarda
Cennet var cehennem var bu mezarda
Dirilişin bu mezarda
Bir sultan mezarı bu

Eşref-i mahlukatım ben
Ölüm yok bana ey sultanım ey nur...

Bulut aşıktır ağlar Aşıktır denize...
Maviliğe aşk ağlattı beni ölüm yok bana
Gizleyemez beni asırlar bile
Maviliğe bu aşk ölmesin bende
Ölüm yok bana bakiyedir aşkım benim

Yapraksız ağaç gibiyim gel bahar
Yapraklarım desem ağlasam
Bu kış beni üşüttükçe
Gülsüzüm desem ağlasam

Ölüm gizleyemez bizi bakiyedir aşkım benim
Ölüm yok bana
Maviliğe uzuyor maviliğe gülücüklerim
Secdelerim tevbelerim dualarım...

Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 9.04.2026 19:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!